Üst uçuş izni alınamaması nedeniyle uçak kiralama bedelinin iadesi talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/467 E. 2022/1296 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir taşıma/kiralama sözleşmesinde, edimin ifasını engelleyen resmi izin (üst uçuş izni, iniş izni vb.) temin etme yükümlülüğü ve bu izinlerin alınamaması halinde doğacak sonuçlar (kiralama ücretinin tamamının hak edilmesi gibi) sözleşmede açıkça bir tarafın sorumluluğuna bırakılmış ve bu risk taraflarca öngörülerek düzenlenmişse, izin alınamaması nedeniyle edimin ifa edilememesi durumunda, izin temini yükümlülüğü kendisine ait olan taraf, ahde vefa ilkesi gereği ödediği bedelin iadesini talep edemez.
Ele alınan sorunlar
Uçak kiralama bedelinin (245.000 USD) iadesi talebi → ret
İddia: Davacı, Yemen'deki iç çatışmalar nedeniyle üst uçuş izninin verilmemesi sonucu uçuşun gerçekleştirilemediğini, bu nedenle davalıya ödenen 245.000 USD uçak kiralama bedelinin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasında düzenlenen uçak kiralama sözleşmesinde, Suudi Hava Kuvvetleri izni/şikayeti ve varış havalimanına iniş/slot temininin müşteri (davacı) sorumluluğunda olduğu, müşterinin bu izinleri zamanında almaması ve uçuşun bu nedenle iptal edilmesi halinde kiralayanın kiralama ücretinin tamamını iptal ücreti olarak saklı tutacağı açıkça kararlaştırılmıştır. Suudi Arabistan tarafından uçuş izni verilemeyeceği veya iniş izni temin edilemeyeceği ihtimali taraflarca sözleşme yapılırken öngörülmüş ve bu duruma ilişkin düzenleme sözleşmede yer almıştır. Üst uçuş izninin alınamamasının davacının sorumluluğunda olduğu, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği ve kusurunun bulunmadığı bilirkişi raporuyla da tespit edilmiştir. Bu durumda ahde vefa ilkesi gereği, sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıya ödenen 245.000 USD'nin iade edilmesi mümkün değildir. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması bedelinin (10.000 TL) iadesi talebi → ret
İddia: Davacı, davalıya ödenen 10.000 TL'nin de iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: 10.000 TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiğine dair belge bulunmadığından bu tutarın iadesine ilişkin talep de yerinde görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Bilirkişi raporları arasındaki çelişki iddiası ve yeni bilirkişi incelemesi talebi → ret
İddia: Davacı, ilk bilirkişi raporunda müvekkilinin zarara uğradığının ve davalının masrafları mahsup edilerek kalan miktarın iade edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, ancak mahkemece ara karar yazılmadan ikinci bir bilirkişiye dosyanın gönderildiğini, iki raporun birbiriyle çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği, herhangi bir kusurunun bulunmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İzin/ruhsat temini yükümlülüğünün sözleşmeyle bir tarafa yüklendiği ve bu riskin taraflarca sözleşme kurulurken öngörüldüğü hallerde, o riskin gerçekleşmesi sonucu edimin ifa edilememesinden kaynaklanan ödenmiş bedelin iadesinin ahde vefa ilkesi gereği talep edilemeyeceği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir; ancak bölgesel BAM kararı olarak ikna edici, bağlayıcı olmayan bir emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ahde vefa ilkesi↗ uçak kiralama sözleşmesi↗ üst uçuş izni↗ hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak↗ bilirkişi incelemesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/467
KARAR NO 2022/1296
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2019
NUMARASI 2019/380 Esas - 2019/1390 Karar
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2022
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakanlar Kurulunun 2016/8510 sayılı Kararnamesi ile 28.11.2016 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti arasında sağlık alanında "Hibe Anlaşmasının" imzalandığını, belirtilen anlaşmanın 2017/9991 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesine istinaden yürürlüğe girdiğini, Yemen Devletine gönderilecek 46 ton ilacın T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından tedarik edilerek müvekkil Türkiye Kızılay Derneğine teslim edildiğini, bunun dışında müvekkilinin de tedarik ettiği 10 ton gıda malzemesinin uçağa yüklenerek gönderilmeye hazır hale getirildiğini, müvekkil ile Türk Hava Yolları arasında yapılan görüşmeler sonucunda yardım malzemelerinin ulaşacağı havalimanının, mevcut savaş koşullarının devam etmesi sebebiyle sevkiyatı gerçekleştirmesi planlanan ve müvekkilinin kurumsal işbirlikçisi ve destekçisi Türk Hava Yolları tarafından yüksek riskli olarak değerlendirildiğini, bunun üzerine işin aciliyetine binaen müvekkil ile davalı arasında tıbbi malzeme ve diğer malzemelerin gönderilmesi için sözleşme imzalanmak durumunda kalındığını, buna karşın Suudi Arabistan Koalisyon Güçlerinin üst uçuş iznini vermediğini, gönderilmesi planlanan yardım malzemelerinin hava yolu ile gönderilemediğini, müvekkilinin sözleşme gereğince davalı tarafa ödemiş olduğu 245.000-USD+ 10.000-TL uçak kiralama bedelinin, 23.06.2017 tarihinden itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ve 245.000-USD miktarın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemelerinin İstanbul-Küçükçekmece olduğunu, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin Türkiye Kızılayı Derneği Başkanlığı tarafından belirlenen tarihte Sabiha Gökçen Havalimanından Aden'e gitmek ve 55 ton yardım malzemesi taşımak üzere uygun bir uçak tedarik edeceğini, bunun karşılığında Türkiye Kızılay Derneğinin 245.000-USD ve ayrıca malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması için 10.000-TL ödeyeceğini, davacı taraf ile kiralanan uçağın 27.06.2017 günü Türkiye saati ile 10:15'te Sabiha Gökçen Havalimanından havalanması ve öğlen saatlerinde Türkiye saati ile saat 15:05'te Aden'e konması konusunda mutabık kalındığını, sözleşmede açıkça üst geçiş izni alınmasının Türkiye Kızılayı Derneğinin yükümlülüğünde olduğunu, bu iznin zamanında alınamaması ve bu nedenle uçuşun iptal edilmesi halinde, müvekkilin kiralama ücretinin tamamına hak kazanacağının belirtildiğini, müvekkilin sözleşmeden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerini süresi içinde ve usulen yerine getirdiğini ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,somut olayda Suudi Arabistan tarafından uçuş izni verilemeyeceği yahut Aden Havalimanı'na iniş izni temin edilemeyeceği taraflarca öngörülmüş olduğundan ve bu durumlara ilişkin sonuçların da sözleşmede açıkça kararlaştırıldığından, ahde vefa ilkesinin bir sonucu olarak davacının uçak kiralama bedeli olan 245.000 USD'yi talep edemeyeceğinden ve, malzemelerin toplanması, elleçlenmesi ve taşınması için kararlaştırılan 10.000 TL'nin davacı tarafından ödenmediği gerekçesi ile davanın tümden reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; müvekkili ve davalı şirket arasında Umudu Ol Yardım Kampanyası çerçevesince ilaç ve tıbbi malzemenin nakli için 245.000-USD ve 10.000-TL değerinde sözleşme imzalandığını, Yemendeki iç çatışmalar nedeniyle üst uçuş izini verilmediğini, bu nedenle malzemelerin gönderilemediğini, ilk bilirkişi raporunda müvekkilinin 245.000-USD zarara uğradığını ve davalı taşımacının operasyon aşamasında ortaya çıkan masraflarının mahsup edilerek kalan miktarın müvekkiline iade edilmesinin tespit edildiğini, ancak mahkemece ara karar bile yazılmadan ikinci bir bilirkişiye dosyanın atandığını, oradan alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiğini, çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak, davanın kabulünü talep etmiştir.Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde;
taraflar arasında imzalanan sözleşmede Suudi Arabistan hava sahasından geçerken alınması gereken izin ve squawk kodlarını alma yükümlülüğünün davacı tarafa ait kılındığını, sözleşmenin açık ve net olduğunu, ilk alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda paranın davacıya iade edilmesi hususun geçmediğini davacı vekilinin geçmediği halde istinaf dilekçesinde bunu belirterek mahkemeyi yanıtlamaya çalıştığını, davacı tarafın 10.000-TL ödemeyi yapmadığını, iki raporda da bu durumun tespit edildiğini, davacı tarafın ödemeye ilişkin dekont sunamadığını, bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tarafından yürütülen "Umudu Ol Yardım Kampanyası" çerçevesinde Yemen'e hava yolu ile nakliyesi planlanan insanı yardım malzemelerinin gönderilmesi için davalı ... A.Ş. arasında sözleşme tanzim edildiği, Aden Havalimanı'na uçak iniş izini alındığı, Yemen'de yaşanan iç çatışmalar nedeniyle üst uçuş izini vermesi gereken Suudi Arabistan Koalisyon Güçleri'nin üst uçuş izinini vermediği, bu nedenle uçuşun gerçekleştirilemediği, gerçekleşmeyen uçuş nedeniyle davalıya ödenen 245.000-USD + 10.000-TL uçak kiralama bedelinin 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ve 245.000-USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden iadesi talep ve dava edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 23.06.2017 tarihli uçak kiralama sözleşmesinde;
Suudi Hava Kuvvetleri izni/ şikayeti ve ADE iniş/ slot müşterinin sorumluluğu olduğu, müşteri bu izinleri zamanında almazsa ve uçuşlar bu nedenle iptal edilirse Mercur kiralama ücretinin %100'nün iptal etme ücreti olarak saklı tuttuğu ayrıca STD' ye kadar 48 saat içinde iptal edilirse kiralama ücretinin % 100'nün ödeneceği belirtilmiştir. ... ile alt taşıyıcı dava dışı ... arasında imzalanan 26 Haziran 2017 tarihli "Air Charter Service" sözleşmesinde davalının davacı ile olan sözleşmede üstlendiği edim ile ilgili olarak dava dışı alt taşıyıcı ile uçak kiralama ilişkisine girdiği ve kiralama bedelinin 227.000,0 USD olduğu görülmüştür. Somut olayda, Suudi Arabistan tarafından uçuş izni verilemeyeceği veya Aden Havalimanı' na iniş izni temin edilemeyeceği ihtimalinin taraflarca sözleşme yapılırken öngörüldüğü buna ilişkin düzenlemenin sözleşmede yer aldığı, taraflar arasında uçak kiralama sözleşmesine göre Suudi Arabistan Koalisyon güçlerinin özel olarak vermesi gereken üst uçuş izninin davacının sorumluluğunda olduğu, bu iznin alınamadığı, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirdiği herhangi bir kusurunun bulunmadığı bilirkişi raporu ile de tespit edildiğinden sözleşmede ahde vefa ilkesi gereği sözleşme hükümleri doğrultusunda davalıya ödenen 245.000 USD ' nin iade edilemeyeceğinden ayrıca 10.000 TL'nin ödendiğine dair belge bulunmadığından mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.
Tüm bu nedenlerle davacının istinaf talebinin HMK 353(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 29/09/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150156 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi