Bekletici mesele yapılmadan feshin haklılığına dayanılarak verilen ret kararının kaldırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/982 E. 2022/1590 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Bir icra takibine itirazın iptali davasında, davanın esasını oluşturan sözleşme feshinin haklılığı meselesi, aynı sözleşmeye dayalı olarak başka bir mahkemede görülmekte olan davada da tartışma konusu ise ve o davanın sonucu eldeki davayı doğrudan etkileyecekse, çelişkili kararların önlenmesi ve hukuki güvenlik ilkesi gereği ilk derece mahkemesinin o davanın sonucunu bekletici mesele yapmadan feshin haklılığı hakkında doğrudan hüküm kurması hatalıdır; bu durumda karar kaldırılıp, ilgili davanın bekletici mesele yapılması için dosya ilk derece mahkemesine gönderilir.
Ele alınan sorunlar
Protokolün davalı tarafından haklı feshedilip edilmediği belirlenmeden hüküm kurulması → kabul
İddia: Davacı ... vekili, 23/11/2012 tarihli alt kira sözleşmesi ile kiracılık ilişkisinin dava dışı şirkete devredildiğini, protokoldeki yükümlülüğün yerine getirildiğini, aynı protokole dayalı başka bir davada (İstanbul 13. ATM 2014/64 E.) davalıların yükümlülüklerini yerine getirmedikleri iddiasının yerinde bulunmadığının tespit edildiğini belirterek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Uyuşmazlığın çözümü, protokolün davalı tarafından haklı olarak feshedilip edilmediğinin belirlenmesine bağlıdır. Aynı 16/08/2012 tarihli protokole dayalı olarak başka davacı ve davalılar arasında görülen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bir dosyasında da bu feshin haklılığı tartışılmış; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ve karar düzeltme ilamlarında, taraflarca dayanılan ihtarnameler, icra takip ve dava dosyaları, kira sözleşmesi ile alt kira sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirilerek; kira sözleşmesinde alt kira yasağı bulunmasına rağmen alt kira sözleşmesi imzalanıp faaliyete başlanıldığı, davacının fesih ihtarına rağmen işyerini ne zamana kadar işlettiği, tahliye davası tarihine kadar faaliyete devam edip etmediği ve tahliye davasının dayanağı ödenmeyen kira bedellerinin hangi tarihlere ilişkin olduğu hususlarının araştırılması gerektiği belirtilerek eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu itibarla, aynı protokole dayalı feshin haklılığı meselesinin başka bir mahkemede (İstanbul 13. ATM, yeni esas 2021/406) halen görülmekte olması ve bu davanın sonucunun eldeki davayı doğrudan etkilemesi karşısında, aynı konuya ilişkin farklı ve çelişkili kararların çıkmasının engellenmesi ile hukuki güvenlik ilkesi gereği, o davanın sonucunun beklenmesi gerekmektedir. Bu aşamada davalının feshinin haklı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aynı sözleşmeye/protokole dayalı olarak birden fazla dava arasında bağlantı bulunması ve bir davanın sonucunun diğerini doğrudan etkilemesi halinde, çelişkili kararların önlenmesi ve hukuki güvenlik ilkesi gereği bekletici mesele yapılması gerektiğine ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bekletici mesele↗ hukuki güvenlik ilkesi↗ protokolün haklı feshi↗ itirazın iptali↗ alt kira sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/982
KARAR NO 2022/1590
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/03/2020
NUMARASI 2014/925 Esas - 2020/228 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili ; müvekkilleri ile davalı arasında 16/08/2012 tarihinde, ... Tic. Ltd. Şti. unvanlı bir şirket kurmak ve kurdukları bu şirket vasıtası ile müvekkillerinden ...'in kiracısı olduğu, ... Mah.... Cad. No:... Nişantaşı adresindeki Cafe/Restaurant'ı işletmek için protokol tanzim ettiklerini, şirketin %25 hissesinin müvekkili ...'e, %25 hissesinin ...'a, geriye kalan %50 hissesinin de davalıya ait olacağını, ... Mah. ... Cad. No:... Nişantaşı adresinde müvekkili ... ' in tarafı olduğu kira sözleşmesinin tadil edilerek şirket adına yeni bir kira sözleşmesinin yapılacağını, davalının ortaklığa girmek için 350.000-USD'yi müvekkillerine ödeyeceğini, müvekkili ...'e ayrıca taraflarca belirlenecek aylık net 20.000-TL'den aşağı olmamak kaydıyla bir ücret ödeneceğini, müvekkillerinin protokolde belirtilen tüm edimlerini yerine getirdiğini, buna karşın davalının protokolün 4.maddesine göre 350.000-USD ödemeyi kabul ettiğini, bunun 278.000-USD'lik kısmını müvekkillerinin ortağı olduğu ...
firmasına ödediğini, bu meblağdan bakiye 72.000-USD ' yi müvekkillerine ödemediğini, davalının iddialarının aksine mezkur işletmenin fiilen ... Tic. Ltd. Şti.' ne devredildiğini, sözleşmede 72.000-USD bakiyenin ödeme tarihi olan 30/12/2012 açıkça yazılı olduğunu, bu sebeple davalının ayrıca bir ihtara gerek olmadan temerrüde düştüğünü, İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; taraflar arasında 16/08/2012 tarihinde protokol tanzim edildiğini, protokolün özel şartlar başlığı altındaki m 1.,2.,3. maddelerinde yer alan şartların sözleşmenin olmazsa olmaz kurucu edimleri olduğunu, buna göre, sözleşmenin taraflarının hisse oranları nisbetinde ... Mah ... Cad,No... Nişantaşı/İSTANBUL adresinde ... Tic. Ltd. Şti'ni kuracağını, aynı adreste davacıların sahibi olduğu ...Ltd.Şti' nin tüm demirbaşları ile birlikte şirkete devredeceğini, yine aynı adreste davacıların sahibi olduğu ..Ltd. Şti'nin kiraya veren ile yaptığı kira sözleşmesinin tadil edilerek kiraya veren ile müvekkili şirket arasında yeni bir kira sözleşmesi yapılacağını, ancak bu şartların tamamlanması şartı ile müvekkili davalının 350.000-USD ödeyeceğini, müvekkilinin yukarıda yazılı şartlar tamamlanmadan davacılara güvenerek 278.000- USD + 50.000-TL ödeme yaptığını, davacıların protokol ile kurulan işletmeyi ele geçirip kendi işletmelerine katmak için İstanbul 35.ATM' nin 2013/167 E.
Sayılı dosyası ile şirketin tasfiyesi için dava açtıklarını,davacı tarafça protokolün ihlal edilmesi nedeniyle müvekkili tarafından Kadıköy ... Noterliğinin 18.Mart.2013 tarihli ihtarnamesi ile 16.08.2012 tarihli sözleşmenin feshedildiğini, feshedilen sözleşme kapsamında davacıların talepde bulunmalarına hukuken imkan bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 16.08.2012 tarihli protokolde; tarafların birlikte ... Cad ... adresinde kurulacak şirketin faaliyet göstereceği, yine bu adreste faaliyet gösteren ... 'nin demirbaşlarını yeni kurulacak şirkete devredileceğini, kiraya veren ile yeni sözleşme yapılacağı ve bu hususlar gerçekleşince davalı ...'ın davacılara 350.000-USD ödeme yapacağını, ...'e kurulacak yeni şirket tarafından aylık 20.000-TL ödeneceğinin hüküm altına alındığını, protokol gereğince, taraflarca şirketin kurulduğunu, davalı tarafından davacılara kısmi ödeme yapıldığı ancak kira sözleşmesi tadil edilerek ... Gıda adına yapılmadığını,her ne kadar alt kira sözleşmesi yapılmış ise de, davacılar ..., ... ile ile ...Ltd Şti'nin kiracı, dava dışı ...'nin kiraya veren olduğu, kira sözleşmesinin özel şartlar bölümünde, kiracının kiralayanın yazılı rıza ve muvafakati olmadan mecuru başkalarına kiraya veremeyeceğinin, devir ve ciro edemeyeceğinin belirtildiğini, nitekim, kiraya veren ...'nin de bir başka mahkemede görülmekte olan davada, yanıt dilekçesinde ''..kiralayanın muvafakati olmadan başkasına kiraya verme yasağı olduğu halde, davacı kiracının, kiralananı müvekkilinin iradesi dışında, diğer davalı ...
şirketine kiraya verdiğini öğrendiklerini'' şeklinde beyanda bulunduğunu, bu durumda protokolün anılan hükmü gereğince üstlenilen edimin davacılar tarafından yerine getirilmediği anlaşılarak davalı ...'ın sözleşmenin feshinde haklı olduğu, davacı...'in icra takibine konu olan alacak talebinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; 23/11/2012 tarihli alt kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazdaki kiracılık ilişkisinin ... şirketine devredildiğini, protokol ile birlikte kira akdinin tarafının ... olduğunu, bu haliyle dükkan açılarak 3 yıl süre ile ... tarafından işletildiğini, kira bedellerinin yatırıldığını, 3 yıl süre ile mecuru işletip tüm karı aldıktan sonra protokoldeki yükümlülüğün yerine getirilmediği yönündeki tespitin TMK 2.maddesine aykırı olduğunu, şirketin kira bedellerini yatırmaması sonucu temerrüt nedeniyle tahliye davası açıldığını,tahliye tutanağında da bu şirketin sigortalı çalışanının hazır bulunduğunu, taşınmazı mahkeme kararından sonra boşalttığını beyan ettiğini, alacaklı vekilinin ...'nın kiracılığı yönünden bir itirazının bulunmadığını, protokole konu 01/01/2012 tarihli kira sözleşmesinin ...
İle ... Ltd. Şti. arasında tanzim edildiğini,... ile ... arasında 23/11/2012 tarihli alt kira sözleşmesi ile kiracılık ilişkisinin ... şirketine devredildiğini, davalı ... tarafından ... ve ...'a karşı açılan İstanbul 13. ATM'nin 2014/64 esas 2016/424 karar sayılı kararında; davalıların, davacı yanca kira sözleşmesi yönündeki yükümlülüklerini yerine getirmedikleri iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca müvekkil aleyhine 17.098,67-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, protokole göre 72.000-USD'nin ... ile ...'a yarı yarıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, takip tarihinde ... ve ...'un vekilinin aynı kişi olması nedeniyle her ikisinin alacaklı gösterilerek 72.000-USD'nin tahsilinin talep edildiğini, bu bedelin yarısının ...'e, yarısının ...'a ait olduğunu, takibin devamına karar verilmesi halinde müvekkilin 36.000-USD yönünden alacaklı olacağını, buna rağmen alaacğın tamamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davada talep ; 16/08/2012 tarihli protokol gereği davacılara ödenmesi gereken bedelden ödenmeyen 72.000-usd nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.İlk derece mahkemesince ;dava, protokolün davacı tarafça ihlal edilmesi nedeniyle bakiyenin istenemeyeceği gerekçesiyle dava red edilmiştir.Uyuşmazlığın çözümü için protokolün davalı tarafından haklı feshedilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir. İstanbul 13.ATM nin 2014/64 Esas 2016/424 Karar sayılı dosyasında davacının ..., davalıların ... , ... olduğu, davada 16/08/2012 tarihli protokol nedeyle davalılara ödenen 278.000-USD'nin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali davası olduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2017/1430 Esas 2019/3161 Karar sayılı bozma ilamında "16/08/2012 tarihli protokolün ..anılan hükmü gereğince üstlenilen edimin davalılar tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacının sözleşmenin feshinde haklı olmasına rağmen feshin haksız olduğu kabul edilerek aksi yönde gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Karar düzeltme kanun yoluna başvuru üzerine aynı Dairenin 2019/4151 Esas 2021/3174 Karar sayılı ilamı ile;" taraflarca dayanılan tüm ihtarnameler, tarih ve içerikleri, icra takip ve dava dosyaları, kira sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi hükümleri hep birlikte göz önünde bulundurularak ve kira sözleşmesinde, alt kira yasağı bulunmasına rağmen ... Ltd. şti. ile ... Testil Ltd. Şti. arasında alt kira sözleşmesi imzalanıp, işyerinde faaliyete başlandığı, davacının fesih ihtarı göndermesine rağmen hangi tarihe kadar dava konusu işyerini işletmeye devam ettiği, tahliye davası tarihine kadar işyerinde faaliyete devam edip etmediği, tahliye davasının dayanağını oluşturan ödenmeyen kira bedellerini hangi tarihlere ilişkin olduğu hususları göz önünde bulundurularak somut uyuşmazlığın çözümüne gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu gerekçelerle bozulması gerekirken Dairenin bozma ilamında yazılı gerekçeyle bozulması yerinde görülmediğinden davalı ...'in karar düzeltme talebinin kabulü ile bozma kararının davalı ...
yönünden kaldırılarak bozulmasına" oyçokluğu ile karar verilmiştir. Anlatılanlara göre; İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/406 Esas(yeni) sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı belirlenecektir.Aynı konuya ilişkin farklı kararlar çıkmasının engellenmesi ,hukuki güvenlik ilkesi nedeniyle bu davanın neticesinin beklenmesi gerekmektedir.Bu aşamada; davalının feshinin haklı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne mahkeme kararının ... yönünden kaldırılmasına İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/406 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre hüküm verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2020 Tarih 2014/925 Esas - 2020/228 Karar sayılı hükmünün ... yönünden HMK.'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı ... tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/11/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/149225 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi