6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fiyat farkı faturasıyla cari hesap borcunun sıfırlanamayacağı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/798 E. 2022/1552 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Serbest piyasa koşullarında karşı tarafın verdiği fiyat teklifini kabul ederek malı teslim alan, faturayı ticari defterlerine kaydeden ve kısmi ödemede bulunan tacir, sonradan fiyatların piyasa rayicine göre fahiş olduğunu ileri sürerek tek yanlı düzenlediği bir fiyat farkı/iade faturasıyla cari hesap borcunu sıfırlayamaz; basiretli tacir yükümlülüğü, mal alımından önce fiyat araştırması yapmayı gerektirir ve sonradan pişmanlıkla borçtan kaçınmaya hukuki dayanak oluşturmaz.

Ele alınan sorunlar

Ticari defterlerin süresinde ibraz edilip edilmediği → ret

İddia: Davalı vekili, davacının 2018 yılı ticari defter ve belgelerini süresinde sunmadığını, sonraki süreçte sunulan defter ve belgelerin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 23.10.2018 tarihli duruşmada tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmiş ancak uyuşmazlık konusu yıllar belirtilmemiştir; bu nedenle inceleme ara kararı usule uygun olmayıp davacının ibrazdan kaçındığı kabul edilemez. 4.1.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2017 yılına ilişkin defter ve kayıtlarını ibraz ettiği, ancak uyuşmazlığın çözümü için 2018 yılı defterlerinin incelenmesi gerektiği belirtilmesi üzerine 12.02.2019 tarihli oturumda verilen ek inceleme ara kararı uyarınca 2018 yılı ticari defterlerinin de ibraz edildiği anlaşıldığından, davacı ticari defterlerinin süresinde ibraz edildiği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Fiyat farkı faturası düzenlenerek cari hesap borcunun sıfırlanmasının hukuki dayanağı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının fahiş bedellerle fatura düzenlediğini, buna karşılık itiraz mahiyetinde iade/fiyat farkı faturası düzenleyip davacıya gönderdiğini, faturaya süresinde itiraz edilmemesinin sadece içeriğin doğruluğuna karine oluşturduğunu, aksinin ispatının mümkün olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Taraflar arasındaki cari ticari ilişki 2016 yılı 9. ayda başlamış, 12.7.2017 tarihine kadar devam etmiş; davacının düzenlediği faturalar ve davalı tarafça yapılan ödemeler her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlıdır ve buna göre davalının davacıya 21.253,69-TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Davalı, davacıdan aldığı teklifleri kabul ederek malları teslim almış, faturaları kayıtlarına almış ve kısmi ödemelerde bulunmuştur. Davalı şirket haziran 2017'de çeşitli şirketlerden fiyat teklifi istemiş, davacının başka alıcılara ve davalıya sonradan verdiği tekliflerin, önceki satış fiyatlarından daha düşük olduğunu, diğer firmalardan alınan tekliflerin de daha düşük olduğunu tespit ederek davacının piyasa rayicinden yüksek fiyatla mal sattığı sonucuna ulaşmış ve bunun üzerine 2.3.2018 tarihli fiyat farkı faturasını düzenleyerek cari hesaptaki borcunu sıfırlamıştır. Mal alımı sırasında fiyat araştırması yapması gerekirken yapmayan, serbest piyasa koşullarında davacının verdiği teklifleri kabul ederek malları teslim alan ve aldığı faturaları ticari defterlerine kayıt eden davalının, aradan altı ay gibi bir süre geçtikten sonra fiyatların çok yüksek olduğunu ileri sürerek fiyat farkı faturası düzenlemesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı şirket, kabul ettiği fiyatlarla teslim alıp satın aldığı malların bedelini ödemekten, gerçekte fiyatların fahiş olduğunu ileri sürerek kaçınamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tacirin, fiyatları önceden araştırıp kabul ederek teslim aldığı malların bedelini, sonradan tek yanlı düzenlediği fiyat farkı/iade faturasıyla azaltamayacağına; bu tür faturaların cari hesap borcunu sıfırlamak için hukuki dayanak oluşturmadığına ilişkin değerlendirme, benzer cari hesap/ticari satım uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı ticari satım basiretli tacir fiyat farkı faturası ticari defterlerin ibrazı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/798

KARAR NO 2022/1552

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/12/2019

NUMARASI 2018/482 Esas - 2019/1154 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 03/11/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı tarafın ticari ilişkilerinden kaynaklı 21,233,69 -TL borcunun bulunduğu,davacının sahibi olduğu ... firması tarafından davalıya elekktrik malzemesi satıldığını, bu satıma ilişkin 2017-2018 dönemi cari hesap bakiyesine istinaden 21.253,69- TL tutarındaki borcun davalı şirket tarafından ödenmediği için İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından ekteki fiyat farkından kaynaklı iade faturasının tebliğ edildiği iddia edildiğinden davalının alınan malların iade edildiğini ispat ile mükellef olduğunu, haksız itiraz sebebiyle durdurulan takibin devamını, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı ile sipariş usulü ile çalışıldığını, yapılan araştırma neticesinde davacı tarafından davalıya gönderilen fatura bedellerinin piyasa değerinin oldukça üzerinde olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine davalı tarafından "iade faturası” düzenlenerek Beyoğlu ... Noterliğinin 27.03.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile davacıya gönderildiğini, iade faturasının itiraz amaçlı düzenlendiğini ileri sürerek davanın reddine,davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,cari hesap alacağının 07/09/2016 ile 12/07/2017 tarihleri arasında satılan malzemelerden kaynaklandığı, daha sonra davalı tarafından dava konusu satılan malzemelerin birim değerinin piyasa değerinden fazla olduğu iddiasıyla 02/03/2018 tarihinde iade faturası tanzim ettiği, bu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını,alım satım ilişkisinden uzun süre sonra iade faturası düzenlenmesi ve tebliğ edilmemesi nedeniyle davacının cari hesap alacağının kesinleştiği, bu nedenle toplam 21.253,69-TL cari hesap alacağı bakımından itirazın iptali ile takibin devamına ,davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, davacı tarafından fahiş bedeller ile düzenlenen faturalara karşılık müvekkil şirketin itiraz mahiyetinde iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini,davacı tarafın ticari defterlerine işlenmemesinin müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını ,2018 yılı ticari defter ve belgelerini sunmayan davacının sonraki süreçte ticari defter ve belgeleri sunması ve bunların hükme esas alınmasının kararın hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini,davacı tarafından gönderilen faturaya süresinde itiraz edilmemesi sadece fatura içeriğinin doğru olduğuna, aksini ispatın her zaman mümkün olduğuna karine teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satımdan kaynaklı cari hesap alacağına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, 23.10.2018 tarihli duruşmada tarafların ticari defterlerinin ibrazı için süre verilmiş ancak uyuşmazlık konusu yıllar belirtilmemiştir.Buna göre inceleme ara kararı usule uygun olmayıp davacının ibrazdan kaçındığı kabul edilemeyecektir.

4. 1.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2017 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtları ibraz ettiği,ancak uyuşmazlığın çözümü için 2018 yılı defterlerinin incelenmesi gerektiği belirtilmesi üzerine 12.02.2019 tarihli oturumda verilen ek inceleme ara kararı uyarınca 2018 yılı ticari defterlerinin ibraz edildiği,davacı ticari defterlerinin süresinde ibraz edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Somut olayda; taraflar arasında cari ticari ilişki 2016 yılı 9.ayda başlamış ve 12.7.2017 tarihine kadar devam ettiği, davacının düzenlediği faturaların ve davalı tarafça yapılan ödemelerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna göre davalının davacıya 21.253,69-TL borçlu bulunduğu belirlenmiştir.Davalı,davacıdan aldığı teklifleri kabul ederek malları teslim almıştır.Teslim aldığı mallar karşılığında davacı tarafça düzenlenen faturaları kayıtlarına almış, kısmi ödemelerde bulunmuştir.Davalı şirket haziran 2017 tarihinde çeşitli şirketlerden fiyat teklifi istemiş, faturalar arasında bulunan liste ile bir çalışma yaparak davacının başka alıcılara ve davalıya sonradan verdiği tekliflerin bu satın alma fiyatlarından daha düşük olduğu, ...

ve ... firmasından aldığı tekliflerin daha düşük olduğu ,böylece davacının piyasa rayicindan yüksek fiyatla mal sattığı anlaşıldığından ihtilafa neden olan 2.3.2018 tarihli fiyat farkı faturasını düzenleyerek cari hesapdaki borcunu sıfırlamıştır.Davalının mal alımı sırasında fiyat araştırması yapması gerekirken yapılmadığı, serbest piyasa koşullarında davacının verdiği teklifleri kabul ederek malları teslim alan ,aldığı faturaları ticari defterlerine kayıt eden davalı aradan 6 ay bir süre geçtikten sonra verilen fiyatların çok yüksek olduğunu anladığı gerekçesiyle fiyat farkı faturası düzenlemesinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır.Basiretli bir tacir gibi davranması gereken davalı şirket kabul ettiği fiyatlar ile teslim ve satın aldığı malların bedelini ödemekten gerçekte fiyatların fahiş olduğunu ileri sürerek kaçınamayacaktır.

Açıklanan nedenlerle ;davanın kabulüne yönelik hükümde isabetsizlik olmadığı istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin stinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.451,81-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 363-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.088,81‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 18-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/11/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148939 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.