Avans olarak verildiği iddia edilen çeklerde ispat yükü
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/81 E. 2022/648 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Çek bedeli ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Kıymetli evrak (kambiyo)
Gerekçe özeti
Bir çekin avans olarak verildiği ve karşılığında malın teslim edilmediği iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça edimlerin eş zamanlı ifa edileceği (peşin satış karinesi) esas olduğundan, malı teslim almadan avans ödediğini iddia eden taraf bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Çek bağımsız borç ikrarı içeren mücerret bir senet olduğundan, çekin bedelsiz kaldığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür; davacının kendi ticari defterindeki kayıt, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi karşısında davalıya karşı hüküm ifade etmez ve yazılı delil ile desteklenmedikçe iddia kanıtlanmış sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
Çekin avans olarak verildiği ve mal teslim edilmediği iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, bilirkişi raporunda dava konusu çeklerin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiğini, çeklerin avans hesabı açılarak yazıyla teslim edilmemiş olmasının bu çeklerin davalıya avans olarak verildiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, mal teslimi yapılmadığı için çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Çek bir ödeme aracıdır. TBK 207. maddesi uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Bu nedenle malı teslim almadan avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı bu iddiasını ispat yükü altındadır; peşin satış karinesi uyarınca avans ödemesi yapıldığı ve karşılığında mal teslim edilmediği yazılı delillerle kanıtlanmalıdır. Ayrıca çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir, bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta, çeklerin avans olarak verildiğine dair yazılı delil sunulmamıştır. Davacının ticari defterlerinde çeklerin avans olarak verildiğinin kayıtlı olması, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi karşısında davalıya karşı hüküm ifade etmemektedir. Davacı tarafça bu hususlar yazılı delille kanıtlanamadığı gibi yemin deliline de dayanılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin avans olarak verildiği ve karşı edimin (mal teslimi) yerine getirilmediği iddialarında, peşin satış karinesi ve kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi gereği ispat yükünün davacıda olduğunu ve ticari defter kaydının tek başına yeterli olmadığını ortaya koyması nedeniyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ peşin satış karinesi↗ ispat yükü↗ kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi↗ çekin bedelsizliği↗ avans↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/81
KARAR NO 2022/648
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/11/2019
NUMARASI 2017/835 Esas 2019/1149 Karar
DAVA
Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/04/2022
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin her biri 50.000-TL bedelli 10/04/2015, 24/04/20105, 31/04/2015, 08/05/2015, 15/05/2015 tarihli çeklerin davalıya satın aldığı tekstil ürünleri karşılığında avans olarak verdiğini, davalı tarafından alınan çeklere karşılık olarak anlaşılan malları müvekkiline teslim etmediğini, alım satım konusu mala karşılık verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, davalının çekleri iade etmek yerine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... ve Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarınca icra takibine koyduğunu belirterek icra dosyalarına yatırılacak olan paranın davalıya ödenmemesine, icra dosyalarının müvekkili yönünden iptaline, haksız ve kötü niyetli davalılar aleyhine %40'tan az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin işleri iyi gitmeyen davacı şirket yetkilisi ...'a dönem dönem borç para verdiğini, ...'un müvekkilinin verdiği borç parayı ödeyemediğini, müvekkilinin davacıya borç olarak verdiği miktarın çoğalması üzerine ...'un davaya konu olan çekleri müvekkiline vererek borcunu ödemeye çalıştığını, ancak çeklerin ödenmediğini, bu nedenle davaya konu çeklerin yaklaşık 2,5 yıl önce icraya konulduğunu, 2,5 yıldan beri davacının borca hiçbir itirazının olmadığını, çek keşidecisi ... Ltd. Şti'nin borcu ödemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle davacı şirketin de çek bedelini ödememek için işbu davayı açtığını, müvekkilinin hayatının hiçbir döneminde tekstil işi yapmadığını, bu durumun da müvekkili ile yakın olan davacı şirket yetkilisi ...
tarafından çok iyi bilindiğini, taraflar arasında yazılı veya şifahi bir anlaşma bulunmadığını, davacının bu beyanlarını kabul etmediğini ileri sürerek davanın reddi ile %20 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, çekin kural olarak bir ödeme vasıtası olduğu, mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak keşide edildiğinin kabulü gerektiği, TBK'nun 207/2'nci maddesine göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu durumda davacının yukarıda belirtilen karine ile kanun hükmünün aksini yani çekin avans mukabili olarak davalıya verildiği ve malların davalı tarafça teslim edilmediği yolundaki iddiasını HMK'nın 201'nci maddesi uyarınca yazılı deliller ile kanıtlaması gerektiği, davacının, dava konusu çekleri avans çeki olarak verildiğini ve malların davalı tarafından teslim edilmediğini usulünce kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda, müvekkiline ait ticari defterlerde dava konusu çeklere ilişkin kayda ve çeklerin avans olarak çıkışına dair kayda rastlanmadığının belirtildiğini, oysa dosyaya sunulan Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/311 E. 2018/291 K. Sayılı dosyasında ve bilirkişi raporunda dava konusu çeklerin müvekkilinin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiğini, çeklerin avans hesabı açılarak ve yazıyla teslim edilmemiş olmasının bu çeklerin davalıya verildiği gerçeğini değiştirmeyeceğini, bilirkişi raporlarında bu hususun gözden kaçırıldığını, bahse konu çeklerin davalıya avans olarak verilmesine rağmen, davacının bu çeklerin karşılığında mal teslimini yapmaması nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; avans olarak verildiği iddia edilen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Çek, bir ödeme aracıdır. 6098 sayılı TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Somut olayda; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bahse konu çeklerin davalıya avans olarak verildiğine dair yazılı delil sunulmamıştır. Davacının ticari defterlerinde bahse konu çeklerin avans olarak verildiği kayıtlı olsa bile bu husus kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi karşısında davalıya karşı hüküm ifade etmemektedir.
Davacı tarafça bu hususlar yazılı delille kanıtlanamadığı gibi yemin deliline de dayanılmamıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 28/04/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/154996 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi