6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limit ipoteğinde takip miktarının ipotek limitini aşamayacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1073 E. 2022/1577 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalidiğerKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak, İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte, borçlunun temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge sunulmadığı ve alacağa dayanak çeklerin zamanaşımına uğradığı hallerde, zamanaşımına uğramış çeklerin keşide/ibraz tarihleri temerrüt tarihi olarak esas alınamaz; borçlu yalnızca borç aslından sorumlu tutulur. Eski TTK/BK döneminde tesis edilmiş ipotek sözleşmelerinde kararlaştırılan akdi faiz oranı, TTK 8/1 uyarınca ticari işlerde serbestçe belirlenebileceğinden, sonradan yürürlüğe giren TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerine (TBK 88, 120) göre denetime tabi tutulamaz. Üst sınır (limit) ipoteğinde takip edilebilecek toplam miktar; asıl alacak, faiz, icra takip masrafları ve vekalet ücreti dahil olmak üzere ipotek limitini aşamaz; ilk derece kararında bu sınırlamaya aykırı şekilde hüküm kurulmuşsa BAM, yeniden yargılama yapmaksızın hükmü ipotek limitiyle sınırlı olacak şekilde düzeltir.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımına uğramış çeklere dayalı alacakta temerrüt tarihinin ve işlemiş faizin belirlenmesi → ret

İddia: Davacı vekili, asıl alacağa takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin hesaplanması gerektiğini, bu hesapla asıl alacak ve faiz toplamının ipotek limitini aştığını, bu nedenle itirazın 80.000-TL'nin tamamı yönünden iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Alacağın faturadan ve zamanaşımına uğramış çeklerden kaynaklandığı, borca karşılık verilen çeklerin karşılıksız çıktığı ve zamanaşımına uğradığı, TBK 117. maddeye göre davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge ibraz edilmediği, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2019/1 Esas, 2019/8 Karar sayılı ve 25/12/2019 tarihli kararı gereği zamanaşımına uğrayan çeklerin keşide-ibraz tarihlerinin temerrüt tarihi olarak esas alınamayacağı; takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği, bu nedenle davalının yalnızca borç aslından sorumlu olduğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eski TTK/BK döneminde tesis edilen ipotekte akdi faiz oranının ve genel işlem koşulu denetiminin uygulanabilirliği → ret

İddia: Davalı vekili, ipotek akit tablosundaki aylık %5 faiz oranının genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, TBK 88 ve 120. maddeleri ile TMK 2. maddesine aykırı olduğunu, taraflar arasındaki dengesizlik nedeniyle bu faiz oranının uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura ve ipotek tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümlerinin uygulanacağı; 6762 sayılı TTK'nın 8/1. maddesine göre ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği, TTK 9/1. maddesindeki atıf nedeniyle öncelikle sözleşme hükmünün uygulanacağı; akdin yapıldığı sırada yürürlükte bulunan TTK 8/1 hükmüne göre ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebildiğinden 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddelerinin ticari işlerde uygulanamayacağı; ayrıca ipotek tesisinin 6098 sayılı Kanun'dan önce yapılmış olması nedeniyle sonradan yürürlüğe giren TBK'nın genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerine göre denetim yapılamayacağı kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Limit (üst sınır) ipoteğinde takip miktarının, faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti dahil ipotek limitini aşamayacağı → kabul

İddia: Davalı vekili, ipoteğin limit ipoteği olduğunu ve takip miktarının ipotek limitini aşamayacağını, ilk derece kararında bu hususa ilişkin bir inceleme yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: İpoteğin limit ipoteği olduğu ve faizin, her türlü yargılama ve icra takip masraf ve giderlerine, vekalet ücretine karşılık teminat teşkil etmek üzere taşınmazın tamamı üzerinde birinci derecede 80.000-TL bedelle tesis edildiği; bu nedenle takip miktarının 80.000-TL'yi aşamayacağı; ancak ilk derece kararında takibin bu ilkelere aykırı şekilde ipotek limitine ayrıca faiz, icra masrafı ve vekalet ücreti eklenerek yürütülmesine ilişkin bir inceleme yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmeksizin, itirazın 37.246,04-TL asıl alacak üzerinden ve ipotek limiti 80.000-TL aşılmamak üzere kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %5 oranında faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine, ipotek limiti 80.000-TL aşılmamak üzere takipten sonra talep edilen faiz, vekalet ücreti gibi isteklerin takip talebi ve ödeme emrinden çıkarılmasına, takibin ipotek limiti ile sınırlı olarak devamına karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, zamanaşımına uğramış çeklerde temerrüt tarihinin tespiti, eski TTK/BK döneminde tesis edilen ipoteklerde akdi faiz serbestisinin TBK'nın genel işlem koşulu denetimine tabi olmaması ve özellikle üst sınır ipoteğinde takip miktarının faiz, masraf ve vekalet ücreti dahil ipotek limitini aşamayacağına ilişkin tespitleri yönünden bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşıdığı değerlendirilmektedir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Alacağa dayanak teşkil eden çekler zamanaşımına uğradığından, zamanaşımına uğramış çeklerin keşide/ibraz tarihleri temerrüt tarihi olarak esas alınamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip üst sınır (limit) ipoteği temerrüt zamanaşımına uğramış çek akdi faiz genel işlem koşulu ticari iş

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 1176098 sayılı TBK 886098 sayılı TBK 120 · 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu (eTTK) — 6762 sayılı TTK 8/16762 sayılı TTK 9/1 · 818 sayılı (mülga) Borçlar Kanunu (eBK) — 818 sayılı BK 72 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1073

KARAR NO 2022/1577

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/12/2019

NUMARASI 2018/354 Esas 2019/1313 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/11/2022

Davanın kısmen kabul-kısmen reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında yapılan anlaşma gereği müvekkili şirket tarafından yapılacak olan satışlar nedeniyle müvekili şirketin doğacak alacaklarının teminatını teşkil etmek üzere davalının maliki olduğu İzmir -Menemen İlçesi, ... Köyü'nde bulunan tapuda ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdaki ... blok ... numaralı bağımsız bölüm üzerinde müvekkili lehine teminat ipoteği tesis edildiğini, anlaşma kapsamında davalıya toplamda 39.651,54- TL tutarında mal satışı gerçekleştirildiğini, davalı tarafça 20/04/2012 tarihli, 20.000-TL bedelli ve 10/05/2012 tarihli 20.000-TL bedelli iki adet çek keşide edilerek müvekkiline verildiğini, keşide edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, fatura borcunun ödenmediğini, İstanbul ...

İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı tarafın takibe konu ettiği fatura nedeniyle alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, takip öncesinden temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, davacı tarafından aylık %5 faiz talebinin TBK 88 ve 120 maddelerine aykırı olduğunu, faiz düzenlemesinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, faiz oranına itirazlarında haklı olduklarını,davacı tarafından başlatılan icra takibinde de hukuka aykırılıklar bulunduğunu, davacı tarafça yapılması gerekenin 39.651,54-TL asıl alacak ve asıl alacağa kendi iddiasına göre temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faizin ayrı ayrı gösterilmesi bu alacağın da 80.000-TL lik limit ipoteği çerçevesinde talep edilmesinden ibaret olduğunu, davacının talebinin her şekilde limit ipoteği bedelini aşmasının mümkün olmadığını beyan ile davanın reddine, %20 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalıya mal satışı yapıp 30/12/2011 tarihli 39.651,54-TL bedelli faturayı kestiği, karşılığında davalıdan çek aldığı, ancak her biri 20.000-TL bedelli 2 adet çekin karşılıksız çıkması üzerine alacağını tahsil edemediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiği, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacıya 39.651,54-TL borçlu gözüktüğü, 2 adet 20.000-TL bedelli çekin kayıtlarında yer almadığı, davacı faturasının ise kayıtlarında yer aldığı, davacının ticari defterlerinde davacının davalıdan 37.246,04-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, ipoteğin üst sınır ipoteği olup, davacının ipotek limiti olan 80.000-TL'nin tahsili bakımından takibe geçtiği, ancak ticari defterlerine göre davalıdan 37.246,04-TL alacaklı olduğu ve ayrıca davalının davacıya borçlu olduğunun davalının ticari kayıtları ile de sabit olduğu, davacının 37.246,04-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle, davalının İstanbul ...

İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında takibe itirazının iptaline, takibin 37.246,04-TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren aylık %5 oranında akti faiz uygulanmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili,bilirkişi raporunda asıl alacak tutarının 37.246,04-TL olduğunun tespit edildiğini ancak bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş olan temerrüt faizi hesabı yapılmadığını, oysa takip talebinde taleplerinin, asıl alacak ve temerrüt faizi toplamının 80.000-TL tutarındaki kısmı olmakla, bu davada takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapılması gerektiğini, bilirkişiden işlemiş faiz hesabı konusunda ek rapor alınmasına ilişkin talebinin mahkemece kabul edilmeyerek hüküm kurulduğunu, yaptıkları hesaplamada asıl alacak ve faiz toplamı takip tarihi itibariyle 169.966,10-TL çıktığını, bu tutarın 80.000-TL olan ipotek tutarının çok üzerinde olduğunu, hatta tek başına işlemiş faiz tutarı dahi ipotek tutarının üzerinde olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulü ile davalının itirazının 80.000-TL tutarındaki tüm alacak yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı vekili; ipotek akit belgesindeki faiz oranının genel işlem şartı niteliğinde olduğunu ve TBK 120. maddesi ile TMK 2. maddesine aykırı olduğunu, davacının piyasadaki hakim durumu gözetildiğinde müvekkili ile davacı arasında yapılan sözleşmede taraflar arasında bir dengesizlik olduğunun açık olduğunu, müvekkili gibi son derece küçük bir işletmenin %60 oranında bir faizi kabul edemeyeceğini, buna mecbur olduğunu, söz konusu düzenleme ve itirazlarının gözetilmeden aylık %5 oranında faize hükmedilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.Mahkemece her iki tarafın ticari defterleri incelenmiş olup, davacının defterlerine göre davalıdan 37.246,04- TL alacaklı , davalının defterlerine göre 39.651,54- TL borçlu olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, mahkemece itirazın kısmen iptaline ,takibin 37.246,04 TL üzerinden devamına,alacağa takip tarihinden itibaren %5 akti faiz uygulanmasına karar verilmiştir.Her iki tarafın asıl alacak miktarına yönelik istinafları bulunmamaktadır. Davacı vekili, iki adet karşılıksız çek nedeniyle işleyen faizin ipotek limitini aştığını bu sebeble 80.000-TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Alacağın faturadan ve zamanaşımına uğramış çekten kaynaklandığı,borcuna karşılık davalı tarafından davacıya 2 adet çek verildiği, bu çeklerin karşılıksız çıktığı zamanaşımına uğradığı,6098 sayılı TBK 117.

maddeye göre davacı tarafından davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin belge ibraz edilmediği , Yargıtay İçtihadı Birleştirme HGKnun 2019/1 Esas 2019 /8 Karar ve 25/12/2019 tarihli kararı gereği zamanaşımına uğrayan çeklerin keşide-ibraz tarihlerinin temerrüt tarihi olarak esas alınamayacağı, takipten önce davalı temerrüde düşürülmediği için davalı borç aslı ile sorumludur.Davacı vekilinin,davalının takipten önceki işleyen faizden sorumlu olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. İpotek akit tablosunun incelenmesinde, 30/12/2011 tarih ... yevmiye nolu ipotek senedinde doğmuş ve doğacak tüm borçlardan dolayı 80.000- TL bedelle ipotek tesis edildiği borca aylık %5 faiz işletileceği belirtilmiştir.İcra takibinde ise, 39.651,54-TL bedelli fatura, 20.4.2012 ve 10.5.2012 tarihli karşılıksız çıkmış bulunan her biri 20.000-TL bedelli iki adet çeke dayalı alacağın 10.3.2018 takip tarihine kadar işlemiş faizi olmak üzere toplam 80.000-TL alacağın takip tarihinden itibaren aylık %5 faizi ,icra giderleri avukatlık ücreti ile tahsili için icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Fatura ve ipotek tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı BK ve 6762 sayılı TTK hükümleri uygulanacaktır.6762 sayılı TTKnun 8/1. maddesinde; ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği, 9/1. maddesinde; ticari işlerde faiz miktarı hakkında atıf yapılan BK nun 72.maddesinde öncelikle mukavele hükmünün uygulanacağı hükme bağlanmıştır.Konuya ilişkin emsal ilamda ;"Akdin yapıldığı sırada yürürlükte bulunan TTK nun 8/1 hükmüne göre ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceğinden 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir. (Yargıtay 19 HD nin 2015/2807 esas ,2016/2054 karar sayılı 10.2.2016 tarihli ilamı) Ayrıca ipotek tesisi 6098 sayılı kanundan evvel yapılmış olup ,daha sonra yürürlüğe giren TBK nun genel işlem koşullarına ilişkin hükümlere göre denetim yapılamayacaktır.

Bu sebeble aylık %5 faiz oranına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Anlatılanlara göre davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine ;ipoteğin limit ipoteği olduğu ve faiz , her türlü yargılama ve icra takip masraf ve giderlerine vekalet ücretine karşılık teminat teşkil etmek üzere taşınmazın tamamının birinci derecede 80.000-TL bedelle ipotek tesis edildiği, takip miktarının 80.000 TL'yi aşamayacağı ancak takibin bu ilkelere aykırı şekilde ipotek limitine(80.000-TL ye) faiz ,icra masrafı ve vekalet ücreti talep edildiği,hükümde bu hususlara ilişkin bir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne , kararın kaldırılmasına yapılan hata eksiklik nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından ,yeniden hüküm verilerek , takibe itirazın 37.246,04 TL alacak bakımından kısmen iptaline ,asıl alacağa takip tarihinde itibaren aylık %5 oranında faiz uygulanmasına,fazla istemin reddine, ipotek limiti 80.000-TL aşılmamak üzere takipten sonra talep edilen faiz, vekalet ücreti isteklerin takip talebi ve ödeme emrinden çıkartılmasına, ipotek limiti ile sınırlı olarak takibin devamına " karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/12/2019 Tarih 2018/354 Esas - 2019/1313 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında " ipotek limiti 80.000-TL ile aşılmamak üzere " takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 37.246,04 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %5 oranında akdi faiz uygulanmasına ,fazla istemin reddine İpotek limitinin 80.000-TL aşılmamak üzere takipten sonra talep edilen faiz, vekalet ücreti vs.

isteklerin takip talebi ve ödeme emrinden çıkartılmasına," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 2.544,28-TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 966,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.578,08-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından ödenen ‬966,20-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 800-TL bilirkişi ücreti, 700-TL talimat bilirkişi ücreti ve 160,93-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.660,93‬-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 773,29-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 4.447,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı yararına takdir olunan 5.052,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 636,07-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 31,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 20-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/149277 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.