6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter delili: tek tarafın defteri incelenerek hüküm kurulabilir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/303 E. 2022/1260 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taraflardan birinin ticari defterlerinin (örneğin resmi bir incelemede bulunması nedeniyle) sunulamaması halinde, karşı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde davacının dayandığı faturaların kayıtlı olması, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğuna ve fatura içeriği malın teslim edildiğine karine oluşturur; bu karinenin aksini ispat yükü, defterlerini sunamayan tarafa değil, karşı tarafa (defterinde kayıt bulunan tarafa) aittir. Ödeme iddiası ispatlanmadıkça bu karineye dayanılarak hüküm kurulması usule uygundur.

Ele alınan sorunlar

Yalnızca davalının ticari defterleri incelenerek hüküm kurulmasının usule uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, ticari defterlerin delil olabilmesi için taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu olması gerektiğini, davacının defterleri incelenmeksizin yalnızca davalının defterleri üzerinden düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ticari defterlerinin vergi müfettişi incelemesinde olması nedeniyle sadece davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının dayandığı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı lehine 15.100,46-TL alacak kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olması, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunduğuna ve fatura içeriği malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksinin ispatı davalıya aittir. Davacı tarafından düzenlenen ve alacağın dayanağı olarak gösterilen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davalı tarafından başkaca bir ödeme de iddia ve ispat edilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taraflardan birinin ticari defterlerini sunamaması durumunda, diğer tarafın usulüne uygun defterlerindeki kayda dayanarak hüküm kurulabileceğine ve bu kaydın karşı taraf için karine oluşturacağına ilişkin tespiti nedeniyle, benzer ispat sorunlarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili karine ispat yükü cari hesap itirazın iptali icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/303

KARAR NO 2022/1260

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2019

NUMARASI 2018/1406 Esas - 2019/1054 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2022

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin davalı taraftan olan alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı ile müvekkil şirket arasında bulunan uyuşmazlığın konusunu 24/04/2017 tarihli ve 13.075,58-TL bedelli, 02/05/2017 tarihli 3.717-TL bedelli, 02/05/2017 tarihli ve 22.230,20-TL bedelli faturalara istinaden toplam 19.022,78-TL değerindeki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan para alacağının oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkiline göndermiş olduğu 15/08/2017 tarihli e-posta ve 03/08/2017 tarihli mutabakat metni ile alacağın kabul edildiğini, davalının sadece 16/11/2017 tarihinde 3.922,32 TL ödeme yaptığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu iddia ederek;

davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkili tarafından takibe itiraz edilerek durdurulduğunu, davacı şirkete herhangi bir borçlarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının icra takip dosyasında asıl alacağa işlemiş faiz talep ettiğini, söz konusu takibin ilamsız takip olduğunu, asıl alacağa faiz talebinde bulunulabilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, borçlunun temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle talep edilen işlemiş faizin haksız ve dayanaksız olduğunu, cari hesaba ilişkin herhangi bir mutbakatın bulunmadığını savunarak; davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayandıklarından; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davalının defterlerini sunduğu, davacının ise sunamadığı, davalının sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutuldukları ve delil niteliği taşıdıkları, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının davacıya 15.100,46-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, takibe dayanak yapılan cari hesabın davalı defterlerinde aynen yer aldığı, tespit edilen borcun davalı tarafından ödendiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın davanın kabulüne, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 15.100,46-TL üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın %20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ticari defterlerinin delil olabilmesi için birbirleri ile uyumlu olması gerektiğini, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmaksızın tek tarafın ticari defterleri üzerinden düzenlenen bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hukuki niteliği itibari ile cari hesap alacağından kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı, ticari ilişki kapsamında oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmesi için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 15.100,46-TL asıl, 48,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.148,96-TL alacağın tahsili için takip başlatmış olup, davalının süresinde borca itirazı ile hak düşürücü süre içerisinde açılan davada ise 15.100,46-TL asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep etmiştir. Davacı 24/04/2017 tarihli ve 13.075,58-TL, 02/05/2017 tarihli 3.717-TL, 02/05/2017 tarihli 2.230,20-TL olmak üzere toplam 19.022,78-TL bedelli faturalar ile davalı ile aralarında cari hesaba mutabakatına ilişkin e-posta ve davalı tarafından yapılan 3.922,32-TL ödeme dekontu ibraz etmiştir.

Davacının ticari defterlerinin vergi müfettişi incelemesinde olması nedeniyle sadece davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının dayandığı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı lehine15.100,46-TL alacak kaydı bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça, davacının ticari defterlerinin incelenmemesi nedeniyle tek taraflı incelemeye dayalı olarak hüküm tesisinin yerinde olmadığı ileri sürülmüş ise de, faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olması, davacı ile davalı arasında akdi ilişki bulunduğuna, fatura içeriği malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksinin ise davalı tarafından ispat edilmesi gerekmektedir.

Davacı tarafından düzenlenen ve alacağın dayanağı olarak gösterilen faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davalı tarafından başkaca bir ödeme iddia ve ispat edilmemiştir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.031,51-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 258-TL harcın mahsubu ile bakiye 773,51‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 24,5‬0‬-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150863 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.