Fatura konusu malın tesliminin ispatı ve ticari defter kayıtları
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/67 E. 2022/1254 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari satıma dayalı alacak davalarında, davalının mal/hizmet teslimini inkar etmesi halinde teslimin ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve fatura ile davacı defter kayıtları tek başına yeterli değildir; ancak faturaların davalının kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olması ve davalı tarafça BS formlarıyla vergi dairesine beyan edilmiş olması, tarafların defter kayıtlarının alacak-borç tutarı bakımından mutabık olması, teslimin ve borcun varlığının kanıtlandığını gösterir; bu durumda davalının imza incelemesi talebi ve teslimin gerçekleşmediğine dair istinaf nedenleri yerinde görülmez.
Ele alınan sorunlar
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatı → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan mal teslim almadığını, faturaların davacının plasyeri tarafından davalının küçük yaştaki oğlunun bilgisizliğinden yararlanılarak kaşelendiğini, faturalar üzerindeki imzaların davalıya ait olmadığını, bu nedenle imza incelemesi yapılması gerektiğini, ayrıca davacının fatura tarihinden beş yıl sonra icraya başvurmasının ticari teamüllere aykırı olduğunu ve alacağın ispatlanamadığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından ve davalı, faturalar konusu malların teslimini ve borcun varlığını inkar ettiğinden, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu malın davalıya teslim edildiğini ve faturaların bu akdi ilişki nedeniyle düzenlendiğini, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamak zorundadır. Somut olayda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve alacağa dayanak yedi faturadan sadece birinde teslim alan imzası bulunduğu tespit edilmiş olsa da, tüm faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlıdır ve tarafların defter kayıtları alacak-borç tutarı bakımından mutabıktır; ayrıca tüm davacı faturaları davalı tarafça BS formlarıyla vergi dairesine beyan edilmiştir. Bu suretle faturaların ve içeriği malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, davacı faturalarının davalı tarafça benimsenerek kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olması karşısında imza incelemesi yaptırılması gerektiği yönündeki istinaf nedeninin ve davalı kaşesinin davacının plasyeri tarafından kullanıldığı yönündeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fatura konusu malın teslim edildiğinin ispatında, davacının defter kayıtları usulsüz olsa da, faturaların davalının kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olması ve BA-BS formlarıyla vergi dairesine beyan edilmiş olmasının teslimi kanıtlayan yeterli delil oluşturacağı yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari satım↗ cari hesap alacağı↗ ispat külfeti↗ ticari defter kaydının delil niteliği↗ BA-BS formu↗ irsaliyeli fatura↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/67
KARAR NO 2022/1254
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/10/2019
NUMARASI 2018/698 Esas - 2019/813 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2022
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin cari hesap alacağı sebebiyle davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe ve borca yersiz olarak itiraz ettiğini, müvekkili şirketin gıda sektöründe faaliyet göstermekte olup, davalı borçlu ile olan cari hesabı nedeniyle müvekkili şirketin ticari defterlerinde davalıdan 15.080,02-TL alacağının bulunduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı; davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacı şirketin icra takibine konu faturayı 5 sene sonra icraya koyduğunu, davacı Zirve şirketinin plasyeri olan ... isimli kişinin daha önce kendisine ait kaşeyi haksız kullanıp faturalar kestiğini, bunları tespit ettiğinde özür dileyerek işlem yapmadıklarını, kendisinin olmadığı sırada iş yerine bakan 13 yaşındaki oğlunun hulüs ve saffetinden yararlanarak hayali faturaya kaşesini bastığını, ... isimli plasyerin halen Zirve şirketinde çalıştığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında takip dayanağı alacağın kaynağı fatu raların ait olduğu 2013 yılında ticari ilişki bulunduğu, davalının kısmi ödemelerinin bulunduğu, takip dayanağı faturaların mal teslimine ilişkin davalı kaşesini-ismini ve imza içeren, mal sevki sırasında düzenlenen irsaliyeli faturalar olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması nedeniyle sahibi aleyhine delil teşkil edeceği, davacı defterlerindeki tüm faturaların ve tahsilatların davalı ticari defterlerinde de aynen kayıtlı olduğu, hatta davalının ticari ilişki çerçevesinde başka faturalar için ödemelerinin bulunduğu, tüm faturaların davacı tarafından BS formu ile mal satışı, davalı tarafından BA formuyla vergi dairesine mal alışı olarak ilgili dönemlerinde bildirildiği, borcun kaynağı 12.10.2013 tarihli faturanın kaydının ön sayfada bulunmakla usule uygun kaydedilmiş ve bu kaydın sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, diğer 3 fatura arka sayfaya kaydedilmiş olsa da, tüm faturaların isim-imza içeren irsaliyeli fatura olduğu ve davalının ticari defter ve kayıtlarında aynen yer aldığı, faturalarla ilgili bir itirazda da bulunulmadığı, davalının geçen 5 yıllık süreçte borçlu olmadığına dair herhangi bir girişimde bulunduğunu da ileri sürmediği, tüm irsaliyeli fatura kayıtları, ödeme ve BA-BS formları birbirini tutar mahiyette olmakla, bu durumun TTK 222'ye göre davacının defterindeki kayıtları lehine delil haline getirdiği, davacının mal ve fatura teslimini bu suretle kanıtladığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; müvekkilinin davacıdan mal teslim almadığını, mal teslimi yapılmadan davacının plasyerinin bu faturaları kesip davalının oğlunun yaşının küçüklüğünden yararlanarak faturaları kaşelediğini, faturalar ve diğer evraklar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle imza incelemesi yapılması gerektiğini, dava konusu faturaların davacının noter tasdiki olmayan defterinin arka kısmına işlendiğini, kanunen geçerli olmayan faturalarla alacak talep edildiğini, davacının fatura tarihinden beş yıl sonra icraya başvurmasının ticari teamüllere aykırı olduğunu, alacağın ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma dayalı cari hesap alacağının tahsiline yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı taraf, faturalar konusu malların teslimini ve dolayısıyla borcun varlığını inkar etmektedir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini, faturaların da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, cari hesap alacağına dayanak yedi adet davacı faturasından sadece 30.12.2013 tarihli faturada teslim alan imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Ancak tüm faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup, tarafların ticari defter kayıtları alacak-borç tutarı bakımından mutabıktır. Yine tüm davacı faturaları davalı tarafça BS formlarıyla vergi dairesine beyan edilmiştir. Bu suretle faturaların ve içeriği malların davalıya teslimi kanıtlanmıştır. Davacı faturalarının davalı tarafça benimsenerek kendi ticari defterlerine kaydedilmiş olması karşısında, davalı vekilinin irsaliyeli faturalara yönelik imza incelemesi yaptırılması gerektiği, davalı kaşesinin davacının plasyeri tarafından kullanıldığı yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, icra takibine konu tüm faturaların davalıya tebliğ edildiğinin ve içeriği malların da teslim alınmış sayılması gerektiğinden eksik incelemeye yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.030,11-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 258-TL harcın mahsubu ile bakiye 772,11-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150860 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi