6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ön protokolün ihlali nedeniyle haklı fesih ve bayilik bedelinin iadesi talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/666 E. 2023/279 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki sözleşmede belirli bir yükümlülüğün açıkça ve özellikle vurgulanmış olması halinde, bu yükümlülüğe ilk aşamada uyulup sonradan aykırı davranılması sözleşme ihlali oluşturur ve karşı tarafın buna dayalı feshi haklı nedene dayanır; feshin haklılığının tespiti hukuki değerlendirme niteliğinde olduğundan bilirkişi incelemesi gerektirmez. Ayrıca taraflara özel olarak müzakere edilerek düzenlenen ve genel işlem şartı niteliği taşımayan sözleşme hükümlerine TBK 20 uygulanmaz; fesih sonrası imzalanan mutabakat protokolünde de aynı hükümlerin kabul edilmiş olması, sözleşmenin baskı altında imzalandığı iddiasını geçersiz kılar.

Ele alınan sorunlar

Sözleşme feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı → ret

İddia: Davacı, davalının diğer bayiliklerden haberdar olduğunu, ... bölümünün girişinin ... tarafı olup bu cephenin de Eskişehir yoluna baktığını, logonun protokole uygun şekilde asıldığını, feshin haksız olduğunu ve mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Feshin haklılığının belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bir konu olup bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmez; teknik bilirkişi raporu yalnızca yapılan işler ve bedellerin belirlenmesine ilişkindir, fesih sebebi mahkemece değerlendirilmiştir. Ön Protokol'ün 3.1 maddesi ve dosyaya ibraz edilen ihtarname ve fotoğraflar incelendiğinde, dış cephe tabelasının binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asılması gerektiği, hangi bölümün girişi olduğunun önem arz etmediği, sözleşmede özellikle ön cepheye vurgu yapıldığı, davacının da önce tabelayı ön cepheye astığı halde sonradan kaldırdığı anlaşılmıştır. Bu husus protokole aykırılık teşkil ettiğinden yapılan fesih haklı nedene dayanmaktadır; bu durumda davacının zararların tazminini talep etmesi hukuken mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ön Protokolün 3.6 maddesinin (bayilik bedelinin iade edilmeyeceği hükmünün) genel işlem şartı sayılıp iptali gerektiği iddiası → ret

İddia: Davacı, sözleşme hükümlerine müdahale imkânına sahip olmadan, pazarlık imkânı verilmeden ve baskın konumdaki davalının zorlamasıyla Ön Protokolü imzalamak zorunda kaldığını, bu nedenle 3.6 maddesinin yazılmamış sayılması ve iptalini talep etmiştir.

Gerekçe: Ön Protokol'ün 3.6 maddesinde, davalının sözleşmeyi feshi halinde bayilik yatırım bedeli olan 250.000 TL'nin iade edilmeyeceği kararlaştırılmıştır. Protokol, niteliği itibariyle taraflara özel olup onların hak ve yükümlülüklerini düzenlemektedir; genel işlem şartı taşıyan ve müzakere edilmeden imzalanan bir sözleşme söz konusu olmadığından TBK'nın 20. maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. Ayrıca fesihten sonra imzalanan 09.02.2017 tarihli Mutabakat Protokolü'nde de bayilik yatırım bedelinin Ön Protokol hükümlerine uygun şekilde iade edilmeyeceği taraflarca kabul edilmiştir. Davacı, Ön Protokol'ün müzakere edilmeden ve baskın konumda olan davalının zorlaması ile imzalandığını ileri sürse de, fesihten sonraki uzlaşma aşamasında ve mutabakat protokolünde de aynı hükümleri kabul ettiği gözetildiğinde bu istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Islah edilen değer üzerinden hesaplanan vekalet ücretinin hatalı olduğu iddiası → ret

İddia: Davacı, mahkemenin hatalı uygulaması nedeniyle ıslaha mecbur kaldığını ve bu nedenle davalı taraf lehine haksız olarak fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı tarafça bilirkişi incelemesinden sonra talep artırımı iradi olarak yapılmış olup ıslah edilen değer üzerinden takdir edilen vekalet ücretinde bir hata bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmede özellikle vurgulanan bir yükümlülüğe aykırılığın haklı fesih sebebi oluşturacağı ve feshin haklılığının hukuki bir değerlendirme olup bilirkişi incelemesi gerektirmediği; taraflara özel müzakere edilerek düzenlenen sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı sayılamayacağı ve TBK 20'nin uygulanmayacağı yönündeki değerlendirmeler açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı fesih genel işlem şartı ön protokol bayilik bedeli ıslah mutabakat protokolü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/666

KARAR NO 2023/279

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2019

NUMARASI 2018/372 Esas - 2019/959 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/02/2023

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, tarafların 17.02.2016 tarihinde ön protokol imzalayarak,protokolün 2. maddesi çerçevesinde bayii adayı olan müvekkil şirketin bayilik öncesi yerine getirmesi gereken taahhütler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, davalının Nissan hariç aynı binada ... ve ... markalarınında satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, özellikle müvekkil şirkete ait binaya, ...'ın talepleri doğrultusunda bir çok ilave imalat ve inşaat yapıldığını, davalı şirketin noterden çektiği 14.11.2016 tarihli ihtarname ile 17.02.2016 tarihli ön protokolü fesh ettiğini, feshi sözleşmenin 3.1 maddesine dayandırdığını,feshin hemen akabinde bayilik anlaşmasını başka bir şirket ile gerçekleştirdiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalının talebi ile yapılan tüm imalatlara ilişkin olmak üzere şimdilik 100.000-TLnin dava , davalı tarafından haksız alıkonulan 250.000-TL bayilik ödemesinin temerrüt tarihinden itibaren, tahkikat sırasında tespiti mümkün olacak "işe yaramayan ve sökülecek imalat için" fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000-TLnin yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek müvekkili şirkete ödenmesini,pazarlık imkanı verilmeden imzalanan ön protokolün 3.6 maddesinin yazılmamış sayılmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, tarafların 17.02.2016 tarihli ön protokole göre "... logolu dış cephe tabelasını binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asacağını" kabul ve taahhüt ettiğini, davacının bu tabelayı ön protokole uygun şekilde asmış iken daha sonra taahhüdüne uymayarak tabelayı kaldırdığını ve yan cepheye astığını, davacının ana yükümlülüğe uymadığı için müvekkilinin de ön protokolü haklı nedenle fesh ettiğini, fesihte kusurunun tamamen davacıda olduğunu, kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak hak talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, ön protokolün 3.1 maddesinde: "... operasyonunu yürüteceği katın üstünde, Nissan logolu dış cephe tabelası dışında başka bir tabela veya görseli, hiçbir şekilde binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asmayacağını...taahhüt eder." denildiği davalı tarafından 14/10/2016 tarihli ihtarname ile protokolün feshedildiği, davacı( ... logolu dış cephe tabelasını binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asacağını) taahhüt etmiş, ancak başta bu cepheye astığı tabelayı daha sonra kaldırarak yan cepheye astığını, davacının; binanın konumu itibarıyla o kısmın ... tarafı olduğu ve caddeye baktığı, girişte yer aldığı ve davacının başka markalara ait bayiliklerinin de bulunduğu gerçeği karşısında bu yönde bir koşulun hayatın olağan akışına uymayacağı yönündeki beyanı dikkate alınarak davacının başka marka bayiliklerinin olması, basiretli tacir olarak imzaladığı protokole aykırı hareket etmesine cevaz vermediği,dış cephe tabelasının ...

girişi değil, ön cepheye asılması konusunda varılan anlaşmanın davacı tarafça ihlal edildiği,davalının feshinin haklı olduğunu, davalının haklı feshi sonrasında "17.02.2016 Tarihli Ön Protokolün Feshine İlişkin Mutabakat Protokolü"nü imzaladıkları,mutabakat protokolü ile; bayilik sözleşmesinin imzalanmaması sebebiyle yasal yollara müracaat edilmeyeceğini de kabul ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili,davalının diğer bayiliklerden de haberdar oldukları halde bayilik teklifi yaptıklarını, daha başlangıçta davalının ... hariç aynı binada ... ve ... markalarının da satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılamanın hiçbir safhasında feshin haksız olup olmadığı konusunu tartışmadığını,haksız ve protokole aykırı feshin ... tarafından protokolün 3.1 maddesine dayandırıldığını, ... bölümünün girişi ... tarafı olup bu cephenin de Eskişehir yoluna baktığı, ... logoları ve yazıları istenildiği şekilde binaya monte edildiğini, ...’ın girişi ... tarafı olup bu cephe Eskişehir yoluna cepheli olduğunu, giriş bölümü olan ve ...

operasyonunun yürütüleceği katın üstünde Eskişehir yoluna cephe olan binanın bu yüzüne “Ön Protokol”e uygun olarak ... markasını gösteren logo asıldığını, davalı şirketin başka bir şirket ile gecikmeksizin anlaşma yapmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bayilik bedeli olarak davalı tarafından alıkonulan bedelin iadesi gerektiğini, sözleşme hükümlerine müdahale imkânına sahip olmadan müvekkil şirketin ön protokolü imzalamak zorunda kaldığını,mahkemenin hatalı uygulaması nedeniyle davanın ıslahına neden olup bu nedenle davalı taraf lehine haksız olarak fazla vekâlet ücretine karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, sözleşmenin haksız feshi nedeni ile maddi tazminat ve ödenen bedelin iadesi ile taraflar arasında imzalanan ön protokolün 3.6 maddesinin iptali istemine ilişkindir.Taraflar bayi adayı olan davacının yerine getirmesi gereken taahhütler ve tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen 17.02.2016 tarihli Ön Protokolü imzalamışdır. Protokol’ün 3.1. maddesinde “Bayi Adayı ... operasyonunu yürüteceği katın üstünde, ... logolu dış cephe tabelası dışında başka bir tabela veya görseli, hiçbir şekilde binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asmayacağını ve bu durumun aksine hareket edilmesinin Protokol’e aykırılık teşkil edeceğini.., kabul ve taahhüt eder.” hükmüne yer verilmiştir.Protokol’ün 5.1.

maddesinde ise fesih şartları düzenlenerek “Bayi Adayı tarafından Madde.3’de düzenlenen yükümlülüklerin öngörülen kesin süre içerisinde, işbu Protokol ve eklerindeki şartlar dahilinde yerine getirilmemesi halinde, ... işbu Protokol’ü başkaca herhangi bir sebep aranmadan tek taraflı olarak derhal feshetme hakkına sahiptir.” hükmünü haizdir.Protokol’ün 3.6. Maddesi ...”'ın derhal fesih bakkını kullanması halinde protokol'ün 3.5 maddesindeki bayilik bedelinin 250.000-TL'lik kısmı hiçbir surette iade edilmeyecektir." şeklindedir.Bu kapsamda sözleşme hükümlerine bakıldığında özellikle 3.1 maddesi yönünden davalı ... tarafından davacının diğer bayiliklerinin bilindiği, bu nedenle ... operasyonun yürütüldüğü katın belirtildiği fakat Eskişehir yoluna bakan ön cephenin ticari reklam amacı ile özellikli önem arz ettiği ve sözleşme hükmünde bu hususun bilhassa vurgulandığı anlaşılmaktadır.Protokolden sonra davalı tarafça Kadıköy ...

Noterliği'nin 14/10/2016 tarihli ve ... yev. nolu ihtarname ile protokolün 3.1 maddesi uyarınca protokolün feshedildiği, davacı tarafından cevabi ihtarname ile feshin haksız olduğunun belirtildiği,daha sonra tarafların uzlaşması ile 09.02.2017 tarihinde “17.02.2016 tarihli Ön Protokolün Feshine İlişkin Mutabakat Protokolü” imzalandığı anlaşılmıştır.Davacı taraf sözleşmenin haksız feshi nedeni ile tazminat ve ödenen bayilik yatırım bedelinin iadesini talep ettiğine göre çözümü gereken ilk husus feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığıdır.Feshin haklılığının belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular olup bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmemektedir.Kararın gerekçesinde teknik bilirkişi raporunun sadece yapılan işler ve bedellerinin belirlenmesine ilişkin bulunduğunu belirtilerek fesih sebebi mahkemece değerlendirilmiştir.Davalı taraf, davacının ...

logolu dış cephe tabelasını ilk etapta ön cepheye astığı halde kısa bir süre sonra ön cepheden kaldırıp yan cepheye astığını, davacı taraf ise ...’ın girişinin ... tarafı olup Nissan operasyonunun yürütüleceği katın üstünde Eskişehir yoluna cephe olan binanın bu yüzüne asıldığını beyan etmektedir. Ön Protokolün 3.1 maddesi ve dosyaya ibraz edilen ihtarname ve fotoğraflar incelendiğinde Nissan logolu dış cephe tabelasının binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asılması gerektiği, Nissan bölümünün girişinin önem arz etmediği, sözleşmede özellikle ön cepheye vurgu yapıldığı,davacının da önce tabelayı ön cepheye asmışken sonradan kaldırdığı, bu husus protokole aykırı olup yapılan fesih haklı nedene dayandığından zararların tazminini talep etmesi hukuken mümkün olmayıp davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebepleri yerinde değildir.

Ön Protokolün 3.6 maddesinde davalının sözleşmeyi feshi halinde bayilik yatırım bedeli 250.000 TLnun iade edilmeyeceği kararlaştırılmış olup protokol niteliği itibariyle taraflara özel ve onların hak ve yükümlülüklerini düzenlediği,genel işlem şartı taşıyan ve müzakere edilmeden imzalanan bir sözleşme sözkonusu olmadığı TBK nın 20.maddenin uygulama alanı bulunmadığı, fesihten sonra imzalanan 09.02.2017 tarihli “Mutabakat Protokolü”nde de 1. maddede bayilik yatırım bedeli olarak ödenen 250.000 TL + KDV’nin Ön Protokol hükümlerine uygun şekilde iade edilmeyeceği taraflarca kabul edilmiştir. Davacı taraf Ön Protokol'ün müzakere edilmeden ve baskın konumda olan davalı tarafın zorlaması ile imzalandığını ve iptai gerektiğini ileri sürse de fesihten sonraki uzlaşma aşamasında ve mutabakat protokolünde de aynı hükümleri kabul ettiği gözetildiğinde davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davacı tarafça;

bilirkişi incelemesinden sonra talep artırımı iradi olarak yapılmış olup ıslah edilen değer üzerinden takdir edilen vekalet ücretinde bir hata bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/02/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/151082 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2068 E. 2024/4411 K. · Onandı

Tabela taahhüdüne aykırılığın ön protokolün haklı feshini oluşturması

Gerekçe özeti

Bayilik ön protokolünde markaya ait dış cephe tabelasının binanın belirli bir cephesine asılacağı açıkça taahhüt edilmişse, tabelanın sonradan kaldırılıp başka cepheye asılması protokole aykırılık oluşturur ve karşı tarafın feshini haklı kılar; haklı fesih hâlinde fesheden tarafın zararlarının tazmini istenemez. Feshin haklı olup olmadığı hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bir konu olduğundan bu hususta bilirkişi incelemesi zorunlu değildir. Fesih hâlinde yatırım bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin hüküm, müzakere edilmeden dayatılmış bir genel işlem koşulu niteliği taşımıyorsa TBK 20 kapsamında denetlenemez; özellikle taraflar fesihten sonra imzaladıkları mutabakat protokolünde aynı hükmü yeniden kabul etmişlerse sonradan bu hükmün geçersizliği ileri sürülemez. Bilirkişi raporundan sonra iradi olarak yapılan talep artırımında vekâlet ücreti ıslah edilen değer üzerinden takdir edilir.

Emsal değeri

Feshin haklılığının bilirkişi incelemesi gerektirmeyen hukuki bir değerlendirme olması ve fesihten sonra imzalanan mutabakat protokolünde yeniden kabul edilen hükmün genel işlem koşulu denetiminden çıkması bakımından emsal değer taşır; Yargıtay'ca onanmış olması bağlayıcı ağırlık kazandırır.

Kavramlar: bayilik ön protokolü haklı fesih taahhüde aykırılık genel işlem koşulu mutabakat protokolü ıslah / talep artırımı bilirkişi incelemesinin sınırı hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi basiretli tacir

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/2068 E.  ,  2024/4411 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/666 Esas, 2023/279 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/372 E., 2019/959 K.

Taraflar arasındaki tazminat-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 17.02.2016 tarihinde ön protokol imzalayarak protokolün 2. maddesi çerçevesinde bayii adayı olan müvekkili şirketin bayilik öncesi yerine getirmesi gereken taahhütler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, davalının, Nissan hariç aynı binada ... ve ...markalarınında satış-servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, özellikle müvekkiline ait binaya, Nissan'ın talepleri doğrultusunda bir çok ilave imalat ve inşaat yapıldığını, davalı şirketin 14.11.2016 tarihli ihtarname ile 17.02.2016 tarihli ön protokolü fesh ettiğini, feshi sözleşmenin 3.1 maddesine dayandırdığını, feshin akabinde bayilik anlaşmasını başka bir şirket ile gerçekleştirdiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalının talebi ile yapılan tüm imalatlara ilişkin olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden, davalı tarafından haksız alıkonulan 250.000,00 TL bayilik ödemesinin temerrüt tarihinden itibaren, tahkikat sırasında tespiti mümkün olacak "işe yaramayan ve sökülecek imalat için" fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini, pazarlık imkanı verilmeden imzalanan ön protokolün 3.6 maddesinin yazılmamış sayılmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 17.02.2016 tarihli ön protokole göre "Nissan logolu dış cephe tabelasını binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asacağını" kabul ve taahhüt ettiğini, davacının bu tabelayı ön protokole uygun şekilde asmış iken daha sonra taahhüdüne uymayarak tabelayı kaldırdığını ve yan cepheye astığını, davacının ana yükümlülüğe uymadığı için müvekkilinin de ön protokolü haklı nedenle fesh ettiğini, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön protokolün 3.1 maddesinde: "...Nissan operasyonunu yürüteceği katın üstünde, Nissan logolu dış cephe tabelası dışında başka bir tabela veya görseli, hiçbir şekilde binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asmayacağını...kabul ve taahhüt eder." hükmünün düzenlendiği, davacının başta ön cepheye astığı tabelayı daha sonra kaldırarak yan cepheye astığı, davacı taraf; binanın konumu itibarıyla tabela asılan kısmın .... Koleji tarafı olduğu ve caddeye baktığı, girişte yer aldığı ve davacının başka markalara ait bayiliklerinin de bulunduğu gerçeği karşısında bu yönde bir sınırlandırmanın hayatın olağan akışına uymayacağını ileri sürmüş ise de davacının başka marka otomobil bayiliklerinin olması, basiretli bir tacir olarak imza altına aldığı protokol hükümlerine aykırı hareket etmesine cevaz vermeyeceği, davacının iddiasının protokolde dış cephe tabelasına ilişkin olarak belirlenen şarta uygun olmadığı, tarafların protokol ile dış cephe tabelasının Nissan girişi değil, ön cepheye asılması konusunda vardıkları anlaşmanın davacı tarafça ihlal edildiği, davalının ön protokolü feshinin haklı olduğu, davalının haklı feshinden sonra tarafların 09.02.2017 tarihli "Ön Protokolün Feshine İlişkin Mutabakat Protokolü"nü imzaladıkları, mutabakat protokolü ile bayilik sözleşmesinin imzalanmaması sebebiyle yasal yollara müracaat edilmeyeceğini de kabul ettikleri, alınan teknik bilirkişi raporunun yapılan işler ve bunların bedellerinin belirlenmesine ilişkin bulunduğu, davacı tarafça bu miktar üzerinden dava değerinin arttırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinin diğer bayiliklerinden haberdar olduğu halde bayilik teklifi yaptığını, davalının, müvekkilinin aynı binada....ve .... markalarının da satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılama aşamasında feshin haksız olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafça feshin protokolün 3.1 maddesine dayandırıldığını, Nissan bölümünün girişi ... Koleji tarafı olup bu cephenin de Eskişehir yoluna baktığını, Nissan logoları ve yazılarının istenildiği şekilde binaya monte edildiğini, davalının başka bir şirketle gecikmeksizin anlaşma yapmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bayilik bedeli olarak davalı tarafından alıkonulan bedelin iadesi gerektiğini, sözleşme hükümlerine müdahale imkânına sahip olmadan müvekkilinin ön protokolü imzalamak zorunda kaldığını, mahkemenin hatalı uygulaması nedeniyle davanın ıslahına neden olup bu nedenle davalı taraf lehine haksız olarak fazla vekâlet ücretine karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feshin haklılığının belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular olup bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmediği, Mahkemece teknik bilirkişi raporunun yapılan işler ve bunların bedelinin belirlenmesine ilişkin bulunduğu açıklanarak fesih sebebinin Mahkemece değerlendirildiği, protokolün 3.1 maddesi ve ibraz edilen ihtarname ile fotoğraflar incelendiğinde Nissan logolu dış cephe tabelasının binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asılması gerektiği, Nissan bölümünün girişinin önem arz etmediği, sözleşmede özellikle ön cepheye vurgu yapıldığı, davacının da tabelayı ön cepheye asmışken sonradan kaldırdığı, bu husus protokole aykırı olup fesih haklı nedene dayandığından davacının zararların tazminini talep edemeyeceği, ön protokolün 3.6 maddesinde davalının sözleşmeyi feshi halinde bayilik yatırım bedeli 250.000,00 TL'nin iade edilmeyeceği kararlaştırılmış olup genel işlem şartı taşıyan ve müzakere edilmeden imzalanan bir sözleşme söz konusu olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin uygulama alanı bulunmadığı, fesihten sonra imzalanan 09.02.2017 tarihli “Mutabakat Protokolü”n 1.

maddesinde de bayilik yatırım bedeli olarak ödenen 250.000,00 TL + KDV’nin Ön Protokol hükümlerine uygun şekilde iade edilmeyeceğinin taraflarca kabul edildiği, davacı taraf Ön Protokol'ün müzakere edilmeden ve baskın konumda olan davalı tarafın zorlaması ile imzalandığını ve iptali gerektiğini ileri sürse de fesihten sonraki uzlaşma aşamasında ve mutabakat protokolünde de aynı hükümleri kabul ettiği gözetildiğinde davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenin yerinde görülmediği, davacı tarafça bilirkişi incelemesinden sonra talep artırımı iradi olarak yapılmış olup ıslah edilen değer üzerinden takdir edilen vekalet ücretinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki protokolün feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının talep ettiği tazminat ve alacak kalemlerinin tazmini koşullarının bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümle hükümlerinin haksız şart niteliğinde olup olmadığı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 20 vd. maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.