6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sahte imzayla alınan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/373 E. 2022/1671 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TespitdiğerKesinlik belirsiz

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ortaklar kurulu toplantısında hazır bulunmayan ve toplantı tarihinde ortak sıfatını taşıyan kişinin gıyabında, adına sahte imza atılarak alınan bir karar, çağrı usulüne uyulmadan yapılan toplantılarda tüm ortakların hazır bulunması şartının ihlali nedeniyle yok hükmündedir. Ceza mahkemesinin bu husustaki kesinleşmiş mahkumiyet kararı ve tespit ettiği maddi olgular, TBK 74 uyarınca hukuk hakimini bağlar. Yokluk hükmündeki karar; sonradan alınan başka bir kararla, hukuki yararı bulunan kişi tarafından süreye bağlı olmadan ileri sürülebilme özelliğiyle, ilgilinin kararın alındığı tarihte ortak olmamış olmasıyla ve o kararın etkilerine dayanan sonraki işlemlerle geçerlilik kazanmaz.

Ele alınan sorunlar

Dava dilekçesinde talep edilmeyen hususta karar verildiği iddiası → ret

İddia: Davalı taraf, asıl davada dava dilekçesinde ortaklar kurulu kararlarının iptaline/yok hükmünde olduğunun tespitine yönelik bir talepte bulunulmadığını, mahkemece dava konusu olmayan bir hususta karar verildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dilekçesinde davanın konusu gösterilirken hem 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı hem de 10/07/2012 tarihli 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararının açıkça yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilmiş olup, davacı tarafın bu yöndeki iradesi dilekçede açıkça yansıtılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

21/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararının sahte imza nedeniyle yok hükmünde olup olmadığı → ret

İddia: Davalı taraf, murise vekaletname ile her türlü yetkinin verildiğini, sahtecilik yapılmasına ihtiyaç bulunmadığını, davalı ...'nun hisse devri nedeniyle zaten müdür seçilmek için yeterli oy çoğunluğuna sahip olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ilgili dosyasında, o tarihte şirket ortağı olan bir kişinin, 21/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararını yine o tarihte ortak olan muris yerine imzaladığı ve bu suretle atılı suçun işlendiği sabit görülerek mahkumiyet kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir. TBK 74. madde hükmü gereği hukuk hakimi, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgular ile bağlı olduğundan, 21/03/2011 tarihli kararın müteveffa ortağın sahte imzası ile oluşturulduğu sabit hale gelmiştir. Kararın alındığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 538/3 maddesi uyarınca çağrı usulüne uyulmadan toplantı yapılabilmesi, bütün ortakların hazır bulunması şartına bağlıdır. Somut olayda toplantının yapıldığı tarihte ortak olan murisin gıyabında alınan karar, muris adına atılan sahte imza ile gerçekleştirildiğinden karar yok hükmündedir. Davalının karar tarihinde henüz pay defterine işlenmemiş olsa da daha önceki hisse devri sonucunda çoğunluk pay sahibi olduğu yönündeki iddiası, kararın yok hükmünde olması sonucunu değiştirmez; çoğunluk hisse sahibi olduğu kabul edilse dahi sonuç aynıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Sonradan 15/08/2011 tarihinde alınan kararla yoklukla malul kararın geçerli hale gelip gelmediği → ret

İddia: Davalı taraf, 15/08/2011 tarihinde ortaklar kurulunun aldığı kararla ilgili davalının yeniden şirket müdürü olarak seçildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Şirkete yeni müdür atanıncaya kadar yoklukla malul bulunan karara istinaden işlem yapılması mümkün bulunduğundan, sonradan aynı ortağın şirkete müdür seçilmesi, yoklukla malul olan kararı geçerli hale getirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacıların kararın alındığı tarihte ortak olmamalarının yokluk tespiti istemine engel olup olmadığı → ret

İddia: Davalı taraf, davacıların 20/07/2012 tarihine kadar şirket ortağı olmadıklarını, bu nedenle bu tarihten önceki şirket işlemlerine itiraz haklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kurul kararının yok hükmünde olması, hukuki yararı bulunan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmadan ileri sürülebilir. Davacılar, muris ...'nun vefatı ile şirkette miras hisselerine binaen ortak sıfatı kazanmışlardır. Şirketteki ortaklık sıfatlarını kararın alındığı tarihten sonra kazanmaları, kararın yoklukla malul olduğunun tespitini istemeye engel değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

21/03/2011 tarihli karara ilişkin derdestlik itirazı → ret

İddia: Davalı taraf, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/444 ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/853 Esas sayılı dosyaları nedeniyle derdestlik itirazında bulunmuştur.

Gerekçe: Davalılar vekili tarafından bildirilen dava dosyalarında 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ilgili talep bulunmadığından, asıl ve birleşen dava yönünden derdestlik teşkil etmemektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Diğer davalıların (şirket ve ...) istinaf başvuru hakkının bulunup bulunmadığı → ret

Gerekçe: 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin hükme yönelik diğer davalıların istinaf başvuru hakları bulunmadığından, bu davalılar yönünden istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, sahte imzayla ve ortakların hazır bulunması şartı ihlal edilerek alınan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğu ile bu yokluğun süreye bağlı olmaksızın, hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve ortaklık sıfatının sonradan kazanılmasına rağmen ileri sürülebileceği yönündeki tespiti, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca ceza mahkemesi mahkumiyet kararının TBK 74 kapsamında hukuk hakimini bağlaması yönündeki değerlendirme de emsal değer taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti, hukuki yararı bulunan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmadan ileri sürülebilir; talep sahibinin kararın alındığı tarihte ortak olması dava şartı değildir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yok hükmünde olma genel kurul/ortaklar kurulu kararının butlanı/yokluğu sahte imza TBK 74 - ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlaması çağrı usulüne uyulmadan yapılan toplantı derdestlik hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 74 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6762 Sayılı TTK 538/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/373

KARAR NO 2022/1671

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 07/03/2019

NUMARASI 2015/1081 Esas 2019/299 Karar

BİRLEŞEN DAVA

Genel Kurul Kararının İptali İstemli

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/11/2022

Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin murisi ... ile davalı ...'nun ... Limited Şirketinin hissedarları olduğunu, murisin 20/07/2012 tarihinde 83 yaşında vefatından önce müvekkili ...'nun babasına vasi olarak tayin edildiğini, davalı ...'nun 10 yıl süreyle ...'nin müdürlüğüne seçilmesi ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına ilişkin alınan 21/03/2011 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan muris ...'nun ismi altında bulunan imzanın müteveffaya ait olmadığını, bu imzanın oğlu ... tarafından atılan taklit bir imza olduğunu, müvekkili tarafından kardeşleri ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu üzerine Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/347 Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, davalı ...'nun bu ortaklar kurulu kararı ile kendisine verilen yetkileri kullanarak birçok usulsüz hukuki işleme imza atarak ölenin ...

Sanayi ve Tic. Ltd. Şti unvanlı şirketteki 10.000-TL tutarındaki hissesini 29/06/2010 tarihinde ...'nun eşi olan ...'na devrini sağladığını, daha sonra şirketin unvanının ... İnşaat Nakliyat ve Tic. Ltd. Şirketi olarak değiştirildiğini ve ...nin işlettiği ... Benzin istasyonuna taşıdıklarını, davalı ...'nun sahip olduğu münferit imza yetkisini kullanarak ... ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında ... benzin istasyonu arazisinin kullanımı konusunda 30/07/2012 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin devir bedeli 15.000.000-TL ve günlük cirosu 150.000-TL dolaylarında olan petrol istasyonunun gelirinden yoksun bırakıldığını, ... ile ... arasında yapılan Bakırköy ...Noterliği'nin 06/04/2012 tarih ve ...

yevmiye numaralı hisse devri sözleşmesine istinaden ... Ortaklar Kurulu tarafından alınan 06/04/2012 tarih ... numaralı hisse devrinin onaylanmasına konu ortaklar kurulu tarafından alınan 06/04/2012 tarih ve 2012/02 sayılı kararın imza bölümünün yine aynı gün alınan 2012/01 tarihli karardan kesilerek yapıştırıldığını, bu sahte işlemle ilgili olarak yaptıkları şikayet üzerine başlatılan soruşturmanın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/82869 numarası ile devam ettiğini ileri sürerek davalı ... nezdinde alınan 21/03/2011 tarih 2011/01 karar sayılı ve 06/04/2012 tarih 2012/02 karar sayılı ortaklar kurulu kararlarının kurucu unsurlarının eksik olması nedeniyle iptaline ve müvekkilinin miras hakkı olan ...

Ltd. Şirketi'nin iştirakinde bulunan ... Benzin İstasyonunun işletme hakkının davalı ... tarafından yapılan hileler nedeniyle terekede bulunmayışı sebebiyle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere uğranılan zararlar nedeniyle şimdilik 10.000- TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; Özel belgede sahtecilik yapılmak suretiyle, haksız ve hukuka aykırı olarak alınan ve yok hükmünde olan 31.03.2011 tarih ve ... Sayı ile ilan edilen 21.03.2011 tarih ... no.lu karara ilişkin ortaklar kurulu kararı batıl olduğunun tespitini, ... ... Ltd. Şti'nin organlarından yoksun kalması sebebiyle, yeni yönetim kurulu oluşuncaya kadar tedbiren şirkete yönetici kayyum atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş etmiştir.

CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili; huzurdaki davanın şirket denetçileri tarafından açılması veya yönetici olmayan ortakların bu konuda karar almaları gerektiğini, dosyada diğer ortakların bu davanın açılması konusunda verdikleri herhangi bir ortaklık kararı bulunmadığını, davacının her türlü talebinin zamanaşımına uğradığını, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/444 ve Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/853 Esas sayılı dosyasılarının devam ettiğini, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/475 Esas sayılı dosyasında verilen kararın ise kesinleştiğini, davanın derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca davacının 20/07/2012 tarihine kadar ... Petrol Ltd.

Şirketinin ortağı olmadığını, bu sebeple bu tarihten önceki dönemlerde meydana gelen şirket işlemlerine karşı itiraz ve şikayet hakkının bulunmadığını, kaldı ki muris ...'nun Adli Tıp Kurumu raporu ile akıl sağlığına sahip olduğunun anlaşıldığını, esasa ilişkin olarak ise ... Petrol Ltd. Şti'nin müdür seçimine ilişkin alınan ortaklar kurulu kararının 21/03/2011 tarihinde alındığını, 15/08/2011 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararıyla müvekkili ...'nun şirket müdürü seçimine ilişkin ortaklar kurulu kararının bir kez daha onaylandığını, murisin .. Sanayi ve Tic. Ltd. Şirketindeki hissesini ...'na devrine ilişkin davanın Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacının ise bu davada fer'i müdahil olduğunu, benzin istasyonunun kira sözleşmesinin bitmesi nedeniyle yeni kira sözleşmesinin ...

Ltd. Şirketi isimli firmaya yapılması nedeniyle ... tarafından Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/444 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, murisin 2010 yılında bir kısım hissesini ...'na satışının 06/04/2012 tarih 2012/2 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının iptali için Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2012/475 Esas nosu ile görülen dosyada davanın reddine karar verildiğini, ... Bankası Küçükçekmece Şubesinden vekalet yoluyla çekilen paralar ile ilgili davanın ise Bakırköy 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/559 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu, davacının tazminat talepleri ile ilgili davanın Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 Esas sayılı dosyası ile devam ettiği gibi ancak şirket namına ve şirkete ödenmesi için tazminat talep edilebileceğini belirterek öncelikle davanın husumet ve zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, muris adına atılan imzanın murisin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle her iki davaya konu davalı ...'nun 10 yıl süreyle ...nin müdürlüğüne seçilmesi ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına ilişkin 21/03/2011 tarih ve 2011/01 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının yoklukla malul olduğu, davalı ... ile ...'nun davalı şirkette bulunan hissesini dava dışı ...'na hisse devir sözleşmesi ile sahip olduğu 735.000-TL'lik hissenin 405.000-TL'lik kısmını devrettiği, asıl davaya konu diğer 06/04/2012 tarih ve 2012/02 sayılı Ortaklar Kurulu kararının ise bu devrin onaylanmasına ilişkin olduğu, bu kararın imza bölümünün yine 06/04/2012 tarih 2012/1 numaralı kararın imza bölümünden kesilerek yapıştırıldığı iddia edilmiş ise de Küçükçekmece 22.

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/551 esas sayılı dosyasında kararın aslının imza incelemesi için davalı tarafından sunulmaması nedeniyle davalının delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği, söz konusu hisse devrinin onaylanması kararıyla ilgili davacılar tarafından daha önce 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/475 Esas sayılı dosyasıyla açtıkları davanın reddine karar verildiği, 06/04/2012 tarih ve 2012/02 sayılı Ortaklar Kurulu kararının sahteliğinin ispatlanmasının mümkün olmadığı, sahte oluşturulduğu kabul edilse dahi kararın dayanağı noter hisse devir anlaşmasındaki imza murise ait olup yaşı itibariyle devir sözleşmesi tarihi itibariyle murisin fiil ehliyetini haiz olduğu, öte yandan şirket ortağı olan kişinin diğer ortağa hisse devrinde ortaklık hakkının devrinin hisse satın alma tarihinde gerçekleşeceği, bu durumda alınacak ortaklar kurulu kararının açıklayıcı nitelikte olacağı, murisin sağlığında gerçekleşen satım ilişkisi ve sonrasında alınan ortaklar kurulu kararının muris tarafından talep edilmemiş olması nedeniyle yoklukla maluliyet talep edilmesinde hukuki bir fayda olmadığı, davacı ...'nun 21/03/2011 tarih ve 2011/01 sayılı Ortaklar Kurulu Kararı için aynı sebeple sonradan dava açtığı için birleşen dava yönünden ise asıl dava nedeniyle derdestlik söz konusu olduğu, yine asıl dosyada yönetici sorumluluğu yönünden zarar göreninin ortak değil, şirket olduğundan davacının tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı şirket ...

Petrol Ltd'nin 21/03/2011 tarih ve 2011/01 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, 06/04/2012 tarih ve 2012/02 sayılı Ortaklar Kurulu Kararları yönünden davanın reddine, davalı ...'na açılan davanın reddine, davalı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, birleşen Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/806 Esas sayılı dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulu ile davacı ... yönünden davanın kabulü ile davalı şirket ... Petrol Ltd'nin 21/03/2011 tarih ve 2011/01 sayılı Ortaklar Kurulu Kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, birleşen davacı ... yönünden davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAFSEBEPLERİ

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; davacıların asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde herhangi bir genel kurul kararının iptaline yönelik talepleri bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/444 ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/853 sayılı dosyaları nedeniyle derdestlik itirazlarının olduğunu, davacıların 20/07/2012 tarihine kadar şirket ortağı olmadıklarını, bu nedenle bu tarihe kadar meydana gelen şirket işlemlerine karşı itiraz haklarının bulunmadığını, kaldı ki 15/08/2011 tarihinde ortaklar kurulunun aldığı kararla müvekkili ...'nun yeniden şirket müdürü olarak seçildiğini, 21/03/2011 tarihli karara yönelik açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, müvekkiline muris tarafından vekaletname ile her türlü yetkinin verildiğini, sahtecilik yapılmasına ihtiyacının bulunmadığını, muris tarafından hisselerin 29/06/2010 tarihinde müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin müdür seçilmek için zaten yeterli oy çoğunluğuna sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava, davalı şirketin 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile 10/07/2012 tarihli 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve benzin istasyonu işletme hakkının kullanılamaması nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. Birleşen dava ise davalı şirketin 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti yönünden kabulüne, diğer talepler yönünden reddine; birleşen davanın davacı ... yönünden derdestlik nedeniyle reddine, davacı ... yönünden kabulü ile 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

Karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça, asıl davada davacı tarafından dava dilekçesinde ortaklar kurulu kararlarının iptaline yönelik bir talepte bulunulmadığı, mahkemece dava konusu olmayan bir hususta karar verildiği ileri sürülmekte ise de dava dilekçesinde davanın konusu gösterilirken hem 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı hem de 10/07/2012 tarihli 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararının açıkça yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilmiş olup, asıl davada davacı tarafından bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine yönelik iradeleri dilekçede açıkça yansıtıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Davalı şirketin 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararıyla davalı ...'nun 10 yıl süreyle ...nin müdürlüğüne seçilmesi ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınması kararlaştırılmıştır. Asıl ve birleşen davada davacılar murisleri olan şirket ortağı ...'nun toplantıya katılmadığı halde adına atılan sahte imza ile 21/03/2011 tarihli kararın alındığını ileri sürerek kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürmektedirler. Bu hususta Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesi 2015/347-2017/46 sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılamada o tarihte şirket ortağı olan ...'nun, 21/03/2011 tarih, 2011/01 sayılı ortaklar kurulu toplantısı kararını yine o tarihte şirket ortağı olan muris ...

yerine imzaladığı, bu kararla ortaklardan ...'nun şirketi tek imza ile temsile yetkili müdür atandığı, dava dışı ... ile ...'nun atılı suçu işlediği hususları sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiş, bahsi geçen karar ... yönünden istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşmiştir. TBK'nun 74.madde hükmü gereği; hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, mahkumiyet kararı ve tespit edilen maddi olgular ile bağlı olup 21/03/2011 tarih, 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının müteveffa ortağın sahte imzası ile oluşturulduğu sabit hale gelmiştir. Yoklukla malul olduğunun tespiti istenilen kararın aldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK'nun 538/3 maddesinde ortaklar kurulu toplantısı için çağrı usulü öngörülmüş olup aynı hükmün son fıkrasında çağrı merasimine uyulmaksızın toplantı yapılabileceği düzenlenmiştir.

Ancak aynı hükümde çağrı usulüne uyulmadan toplantı yapılabilmesi bütün ortakların hazır bulunması şartına bağlanmıştır. Somut olayda toplantının yapıldığı tarihte şirket ortağı olan muris ...'nun gıyabında alınan karar, muris adına atılan sahte imza ile gerçekleştirilmiştir. Bu yönüyle karar yok hükmündedir. Davalı ... karar tarihinde henüz pay defterine işlenmese de daha önce yapılan hisse devri sonucunda çoğunluk pay sahibi olduğunu ileri sürmektedir. Ancak bahsi geçen karar yok hükmünde olduğundan, davalı ...'nun çoğunluk hisse sahibi olduğunun kabul edilmesi halinde de sonuç değişmemektedir.Diğer taraftan davalı tarafça sonradan 15/08/2011 tarihinde alınan kararla davalı ...'nun şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür atandığı ileri sürülmekte ise de şirkete yeni müdür atanıncaya kadar yoklukla malul bulunan karara istinaden işlem yapılması mümkün bulunduğundan, sonradan aynı ortağın şirkete müdür seçilmesi yoklukla malul olan kararı geçerli hale getirmeyecektir.

Genel kurul kararının yok hükmünde olması, hukuki yararı bulunan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmadan ileri sürülebilir. Davacılar, muris ...'nun vefatı ile şirkette miras hisselerine binaen ortak sıfatı kazanmışlardır. Şirketteki ortaklık sıfatlarını kararın alındığı tarihten sonra kazanmaları, kararın yoklukla malul olduğunun tespitini istemeye engel değildir. Davalılar vekili tarafından bildirilen dava dosyalarında 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ilgili talep bulunmadığından asıl ve birleşen dava yönünden derdestlik teşkil etmemektedir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Sonuç olarak; mahkemece 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı yönünden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; 21/03/2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin hükme yönelik diğer davalıların istinaf başvuru hakları bulunmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davalılar ... Ltd. Şti. ve ... yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalı ... Petrol Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davada davalılar ... Petrol Enerji ...Ltd. Şti. ve ...'nun istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, Asıl dava yönünden; alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın asıl ve birleşen davada davalı ... Petrol Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava yönünden; alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30-TL harcın asıl ve birleşen davada davalı ... Petrol Ltd.

Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl ve birleşen davada davalı ... Petrol Ltd. Şti. tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, davacılar tarafından yapılan 108,30-TL posta masrafının asıl ve birleşen davada davalı ... Petrol Ltd. Şti.'den alınarak davacılara verilmesine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150781 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/338 E. 2024/2250 K. · Onandı

Sahte imzayla alınan ortaklar kurulu kararı yok hükmündedir

Gerekçe özeti

Ortağın imzasının sahte olarak atılması suretiyle alınan ortaklar kurulu kararı yok hükmündedir; imza sahteliğinin ceza yargılamasında kesinleşmiş mahkumiyetle sabit olması bu sonucu doğurur ve karar alanın çoğunluk pay sahibi olduğu savunması sonucu değiştirmez. Yoklukla malul karara dayanılarak yeni müdür atanıncaya kadar işlem yapılabildiğinden, sonradan aynı ortağın müdür seçilmesi yok hükmündeki kararı geçerli hâle getirmez. Genel kurul/ortaklar kurulu kararının yokluğu, hukuki yararı bulunan herkes tarafından süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir; ortaklık sıfatının karar tarihinden sonra (miras yoluyla) kazanılmış olması dava hakkını ortadan kaldırmaz. Başka dosyalarda aynı karara ilişkin talep yoksa derdestlik doğmaz. Hükmün kendileri hakkında kurulmadığı davalıların istinaf başvuru hakkı bulunmadığından başvuruları usulden reddedilir.

Emsal değeri

Sahte imzayla alınan ortaklar kurulu kararının yokluğu, yokluğun süreye bağlı olmaksızın ve sonradan ortaklık sıfatı kazananlarca da ileri sürülebilmesi ve sonraki müdür seçiminin yoklukla malul kararı geçerli kılmaması bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: ortaklar kurulu kararının yokluğu imza sahteliği ceza mahkemesi kararının hukuk davasına etkisi yoklukla malul karar pay defterine kayıt derdestlik hukuki yarar istinaf başvuru hakkı dolaylı zarar taleple bağlılık

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/338 E.  ,  2024/2250 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/373 Esas, 2022/1671 Karar

ASIL DAVADA DAVACI ... vekili Avukat ...

DAVALILAR 1....

2. ... Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.

3. ... vekilleri Avukat ...

BİRLEŞEN DAVADA

DAVACILAR 1....

2.... vekilleri Avukat ...

ASLİ MÜDAHİL ... vekili Avukat ...

HÜKÜM

Esastan ret, usulden ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2015/1081 E., 2019/299 K.

BİRLEŞEN DAVA

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/806 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki limited şirket ortaklar kurul kararlarının yokluğunun tespit, tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davada davalı ... Karamahmutoğlu Petrol Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davada davalılar ... Petrol Enerji ...Ltd. Şti. ve ...'nun istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.03.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı birleşen davada davacı vekili Avukat Lale Şimşek dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi Ömer Lütfi Karamahmutoğlu'nun ölümünden önce davalı ... ile birlikte davalı ... Lütfi Karamahmutoğlu Petrol Limited Şirketinin hissedarları olduğunu, murisin 20.07.2012 tarihinde vefatından önce müvekkili ...'nun babasına vasi olarak tayin edildiğini, davalı ...'nun 10 yıl süreyle ...'nin müdürlüğüne seçilmesi ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına ilişkin alınan 21.03.2011 tarihli ortaklar kurulu kararında yer alan muris Ömer Lütfi Karamahmutoğlu adına atfen atılı bulunan imzanın sahte olduğunu, yokluğunun tespiti gerektiğini, söz konusu imzanın oğlu ...'na ait olduğunu, bu konuda savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, davalı ...'nun bu ortaklar kurulu kararı ile kendisine verilen yetkileri kullanarak birçok usulsüz işlem yaptığını, murisin Karamahmutoğlu Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve Tic.

Ltd. Şti.'ndeki hisselerinin bir kısmını Hakan'ın eşi Şöhret Karamahmutoğlu'na devrini sağladığını, daha sonra bu şirketin unvanının ... Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat ve Tic. Ltd. Şirketi olarak değiştirdiğini, adresini de ... Petrol Limited Şirketinin işlettiği Shell Benzin istasyonuna taşıdığını, ...'ndeki imza yetkisini kötüye kullanarak bu şirket ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasındaki kira sözleşmesinin ... Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat ve Tic. Ltd. Şirketi'ne devrini sağladığını, müvekkilinin devir bedeli 15.000.000,00 TL ve günlük cirosu 150.000,00 TL olan petrol istasyonunun gelirinden yoksun bırakıldığını, şirket 3 ortaklı iken 06.04.2012 tarihli noter hisse devir sözleşmesine istinaden 06.04.2012 tarih 2012/1 sayılı ortaklar kurul kararı ile dava dışı ...'nun 7.500,00 TL'lik hissenin tamamının ...'na devredildiğini, bu işlemden sonra hisse durumu müvekkillerinin murisi 735.000,00 TL, Hakan 15.000,00 TL şekline iken 06.04.2012 tarih 2012/2 sayılı ortaklar kurul kararı ile murisin 405.000,00 TL'lik hissesinin ...'na devrediliğini, söz konusu ortaklar kurul kararındaki imzanın da murise ait olmadığını

06.04.2012 tarih ve 2012/02 sayılı kararın da yok hükmünde olduğunu, anılan kararın altındaki muris imzasının da 06.04.2012 tarih 2012/1 numaralı karardan kesilerek yapıştırıldığını ileri sürerek davalı ... nezdinde alınan 21.03.2011 tarih 2011/01 sayılı ve 06.04.2012 tarih 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararlarının kurucu unsurlarının eksik olması nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine ve müvekkilinin miras hakkı olan ... Petrol Ltd. Şirketi'nin iştirakinde bulunan Shell Benzin İstasyonunun işletme hakkının davalı ... tarafından yapılan hile işlemler nedeniyle terekede bulunmayışı sebebiyle fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere uğranılan zararlar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davada ileri sürülen sebepleri tekrarlayarak 21.03.2011 tarihli 2011/01 no.lu ortaklar kurulu kararının batıl olduğunun tespitini, ... Petrol Ltd. Şti.'nin organlarından yoksun kalması sebebiyle yeni yönetim kurulu oluşuncaya kadar tedbiren şirkete yönetici kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 E. ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 E. sayılı dosyaların nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/475 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm oluşturduğunu, davacıların murisinin ölüm tarihi olan 20.07.2012 tarihine kadar ... Petrol Ltd. Şirketinin ortağı olmadıklarını, bu tarihten önceki dönemlerde meydana gelen şirket işlemlerine karşı itiraz ve şikayet hakları bulunmadığını, ... Petrol Ltd. Şti.'nin müdür seçimine ilişkin ortaklar kurulu kararının 21.03.2011 tarihinde alındığını, 15.08.2011 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararıyla müvekkili ...'nun şirket müdürü seçimine ilişkin ortaklar kurulu kararının bir kez daha onaylandığını, murisin Karamahmutoğlu Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat Sanayi ve Tic.

Ltd. Şirketindeki hissesini Şöhret Karamahmutoğlu'na devrine ilişkin davanın Bakırköy 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/31 E. sayılı dosyası ile devam ettiğini, benzin istasyonunun kira sözleşmesinin bitmesi nedeniyle yeni kira sözleşmesinin ... Petrol Enerji Ltd. Şirketi isimli firmaya yapılması nedeniyle ... tarafından Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 E. sayılı dosyasında tazminat davası açıldığını, murisin 2010 yılında bir kısım hissesini ...'na devrine dair 06.04.2012 tarih 2012/2 sayılı ortaklar kurulu kararının iptali için Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinde 2012/475 E. sayı ile görülen dosyada davanın reddine karar verildiğini, asıl davada talep edilen tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilebileceğini savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nun 10 yıl süreyle ... Petrol Limited Şirketinin müdürlüğüne seçilmesi ve şirketi münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasına ilişkin 21.03.2011 tarih ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararındaki imzanın muris tarafından değil ... tarafından atıldığının anlaşılması nedeniyle yoklukla malul olduğu kanaatine varıldığı,06.04.2012 tarih 2012/02 no.lu karar bakımından yapılan incelemede muris ...'nun davalı ... Karamahmutoğlu Petrol Ltd. Şti.'nde bulunan 735.000,00 TL'lik hissenin 405.000,00 TL'lik kısmını 29.06.2010 tarihli noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile ...'na devrettiği, bu devrin onaylanmasına ilişkin dava konusu 06.04.2012 tarih ve 2012/2 no.lu ortaklar kurul kararındaki imza bölümünün yine 06.04.2012 tarih ve 2012/1 numaralı kararın imza bölümünden kesilerek yapıştırıldığı iddia edilmiş ise de Küçükçekmece 22.

Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/551 E. sayılı dosyasında kararın aslının imza incelemesi için davalı tarafından sunulmaması nedeniyle davalının delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği, söz konusu hisse devrinin onaylanması kararıyla ilgili davacılar tarafından daha önce 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/475 E. sayılı dosyasıyla açtıkları davanın reddine karar verildiği, 06.04.2012 tarih ve 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararının sahteliğinin ispatlanmasının mümkün olmadığı, sahte oluşturulduğu kabul edilse dahi kararın dayanağı noter hisse devir anlaşmasındaki imza murise ait olup yaşı itibarıyla devir sözleşmesi tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olduğu, bir şirket ortağının diğer ortağa hisse devrinde ortaklık hakkının devrinin hisse satın alma tarihinde gerçekleşeceği, alınacak ortaklar kurulu kararının açıklayıcı nitelikte olacağı, murisin sağlığında gerçekleşen hisse devri ve sonrasında alınan ortaklar kurulu kararının muris tarafından yokluğunun talep edilmemiş olması nedeniyle ölümünden sonra yoklukla malul olduğunun talep edilmesinde hukuki yarar olmadığı, davacı ...'nun 21.03.2011 tarih ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı için aynı sebeple birleşen davayı açtığı anlaşıldığından asıl dava nedeniyle derdestlik söz konusu olduğu, asıl dosyada yönetici sorumluluğu yönünden zarar gören ortak değil, şirket olduğundan davacının tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini isteyemeyeceği, dolaylı zarar nedeniyle tazminat talebinin şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalı şirket ...

Petrol Ltd. Şti.'nin 21.03.2011 tarih ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine, 06.04.2012 tarih ve 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararları yönünden davanın reddine, davalı ...'na karşı açılan davanın dolaylı zararın ancak şirkete ödenmesi istenebileceğinden reddine, davalı ... Karamahmutoğlu Petrol Enerji Turizm İnşaat Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulu ile birleşen davacı ... yönünden davanın derdestlik nedeniyle usülden reddine, davacı ... yönünden birleşen davanın kabulü ile davalı şirket ... Petrol Ltd. Şti.'nin 21.03.2011 tarih ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesinin neticeyi talep bölümünde herhangi bir genel kurul kararının iptaline yönelik talep bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/444 E. ve Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/853 E. sayılı dosyaları nedeniyle derdestlik itirazlarının olduğunu, davacıların 20.07.2012 tarihine kadar ... Petrol Ltd. Şti.'nin ortağı olmadıklarını, bu nedenle bu tarihe kadar meydana gelen şirket işlemlerine karşı itiraz haklarının bulunmadığını, 15.08.2011 tarihinde ortaklar kurulunun aldığı kararla müvekkili ...'nun yeniden şirket müdürü olarak seçildiğini, 21.03.2011 tarihli karara yönelik açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, müvekkiline muris tarafından vekaletname ile her türlü yetkinin verildiğini, sahtecilik yapılmasına ihtiyacının bulunmadığını, muris tarafından hisselerin 29.06.2010 tarihinde müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin müdür seçilmek için zaten yeterli oy çoğunluğuna sahip olduğunu, davacı ...

tarafından 21.03.2011 tarihli ve 2011/01 sayılı ortaklar kurulunun yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin kararın dosya kapsam ve içeriğine aykırı olduğunu, davacı ...'ın söz konusu karar tarihi itibarıyla şirket ortağı olmadığını, şirketin o dönemdeki tek ortağı merhum ...'nun yok hükmünde olduğu iddia edilen kararı kabul ettiğini, asli müdahil ...’nun attığı imzanın yetkisiz temsil hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi ve davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, asıl davada dava dilekçesinde ortaklar kurulu kararlarının iptaline yönelik bir talep bulunmadığı, Mahkemece dava konusu olmayan bir hususta karar verildiği ileri sürülmüş ise de dava dilekçesinde davanın konusu gösterilirken hem 21.03.2011 tarihli 2011/01 sayılı hem de 06.04.2012 tarihli 2012/02 sayılı ortaklar kurulu kararının açıkça yok hükmünde olduğunun tespiti talep edilmiş olup, asıl davada davacı tarafından bahsi geçen ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine yönelik irade dilekçede açıkça yansıtıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, davalı ...

Karamahmutoğlu Petrol Ltd. Şti.'nin 21.03.2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararıyla davalı ...'nun 10 yıl süreyle şirkete müdürlüğe seçilmesi ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmasının kararlaştırıldığı, asıl ve birleşen davada davacılar murisleri olan şirket ortağı ...'nun toplantıya katılmadığı halde adına atılan sahte imza ile 21.03.2011 tarihli kararın alındığını ileri sürerek kararın yok hükmünde olduğunu ileri sürdükleri, bu hususta Küçükçekmece 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/347 E., 2017/46 K. sayılı ceza dava dosyasında yapılan yargılamada o tarihte şirket ortağı olan ...'nun, 21.03.2011 tarih, 2011/01 sayılı ortaklar kurulu toplantısı kararını yine o tarihte şirket ortağı olan muris ...

yerine imzaladığı, bu kararla ortaklardan ...'nun şirketi tek imza ile temsile yetkili müdür atandığı, dava dışı ... ile ...'nun atılı suçu işlediği hususları sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın ... yönünden istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, 21.03.2011 tarih, 2011/01 sayılı ortaklar kurulu toplantısındaki imza sahteliğinin sabit hale geldiği, kararın yok hükmünde olduğu, davalı ... karar tarihinde henüz pay defterine işlenmese de daha önce yapılan hisse devri sonucunda çoğunluk pay sahibi olduğunu ileri sürmekte ise de bahsi geçen karar yok hükmünde olduğundan, davalı ...'nun çoğunluk hisse sahibi olduğunun kabul edilmesi halinde de sonucun değişmeyeceği, 15.08.2011 tarihinde alınan kararla davalı ...'nun şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür atandığı ileri sürülmekte ise de şirkete yeni müdür atanıncaya kadar yoklukla malul bulunan karara istinaden işlem yapılması mümkün bulunduğundan, sonradan aynı ortağın şirkete müdür seçilmesinin yoklukla malul olan kararı geçerli hale getirmeyeceği, genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun, hukuki yararı bulunan herkes tarafından, herhangi bir süreye bağlı olmadan ileri sürülebileceği, davacıların, muris ...'nun vefatı ile ortaklık sıfatı kazandıkları, şirketteki ortaklık sıfatlarını kararın alındığı tarihten sonra kazanmalarının, kararın yoklukla malul olduğunun tespitini istemeye engel olmayacağı, davalılar vekili tarafından bildirilen dava dosyalarında 21.03.2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararı ile ilgili talep bulunmadığından asıl ve birleşen dava yönünden derdestlik teşkil etmeyeceği, Mahkemece anılan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle davalı ...

Karamahmutoğlu Petrol Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;

21. 03.2011 tarihli 2011/01 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin hükme yönelik diğer davalıların istinaf başvuru hakları bulunmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun davalılar ... Petrol Enerji ...Ltd. Şti. ve ... yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarlayarak ve davalılardan ... ve ... Petrol Enerji ...Ltd. Şti. hakkında açılan davalar red edildiği halde, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedileceği yerde tek vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu ortaklar kurul kararlarının yokluk koşullarının oluşup oluşmadığı, zamanaşımı, derdestlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği vd. hususlara ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.