Çek bedelinin avans olarak verildiğinin ispatı yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/335 E. 2022/1635 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çek, bir ödeme aracı olarak aksi ispatlanmadıkça mevcut bir borcun ödenmesi karinesini taşır; çekin avans veya farklı bir amaçla verildiğini iddia eden taraf bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Tarafın kendi ticari defterlerinde tek taraflı olarak alacaklı gösterilmesi, karşı tarafın defter kayıtlarıyla desteklenmedikçe bu iddiayı ispata yeterli değildir.
Ele alınan sorunlar
Çek bedelinin avans olarak verilip verilmediğinin ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, düzenlenen çeklerin davalıya yapılacak işler için avans olarak verildiğini, işlerin gerçekleşmediğini, davalının tahsil ettiği çek bedellerini iade etmediğini, bu durumun davacının ticari defterlerinde davalıya borç olarak kayıtlı olduğunu belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Çek bir ödeme aracı olup, aksi ispat edilmedikçe mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği karinesi taşır. Bu karinenin aksini iddia eden, yani çekin avans olarak verildiğini ileri süren davacı, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacının çekleri ödediği tespit edilmiş olmakla birlikte, bu ödemelerin avans mahiyetinde olduğuna dair herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Davacının kendi ticari defterlerinde tek taraflı olarak alacaklı gösterilmiş olması da, karşı tarafın defterlerinde karşılık bulunmadıkça, bu iddiayı ispata yeterli değildir. Davalının ticari defterlerinde ise yalnızca 01.05.2015 tarihli mahsup fişine dayalı 190.800-TL'lik bir kayıt bulunduğundan, davalının bu miktar borcunun kabulü ve bunun dışındaki alacak isteminin reddi yönündeki ilk derece hükmünde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin ödeme aracı olarak mevcut borcu ödeme karinesi taşıdığı, bu karinenin aksini (örneğin avans olarak verildiğini) iddia eden tarafın ispat yükü altında olduğu ve tek taraflı ticari defter kayıtlarının bu ispatı tek başına sağlamayacağı yönündeki tespit bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap↗ ticari defter↗ ispat yükü↗ çek karinesi↗ bilirkişi incelemesi↗ mahsup fişi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/335
KARAR NO 2022/1635
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/11/2019
DAVA
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
Davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu,davalının müvekkili şirkete yüklü miktarda borçlu olduğunun tespit edildiğini, borcun davalı tarafça ödenmediğini, müvekkili tarafından davalı ile yapılması planlanan işlere ve aradaki güven ilişkisine istinaden, davalı tarafa bir takım avans ve ön ödemeler yapıldığını, ancak yapılması planlanan işlerin gerçekleşmediğini,davalının yapılan ödemeleri iade etmediğini, iade edilmeyen ödemelerin tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde görüleceğini, alacak miktarının ticari defterler ile ispatının mümkün olduğunu belirterek, 400.000-TL alacaklı olduklarının tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile esasa ilişkin beyan dilekçesinde ise; davacı ile ticari ilişkilerinin bulunmadığını, bahsi geçen çeklerin firmalarına teslim edilmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporunda; davacı ve davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının defterlerine göre 2015 yılı sonu itibariyle 5.077.550-TL alacaklı, davalının defterlerine göre 2015 yılı sonu itibariyle davacıya 190.800-TL borçlu gözüktüğü, davacının kendi defterlerinde kayıtlı 5.077.550-TL alacak için 25 adet çek düzenlediği, çeklerin ödendiği, tarafların BA-BS formlarında karşılıklı beyan vermedikleri, davacının alacağının bulunduğu yönünde bir kanaat oluşmadığının bildirildiği, çek bir ödeme vasıtası olup, karine olarak mevcut bir borcun ödenmesi için verildiği, bu karinenin aksini iddia eden davacının ispat külfeti altında olduğu, davacının bu karinenin aksini ispat edecek herhangi bir delil sunmadığı, diğer yandan davalının ticari defterlerinde, davalının davacıya 190.800-TL borcu bulunduğunun kayıtlı olduğu, davalı defterlerindeki bu kayıt davalı aleyhine delil kabul edilerek, davalının bu miktar borcunun bulunduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, 190.800-TL alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili;bilirkişi raporlarında da müvekkilinin davalıdan milyonlarca lira alacaklı gözüktüğünün belirlendiğini, müvekkili tarafından, davalıya avans ve ön ödemeler yapıldığını, ancak yapılması planlanan işlerin yapılamadığını, davalının yapılan ödemeleri iade etmediğini, müvekkili şirketin ticari defterlerinde 5.077.550-TL alacaklı olduğunu, dava dilekçesi ekinde ibraz ettikleri dekontlarda, davalının müvekkilinin keşide ettiği çek bedellerini tahsil ettiğinin açıkça anlaşıldığını, tahsil edilen çek bedellerinin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını,davalının ticari defterlerinin dikkate alınamayacağını, verilen çeklerin avans olarak verilmiş olup, sebepten mücerret olmadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinde çeklerin avans olarak verilerek davalıya borç olarak kaydedildiğini, çekleri davalının tahsil ettiği belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalıya avans olarak verildiği iddia edilen çek bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Eldeki davada davacı tarafça; avans olarak davalıya verilip ödendiği ,ancak işin yapılamadığını ,çek bedellerinin iadesi talep edilmiş olup, davalı tarafça akdi ilişki inkar edilmiştir.Çek,bir ödeme aracı olup, avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirket kayıtlarına göre 2015 yılında davalı adına toplam 25 adet 5.077.550-TL bedelli çekleri düzenlediği, ödeme belgelerine göre 3.479.300-TL'lik kısmının davacı şirket tarafından, 550.000-TL'lik kısmının ise dava dışı ... Tic.. AŞ tarafından ödenmiş olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde 5.077.550-TL alacaklı göründüğü, davalı şirket ticari defterlerinde ise 01.05.2015 tarihli mahsup fişi dışında davacı şirketle ilgili bir kayıt tespit edilemediği, mahsup fişine göre davacının 190.800-TL alacaklı bulunduğu, ancak bu kaydın dayanağının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacının verilen çekleri ödediği anlaşılmakta ise de ,avans olarak verildiğine ilişkin ibraz edilmemiştir. Davacının tek taraflı olarak tuttuğu ticari defter kayıtları da tek başına bu iddiayı ispata yeterli değildir. Bu nedenle davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan 190.800-TL dışındaki alacak istemi bakımından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/11/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/149131 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi