6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10215 E. 2015/13042 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 886 pervasızca davranış sınırlı sorumluluk mükerrerlik taşıma sözleşmesi tbk 99 fatura icra inkar tazminatı inkar tazminatı maddi tazminat teslim

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 52 · TTK — TTK 886 · BK — BK 44

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait iki adet serbest meslek makbuzunun alıcısına davalı aracılığı ile gönderildiği ancak, davalının evrakın alıcısına teslim edildiğine dair imzalı bir belge sunamadığı dolayısıyla teslim hususunu ispat edemediği, davacının mükerrer fatura kesmek suretiyle KDV'si ile birlikte 4.370,38 TL'yi bağlı bulunduğu vergi dairesine mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle, itirazın iptali talebinin kabulüne, alacak miktarı likit olmayıp uğranılan zararın tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve davalının da zarar doğuran olayda kastı değil ihmali bulunduğundan icra inkar tazminatına yönelik talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı kendilerine ait serbest meslek makbuzlarının taşıma sırasında kaybolduğunu ve bu nedenle fazla vergi ödediklerini iddia etmiş, davalı ise dolaylı zararların istenemeyeceğini savunmuştur. Her ne kadar davalı, taşıma işini gerçekleştirirken pervasız davranmış olduğu dosya kapsamı uyarınca açık olmakla, 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanamayacak ise de, davada zarar kalemi olarak serbest meslek makbuzuna dayalı fazla vergi ödemeleri talep edildiğinden dava konusu mükerrer vergiye sebebiyet vererek zarara yol açılmasında davacı göndericinin kusurlu olduğu, Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği'nin 4. maddesine göre; vergilendirme açısından şahıs şirketi gibi muamele gören ortaklığın, yedinde mevcut olması gereken makbuz suretleri üzerinden mükerrer vergilendirmeyi önleyici iş ve işleme başvurmaksızın, kaybolanların yerine yeni makbuzlar düzenlemek suretiyle tedbirli davranmayarak oluşan zarara bizatihi kendisinin sebebiyet verdiği açıktır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın 52. ( mülga 818 sayılı BK'nın 44. ) maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılması doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre de, mahkemece davacının iddiasına konu verginin ödenip ödenmediği ve davacının gelir vergisinin hangi dilimine tabi olduğu hususlarında araştırma yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/10215 E.  ,  2015/13042 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/06/2013

NUMARASI 2013/510-2013/975

Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2013 tarih ve 2013/510-2013/975 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketçe taşıması yapılan iki adet serbest meslek makbuzunun kaybı nedeniyle 4.370,38 TL zarara uğradığını, müvekkilinin maddi zararının tazmini amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkilinin içeriği beyan edilmeyen vesikaların ziyaa uğramasından sorumlu olmadığını, söz konusu kargonun Akse Şubesine inişinin yapılmakla birlikte kayıp duruma düştüğünü, tüm aramalara rağmen bulunamadığını, taşıma hukukunda dolaylı zararların talep edilemeyeceğini, davacı tarafın zararını ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait iki adet serbest meslek makbuzunun alıcısına davalı aracılığı ile gönderildiği ancak, davalının evrakın alıcısına teslim edildiğine dair imzalı bir belge sunamadığı dolayısıyla teslim hususunu ispat edemediği, davacının mükerrer fatura kesmek suretiyle KDV'si ile birlikte 4.370,38 TL'yi bağlı bulunduğu vergi dairesine mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle, itirazın iptali talebinin kabulüne, alacak miktarı likit olmayıp uğranılan zararın tespitinin yargılamayı gerektirdiği ve davalının da zarar doğuran olayda kastı değil ihmali bulunduğundan icra inkar tazminatına yönelik talebinin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı kendilerine ait serbest meslek makbuzlarının taşıma sırasında kaybolduğunu ve bu nedenle fazla vergi ödediklerini iddia etmiş, davalı ise dolaylı zararların istenemeyeceğini savunmuştur. Her ne kadar davalı, taşıma işini gerçekleştirirken pervasız davranmış olduğu dosya kapsamı uyarınca açık olmakla, 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktan yararlanamayacak ise de, davada zarar kalemi olarak serbest meslek makbuzuna dayalı fazla vergi ödemeleri talep edildiğinden dava konusu mükerrer vergiye sebebiyet vererek zarara yol açılmasında davacı göndericinin kusurlu olduğu, Avukatlık Ortaklığı Yönetmeliği'nin 4.

maddesine göre; vergilendirme açısından şahıs şirketi gibi muamele gören ortaklığın, yedinde mevcut olması gereken makbuz suretleri üzerinden mükerrer vergilendirmeyi önleyici iş ve işleme başvurmaksızın, kaybolanların yerine yeni makbuzlar düzenlemek suretiyle tedbirli davranmayarak oluşan zarara bizatihi kendisinin sebebiyet verdiği açıktır. Bu durumda mahkemece, 6098 sayılı TBK'nın 52. ( mülga 818 sayılı BK'nın 44. ) maddesi çerçevesinde değerlendirme yapılmaksızın sonuca varılması doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre de, mahkemece davacının iddiasına konu verginin ödenip ödenmediği ve davacının gelir vergisinin hangi dilimine tabi olduğu hususlarında araştırma yapılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/153627000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.