6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesin ve süresiz teminat mektubunda riskin sona ermesi ve zamanaşımı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/363 E. 2022/1667 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tespitkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Muarazanın Meni mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kesin ve süresiz teminat mektuplarında zamanaşımı süresi TBK 146. madde uyarınca 10 yıldır ve bu süre, bankaya tazmin talebinde bulunulmasıyla borcun muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar; tazmin talebi bulunmadıkça zamanaşımı işlemez. Teminat mektubu, hangi somut riske karşı verilmiş ise ancak o riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilir; teminat altına alınan işlemin/riskin ortadan kalktığı (tedbirin kaldırılması, mektubun muhatap tarafından bankaya iadesi gibi) usulüne uygun şekilde ortaya konulduğunda, banka yönünden mektuptan kaynaklanan risk sona erer ve mektubun hükümsüzlüğüne karar verilebilir. Teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti istemi mektup bedeli üzerinden nispi harç ve buna bağlı nispi vekalet ücretine tabidir.

Ele alınan sorunlar

Süresiz teminat mektuplarında zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması → ret

İddia: Davalı vekili, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olması nedeniyle TBK 146. madde uyarınca zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasından itibaren 10 yıl olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmadığını ve bu itirazının ilk derece mahkemesince dinlenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Süresiz teminat mektuplarında ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden TBK 146. madde gereği zamanaşımı süresi 10 yıldır ve bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar. Teminat mektubunu düzenleyen banka yönünden borç, riskin gerçekleşmesinden sonra bankadan ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelir. Somut olayda teminat mektuplarına ilişkin bir tazmin talebi bulunmadığından borç henüz muaccel hale gelmemiştir; dolayısıyla teminat mektupları zamanaşımına uğramamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İlk teminat mektubunun (476.386-USD) hükümsüzlüğü/riskin sona ermesi → ret

İddia: Davalı vekili, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olması nedeniyle mektubun kaybolmuş olmasının bankanın riskini sona erdirmeyeceğini, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin ara kararının teminat mektubunu hükümsüz kılmadığını, riskin devam ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubu, niteliği gereği hangi somut olaya ilişkin ve neyin teminatı olarak verilmiş ise ancak o sebepten kaynaklanan riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilir. Teminat mektubunun ibraz edildiği dava kesinleşmiş, mahkemece tedbirin mürtefi olduğu belirtilerek teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiştir. Bu durumda teminat mektubunun teminat altına aldığı ihtiyati tedbir kararı kalkmış, lehdarın da tedbir kararı nedeniyle bir sorumluluğu kalmamıştır; dolayısıyla bu teminat mektubu bakımından davalı banka açısından da riziko sona ermiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İkinci teminat mektubunun (75-TL) hükümsüzlüğü/riskin sona ermesi → ret

İddia: Davalı vekili, ikinci teminat mektubunun bankanın Uzunköprü şubesine teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığını, muhatabın yazısının teminat mektubunu hükümsüz kılmak için yeterli olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Muhatabın teminat mektubunun davalı banka şubesine teslim edildiğine dair yazısına ilişkin doğrudan teslim kaydı ve belgesi bulunmamakla birlikte, muhatabın bu yazısı mektubun teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığını doğrulamaktadır; zira aksi halde muhatabın teminat mektubunu bankaya iade etmesi düşünülemez. Bu durumda bu teminat mektubu bakımından da risk sona ermiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminat mektubu hükümsüzlüğü tespiti davasında nispi harç ve vekalet ücreti → kabul

İddia: Davacı vekili, dava açılırken maktu harç yatırılmış olsa da mahkemece mektup bedeli üzerinden nispi harcın tamamlattırıldığını, bu nedenle AAÜT'nin 13. maddesi gereği nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti istemi, mektup bedeli üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına ve dolayısıyla nispi vekalet ücretine tabidir (emsal: Yargıtay 11. HD ilamı). Somut olayda dava açılırken maktu harç yatırılmış olsa da mahkemece mektup bedeli üzerinden hesaplanan peşin nispi harcın tamamlanması sağlanmıştır. Bu durumda davanın kabulüne karar verildiğinde AAÜT'nin 13. maddesi gereğince davacı lehine mektupların bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu ücrete hükmedilmesi doğru görülmemiş; bu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kesin ve süresiz teminat mektuplarında zamanaşımının başlangıcı (tazmin talebiyle muacceliyet) ve teminat altına alınan riskin ortadan kalkmasıyla mektubun hükümsüz hale gelmesi konusunda genel bir kural koyması; ayrıca teminat mektubu hükümsüzlüğü tespiti davalarının nispi harç/vekalet ücretine tabi olduğu yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Kesin ve süresiz teminat mektuplarında, bu ilişkiye ilişkin ayrı bir zamanaşımı süresi kanunda öngörülmediğinden TBK 146. madde uyarınca zamanaşımı süresi 10 yıldır; bu süre, teminat mektubunu düzenleyen bankadan tazmin talebinde bulunulmasıyla alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar; tazmin talebi bulunmadıkça borç muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu kesin ve süresiz teminat mektubu muarazanın meni zamanaşımı muacceliyet ihtiyati tedbir nispi harç nispi vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 146 · AAÜT — AAÜT 13

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/363

KARAR NO 2022/1667

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/11/2019

NUMARASI 2018/273 Esas 2019/866 Karar

DAVA

Tespit-Murazanın Meni

Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından Bandırma 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/173 D.İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasına tedbir teminatı olarak, ... Bankası Bandırma Şubesince düzenlenen 22/10/2002 tarihli, ... no.lu ve 476.386-USD bedelli teminat mektubunun mahkemeye sunulduğunu, ihtiyati tedbirin verildiği uyuşmazlıkla ilgili esas davanın İstanbul 51. ATM nin 2012/46 esas sayılı dosyasında görüldüğünü, yargılama sırasında teminatın miktarının düşürüldüğünü, bu durumda fiilen 476.386-USD tutarlı teminat mektubunun tutarının hukuken banka kayıtlarında 153.000-USD'ye indirildiğini, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2007/374 Esas sayılı dosyasında görülen davada ihtiyati tedbirin mürtefi olduğunu ve tedbir teminatı mahiyetindeki işbu teminat mektubunun müvekkiline iade edildiğini, taraflarınca iade alınan mektubun bankada veya firmalarında kaybolduğunu, bankaya defalarca müracaat edilerek teminat mektubunun konusuz kalmasından bahisle banka kayıtlarından düşürülmesinin talep edildiğini, ancak banka tarafından talebin kabul edilmediğini, ayrıca müvekkilinin banka kayıtları incelendiğinde, TEK Edirne Müessese Müdürlüğüne hitaben 10/03/1993 tarihinde düzenlediği ...

no.lu ve 75-TL bedelli bir teminat mektubunun daha varlığının tespit edildiğini ve bunun üzerine ilgili kuruma müracaat edilerek teminat mektubunun taraflarına iadesinin talep edildiğini, ... AŞ tarafından söz konusu teminat mektubunun ... Bankası Uzunköprü Şubesine iade edildiğine dair cevap verildiğini, kurumun bu cevabı üzerine davalı bankaya bilgi vererek mektubun kayıtlardan çıkarılmasını talep ettiklerini, bankanın talebi üzerine ilgili kuruma yeniden başvuru yaptıklarında ilgili kurum tarafından mektubun 03.07.2012 tarihli yazı ekinde banka şubesine iade edildiğinin bildirildiğini, ancak davalı bankanın bu cevabı kabul etmeyerek işleme koymadığını, her iki teminat mektubunun verilişine neden olan işlemin sonlandığını, ilk teminat mektubunda işlem sonlanarak mahkemece müvekkili lehine karar verildiğini ve mektubun müvekkiline teslim edildiğini, ikinci teminat mektubunun ise lehtar kurum tarafından bankaya iade edildiğini, davalı bankanın konusuz kalan işbu teminat mektupları için yıllık yüklü miktarda komisyon ücreti aldığını ve bu nedenle teminat mektuplarının düşümünü yapmadığını belirterek,teminat mektuplarının konusuz kaldığı ve bu nedenle banka kayıtlarından çıkarılması gerektiğinin tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; teminat mektuplarının gayrı nakdi krediler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının rizikolarına dair güvence olmak üzere üçüncü şahıs ve mahkemeye sunulmuş olan teminat mektuplarının, teslim olunan kurum, kişi, mercii ya da taraflarında kaybolmuş olmasının, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olarak tanzim edilmeleri itibari ile müvekkili bankanın teminat mektubundan kaynaklı riskini sona erdirmediğini, tazmin taleplerinin müvekkiline yöneltilmesini engelleyemeyeceğini, teminat mektubunun aslı olmasa dahi muhatabın tazmin isteme imkanı bulunduğunu, davacının zayi nedenli taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, tarafına teslim olunan teminat mektubunun korunmasında, gösterilmesi gereken özeni göstermemiş olan davacının zayi olduğundan bahisle konusuz kaldığını iddia ettiği 1.

teminat mektubu açısından davacının kendi kusurunun bulunduğunu, 2. teminat mektubunun ise müvekkili bankaya teslimine dair kabul edilebilir nitelikte kayıt ve belge sunulmadığını, banka kayıtlarında teslimi doğrular evrak ve işlem bulunmadığını, muhatabın beyanının bankanın yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının açtığı davanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı lehine davalı banka tarafından 2 adet teminat mektubu verildiği, Balıkesir Bandırma Şubesinin 22/10/2002 tarih ... no.lu, 476.386-USD bedelli teminat mektubunun ilgili mahkemeye sunulduktan sonra asıl davanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine açıldığı, yargılamanın İstanbul 51.ATMsinin 2012/46 esas sayılı dosyasında sürdürüldüğü, bu dosyada öncelikle teminat mektubu riskinin 153.000-USD'ye indirildiği, akabinde ilgili teminat mektubunun mahkeme tarafından iadesine karar verildiği ve bu karar doğrultusunda teminat mektubunun 17/01/2011 tarihinde iadesi hususunda karar oluşturulduğu ve 18/01/2011 tarihinde Av....'e iade edildiği, ancak sonradan söz konusu teminat mektubunun muhtemelen davacı ya da davalı banka uhdesinde kaybolduğu, söz konusu teminat mektubunun banka tarafından Bandırma 2.

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/153 D.İş sayılı dosyasına hitaben ve aleyhine ihtiyati tedbir istenen ... Gemi Donatanlığına ... Hiz. AŞ'nin uğrayabileceği zarar sebebi ile ... San.ve Tic.AŞ'den talep edilebilecek teminat amacı ile verildiği, dolayısı ile gerek değişik iş dosyası ve gerekse bu dosya uyarınca açılmış bulunan esas davada artık teminat mektubuna ihtiyaç kalmaması sebebi ile o dosyanın davacısı ... San.ve Tic.AŞ'ye iade edildiği, bu hususun İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2007/374 esas sayılı dosyasında verilen 17/01/2011 tarihli karar ve İstanbul 51. ATM'nin 2012/46 esas sayılı dosyasında verilen karar uyarınca sabit olduğu, teminat mektuplarının hangi somut olaya ilişkin verilmiş ise ancak onun için paraya çevrilebileceği, söz konusu teminat mektubunun mahkeme tarafından davacıya iade edilmesi sebebi ile artık banka nezdinde söz konusu teminat mektubunun ödenme riskinin bulunmadığı, bu itibarla ilgili teminat mektubunun hükümsüz kaldığı;

davacı tarafça hükümsüz kaldığının tespiti istenen ikinci teminat mektubunun ise ... Bankası Uzunköprü Edirne Şubesinin 10/03/1993 tarihli ... no.lu 75-TL bedelli teminat mektubu olduğu, söz konusu teminat mektubunun dosya içinde mevcut iadeli taahhütlü mektupla davalı bankanın Uzunköprü Şubesine lehdar ... AŞ tarafından iade edildiği, bu sebeple bu teminat mektubu yönünden de riskin sona erdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

1-Davacı vekili; mahkemece verilen süre içinde teminat mektuplarının bedeli üzerinden nispi harcı yatırdıklarını, davada nispi harç yatırılmasına rağmen müvekkili lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, müvekkili lehine AAÜT'nin 13. maddesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.

2- Davalı vekili; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında teminat mektuplarının gayrı nakdi krediler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, teminat mektuplarının kefalete ilişkin olmayıp TBK'nın 128. maddesi anlamında garanti sözleşmesi hükümlerine tabi olduğunu, teminat mektubu ile lehtar ile muhatap arasındaki borçtan bağımsız bir borç ilişkisi kurulduğunu, her iki teminat mektubu da kesin ve süresiz olmakla, garanti niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle asıl ilişkiden kaynaklanan defi ve itirazların müvekkili tarafından ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının rizikolarına dair güvence olmak üzere üçüncü şahıs ve mahkemesine sunulmuş olan teminat mektuplarının, teslim olunan kurum, kişi, mercii ya da taraflarında kaybolmuş olmasının, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olarak tanzim edilmiş olmaları itibari ile müvekkili bankanın teminat mektubundan kaynaklı riskini sona erdirmediğini, tazmin taleplerinin müvekkiline yönelmesini engelleyemeyeceğini, teminat mektubunun aslı olmasa dahi muhatabın tazmin talep etme imkanı bulunduğunu, davacının zayi nedenli taleplerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesince verilen 17.01.2011 tarihli ara kararın teminat mektubunu hükümsüz kılmadığını, söz konusu teminat mektubu geçerli olup ödenme riskinin devam ettiğini, ikinci teminat mektubuna ilişkin ...

tarafından müvekkiline teslim edildiğine dair yazının teminat mektubunu hükümsüz kılmak için yeterli olmadığını, teminat mektubunun müvekkilinin şubesine teslimine dair kayıt bulunmadığını, her iki teminat mektubunun kesin ve süresi olması nedeniyle, TBK'nın 146. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olmasından itibaren 10 yıl olduğunu, teminat mektupları bakımından zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacının zamanaşımı itirazlarının mahkemece de dinlenilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacının lehtarı bulunduğu ve davalı banka tarafından düzenlenmiş olan teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı banka tarafından, lehtar davacı ... Tekstil firmasının muhatap Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/153 D.İş ve 2002/153 karar sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir talebi üzerine mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı doğrultusunda, aleyhine ihtiyati tedbir verilen kararı alınan ... Gemisi Donatanına ... Gemi Acenteliği ve Hizmetleri AŞ'nin ve üçüncü şahısların ihtiyati tedbir sebebiyle uğrayabileceği zarar ve ziyanın teminatı olmak üzere, 22/10/2002 tarih, ... no.lu 476.386-USD (sonradan 153.000-USD'ye indirilmiş) bedelli kesin ve süresiz olmak üzere verilen teminat mektubunun düzenlenerek mahkeme dosyasına ibraz edildiği;

yine davalı banka tarafından, lehtar ... Tekstil'in Uzunköprü çeltik fabrikasının elektrik güvence bedeli olmak üzere muhatabı Türkiye Elektrik Kurumu Müessese Müdürlüğü (sonradan Trakya Elektrik Perakende Satış AŞ) olan 10.03.1993 tarihli, ... no.lu ve 75-TL bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun muhataba verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu her iki teminat mektubu da kesin ve süresiz niteliktedir. Süresiz teminat mektuplarında zamanaşımı, bu tür ilişkiler için yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK'nın 146. maddesi gereği 10 yıl olup, yine genel hükümler uyarınca bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacaktır. Teminat mektubunu düzenleyen banka yönünden borç, riskin gerçekleşmesinden sonra bankadan ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelecektir.

Dolayısıyla somut olayda teminat mektuplarına ilişkin bir tazmin talebi bulunmadığından, teminat mektuplarından kaynaklanan borç henüz muaccel hale gelmemiş olup, teminat mektupları zamanaşımına uğramamıştır.

22. 10.2002 tarihli ve 153.000-USD bedelli ilk teminat mektubunun ibraz edildiği Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/153 D.İş ve 2002/153 karar sayılı dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının devamı olarak, davacı tarafından taşıma sırasında hasara uğrayan emtiaya ilişkin hasar bedelinin tahsili istemiyle açılan davada, İstanbul 51. ATMince yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiği, davacı vekilinin 15.09.2010 tarihli dilekçesi üzerine mahkemece 17.01.2011 tarihli ara karar ile teminat mektubunun davacıya iadesine karar verildiği, davacı vekili Av. ...'e teminat mektubunun imza karşılığı teslim edildiği, ancak söz konusu teminat mektubunun bankaya iade edilmeden veya bankada kaybedildiği sabittir.

Teminat mektubu, söz konusu dava öncesi ihtiyati tedbir kararı dolayısıyla karşı tarafın uğrayacağı zararı teminat altına almak maksadıyla düzenlenmiştir. Niteliği gereği teminat mektubu hangi somut olaya ilişkin ve neyin teminatı olarak verilmiş ise ancak o sebepten kaynaklanan riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilecektir. Söz konusu yargılama dosyasında verilen karar kesinleşmiş olup, mahkemece de tedbirin mürtefi olduğu belirtilerek teminat mektubunun iadesine karar verilmiş olmakla, teminat mektubunun teminat altına aldığı ihtiyati tedbir kararı kalkmış,kararın mahiyetine göre lehdarın da tedbir kararı nedeniyle bir sorumluluğu kalmamıştır. Bu durumda bu teminat mektubu bakımından davalı banka açısından da riziko sona ermiştir.

10. 03.1993 tarihli ve 75-TL bedelli teminat mektubu ise yukarıda açıklandığı üzere lehtar davacının çeltik fabrikasının elektrik güvence bedeli olmak üzere muhatabı Türkiye Elektrik Kurumu Müessese Müdürlüğüne (sonradan Trakya Elektrik Perakende Satış AŞ) verilmiştir. Bu teminat mektubu ise muhatabı tarafından 03.07.2012 tarihli yazı ekinde davalı banka şubesine iade edilmiştir. Söz konusu yazı ve ekindeki teminat mektubunun davalı bankanın şubesine teslim edildiğine dair kayıt ve belge bulunmamaktadır. Ancak muhatabın söz konusu yazısı, mektubun teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığını doğrulamaktadır. Zira aksi halde muhatabın teminat mektubunu bankaya iade etmesi düşünülemez. Bu durumda dava konusu her iki teminat mektubu bakımından da mektupların teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığı anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizlik olmayıp ,davalı vekilinin riskin mevcut olduğuna yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Diğer yandan teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti istemi, mektup bedeli üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına ve dolayısıyla nispi vekalet ücretine tabidir (emsal: Yargıtay 11 HD'nin 2015/3769 esas, 2015/10824 karar sayılı ilamı). Nitekim somut olayda dava açılırken davacı tarafça maktu harç yatırılmış olsa da, mahkemece mektup bedeli üzerinden hesaplanan peşin nispi harcın tamamlanması sağlanmıştır. Bu durumda davanın kabulüne karar verildiğinde, AAÜT'nin 13. maddesi gereğince davacı lehine mektupların bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu ücrete hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine;

davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdiri doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, yeniden hüküm verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/273 Esas - 2019/866 Karar sayılı 13/11/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile; A)... Bankası AŞ tarafından Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/153 D. İş sayılı dosyasına sunulan 22/10/2002 tarih 3134 sayılı, lehtarı ... Gemisi Donatanlığına ... Hiz. AŞ ile 3. şahısların ihtiyati tedbir sebebi ile uğrayabilecekleri zarar ve ziyana karşı tedbir isteyen ... San. Tic. AŞ'nin borçlarının teminatı olarak verilen 476.386 USD'lik (sonradan risk tutarı 153.000-USD'ye düşürülen) teminat mektubunun hükümsüz kaldığının ve riskin sona erdiğinin tespitine,

B)...Bankası Uzunköprü Edirne Şubesinin 10/03/1993 tarihli ... no.lu 75-TL bedelli teminat mektubunun lehtar ... AŞ tarafından davalı bankanın Uzunköprü Şubesine iade edildiği anlaşıldığından, söz konusu teminat mektubunun hükümsüz kaldığının ve riskin sona erdiğinin tespitine,Her iki teminat mektubu yönünden davalı bankanın riskin sona ermesi sebebi ile söz konusu mektupların davalı banka kayıtlarından çıkarılmasına," İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 41.875,64-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan peşin ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.503,90‬-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 31.371,74‬‬-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 10.539,80‬-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 1.800-TL bilirkişi ücreti ve 112-TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 1.912-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 85.432,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 41.875,64-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 10.468,91‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 31.406,73‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan 69-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150714 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

1. inceleme

Diğer usuli işlemferagat_iade

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/371 E. 2024/3890 K. · Diğer usuli işlem

Temyiz aşamasındaki feragat için dosyanın geri çevrilmesi

Gerekçe özeti

Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda feragat, hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir; karşı tarafın kabulüne bağlı olmayıp yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Temyiz aşamasında ve vekâletnamesinde yetkisi bulunan vekilce feragat beyanında bulunulmuşsa, temyiz incelemesi yapılmadan önce feragat hakkında ek karar verilmesi için dosya hükmü veren mahkemeye geri çevrilir.

Emsal değeri

Feragatin hüküm kesinleşinceye kadar yapılabileceği, karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı ve yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu; temyiz aşamasındaki feragat için önce ek karar alınması gerektiği yönündeki tespit usul hukuku bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: davadan feragat feragat yetkisi kesin hükmün sonuçları ek karar geri çevirme

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/371 E.  ,  2024/3890 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/363 Esas, 2022/1667 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/273 E., 2019/866 K.

Taraflar arasındaki teminat mektuplarının hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesinden sonra, davacı vekilince yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinden feragat ettikleri, işbu dava nedeni ile herhangi bir tazminat taleplerinin olmadığı yönünde, davalı vekilince de herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olduğundan davadan feragat hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin dosyada bulunan vekaletnamesinde feragate ilişkin yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca feragata ilişkin ek karar verilmek üzere ve sonrasında herhalükarda davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

2. inceleme

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/4997 E. 2024/7129 K. · Onandı

Teminat mektubunun riski sona erdiğinde hükümsüz kalması

Gerekçe özeti

Teminat mektubu yalnızca verilme sebebi olan somut olay için paraya çevrilebilir; tedbir teminatı olarak sunulan mektubun mahkemece lehtara iade edilmesi ya da muhatap tarafından bankaya iade edilmesiyle bankanın ödeme riski sona erer ve mektup hükümsüz kalır; mektubun sonradan kaybolmuş olması bu sonucu değiştirmez. Teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti istemi mektup bedeli üzerinden nispi harca ve nispi vekâlet ücretine tabidir.

Emsal değeri

Teminat mektubunun verilme sebebi ortadan kalktığında riskin sona ereceği ve hükümsüzlüğünün tespiti isteminin nispi harç ile nispi vekâlet ücretine tabi olduğu yönünden Yargıtay içtihadı niteliğindedir.

Kavramlar: banka teminat mektubu gayri nakdi kredi riskin sona ermesi hükümsüzlüğün tespiti muarazanın giderilmesi nispi vekâlet ücreti

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2024/4997 E.  ,  2024/7129 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/363 Esas, 2022/1667 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/273 E., 2019/866 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/173 Değişik İş sayılı ihtiyati tedbir dosyasına tedbir teminatı olarak, ... Bankası Bandırma Şubesince düzenlenen 22.10.2002 tarih, 3134 numaralı 476.386,00 USD bedelli teminat mektubunun sunulduğunu, ihtiyati tedbirin verildiği uyuşmazlıkla ilgili esas davanın İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/46 E. sayılı dosyasıyla görüldüğünü, yargılama sırasında teminatın miktarının düşürüldüğünü, bu durumda fiilen 476.386,00 USD tutarlı teminat mektubunun tutarının banka kayıtlarında hukuken 153.000,00 USD'ye indirildiğini, İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin 2007/374 E. sayılı dosyasıyla görülen davada ihtiyati tedbirin mürtefi olduğu ve tedbir teminatı mahiyetindeki işbu teminat mektubunun müvekkiline iade edildiğini, taraflarınca iade alınan mektubun bankada veya firmalarında kaybolduğunu, bankaya defalarca müracaat edilerek teminat mektubunun konusuz kalmasından bahisle banka kayıtlarından düşürülmesinin talep edildiğini, ancak banka tarafından talebin kabul edilmediğini, ayrıca müvekkilinin banka kayıtları incelendiğinde, TEK Edirne Müessese Müdürlüğüne hitaben düzenlenen 10.03.1993 tarih 1499/4323 numaralı 75,00 TL bedelli bir teminat mektubunun daha varlığının tespit edildiğini, ilgili kuruma müracaat edilerek teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.

tarafından söz konusu teminat mektubunun ... Bankası Uzunköprü Şubesine iade edildiğine dair cevap verildiğini, kurumun bu cevabı üzerine davalı bankaya bilgi vererek mektubun kayıtlardan çıkartılmasını talep ettiklerini, bankanın talebi üzerine ilgili kuruma yeniden başvuru yaptıklarında ilgili kurum tarafından mektubun 03.07.2012 tarihli yazı ekinde banka şubesine iade edildiğinin bildirildiğini, ancak davalı bankanın bu cevabı kabul etmeyerek işleme koymadığını, her iki teminat mektubunun verilişine neden olan işlemin sonlandığını, ilk teminat mektubunda işlemin sonlanarak Mahkemece müvekkili lehine karar verildiğini ve mektubun müvekkiline teslim edildiğini, ikinci teminat mektubunun ise lehtar kurum tarafından bankaya iade edildiğini, davalı bankanın konusuz kalan işbu teminat mektupları için yıllık yüklü miktarda komisyon ücreti aldığını ileri sürerek konusuz kalan teminat mektuplarının banka kayıtlarından çıkartılması gerektiğinin tespiti ile muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; teminat mektuplarının gayrı nakdi krediler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, davacının rizikolarına güvence olmak üzere üçüncü şahıs ve Mahkemeye sunulmuş olan teminat mektuplarının, teslim olunan kurum, kişi, mercii ya da taraflarında kaybolmuş olmasının, teminat mektuplarının kesin ve süresiz olarak tanzim edilmeleri itibari ile müvekkili bankanın teminat mektubundan kaynaklı riskini sona erdirmediğini, teminat mektubunun aslı olmasa dahi muhatabın tazmin isteme imkanı bulunduğunu, tarafına teslim olunan teminat mektubunun korunmasında, gösterilmesi gereken özeni göstermemiş olan davacının zayi olduğundan bahisle konusuz kaldığını iddia ettiği birinci teminat mektubu açısından davacının kendi kusurunun bulunduğunu, ikinci teminat mektubunun ise müvekkili bankaya teslimine dair kabul edilebilir nitelikte kayıt ve belge sunulmadığını, banka kayıtlarında teslimi doğrular evrak ve işlem bulunmadığını, muhatabın beyanının bankanın yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının açtığı davanın hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, davacı lehine davalı banka tarafından 2 adet teminat mektubu verildiği, Balıkesir Bandırma Şubesinin 22.10.2002 tarih 3134 numaralı 476.386,00 USD bedelli teminat mektubunun ilgili mahkemeye sunulduktan sonra asıl davanın İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine açıldığı, yargılamanın İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/46 E. sayılı dosyasında sürdürüldüğü, bu dosyada öncelikle teminat mektubu riskinin 153.000,00 USD'ye indirildiği, akabinde 17.01.2011 tarihinde ilgili teminat mektubunun iadesi hususunda karar oluşturularak 18.01.2011 tarihinde Avukat Sevil Öztürk'e iade edildiği, sonradan söz konusu teminat mektubunun davacı ya da davalı banka uhdesinde kaybolduğu, teminat mektupları hangi somut olaya ilişkin verilmiş ise ancak onun için paraya çevrilebileceği, söz konusu teminat mektubunun Mahkeme tarafından davacıya iade edilmesi sebebi ile artık banka nezdinde söz konusu teminat mektubunun ödenme riskinin bulunmadığı, bu itibarla ilgili teminat mektubunun hükümsüz kaldığı, davacı tarafça hükümsüz kaldığının tespiti istenen ikinci teminat mektubunun ise ...

Bankası Uzunköprü Edirne Şubesinin 10.03.1993 tarih 1499/423 numaralı 75,00 TL bedelli olduğu, söz konusu teminat mektubunun dosya içinde mevcut iadeli taahhütlü mektupla davalı bankanın Uzunköprü Şubesine lehdar Trapaş A.Ş. tarafından iade edildiği, bu teminat mektubu yönünden de riskin sona erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teminat mektuplarının hükümsüz kaldığının ve riskin sona erdiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu her iki teminat mektubu bakımından da mektupların teminat altına aldığı riskin ortadan kalktığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı vekilinin riskin mevcut olduğuna yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde olmadığı, teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti isteminin, mektup bedeli üzerinden hesaplanacak nispi karar ve ilam harcına ve dolayısıyla nispi vekalet ücretine tabi olduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğinde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesi gereğince davacı lehine mektupların bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesinden sonra, davacı vekilince yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinden feragat ettikleri, işbu dava nedeni ile herhangi bir tazminat taleplerinin olmadığı yönünde, davalı vekilince de herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığı yönünde beyanda bulunulması üzerine Bölge Adiye Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli ek kararı ile davacının feragati nedeniyle Dairelerinin 2020/363 E., 2022/1667 K. sayılı 24.11.2022 tarihli kararının davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine ilişkin kısımlarının kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacının lehtarı bulunduğu, davalı banka tarafından düzenlenmiş olan teminat mektuplarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

İnceleme seyri: Diğer usuli işlem → Onandı

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.