Cezai şart faturasının haklılığı incelenmeden karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1410 E. 2023/302 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, cezai şart faturalarına ve cari hesap alacağına dayanılıyorsa, bu alacakların dayanağı olan belgelerin (faturalar, taahhütnameler) dosyaya sunulması ve faturaların sözleşmeye uygunluğunun somut olarak incelenmesi gerekir; bilirkişinin sözleşmeye uygunluk tespitini gerekçesiz biçimde benimsemek yeterli değildir. Taraflar arasında davacının ticari defterlerinin delil sayılacağına ilişkin bir delil sözleşmesi bulunması, HMK m.193/2 uyarınca davalının bu kayıtlara ters düşen iddialarını başka delillerle ispat etme hakkını ortadan kaldırmaz; bu nedenle delil sözleşmesi tek başına davacı kayıtlarının mutlak doğruluğu anlamına gelmez.
Ele alınan sorunlar
Cezai şart alacağının ve cari hesap alacağının dayanağının araştırılmaması → kabul
İddia: Davacının cezai şart faturası kesme şartları oluşmadığı halde fatura kestiği, cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olduğuna dair bir açıklık bulunmadığı, hakimin cezai şartı durum ve koşullara göre indirebileceği hususunda hiçbir inceleme yapılmadan doğrudan fatura bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülmüştür.
Gerekçe: Alacağın dayanağı olan faturaların dosyaya ibrazı sağlanmamış, alacağın dayanağı açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacı tarafından ileri sürülen asgari mal alım taahhütnamesi dosyada bulunmamaktadır. Bilirkişiler, 477.451,49-TL bedelli 2 adet cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlendiğini belirtmiş olmakla birlikte bu faturaların haklılığı yönünden herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Taraflar arasında delil sözleşmesi bulunmakla birlikte HMK m.193/2 hükmü gözetildiğinde, davacının ticari defterlerindeki kayıtların davalı tarafından mutlak olarak benimsendiği sonucuna varılamaz; davalının davacının kayıtlarına ters düşen iddialarını ispat için delil ikame etmesi mümkündür. Bu durumda, taahhütnamenin dosyaya ibrazı sağlanarak davacının alım taahhüdünde bulunup bulunmadığı, bulunmuşsa taahhüt edilen ve alım yapılan ürün miktarı, buna göre eksik alım nedeniyle cezai şart talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa miktarı üzerinde durulması, davacının 2015 yılı öncesi faturalardan kaynaklandığı belirtilen alacaklarının da belirlenmesi gerekirken, sözleşmede davacının defterlerinin delil niteliğinde kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yargılama sırasında vefat eden davalının mirasçılarının davaya dahil edilmemesi → kabul
Gerekçe: İlk derece mahkemesi karar tarihinden sonra vefat eden davalının mirasçılarının da yargılamaya katılması sağlanarak yeniden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın delil sözleşmesi ile HMK m.193/2 arasındaki ilişkiye dair değerlendirmesi (delil sözleşmesinin karşı tarafın delil ikame hakkını ortadan kaldırmayacağı) ve cezai şart faturalarının haklılığının somut incelemeye tabi olması gerektiği yönündeki tespiti, benzer itirazın iptali/cezai şart uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ cezai şart↗ delil sözleşmesi↗ cari hesap alacağı↗ bilirkişi incelemesi↗ mirasçıların davaya dahil edilmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1410
KARAR NO 2023/302
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2019
NUMARASI 2017/52 Esas - 2019/881 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/03/2023
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin en son düzenlenen 14/12/2015 tarihli bayilik sözleşmesi ile müvekkili şirketin bayisi olduğunu, davalı ... tarafından davalı şirketin borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağların azami 100.000-TL'sinin teminatını teşkil etmek üzere adına kayıtlı bahçeli kerpiç ev nitelikli taşınmazın tamamı üzerinde 07/09/2010 tarih-... yevmiye numarası ile 1.derecede 100.000-TL'lik ipotek verildiği, ...'ın aynı zamanda müşterek borçlu, müteselsil kefil olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten satın aldığı akaryakıt ürünleri ile sözleşmeye dayalı diğer alacak bedellerini ödememesi nedeni ile Bakırköy ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığını, davalıların borca itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafça sözleşmede belirtilen edimlerin yerine getirilmediğini, çevre düzenlemesi ve iyileştirmelerin yapılacağının taahhüt edilmesine rağmen yerine getirilmediğini, müvekkili tarafından akaryakıt alımı talebinde bulunulmasına rağmen tedarik edilmediğini, müvekkilinin ciddi anlamda mağdur olduğunu, cezai şart faturasının neye göre düzenlendiğinin belli olmadığını, müvekkilinin davacıdan aldığı tüm mallarının bedelini ödediğini, borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, taraflar arasında 18/09/2010 ve devamında son olarak 14/12/2015 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında bayilik ilişkisi bulunduğu ve davalı şirketin davacıdan aldığı petrol ürünlerine ve aradaki sözleşmeye bağlı olarak cezai şart ve alacaklara istinaden davalı ... adına kayıtlı taşınmazın üzerine 100.000-TL bedel ile ipotek tesis edildiği, davalı şirketin davacıdan satın aldığı akaryakıt bedellerini ödemediğinden bahisle davacı tarafça ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davalılar hakkında takip yapıldığı, bilirkişi tarafından yapılan incelemede sözleşme gereği cezai şart olarak kesilen 2 adet toplamda 477.451,49-TL faturaların sözleşmeye uygun olduğu ve davacı ticari defterlerine göre, davalıdan 520.557,68-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin 8.maddesinde şirketin kayıt ve defterlerinin delil teşkil ettiğinin düzenlendiği, davacı şirketin usulüne uygun tutulan defterleri kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin 11.maddesi ile düzenlenen cezai şart hükmü dikkate alındığında, davalı tarafça sözleşmede kusurun davacıya ait olduğu ve borçların ödendiği belirtilmiş ise de bu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 100.000-TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ...
İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, icra inkar tazminatı talebinin alacak likit bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili ; davacının şartları bulunmamasına rağmen cezai şart faturası kestiğini, alışveriş gereği teslim edilen ürünlerle ilgili bir borç bulunmadığı hususunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, cezai şart faturası olarak kesilen 2 adet toplamda 477.451,49-TL bedelli faturanın sözleşmeye uygun olduğuna dair bir açıklık bulunmadığını, cezai şart miktarını hakimin durum ve koşullara göre tamamen kaldırabileceğini veya miktarını düşürebileceğini, bu hususta hiç bir inceleme yapılmadan doğrudan fatura bedeline hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı davalıdan olan cari hesap alacağının tahsilini talep etmekte olup bilirkişi tarafından davacının 2015 yılı öncesi faturalardan kaynaklanan 43.263,24-TL alacağı ile alım taahhüdünü ihlal nedeniyle düzenlenen 2 adet toplamda 477.451,49-TL bedelli cezai şart faturalarından dolayı alacaklı olduğu tespit edilmiş olup mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak alacağın dayanağı olan faturaların dosyaya ibrazı sağlanmadığı gibi alacağın dayanağı açıklığa kavuşturulmamıştır. Bunun dışında davacı tarafından asgari mal alım taahhütnamesinde belirtilen şartların yerine getirilmediği ileri sürülmesine rağmen dosyada bahsi geçen taahhütnameye rastlanmamıştır.
Bilirkişiler tarafından 477.451,49-TL bedelli 2 adet cezai şart faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlendiği belirtilmesine rağmen bu faturaların haklılığı yönünden herhangi bir inceleme yapılmamıştır.Her ne kadar taraflar arasında delil sözleşmesi bulunmakta ise de HMK m.193/2 hükmü gözetildiğinde, davacının ticari defterlerinde yer alan kayıtların davalı tarafından mutlak olarak benimsendiği şeklinde sonuca varılması mümkün olmayıp, davalının davacının kayıtlarına ters düşen iddiaların ispatına dair delil ikamesi mümkündür.Bu durumda bahsi geçen taahhütnamenin dosyaya ibrazı sağlanarak, davacının alım taahhüdünde bulunup bulunmadığının, bulunması halinde taahhütte bulunulan ve alım yapılan ürün miktarının, buna göre eksik alım nedeniyle cezai şart talep etme koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşması halinde miktarı üzerinde durulup, yine davacının 2015 yılı öncesi faturalardan kaynaklandığı belirtilen alacakları da belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken sözleşmede davacının defterlerinin delil niteliğinde kabul edildiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra vefat eden davalı ...'ın mirasçılarının da yargılamaya katılması sağlanarak açıklanan hususlarda inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2019 Tarih 2017/52 Esas 2019/881 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalılar tarafından yatırılan 1.707,75-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/03/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/149077 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi