6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Deniz taşımasında hasar sorumluluğu ve taşıyanın rücuen sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/22 E. 2022/1086 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Deniz yoluyla taşınan emtianın gemiye sağlam ve hasarsız yüklendiği, ancak tahliye öncesinde gemi ambarında iken hasarlı olduğu tespit edilen emtianın tahliyesinin sörveyör gözetiminde yapıldığının belirlenmesi halinde, hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiği kabul edilir ve taşıyan TTK m.1178 uyarınca hasardan sorumlu tutulur. Ayrıca, ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen hususlar (örneğin yabancı hukukun uygulanması gerektiği itirazı), HMK m.357 uyarınca istinaf aşamasında ilk defa ileri sürülemez ve incelenemez.

Ele alınan sorunlar

Hasarın taşıma esnasında mı tahliye sırasında mı meydana geldiği ve taşıyanın sorumluluğu → ret

İddia: Davalı, yüke gelen hasarın tahliye işlemi sırasında bağımsız ve sadece tahliyeyle sorumlu stevadore firmasının özensizliği nedeniyle oluştuğunu, taşımadan kaynaklı bir hasar bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Konşimentoya göre emtia tam ve hasarsız olarak gemiye yüklenmiştir. Tahliye sörvey raporuna göre, gemi ambarında iken kırık oldukları tespit edilen 12 kasa muhteviyatı cam levhaların sörveyör gözetiminde gemiden tahliye edildiği, tahliye operasyonunun stevedore tarafından uygun şekilde yapıldığı ve tahliye sırasında yükün zarar görmediği belirlenmiştir. Alıcının liman acentesi tarafından gemi kaptanına verilen protestoda da hasarın tahliye öncesinde, taşıma esnasında meydana geldiği belirtilmiş ve bu protesto gemi kaptanı tarafından imzalanarak teslim alınmıştır. Hasarın tahliye öncesinde gemi ambarında tespit edildiği ve hasarlı kasaların tahliyesinin sörveyör gözetiminde yapıldığı dikkate alındığında, hasarın tahliye sırasında gerçekleştiğine yönelik istinaf nedenine itibar edilmemiştir. Gemiye sağlam yüklenen emtiada meydana gelen hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiği belirlendiğinden, TTK m.1178 hükmü uyarınca davalı taşıyanın hasardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İstinaf aşamasında ilk defa ileri sürülen İngiliz hukukunun uygulanması gerektiği itirazı → tartışılmadı

İddia: Davalı, taraflar arasındaki Çarterparti kapsamında uyuşmazlığa İngiliz hukukunun uygulanması gerektiğini, taşıma işlemlerinin bu hukuka uygun yapıldığını, kararın Türk hukukuna göre verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 357. maddesi uyarınca yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında incelenemez. Davalı tarafça İngiliz hukukunun uygulanması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yargılama süresinde ileri sürülmediğinden incelenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Deniz taşımasında gemiye sağlam yüklenen emtianın tahliye öncesinde gemi ambarında hasarlı tespit edilmesi ve tahliyenin sörveyör gözetiminde yapılmış olması halinde, hasarın taşıyanın hakimiyet süresinde meydana geldiğinin kabul edileceğine ve taşıyanın TTK m.1178 uyarınca sorumlu tutulacağına ilişkin değerlendirme yönünden emsal niteliktedir. Ayrıca HMK m.357 uyarınca ilk derece yargılamasında ileri sürülmeyen hususların istinafta incelenemeyeceğine dair usuli tespit yönünden de yol göstericidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tazminat nakliyat emtia sigortası halefiyet konşimento FIOS kaydı tahliye sörvey raporu protesto taşıyanın hasar sorumluluğu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1178 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 357

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/22

KARAR NO 2022/1086

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/09/2019

NUMARASI 2017/327 Esas 2019/381 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/07/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, dava dışı ... Dış Tic. A.Ş.'ye ait cam emtiasının davalı tarafından yapılacak taşımanın müvekkili şirket tarafından ... poliçe numarası ile sigortalandığını,emtianın davalı şirket tarafından Mersin'den Bulgaristan'a denizyolu ile taşınması sırasında hasara uğradığını, meydana gelen hasara ilişkin olarak nakliye acentesi ...'in davalı firmaya 18/04/2015 tarihli protesto mektubunda emtiada meydana gelen hasarın tahliye sırasında değil öncesinde meydana geldiğini belirttiğini, yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkili şirketçe ...'a poliçe kapsamında toplam 21.041,92-TL hasar tazminatı ödendiğini beyanla, ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, ... adlı geminin 14/04/2015 tarihinde tahliye limanına vardığını, tahliye limanında yükün tahliyesinin yapıldığı sırada 12 ahşap kasanın içindeki camların kırıldığını, yüke tahliye işlemi yapılırken hasar geldiğinin tespit edildiğini, geminin sefer sırasında armatör tarafından korunduğunu, yüke taşıma sırasında gelebilecek her türlü hasarı engellemek adına tüm tedbirlerin alındığını, yükü hasarsız olarak tahliye limanına getirdiğini ancak sigortalının seçtiği stevadore diye anılan bağımsız ve sadece tahliyeyle sorumlu firmanın özensizliği nedeniyle meydana geldiği,boşaltma işlemlerinden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davacı sigorta şirketinin 10.07.2015 tarihinde sigortalıya poliçe kapsamında 7.303-euro hasar bedelini ödediği, davacının TTK m. 1472 hükmü uyarınca halef olarak aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, konişmentoda taşıyan sıfatının davalıya ait olduğu; alıcı tarafından gemi kaptanına protesto mektubu gönderildiği, hasarın ne zaman meydana geldiği hususu tartışma konusu olmakla birlikte tahliyenin tamamına nezaret eden ve fotoğraflayan ... Ltd. (...) sörveyörü tarafından hazırlanan Tahliye Sörvey Raporunun "Kırık oldukları gemi üzerindeyken tespit edilen 12 kasa muhteviyatı cam levhaların sörveyör gözetiminde tahliye edildiği" şeklindeki tespiti ve aynı rapor içerisindeki tahliye sırasında stevadore nedeniyle yükün zarar görmediğinin de belirtildiği dikkate alındığında hasarın tahliye operasyonu esnasında değil taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiğinin kabulü gerektiği, FIOS kaydının genel bilinen anlamı ile gemiye yükleme, gemide istif ve boşaltma masraflarının taşıyana ait olmaması anlamında olduğu,gemi kaptanının TTK'nın 1091.

maddesi gereğince boşaltma operasyonlarına nezaret yükümlülüğü kapsamında FIOS kaydının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bilirkişilerce hesap edilen 7.103-EURO karşılığı 20.671,15-TL bakımından davanın kısmen kabulüne,fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; müvekkilinin yükün menfaati gereği alınması gereken tüm önlemleri aldığını, yükün tahliye işlemi yapılırken hasar geldiğini tespit ettiklerini, yüke gelen hasarın tahliye sırasında ... olarak adlandırılan bağımsız ve sadece tahliyeyle sorumlu firmanın özensizliği neticesinde olduğunu, taşımadan kaynaklı bir hasar oluşmadığını, bu durumun olay anında tutanak altına alındığını, tahliye limanında olaylar cetvelinin gemi kaptanı tarafından hazırlandığını ve alıcıya teslim edildiğini,mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını,taraflar arasında imzalanan Çarterparti kapsamında bir uyuşmazlık olduğunda İngiliz hukuku uygulanacağını, taşıma işlemlerinin bu hukuka uygun yapıldığını, bu nedenle kararın Türk hukukunu baz alarak verilmesinin doğru olmadığını, sözleşmede yükleme istif taşıtan/ yükletene, boşaltma ise gönderilen tarafa ait olduğu belirtildiğini, müvekkilinin tarafı olmadığı sözleşmelerin bağlayıcılığı bulunmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesine uyarınca, deniz taşımasında hasarlı teslimden doğan zarar nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, donatandan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu taşımanın deniz yolu ile Mersin/ Türkiye'den Varna/ Bulgaristan'a gerçekleştiği,taşınan emtiadan, 12 ahşap kasada bulunan emtianın hasarlandığı,davacı tarafından sigorta poliçesi gereği sigortalısına 15.07.2015 tarihinde 7.103- euro ödendiği, davacının dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak, davalı taşıtanın taşıma esnasında hasar sorumluluğunun bulunduğundan bahisle davalıya rücu ettiği, davalı ise hasarın taşıma sırasında değil tahliye sırasında gerçekleştiğini hasardan sorumlu olmadığını savunmuştur.Konşimentoya göre, taşınan emtia tam ve hasarsız olarak gemiye yüklenmiştir.Tahliye limanı SOF belgesine göre,tahliyenin 14.04.2015 saat 16.10'da başladığı 18.04.2015 tarihinde saat 12.15'te sona erdiği, gemi kaptanı tarafından kırılmanın tahliye esnasında oluştuğu ve taşıyanın sorumlu olmadığının kayda alındığı,alıcının tahliye liman acentesi tarafından gemi kaptanına verilen protestoda emtiadaki hasarın tahliye öncesi değil taşıma esnasında meydana geldiği yolunda itirazda bulunduğu,protestonun gemi kaptanı tarafından imzası ile teslim alındığı belirlenmektedir.Tahliye sörvey raporuna göre, gemi ambarında yükte kontrollerin uygun olduğu, tahliye operasyonunun stevedore tarafından uygun yapıldığı, tahliye sırasında yükün zarar görmediği, paketlemenin ve etiketlemenin uygun olduğu, gemi üzerinde iken kırık oldukları tespit edilen 12 kasanın sörveyör gözetiminde gemiden tahliye edildiği belirtilmiştir.Gemi ambarında iken hasarı tespit olunan 12 adet kasa muhteviyatı cam levhaların sörvey gözetiminde tahliye edildikleri,hasarın tahliye öncesinde gemi ambarında tespit edildiği ve hasarlı kasaların gemiden tahliyesinin sörveyör gözetiminde yapıldığı dikkate alındığında davalının ,hasarın tahliye sırasında gerçekleştiğine yönelik istinaf nedenine itibar edilememiştir.Gemiye sağlam yüklenen emtiada meydana gelen hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süreçte meydana geldiği belirlendiğinden TTK'nın m.1178 hükmü uyarınca davalı taşıyanın hasardan sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.HMK 357.madde uyarınca yargılama sırasında ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında incelenemez.Davalı tarafça İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğine yönelik istinaf nedeni yargılama süresinde ileri sürülmediğinden incelenmemiştir.Davalı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.412,04-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 353-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.059,04‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 63,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/07/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/154802 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.