Liman işletmecisinin hasar sorumluluğu ve gemi tahliye raporu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/711 E. 2022/1702 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Deniz yoluyla taşınan emtianın gemiden tahliye aşamasında, gemiyi temsilen düzenlenip mühürlenen tahliye raporunda hasarın gemide (deniz taşıması sırasında) meydana geldiğinin tespit edilmesi ve bu tespitin sigortalı tarafça düzenlenen hasar tutanağı/ihbar formlarıyla da doğrulanması halinde, liman işletmecisinin (tahliyeyi gerçekleştiren tarafın) sorumluluğu ispatlanamamış sayılır ve rücu talebi reddedilir. Ayrıca, yemin teklifine konu edilecek vakıa, karşı tarafı sahte belge kullanma suçundan ceza soruşturması/kovuşturmasına maruz bırakacak nitelikteyse (HMK m.226/1-c), mahkemenin yemin teklif hakkını hatırlatmaması usule aykırılık oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
Hasarın hangi aşamada meydana geldiği ve davalının sorumluluğu → ret
İddia: Davacı vekili, araçlardaki hasarların gemiden tahliye sırasında meydana geldiğini ve davalının nezaret ilişkisi nedeniyle tahliye ve depolama sırasındaki tüm zararlardan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeyle düzenlendiğini ve ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Geminin limana yanaşmasını takiben gerçekleşen araç tahliye/boşaltma aşamasında düzenlenen ve gemiyi temsilen mühürlenip imzalanan aynı tarihli tutanakla, araçların gemiden hasarlı olarak indiği, dolayısıyla hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu husus, sigortalı tarafça düzenlenen hasar tutanağı ve ihbar formlarında hasarın gemi içerisinde meydana geldiğinin yazılı olmasıyla da doğrulanmaktadır. Bu durumda hasarın liman işletmecisi olan davalının sorumluluğunda meydana geldiği ispatlanamamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması istinaf sebebi → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı halde mahkemece yemin teklif etme haklarının kendilerine hatırlatılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK m.226/1-c uyarınca, yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilemez. Somut olayda yemin teklifine konu edilebilecek vakıa, davalının dayandığı gemi tahliye raporunun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini ve sahteliğini gündeme getirecek nitelikte olup, sahte belge kullanma suçundan (TCK m.207/2) davalıyı ceza soruşturmasına ya da kovuşturmasına maruz bırakabileceğinden, bu husustaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gemiyi temsilen düzenlenen tahliye raporunun ispat gücü ile sahtelik iddiası içerebilecek vakıalarda yemin teklifinin hatırlatılmasının usule aykırılık oluşturmayacağına ilişkin tespit, benzer deniz taşıması kaynaklı rücu davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ rücuen tazminat↗ gemi tahliye raporu↗ liman işletmecisinin sorumluluğu↗ hasar tutanağı↗ yemin teklifi↗ HMK m.226/1-c↗ halefiyet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/711
KARAR NO 2022/1702
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/03/2020
NUMARASI 2019/195 Esas 2020/79 Karar
DAVA
Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/12/2022
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davacı sigorta şirketi nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...Tic. A.Ş. tarafından ithal edilen araçların davalı sorumluluğunda ... adlı gemiden tahliyesi sırasında hasarlanması sonucu ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, huzurdaki davanın gemi tahliye işlemini fiili olarak gerçekleştiren ... A.Ş'ye ihbarını talep ettiklerinini, dava konusu iki ayrı araçta oluşan hasarın davalı şirket tarafından gerçekleştirilen tahliye işlemi sırasında değil denizyolu taşıması sırasında gemide oluştuğunun gemi tahliye raporuyla sabit olduğunu, 16/08/2016 tarihinde davalı şirket tarafından işletilen Safiport Derince Limanı'nda gerçekleştirilen gemiden karaya tahliye işlemine başlanılmadan önce ''Neptun Thalassa'' gemisinde bulunan her bir aracın, denizyolu taşıması aşamasında gemide hasar alıp almadığına ilişkin tespit yapıldığını, gemi tahliye raporu ile tespitin raporlandığını, dava konusu araçlarda meydana gelen hasarların davalı şirket tarafından işletilen Derince Limanı'nda gerçekleştirilen tahliye işlemleri sırasında değil taşıma sırasında gemide hasarlanmış olduğunu, davacı tarafından aksi yöndeki beyanları kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, söz konusu araçların gemiden tahliyesi esnasında hasarlı olduğu tespit edilmek suretiyle tutanak altına alındığı, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında ödeme yapmak suretiyle aktif dava ehliyetine sahip bulunduğu, ancak hasarın geminin limana tahliyesinden önce meydana geldiği, bu hususun gemi tahliye raporundan ve hasar raporundan anlaşıldığı, hasarın davalının sorumluluğu dışında meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı halde mahkemece yemin teklif etme haklarının kendilerine hatırlatılmadığını, bilirkişilerin deniz taşımaları ve sigorta hukuku alanında uzman olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, hasarın gemi yolculuğu sırasında meydana gelebilecek nitelikte bir hasar olmadığı hususunun bilirkişi raporunda göz ardı edildiğini, somut olaydaki gibi hafif nitelikteki hasarların gemi yolculuğu sırasında gelmesinin mümkün olmadığını, bunun gibi durumlarda diğer araçlarının da hasar göreceğini, bilirkişi raporunda tahliye raporunun tekrar edildiğini, sigortalı araçların tahliye işlemini ihbar olunan gerçekleştirmiş olsa dahi, davalı tarafından nezaret ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle tahliye ve depolama işlemleri sırasında meydana gelebilecek tüm zararlardan asli olarak davalının sorumlu olduğunu, hasardan sonra düzenlenen ekspertiz raporu ile hükme esas alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; nakliyat emtia sigorta poliçesine uyarınca, deniz taşımasında hasarlı teslimden doğan zarar nedeniyle, dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı liman işletmeciliğinden rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dava konusu taşımanın deniz yolu ile Nosovice/ Çek Cumhuriyeti'nden Derince/ Türkiye'ye gerçekleştiği, taşınan emtiadan, 2 adet aracın hasarlandığı, davacı tarafından sigorta poliçesi gereği sigortalısına 10/10/2016 ve 09/11/2016 tarihlerinde toplamda 6.391,03-TL ödendiği, davacı tarafından hasarın araçların gemiden tahliyesi sırasında meydana geldiğinin iddia edildiği, davacının dava dışı sigortalısının haklarına halef olarak, araçların tahliyesinden sorumlu olduğundan bahisle davalıya rücu ettiği, davalı ise hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini belirterek hasardan sorumlu olmadığını savunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, hasarın hangi aşamada meydana geldiği, hasar nedeniyle davalı tarafın kusurunun ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Sigortalıya ait araçları taşıyan ... isimli gemi davalıya ait limana tahliye edilmiştir. 16/08/2016 tarihinde "gemi tahliye" açıklamasıyla ... A.Ş. İle gemi kaşesiyle imzalanan hasar raporunda şasi noları belirtilen 3 adet aracın hasarlı olduğu tutanak altına alınmıştır. Araçların 16/08/2016 tarihinde limandan alıcı sigortalıya yapılacak dahili taşıma için ... A.Ş. firmasına teslimi aşamasında, bu firma tarafından ... A.Ş. ile birlikte düzenlenen tutanakta 3 adet araçta hasar bulunduğu belirtilmiştir. Ekpertiz incelemesinde ise bu araçların 2 adetinde hasar tespit edilmiş olup hasarın liman sahasında davalının sorumluluğunda hasarlandığı bildirilmiştir.
Diğer taraftan hasarlı araçlarla ilgili sigortalı şirket tarafından düzenlenen 17/08/2016 tarihli hasar tutanağı ve ihbar formlarında hasarın gemi içerisinde meydana geldiği yazılıdır.Her ne kadar davacı, sigortalıya ait araçlardaki hasarların gemiden tahliye sırasında meydana geldiğini ve hasardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürmekte ise de, geminin limana yanaşmasını takiben 16/08/2016 tarihinde gerçekleşen araç tahliye/boşaltma aşamasında 3 adet aracın gemiden hasarlı olarak limana indiğine ilişkin düzenlenen ve gemiyi temsilen mühürlenip imzalanan aynı tarihli tutanakla hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiği anlaşılmakta olup, bu husus sigortalı tarafından düzenlenen 17/08/2016 tarihli hasar tutanağı ve ihbar formları ile de doğrulanmaktadır.
Bunun dışında davacı tarafça, mahkemece yemin delilinin hatırlatılmaması istinaf nedeni olarak ileri sürülmüştür. Yemine konu olamayacak vakıaların düzenlendiği 226. maddesinde yemin edecek kimseyi ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar hakkında yemin teklif edilemeyeceği düzenlenmiştir (HMK m.226/1-c).Somut olayda da yemin teklifine konu edilebilecek vakıa, davalının dayandığı ve delil olarak ileri sürdüğü 16/08/2016 tarihli gemi tahliye raporunun gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini ve sahteliğini gündeme getirecek nitelikte olup sahte belge kullanma suçundan (TCK m.207/2) dolayı davalıyı ceza soruşturmasına ya da kovuşturmasına maruz bırakabileceğinden aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Bu durumda hasarın liman işletmecisi olan davalının sorumluluğunda meydana geldiği ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/154117 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi