6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetkili servise husumet yokluğu ve bilirkişi raporu çelişkisi iddiası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/518 E. 2022/1299 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Gerekçe özeti

Aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı olmayıp yalnızca yetkili servis konumunda bulunan davalıya, aracın onarım ve kiralama bedeli gibi taleplere ilişkin husumet yöneltilemez. Ayrıca, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu değişik iş dosyasındaki raporu da değerlendirerek sonuca vardığından, iki rapor arasında çelişki bulunduğu iddiası tek başlı bına dayanmayıp raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu tespit edildiğinde reddedilir; arızanın kullanım hatasından kaynaklandığının bilirkişi raporuyla tespiti halinde üretici/satıcının garanti kapsamında sorumluluğu doğmaz.

Ele alınan sorunlar

Bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu iddiası → ret

İddia: Davacı vekili, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu ile mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporu arasında termal hasarın niteliği konusunda çelişki bulunduğunu, bu çelişkinin giderilmediğini ve arızanın kullanıcı hatasına bağlanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda aynı zamanda değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporu da değerlendirilerek bir sonuca varıldığı gözetildiğinde, raporlar arasında çelişki bulunduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Araçta meydana gelen arızanın, baskı rulmanının sürekli yük altında çalışması ve kavramanın kısmi kavrama pozisyonunda kalarak termal hasar gelişmesine neden olan sürücünün ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması şeklindeki kullanım hatasından kaynaklandığı tespit edildiğinden, mahkemece aldırılan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Araç üreticisi/satıcı davalının garanti kapsamında sorumluluğu → ret

Gerekçe: Bilirkişi raporuna göre araçtaki arıza, baskı rulmanının sürekli yük altında çalışması ve kavramanın kısmi kavrama pozisyonunda kalarak termal hasar gelişmesine neden olan, sürücünün ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması şeklindeki kullanım hatasından kaynaklanmıştır. Bu tespit karşısında davalı üretici/satıcı şirketin arızadan sorumlu olmadığı ve garanti kapsamında bir yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yetkili servise husumet yöneltilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, davalı yetkili servisin garanti kapsamında aracın ücretsiz onarım ve bakımını sağlamakla yükümlü olduğunu, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin ve ayrıca aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı ile bu davalı arasında dava konusu aracın alım satımına dair bir sözleşme bulunmadığı gibi, davalı aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı konumunda değil, yalnızca yetkili servis konumundadır. Salt yetkili servis olması nedeniyle bu davalıya, davacının araç onarım bedeli ile kiralama bedeli taleplerine ilişkin husumet yöneltilemeyeceğinden, bu davalı yönünden açılan davanın husumetten reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Kararın, aracın satıcısı/üreticisi/ithalatçısı olmayıp yalnızca yetkili servis konumunda bulunan davalıya onarım ve kiralama bedeli taleplerine ilişkin husumet yöneltilemeyeceğine dair tespiti, benzer yetkili servis-husumet uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Dava şartı
husumet (yetkili servis yönünden)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet garanti kapsamı bilirkişi raporu çelişkisi kullanım hatası ayıplı mal yetkili servis

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/518

KARAR NO 2022/1299

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2019

NUMARASI 2019/184 Esas - 2019/1339 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/09/2022

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının şirket işlerinde kullanmak üzere almış olduğu ... plaka sayılı ... marka 2016 model aracın sahibi olduğunu, söz konusu aracın volan arızası yaptığını ve aracın garanti kapsamında tamiri için 14/04/2018 tarihinde ... servisine götürüldüğünü, ancak servis tarafından arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığının belirtildiğini, arıza bedeli olan 6.982,60 TL 'yi ödeyerek aracın onarımını yaptırdığını, aracın serviste kaldığı süre olan 14/04/2018 tarihi ile 08/05/2018 tarihleri arasında kendi aracının serviste olması nedeniyle 8.496,00 TL ödeyerek araç kiralamak zorunda kaldığını, İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk mahkemesinin 2018/54 D. İş sayılı dosyasında tespit yapıldığını ve alınan raporda hasarın kullanıcı hatasıyla oluşmayacağını, üretimden kaynaklı veya malzeme niteliği nedeniyle olduğunun tespit edildiğini bu nedenlerle ödenen 6.892,60 TL onarım bedeli ile 8.496,00 TL araç kiralama bedelinin ödeme tarihi 23/05/2018 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahisilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu araçta imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığını, araçtaki anzanın kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın debriyaj balatasının zorlanmaya maruz kaldığını ve yandığını, yanık ... balatasının volan yüzeyine zarar verdiğini, hatta volan göbeğinin dağıldığını, aracın servis aralıklarının atlandığını, ilk bakımın yaklaşık 7.000 km aşılmış olduğunu, İstanbul Anadolu 15.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/54 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun soyut ve kanaat ile istihsal edilmiş olduğunu, müvekkil şirket aleyhine delil teşkil etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın aracın onarım süresinde kullanılamamasından dolayı maddi tazminat talep edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; Ticari nitelikteki davalarda arabuluculuk başvurusu yapılmış olmasını dava şartı olarak kabul edildiğini, davanın 12/04/2019 tarihinde ikame edildiği nazara alındığında dava açılmadan önce davacı tarafından arabuluculuk başvurusu yapılmamış olması sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine ayrıca aracın 26/10/2016 tarihinde satın alındığı, davanın 2 yıllık süre geçtikten sonra açılması ve garanti süresinin geçmesi sebebiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, satılan malda ayıp olması halinde alıcının ayıbın niteliğine göre (açık ayıp/gizli ayıp) bu ayıbı 2 gün ve 8 gün içinde veya ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa derhal satıcıya bildirilmesi gerektiğini, davacı tarafından davanın açıldığı tarihe kadar herhangi bir ayıp ihtarında bulunmadığını, imalattan kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, dava konusu araçtaki baskı, balata şikayetinin kullanıcı hatasından kaynaklandığını, delil tespiti dosyasından alınan bilirkişi raporunun bilimsel gerekçelerle oluşturulmadığını, soyut kanaat ile oluşturulduğunu, müvekkil aleyhine delil teşkil edemeyeceğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Tüketici mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek dosyanın ATM'ne gönderildiği, ATM'ce; "... Tic. Ve San. A.Ş yönünden yapılan incelemede; işbu davalı ile davacı arasında dava konusu aracın alım-satımına dair bir sözleşme olmadığı gibi davalı yan aracın satıcısı, üreticisi veya ithalatçısı konumunda olmadığını; diğer davalının yetkili servisi konumunda olduğunu açılan davada davacının araç onarım bedeli ile kiralama bedeli talepleri hakkında salt yetkili servis konumunda olan davalı ...'a husumet yöneltilemeyeceğinden bu davalı yönünden açılan davanın husumetten reddine , Davalı ... A.Ş yönünden yapılan incelemede; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 2. sayfasında aracın kavrama sisteminin tarif edildiği 3.

Sayfa 9. Bölümde ise baskı rulmanının, arızanın meydana geldiği kullanım mesafesinde arızalanmış olduğu ve baskı, balata ve sürekli yük altında çalışmasına ve kavramanın kısmi kavrama pozisyonunda kalarak termal hasar gelişmesine bağlı olan, sürücüsünün ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması şeklinde kullanım hatasından kaynaklandığını belirttiğinden bu tespite itibar edildiği, her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içerir dilekçesinde termal hasarın ileri düzeyde olmadığından bahisle itiraz etmiş ise de raporun 3. Sayfa 9. Bölümde aracın kilometresi de değerlendirilerek termal hasarın sürücünün ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması şeklinde kullanım hatasından kaynaklandığını belirttiğinden, termal hasarın, baskı, balata ve sürekli yük altında çalışmasına ve kavramanın kısmi kavrama pozisyonunda kalmasından kaynaklandığı anlaşılmakla, rapora itiraz dilekçesine itibar edilmediği ve davacının değişik iş dosyasından alınan rapora göre hüküm verilmesi talebi yerinde görülmediğinden ispat edilemeyen davanın davalı ...

A.Ş yönünden reddine karar verildiği belirtilmiştir

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, tespit dosyasındaki ve huzurdaki dosyada bilirkişi raporalarında termal hasarın ileri düzeyde olmadığının belirtildiğini, dosyada yer alan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda "deriyaş balata yüzeylerinde hafif aşınmalar olduğunu, debriyaj pedal lastiğinde aşırı ve eksenel deformasyon olmadığı, normal alt-üst merkez ile debriyaj lastiği durumu dikkate alınamadığında da bu hasarın ancak malzemeden kaynaklı bir arıza olabileceğinin" belirtildiğini, bu haliyle termal hasarın ileri düzeyde olması her iki raporda belirtilmesine rağmen söz konusu volan arızasını kullanıcı hatasına bağlanmasının çelişkili olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalılardan ...

açısından davanın husumetten reddi kararının yerinde olmadığını, davalı ...'nın anlaşma gereği garanti kapsamında aracın ücretsiz onarım ve bakımını sağlanmakla yükümlü olduğunu, davalı ... açısından davanın husumetten reddi ile ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde; şirketler arasında alım - satıma dair bir sözleşme bulunmadığını, müvekkili şirketin salt yetkili servis olduğunu ve aracın onarım bakım işlemlerini tam olarak sağladığından bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf olmadığını, iş emri kapanış belgesinde aracın arıza kullanım kaynaklı yazdığını, davacı firma sahibinin onarımdan sonra aracı alırken bu belgeye imza attığını, kullanım kaynaklı arızaların garanti kapsamına girmediğini, bilirkişi raporunun kapsamlı ve hükme elverişli olduğunu, raporlar arasında bir çelişki olmadığını, davacının taleplerinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, bu nedenle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın arıza yapması nedeniyle 6.982,60 TL onarım bedeli ile aracın tamiri esnasında başka araç kiralanması nedeniyle 8.496,00 TL araç kiralama bedelinin tahsili talebi ile açılan alacak davasıdır. İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/54 D.İş dosyasından yapılan tespite göre, hasarın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, baskı balata ekipmanının üretiminden kaynaklı veya malzeme niteliği nedeniyle olduğu tespit edilmiştir.Mahkemece aldırılan Bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen arızanın kullanım hatasından kaynaklandığı, arızanın giderilmesinde davalının garanti kapsamında sorumluluğu olmadığı belirtilmiştir. Davacı istinafında, D.İş dosyasından alınan bilirkişi raporu ile mahkeme dosyasından alınan bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu ileri sürmüş ise de, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda aynı zamanda değişik iş dosyasından alınan bilirkişi raporunun da değerlendirilerek bir sonuca varıldığı gözetildiğinde davacının bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.

Davacı şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen arızanın, bilirkişi raporu ile baskı rulmanının sürekli yük altında çalışmasına ve kavramanın kısmi kavrama pozisyonunda kalarak termal hasar gelişmesine neden olan sürücünün ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması şeklinde kullanım hatasından kaynaklandığı tespit edildiğinden, mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşıldığından davalılardan ... A.Ş'nin sorumlu olmadığı, diğer davalı ... Ticaret ve San. A.Ş yönünden ise taraflar arasında dava konusu aracın alım satımına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davalının aracın satıcısı üreticisi veya ithalatçısı konumunda olmadığı, yetkili servis olduğu sadece yetkili servis olması nedeniyle ...

Ticaret ve San. A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceğinden mahkemece her iki davalı yönünden davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK(353)1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 26,3‬0- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/150155 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.