6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirket adına imzalanan taahhütnamede yetkiliye husumet yöneltilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/926 E. 2022/1822 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir belgede, imzalayan kişinin adı altında şirket kaşesi bulunuyor ve kaşe üzerinde tek imza yer alıyorsa, bu husus belgenin şirket adına düzenlendiğinin karinesini oluşturur. Sözleşme ilişkisinin tarafı ve sebepsiz zenginleşen taraf şirket ise ve belgede yetkilinin şahsen ödeme taahhüdünde bulunduğuna dair açık bir ibare veya yetkilinin kişisel bir haksız fiiline dayanan bir iddia yoksa, o belgeye dayanılarak şirket yetkilisine şahsen husumet yöneltilemez; husumet yokluğu nedeniyle dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Taahhütnameyi imzalayan şirket yetkilisine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davalının taahhütnameye itirazı olmadığını, icra takibine itiraz eden davalıya bu nedenle husumet yöneltildiğini, davalının şahsı adına taahhütte bulunduğunu ve sehven ödenen parayı bizzat çekerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı banka ile bankacılık hizmetleri sözleşmesinin tarafı, davalının yetkilisi olduğu şirkettir; mükerrer ödeme de bu şirketin hesabına yapılmıştır. Bu nedenle davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşen, davalının yetkilisi olduğu şirkettir. Dayanak taahhütname, dava dışı şirket adına yetkilisi olan davalı tarafından imzalanmıştır; belgede davalının adı altında şirket kaşesi bulunmakta ve kaşe üzerinde tek imza yer almaktadır. Kaşe ile birlikte tek imzanın bulunması, taahhütnamenin şirket adına verildiğinin kabulünü gerektirir. Taahhütnamede, şirket yetkilisinin şahsen ödeme taahhüdünde bulunduğuna ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafça ayrıca davalının kişisel bir haksız fiiline de dayanılmamıştır. Bu durumda, sözleşme ilişkisinin ve taahhüdün tarafı şirket olduğundan, şirket adına hareket eden yetkiliye husumet yöneltilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şirket kaşesi ile birlikte tek imza taşıyan taahhütnamenin, şirket yetkilisinin şahsi taahhüdü olmadığının, aksine şirket adına düzenlendiğinin kabulü gerektiği ve bu durumda şirket yetkilisine husumet yöneltilemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer temsil/husumet uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet sebepsiz zenginleşme temsil yetkisi itirazın iptali taahhütname

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/926

KARAR NO 2022/1822

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/04/2019

NUMARASI 2017/83 Esas - 2019/371 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2022

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile ... Ltd. Şti. arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlu firmanın hesabına döviz transferi yapılırken 782.900-Euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan şifahi görüşmeler sonucunda bir kısmının iade edildiğini, müvekkilinin borçlu şirketten 432.792-Euro alacağı olduğunu, şirket yetkilisi davalının verdiği taahhütname ile bu tutarı müvekkiline iade etmeyi taahhüt ettiğini, Beyoğlu ... Noterliğinin 23.01.2013 tarihli ihtarnamesi ile alacağın talep edildiğini,şirket yetkilisi olan ve şirket hesabına yatırılan parayı çeken davalının şirket adına hareket etmesi sebebiyle, bakiye alacak için davalı hakkında İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili; şirket borcu nedeniyle şirket ortak ve müdürlerinin şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, sebepsiz zenginleşme var ise zenginleşenin şirket olduğunu, taahhütnamede müvekkilinin şahsi bir taahhüdü bulunmayıp şirket adına yapıldığını,davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; dayanak taahhütnamenin; "halen 461.000 Euro olan bakiyenin ödenmesine ilişkin müşteriden ödeme planı talep ettim. Kendisi 02/02/2013 vadeli senetli 300.000- USD tutarındaki alacağını aldığında ödeyeceğini kalan tutarı da 02/02/2013 tarihine kadar tamamlayacağını beyan etmiştir. Bu müşteriden 02/02/2013 tarihine kadar tahsil edeceğim tutarları derhal şubenize ödeyeceğimi taahhüt ederim" şeklinde olduğu, altında şirket kaşesi ile davalının ad ve soyadı ve kaşe üzerinde tek imza bulunduğu,davalının 10 yıl süre ile münferit imza ile şirketi temsile yetkili olduğu, belgenin tanzim tarihi itibari ile davalının,şirketin yetkili temsilcisi olduğu, belge altında kaşe ve kaşe üzerinde tek imza bulunup ikinci imza bulunmadığından, mevcut hali ile imzanın şirketi temsilen atıldığının kabulü gerektiği, davalının şahsi sorumluluğunu gerektirecek şekilde imzasını içermeyen belgeye dayanılarak,davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; dava dışı ... şirketinin hesabına 782.900-Euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan görüşmeler sonucunda paranın kısmen ödendiği bakiye 432.792-euro'nun ödenmediğini, davalının verdiği taahhütname ile borcu ödemeyi taahhüt etmesine rağmen ödemediğini,davalının taahhütnameye bir itirazının olmadığını, icra takibinde taraf olan davalının itirazı nedeniyle davalıya husumet yöneltildiğini, davalının sehven ödenen parayı çekerek sebepsiz zenginleştiğini,davalının şahsı adına taahhütte bulunduğunu, paranın da davalı tarafından çekildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, dava dışı şirket hesabına sehven mükerrer olarak ödenen paranın taahhüdüne dayalı olarak davalıdan tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı ile dava dışı ... şirketi arasında 08.08.2012 tarihli bankacılık hizmetleri sözleşmesi akdedildiği, davalının şirketi temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu,şirketin havale talimatına istinaden davacı banka tarafından talimatta belirtilen firmaya 12.10.2012 tarihinde 782.900-Euro para transferi yapıldığı, dava dışı şirketin paranın alıcı firma hesabına geçmediği yönündeki başvurusu üzerine bu tutarın ... şirketi hesabına alacak kaydedildiği, ancak paranın transfer yapılan firma tarafından çekildiğinin tespit edildiği, bu suretle ...

şirketi hesabına davacı bankaca bu tutarın mükerrer olarak ödendiği, ... şirketi tarafından bir kısım paranın iade edildiği, şirketin kaşe ve davacının ad ve soyadıyla tek imzasını taşıyan 24.12.2012 tarihli belgede, halen 461.000-Euro olan bakiyenin müşteriden 02.02.2013 tarihine kadar tahsil edilecek tutarın derhal bankaya ödeneceğinin taahhüt edildiği, ödeme yapılmadığından alacağın 100.000-TL'lik kısmının tahsili amacıyla davacı banka tarafından davalı şirket müdürü aleyhine dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı banka ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin tarafı, davalının yetkilisi olduğu ... şirketidir. Mükerrer ödeme işlemi de şirketin hesabına yapılmıştır.

Bu nedenle davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşen, davalının yetkilisi olduğu şirkettir.

24. 12.2012 tarihli, taahhütname de dava dışı ... şirketi adına yetkilisi olan davalı tarafından imzalanmıştır. Taahhütnamede ,davalının adı altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunmaktadır. Bu durumda taahhütnamenin şirket adına verildiğinin kabulü gerekir. Taaahhütnamede ;davalı şirket yetkilisinin şahsen ödeme taahhüdü verdiğine ilişkin ibare bulunmamaktadır. Davacı tarafça davalı şirket yetkilisinin haksız fiiline de dayanılmamıştır. Açıklanan nedenlerle,somut olayda davalıya husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/153397 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1227 E. 2024/4624 K. · Onandı

Kaşe üzerine tek imzalı taahhütnamede şirket yetkilisine husumet yöneltilemez

Gerekçe özeti

Altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunan, imza sahibinin şahsen ödeme taahhüdünde bulunduğuna dair ibare taşımayan taahhütname şirket adına verilmiş sayılır. Sebepsiz zenginleşen de şirketin kendisi olduğuna ve şirket yetkilisinin haksız fiiline dayanılmadığına göre, bu taahhütnameye dayanılarak şirket yetkilisi gerçek kişiye husumet yöneltilemez; dava husumet yokluğundan reddedilir.

Emsal değeri

Kaşe üzerine tek imzayla verilen ve şahsi taahhüt ibaresi içermeyen belgenin şirket adına verilmiş sayılacağı ve bu belgeye dayanılarak şirket yetkilisine husumet yöneltilemeyeceği yönündeki holding, temsilci sorumluluğu ve husumet denetimi bakımından emsal değeri taşır.

Kavramlar: husumet taraf sıfatı temsil şirket kaşesi üzerine atılan imza sebepsiz zenginleşme taahhütname itirazın iptali

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/1227 E.  ,  2024/4624 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/926 Esas, 2022/1822 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/83 E., 2019/371 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ... Kuy. Ltd. Şti. arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında borçlu firmanın hesabına döviz transferi yapılırken 782.900,00 euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan şifahi görüşmeler sonucunda bir kısmının iade edildiğini, müvekkilinin borçlu şirketten 432.792,00 euro alacağı olduğunu, şirket yetkilisi davalının verdiği taahhütname ile bu tutarı müvekkiline iade etmeyi taahhüt ettiğini, noter ihtarnamesi ile alacağın talep edildiğini, şirket yetkilisi olan ve şirket hesabına yatırılan parayı çeken davalının şirket adına hareket etmesi sebebiyle, bakiye alacak için davalı hakkında İstanbul 3. İcra Dairesinin 2016/15880 E.

sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak taahhütname altında şirket kaşesi ile davalının ad ve soyadı ve kaşe üzerinde tek imza bulunduğu, davalının 10 yıl süre ile münferit imza ile şirketi temsile yetkili olduğu, belgenin tanzim tarihi itibari ile davalının şirketin yetkili temsilcisi olduğu, belge altında kaşe ve kaşe üzerinde tek imza bulunup ikinci imza bulunmadığından mevcut hali ile imzanın şirketi temsilen atıldığının kabulü gerektiği, davalının şahsi sorumluluğunu gerektirecek şekilde imzasını içermeyen belgeye dayanılarak davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... şirketinin hesabına 782.900,00 euro mükerrer ödeme yapıldığını, firma ile yapılan görüşmeler sonucunda paranın kısmen ödendiği bakiye 432.792,00 euronun ödenmediğini, davalının verdiği taahhütname ile borcu ödemeyi taahhüt etmesine rağmen ödemediğini, davalının taahhütnameye bir itirazının olmadığını, icra takibinde taraf olan davalının itirazı nedeniyle davalıya husumet yöneltildiğini, davalının sehven ödenen parayı çekerek sebepsiz zenginleştiğini, davalının şahsı adına taahhütte bulunduğunu ve paranın da davalı tarafından çekildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesinin tarafının davalının yetkilisi olduğu ... şirketi olduğunu, mükerrer ödeme işleminin de şirketin hesabına yapıldığını, bu nedenle davacı banka aleyhine sebepsiz zenginleşenin davalının yetkilisi olduğu şirket olduğunu, 24.12.2012 tarihli taahhütnamenin de dava dışı şirket adına yetkilisi olan davalı tarafından imzalandığı, taahhütnamede davalının adı altında şirket kaşesi ve kaşe üzerinde tek imza bulunduğu, bu durumda taahhütnamenin şirket adına verildiğinin kabulü gerektiği, taahhütnamede davalı şirket yetkilisinin şahsen ödeme taahhüdü verdiğine ilişkin ibare bulunmadığı, davacı tarafça davalı şirket yetkilisinin haksız fiiline de dayanılmadığı, bu nedenlerle somut olayda davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava dışı şirket hesabına sehven mükerrer olarak ödenen paranın taahhüdüne dayalı olarak davalıdan tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.