6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız ihtiyati hacizde maddi/manevi tazminat koşulları ve aktif husumet

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1300 E. 2023/319 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Gerekçe özeti

Haksız çıkan ihtiyati haciz alacaklısı, borçlu ve üçüncü kişilerin uğradığı zarardan kusursuz olarak sorumludur; ancak manevi tazminat için ayrıca alacaklının kötüniyetli veya ağır kusurlu olması gerekir. İhtiyati haciz konusu malın niteliğini araştırmadan, sözleşme konusu olmayan bir mal üzerine haciz talep eden alacaklı, kasıt ispatlanamasa da ağır kusurlu sayılır ve manevi tazminatla sorumlu tutulur. Tazminata konu zarar, ihtiyati hacizle uygun illiyet bağı içinde gerçekten katlanılan ek maliyetlerle sınırlıdır; haczedilen malın normal şartlarda da doğacak giderleri (örn. haciz olmasa da ödenecek olan dönem için işçi ücreti) tazminat kapsamı dışındadır. İhtiyati hacze itiraz sürecinde yapılan vekalet, vekaletname ve tercüme masrafları o davanın/takibin yargılama gideri niteliğinde olup ayrı bir dava konusu yapılamaz; vekil ile müvekkil arasındaki ücret sözleşmesi de yalnızca taraflarını bağlar ve üçüncü kişiden bu sözleşmeye dayanılarak talepte bulunulamaz. Haczedilen malın maliki olmayan, sadece malın sahibi şirketin hissedarı sıfatıyla dava açan gerçek kişinin aktif husumet ehliyeti bulunmaz. Kısmen reddedilen maddi tazminat davalarında, karşı taraf vekili yararına AAÜT'nin ilgili hükmü uyarınca belirlenecek vekalet ücreti, davacı vekili lehine belirlenen ücreti aşamaz.

Ele alınan sorunlar

Şirket hissedarı davacının aktif husumet ehliyeti → kabul

Gerekçe: İhtiyati hacze konu teknenin maliki davacı şirket olup, ihtiyati haciz kararına itiraz eden de davacı şirkettir. Gerçek kişi davacı, teknenin maliki ve ihtiyati hacze ilişkin dosyanın tarafı değildir. Bu nedenle haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada bu davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu davacının ihtiyati haciz nedeniyle tek hissedarı olduğu davacı şirket adına masraf yapmış olması da bu durumu değiştirmez. İlk derece mahkemesinin bu hususu incelemeden davayı kısmen kabul etmesi hatalıdır; gerçek kişi davacı tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kara park (marina) ücretinden sorumluluk ve suya indirme tarihinin tespiti → kabul

Gerekçe: Davacı şirketin kara park hizmet sözleşmesinde hizmet bitiş tarihi 22.04.2018 olduğundan, teknenin bu tarihte suya indirileceğinin kabulü gerekir. Bu tarih ile ihtiyati haczin kaldırıldığı tarih arasında düzenlenen faturalarla ödendiği belirlenen kara park bedelinden, haksız ihtiyati haciz nedeniyle davalının sorumlu tutulması yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kaptan maaşı talebinin kapsamı → kısmi kabul

İddia: Davacılar vekili, ihtiyati haciz süresince kaptanın hizmet veremediğini belirterek iki aylık kaptan maaşının tazminine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teknenin suya indirileceği tarih 22.04.2018 olduğundan, bu tarihten önceki dönemde ihtiyati haciz olmasa da tekne karada olacağından kaptan ücreti ödenecektir; bu nedenle suya indirme tarihi öncesi bir aylık kaptan ücreti talebi yerinde değildir. Suya indirmenin öngörüldüğü tarihten ihtiyati haczin kaldırıldığı tarihe kadar olan bir aylık kaptan ücretine hükmedilmesi ise yerindedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Vekaletname/tercüme masrafları ve vekalet sözleşmesi ücretinin talep edilebilirliği → ret

İddia: Davacılar vekili, vekaletname ve tercüme masraflarının yargı gideri olmayıp ilave masraf olduğunu, vekiline ödediği vekalet ücretinin de kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Vekaletname ve tercüme masrafları ile ihtiyati hacze itiraz masrafları yargı giderlerinden olup, o davanın/takibin ferisi niteliğindedir ve ilgili olduğu dava veya takipte hüküm altına alınacağından ayrı bir davaya konu edilemez. Ayrıca vekalet sözleşmesi, avukat ile vekil eden arasında bağlayıcı olup sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi bu sözleşmeye dayanarak talepte bulunamaz. Bu nedenle davacının kendi vekiline ödediği vekalet ücretinin davalıdan talebi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Manevi tazminat koşullarının (ağır kusur/kötüniyet) varlığı → kabul

İddia: Davacılar vekili, davalının teknenin kendilerine ait olmayabileceğini bilebilecek durumda olduğunu, bu durumun kötüniyet veya ağır kusur teşkil ettiğini ileri sürerek manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Gerekçe: Haksız ihtiyati hacizden dolayı manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin veya ağır kusurunun varlığı gereklidir; alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımındandır. Somut olayda davalı, dayandığı finansal kiralama sözleşmesinin konusu olmayan davacıya ait tekne üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. Davacı bir finansal kiralama şirketi olarak basiretli bir tacir sıfatıyla sözleşme konusu teknenin özelliklerini ve motor numarasını bilebilecek durumdadır; davalı taraf, tarafı olduğu sözleşmeye konu tekne ile davacının teknesinin motor numaralarının uyuşup uyuşmadığını araştırmadan ihtiyati haciz talep etmiş ve sonuçta teknenin sözleşmeye konu tekne olmadığı tespit edilmiştir. Davalının teknenin davacıya ait olduğunu bilerek hareket ettiğine dair delil bulunmasa da, bu araştırma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi davalının ihtiyati hacizde ağır kusurlu olduğu sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle somut olayın özellikleri ve kusurun ağırlık derecesine göre davacı şirket yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmen reddedilen maddi tazminat bakımından davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin hesabı (AAÜT 13/3) → kabul

İddia: Davalı vekili, dava tarihindeki tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken karar tarihindeki tarifeye göre karar verilmesinin ve reddedilen kısım nispetinde vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İlk derece mahkemesi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 13/3 maddesi gereğince, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. İlk derece mahkemesinin bu sınırı gözetmeyerek eksik vekalet ücretine hükmetmesi hatalı olup, reddedilen maddi tazminat istemi bakımından davalı yararına belirlenen üst sınıra göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Karar; haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminat koşulu olan 'ağır kusur'un, alacaklının haciz talebi öncesinde malın kendisine ait olup olmadığını araştırma yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle oluşabileceğini somutlaştırması, ihtiyati hacze itiraz sürecindeki vekalet/masraf kalemlerinin ayrı dava konusu yapılamayacağını netleştirmesi ve şirket ortağının/hissedarının şirkete ait mal üzerindeki ihtiyati hacizden doğan zararlar için aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını vurgulaması yönünden bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Haksız ihtiyati haciz nedeniyle tazminat davasında, hacze konu malın maliki olmayıp sadece malik şirketin hissedarı olan gerçek kişinin aktif husumet ehliyeti bulunmaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız ihtiyati haciz maddi tazminat manevi tazminat aktif husumet ehliyeti ağır kusur kötüniyet illiyet bağı yargılama gideri (feri nitelik) vekalet sözleşmesinin nisbiliği AAÜT 13/3

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 259/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1300

KARAR NO 2023/319

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/06/2020

NUMARASI 2018/297 Esas 2020/108 Karar

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/03/2023

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; davalının ihtiyati haciz talebi üzerine İstanbul 17. ATMinin 2018/17 D.İş sayılı dosyasında 21.03.2018 tarihinde, müvekkili ...'a ait ABD Delaware Eyaletinde kurulu ... Ltd şirketi adına kayıtlı ... adlı teknenin ihtiyaten haczine karar verildiğini, kararın İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icraya konularak 22/3/2018 tarihinde teknenin seferden men edildiğini ve aynı tarihte muhafaza altına alınarak yediemine teslim edildiğini, müvekkilince 28.03.2018 tarihinde itiraz edildiğini, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda teknenin aleyhine ihtiyati haciz talep edene ait olmadığı tespit edilerek 25.05.2018 tarihinde ihtiyati haczin kaldırıldığını ve bu kararın 23.06.2018 tarihinde kesinleştiğini, davalının leasing yoluyla kiraladığı ...

isimli teknenin isminin sonradan ... olarak değiştirildiğini ve davalı yanın kolaylıkla temin edeceği bu bilgiyle talebini doğru bir şekilde yöneltme imkanı varken, ihmali ve kasıtlı davranışları ile müvekkil hakkında asılsız suçlamalarda bulunarak, haksız ihtiyati haciz uygulanmasına sebep olduğunu, teknenin suya indirileceği 22.04.2018 ile fiilen teslim alındığı 26.05.2018 arasında müvekkili tarafından toplam 9.058,96-TL kara park ödemesi yapıldığını, bu dönem içinde aylık 3.500-TL maaşla çalışan tekne kaptanına 7.000-TL maaş ödendiğini, ihtiyati hacze itiraz için 411,22-TL vekaletname ve tercüme masrafı yapıldığını, vekalet sözleşmesi gereği vekiline 11.328-Euro vekalet ücreti ödendiğini, ihtiyati hacze itiraz için mahkeme dosyasına toplam 1.425-TL gider avansı yatırıldığını, haksız ihtiyati haciz nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının ağır biçimde zedelendiğini belirterek, haksı ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan 17.895,18-TL ve 11.328-Euro maddi tazminat ile 100.000-TL manevi tazminatın 26/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; ihtiyati hacze itiraz eden tarafın davacı şirket olduğunu, davacı ...'un değişik iş dosyasının tarafı olmadığını, teknenin malikinin de davacı şirket olduğunu, bu nedenle davacı ...'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ihtiyati haciz bakımından müvekkilinin kusuru bulunmadığı gibi davacının iddia ettiği kalemlerin teknik olarak bir zarar olmadığını, müvekkili ile ... arasındaki sözleşme ile tekne alımı için finansman sağlandığını, ancak sözleşmenin feshine rağmen teknenin iade edilmediğini, bu nedenle alacağın tahsili için ihtiyati haciz talep ettiklerini, teknenin kayıtlı olduğu ... tekne sicilinin beyana göre işlem yaptığını, davacının kara park ödemeleri için yapılan 9.058,96-TL talebine karşın, 22/04/2018 tarihinin neye göre belirlendiğinin belli olmadığını, ihtiyati haciz kararı kaldırılır kaldırılmaz teknenin marinayı terk etmediğini, davacının her durumda marinaya ücret ödeyeceğini, bu nedenle marinaya yapılan ödemeler ile ihtiyati haciz arasında illiyet bağı bulunmadığını, bir kaptanın teknenin aktif olarak seyir halinde olsa da olmasa da istihdam edilmesinin zaruri olduğunu, bu nedenle kaptan ücreti talebinin mümkün olmadığını, vekalet ücreti yargı gideri içerisinde ele alınacak feri bir alacak olduğundan, talebinin mümkün olmadığını, kaldı ki vekalet sözleşmesinin sadece tarafları bağlayacağını, diğer masraflar da olağan masraf niteliğinde olduğundan talep edilemeyeceğini, davacının kişilik haklarının ihlali söz konusu olmadığından manevi tazminat istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 2018/17 D.İş sayılı dosyası ile 21/03/2018 tarihinde, davaya konu tekne üzerinde ihtiyati haciz kararı alındığı ve İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile de sözkonusu kararın icra edildiği, davacının ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine yapılan yargılama neticesi davalının iddiasının aksine teknede bulunan makinenin seri numarası ve adı değiştirilmek suretiyle satılmadığının tespit edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırıldığı ve davalı tarafından bu karara itiraz edilmemek suretiyle kararın kesinleştiği, dolayısıyla haksız ihtiyati haciz için aranan şartın gerçekleştiği, davacı ile ... arasındaki 26.07.2018 tarihli karapark sözleşmesinin 24.10.2017-22.04.2018 tarihleri arasını kapsadığı, bu kapsamda teknenin 22.04.2018 tarihinde suya indirileceğinin kabulü gerektiği, hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, ihtiyati haciz nedeniyle fazladan karapark işgaliye ücretinin toplamının 9.058,96-TL olduğu ve bu ücretin davacı tarafından ödendiğinin tespit edildiği, haksız ihtiyati haciz nedeniyle davalının fazladan karapark ücreti olarak ödenen bu ücretten sorumlu olacağı, davacı tarafından 22/03/2018 tarihinden 26/05/2018 tarihine kadar 2 ay süreyle ayda 3.500-TL net maaş üzerinden 7.000-TL talep edilmiş ise de, teknenin karaparkı esnasında iş gücü kaybının olamayacağı ve bu sebeple davacının zararın olmayacağı değerlendirilerek, teknenin suya indirileceği 22.04.2018 ile 26.05.2018 tarihleri arasında fazladan kaybedilen süre için talep edilebilecek kaptan maaşının 3.500-TL olabileceği ve davalının bu ücretten sorumlu olacağı, davacının maddi tazminat talebine konu olan değişik iş dosyasında kendisini avukat ile temsil ettirmek için ödediği vekâlet ücreti, ihtiyati hacze itiraz için çıkarılan vekaletname ve tercüme masrafları ile ihtiyati haciz itirazı masrafları yargı giderlerinden olup, o davanın ve takibin ferisi niteliğinde olduğundan ve ilgisi bulunduğu asıl dava veya takipte hüküm altına alınacağı, o dava ve takibe ilişkin yargılama giderleri ayrı bir dava konusu yapılamayacağından, ihtiyati hacze itiraz için çıkarılan vekaletname ve tercüme masrafları ile ihtiyati hacze itiraz masrafları ve davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece akdeden tarafları bağlayan ücret sözleşmesi uyarınca ödediği bedelden davalının sorumlu tutulamayacağı,haksız takip ve haciz nedeniyle manevi zarara uğranıldığının kabul edilebilmesi için, alacaklının takipte kötüniyetli olması, ağır kusurlu davranması ve bu nedenle ağır bir zarar meydana gelmesinin gerektiği, somut olayda davacının ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine, teknenin gerçek gövde ve motor numarasının tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, davacının satın aldığı teknenin ihtiyati haciz uygulanan tekne olmadığını bilerek takip ve haciz yapıldığına ilişkin bir delil bulunmadığı, ihtiyati haciz uygulanan teknenin davacının satın aldığı tekne olup olmadığının bilirkişi incelemesi sonucu anlaşıldığı, bu nedenle davalının kötüniyetli olduğu veya ağır kusurunun bulunduğunun söylenemeyeceği gerekçesiyle, davanın 12.558,96-TL maddi tazminat üzerinden kısmen kabulü ile manevi tazminat ile fazlaya dair maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacılar vekili; davalının müvekkiline ait teknenin kendilerinin malik olduğu tekne olmayabileceğini bilebilecek durumda olduğunu, bu durumun kötü niyet veya ağır kusurun varlığı için yeterli olduğunu, bu nedenle manevi tazminat koşulları mevcut olmasına rağmen manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, teknenin yediemine teslim edildiği tarihten müvekkiline teslimine kadarki iki aylık sürede kaptanın müvekkiline hizmet veremediğini, kendisine ücret ödenmesine rağmen edimlerini yerine getiremediğini, bu nedenle iki aylık kaptan maaşı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin vekaletname ve tercüme masraflarının yargı gideri olmayıp ilave masraflar olduğunu, müvekkili tarafından avukatına ödenen vekalet ücretinin de kabul edilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, kaptan maaşı, ihtiyati hacze itiraz için yapılan vekaletname ve tercüme masrafları ve vekalet ücreti ile manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; tekne haczedilmemiş olsa da kaptanın hak edeceği maaşın değişmeyeceğini, bu nedenle kaptan maaşına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haczin bulunduğu döneme ait bir sözleşme bulunmadığını, bu konuda bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dayanağının bulunmadığını, önceki döneme ait sözleşmeye göre günlük ücretin 78,86-TL olduğunu, davacının bu talebinin yerinde olduğu varsayılsa dahi ancak 2.760,10-TL istenebileceğini, ayrıca bu ödemenin ihtiyati haciz nedeniyle yapıldığının ispatlanması gerektiğini, ayrıca hesaplamaya esas alınan 22.04.2018 suya indirme tarihinin somut bir veriye dayanmadığını, ihtiyati hacze itiraz eden tarafın davacı şirket olduğunu, davacı ...'un değişik iş dosyasının tarafı olmadığını, teknenin malikinin de davacı şirket olduğunu,davacı ...'in aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava tarihindeki tarife uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, karar tarihindeki tarifeye göre karar verilmesinin, reddedilen kısım nispetinde vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat talep şartlarının oluşmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İİK'nın 259/1. maddesinde, ihtiyati haciz isteyen alacaklının hacizde haksız çıkması halinde, borçlunun ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Haksız ihtiyati hacizden dolayı alacaklının maddi tazminat ile sorumlu tutulabilmesi için; borçlunun malları için ihtiyati haciz kararı alınmış ve bu kararın yerine getirilmiş olması, ihtiyati haciz koyduran alacaklının haksız çıkması, borçlu veya üçüncü kişinin, malları üzerine ihtiyati haciz konulmasından bir zarara uğramış olması ve zarar ile haksız ihtiyati haciz arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.

İhtiyati haciz haksız ve bundan dolayı da bir maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusuru olmasa dahi zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık haksız ihtiyati haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Dolayısıyla haksız ihtiyati haciz koyduran alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından olup, manevi tazminat yönünden davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olması ve zarar koşullarının birlikte bulunması gerekir. Somut olayda; ihtiyati haciz talebinde bulunan dosya davalısı alacaklı tarafından, karşı taraf borçlular ..., ... AŞ, ... ve ... aleyhine, finansal kiralama sözleşmesine konu teknenin ihtiyaten haczedilmesi talebi üzerine, İstanbul 17.

ATMinin 2018/17 D.İş sayılı ve 21.03.2018 tarihli kararıyla teknenin ihtiyaten haczine karar verildiği, ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında infaz edilerek 22.03.2018 tarihinde icra müdürlüğünce davacı şirket adına kayıtlı teknenin fiilen haczedilip yediemine teslim edildiği, dosya davacısı şirket tarafından 28.03.2018 tarihinde ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda teknenin ihtiyati haciz talep edene ait olmayıp, dosya davacısı şirkete ait olduğu tespit edilerek, 25.05.2018 tarihli karar ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği, teknenin 26.05.2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, sonuç olarak ihtiyati haczin haksız olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.İhtiyati hacze konu teknenin maliki davacı şirket olup, ihtiyati haciz kararına itiraz eden de davacı şirkettir.

Davacı ... teknenin maliki ve ihtiyati hacze ilişkin dosyanın tarafı değildir. Bu nedenle haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin işbu dava bakımından davacı ...'un aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu davacının ihtiyati haciz nedeniyle tek hissedarı olduğu davacı şirket adına masraf yapması da bu durumu değiştirmemektedir. Bu nedenle davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken bu hususun incelenmemesi doğru görülmemiştir.Davacı şirketin ... ile akdettiği 24.10.2017-22.04.2018 tarihlerini kapsayan kara park hizmet sözleşmesinde hizmet bitiş tarihi 22.04.2018 tarihidir.Bu nedenle hizmetin sonlanma tarihi olan 22.04.2018 tarihinde teknenin suya indirileceğinin kabulü gerekir.

... tarafından 22.04.2018 tarihi ile 26.05.2018 tarihleri arasında iki adet fatura olmak üzere toplam 9.058,96-TL fatura düzenlenmiş olup, teknenin ihtiyati haciz nedeniyle suya indirilemediği bu dönem için tahakkuk eden ve davacı tarafça ödenen kara park hizmet bedelinden davalının sorumlu tutulması yerindedir. Davacının daimi olarak çalışan tekne kaptanına aylık 3.500-TL ücret ödediği sabittir. Teknenin suya indirileceği tarih 22.04.2018 olduğundan, ihtiyati haciz kararı olmasa da bu tarih öncesi dönem için tekne karada olmasına rağmen davacı kaptan ücreti ödeyecektir. Bu durumda suya indirme tarihi öncesi bir aylık kaptan ücreti talebi yerinde değildir. Bu nedenle suya indirmenin öngörüldüğü bu tarihten itibaren ihtiyati haczin kaldırıldığı 26.05.2018 tarihine kadar olan dönem için bir aylık kaptan ücretine hükmedilmesi de yerinde bulunmuştur.Davacı tarafça ayrıca ihtiyati hacze itiraz için çıkarılan vekaletname ve tercüme masrafları ile akdedilen vekalet sözleşmesi gereği vekiline ödediği vekalet ücreti de maddi zarar kapsamında talep edilmiştir.

Ancak söz konusu vekalet ve tercüme masrafları yargı giderlerinden olup, o davanın ve takibin ferisi niteliğindedir ve ilgisi bulunduğu dava veya takipte hüküm altına alınacağından, ayrı bir davaya konu edilmesi mümkün değildir. Ayrıca vekalet sözleşmesi, avukat ile vekil eden yönünden bağlayıcı olup, sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişiden bu sözleşmeye dayanılarak istekte bulunulamaz. Bu nedenle davacının vekili ile aralarındaki iç ilişki gereği vekiline ödediği vekalet ücretinin davalıdan talebi mümkün olmadığından bu alacak kalemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Manevi tazminat talep edilebilmesi için, yukarıda açıklandığı üzere ihtiyati haczin haksız olması ve davacının manevi zarara uğraması yanında, ayrıca davalının ihtiyati hacizde kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerekmektedir.

Bu kapsamda somut olayda, davalının talebi üzerine, aslında davalı tarafça dayanılan finansal kiralama sözleşmesinin konusu olmayan davacıya ait tekne üzerine ihtiyati haciz konulmuştur. Davacı bir finansal kiralama şirketi olup, iştigal alanı itibariyle basiretli bir tacir olarak dava dışı üçüncü kişi ile akdettiği finansal kiralama sözleşmesine konu olan teknenin özelliklerini ve motor numarasını, dolayısıyla sözleşme konusu teknenin davacıya ait tekne olup olmadığını bilebilecek durumdadır. En azından bu konuda bir araştırma yaparak tarafı olduğu sözleşmeye konu tekne ile davacının teknesinin motor numaralarının uyuşup uyuşmadığının tespiti mümkün iken davalı tarafça bu konuda bir araştırma yapılmadan davacıya ait tekne üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ve sonuçta teknenin sözleşmeye konu tekne olmadığı tespit edilmiştir.

Bu durumda davalının, teknenin davacıya ait olduğunu bilerek ihtiyati haciz talep ettiği konusunda herhangi bir delil bulunmasa da, davalının ihtiyati hacizde ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle somut olayın özellikleri ile kusurun ağırlık derecesine göre davacı şirket yararına manevi tazminat takdiri gerekirken, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Somut olayın özellikleri ,tarafların ekonomik durumları gözetilerek 10.000-Tl manevi tazminata hükmedilmesinin manevi tatmin sağlayacak kadar miktar olduğu kanaatine varılmıştır. Diğer yandan maddi tazminat istemi bakımından dava değeri 102.780,41-TL olup, mahkemece kabul edilen 12.558,96-TL düşüldüğünde reddedilen kısım 90.221,45-TL olmaktadır.

Ancak mahkemece reddedilen kısım bakımından davalı yararına 2.913,94-TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ilk derece mahkemesi hüküm tarihinde yürürlükte bulunan tarifenin 13/3 maddesi gereğince, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyecektir. Bu nedenle reddedilen maddi tazminat istemi bakımından davalı yararına 3.400-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2.913,94-TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi, davacı şirketin manevi tazminat isteminin kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi ve davalı lehine reddedilen maddi tazminat istemi bakımından eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davacı ...

tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davacı şirket tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, davalı lehine reddedilen maddi tazminat bakımından 3.400-TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/297 Esas-2020/108 Karar sayılı 29/06/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, Davacı ... Ltd tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 9.058,96-TL karapark ücreti 3.500-TL kaptan maaşı olmak üzere toplam 12.558,96 TL maddi tazminatın 26.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Davacı ... Ltd'nin manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 10.000-TL manevi tazminatın 26.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat isteminin reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 1.541-TL harcın, davacı şirket tarafından yatırılan 3.462,99‬-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan ‬‬1.921,99‬-TL harcın talep halinde davacı şirkete iadesine, Davacı şirket tarafından yatırılan 1.576,90-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, Davacı şirket tarafından yapılan 5.100-TL bilirkişi ücreti ve 195-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.295-TL yargılama giderinin, davanın kabulü oranında hesaplanan 589-TL'sinin davalıdan alınarak davacı şirkete verilmesine, bakiye kısmın davacı şirket üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 53,10-TL yargılama giderinin, davanın reddi oranında hesaplanan 47-TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı ...

Ltd lehine maddi tazminat yönünden taktir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... Ltd'ye verilmesine, Davacı ... Ltd lehine manevi tazminat yönünden taktir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ... Ltd'ye verilmesine, Davalı lehine reddolunan maddi tazminat yönünden AAÜT 13/3 gereği taktir olunan 3.400-TL vekalet ücretinin davacı ... Ltd'den alınarak davalıya verilmesine, Davalı lehine reddolunan manevi tazminat yönünden AAÜT 10/2 gereği taktir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacı ... Ltd'den alınarak davalıya verilmesine, Davalı lehine aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddedilen dava yönünden AAÜT 7/2 gereği taktir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacılar ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacılar 54,40-TL, davalı 214,47‬-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Davalı tarafından yapılan 66,40-TL istinaf yargı giderinin, davanın reddi oranında hesaplanan 59-TL'sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/03/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150990 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.