Ticari defter delili: karşı tarafın defter sunmaması, banka havalesi karinesini çevirmez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/244 E. 2022/1576 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari defter delili değerlendirmesinde, karşı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması, defter sahibi tarafın tüm iddialarının kendiliğinden ispatlanmış sayılması sonucunu doğurmaz; münhasıran karşı tarafın defterlerine dayanılmayan alacak kalemleri yönünden ayrıca ispat aranır. Banka havalesi yoluyla yapılan ödemenin mevcut bir borcun ifası sayılacağına dair yasal karine, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin karşılıklı ve sürekli havale trafiğiyle yürütüldüğü, havale tarihinde ödemeyi yapan tarafın alacaklı (borçlu değil, tam tersi) konumda bulunduğu somut olgularla çürütülebilir; bu durumda havale bedeli borç ödemesi değil, alacağa ilave edilecek bir tutar olarak kabul edilir. Buna karşılık, ticari defterlerde kayıtlı olup herhangi bir belgeye (dekont, makbuz vb.) dayanmayan nakdi ödeme iddiaları, salt defter kaydına dayanılarak ispatlanmış sayılmaz.
Ele alınan sorunlar
Davalının ticari defterlerini sunmamasının ispat yüküne etkisi (HMK 222) → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının ihtara rağmen ticari defter ve belgelerini sunmamasının yasal sonucunun davacı iddialarının ispatlanmış sayılması olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususu yanlış değerlendirdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış, incelenen davacı ticari defterlerinde davacının davalıdan toplam 456.620,07 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Alacağın 88.990,13 TL'lik kısmı banka havalelerinden, 63.717,00 TL'lik kısmı nakit ödemelerden, 306.912,24 TL'lik kısmı satış faturalarından kaynaklanmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Banka havalesi ile yapılan ödemenin borç ödemesi karinesinin cari hesap ilişkisinde çürütülmesi (88.990,13 TL) → kabul
İddia: Davacı vekili, davalıya gönderilen 88.990,13 TL banka havalesinin borç ödemesi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu tutarın da alacağa ilave edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Havalelerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal bir karine bulunmakla birlikte, ticari ilişkinin başlangıcından itibaren her iki tarafın karşılıklı olarak banka havalesi yoluyla ödemeler yaptığı, bu havalelerin davacı ticari defterlerine kayıt edildiği ve ilişkinin bu şekilde sürdürüldüğü belirlenmiştir. Havalelerin yapıldığı tarihlerde, davacıya hükmedilen ve kesinleşen miktardan anlaşılacağı üzere davalının mal satış faturalarından kaynaklanan borcunun yüksek olduğu görülmektedir. Bu durumda, borçlu olduğu belirlenen davalıya yapılan ödemelerin borca karşılık yapıldığının kabulü somut olaya uygun değildir; bu sonuç hayatın olağan akışına da aykırıdır. Taraflar arasındaki cari ilişkinin hep bu şekilde yürütüldüğü de gözetilerek, karine çürütülmüş kabul edilmiş ve bu miktarın alacağa ilave edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Belgesiz nakit ödemeye ilişkin alacak kaleminin ispatı (63.717,00 TL) → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilin ticari defter ve belgelerine göre davalıdan bu kalem yönünden de alacaklı olduğunu, davanın bu kısmının reddinin hukuken yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının defterlerinde kayıtlı bulunan 63.717 TL nakden ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. İnceleme ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 222. maddesi gözetildiğinde, belgesi bulunmayan alacağın salt ticari defterlerde kayıtlı olması nedeniyle davacının alacağını ispatladığı sonucuna varılması mümkün görülmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, banka havalesiyle ödemenin borç ifası sayılacağına dair yasal karinenin, taraflar arası sürekli ve karşılıklı cari hesap ilişkisinde havale tarihindeki alacaklılık durumu gözetilerek çürütülebileceğine ilişkin tespiti ile ticari defter kaydının belgesiz alacak kalemlerini tek başına ispatlamaya yetmeyeceğine ilişkin tespiti, benzer ticari alacak davalarında bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter delili↗ HMK 222↗ ispat yükü↗ havale karinesi↗ cari hesap ilişkisi↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/244
KARAR NO 2022/1576
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/12/2019
NUMARASI 2018/1083 Esas 2019/1348 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, fatura ve cari hesap alacağından kaynaklanan 459.602,07 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından borca ve yetkiye itiraz edildiğini icra dosyasının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığını, borçlu tarafından yeniden gönderilen ödeme emrine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesinde ve icra takibinde davacının cari hesap alacağı dışında hiçbir iddiasının ve beyanının yer almadığını, talebini somutlaştırmadığını ,dava dilekçesindeki eksiklikler nedeni ile davanın reddi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının işbu davadan önce farklı tarihlerde icra takipleri başlattığını,taraflar arasındaki tek hukuki ilişkinin ... ve ... arasında imzalanan 23/03/2017 tarihli şirket hisse devri niyet mektubu ile başlayan adi ortaklık olduğunu, müvekkilinin adi ortaklık sözleşmesi nedeniyle davacıdan 147.000- TL alacaklı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takas, mahsup ve ödemezlik definde bulunduklarını, belirterek davanın reddine ve davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "Davacı taraf ticari defterlerine göre davalıdan 456.620,07- TL alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, davalının defterlerini sunmamış olmasının yaptırımının davacının defterlerinin her halükarda kabulü anlamına gelmeyeceğini, HMK 222. maddesinde bir tarafın ticari defterlerini sunmaması durumunda diğer tarafın beyanının kabul edileceğine dair bir düzenleme bulunmadığını bu düzenlemenin HMK 220 de bulunup delil olarak dayanılan belgelerle ilgili olduğunu HMK 222-son maddesinde bir tarafın sadece diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini bildirmesi halinde diğer tarafın defterlerini sunmaması halinde, diğer tarafın iddialarını kanıtlamış sayılacağının düzenlendiğini ,münhasıran davalı tarafın defterlerine dayanılmadığından bu hükmün uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını bu sebeple BAkayıtları ile davalıya teslim edildiği ispat edilen 306.912,24 TL'lik kısım dışındaki miktar yönünden de davacının alacaklı olup olmadığı hususunun ispatlanması gerektiğini, Bilirkişi raporunda 88.990,13 TL'lik kısmının banka havalelerinden, 63.717,00 TL'lik kısmının ise davalıya yapılan nakit ödemelerden kaynaklandığını, havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcut olduğunu bu karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) havaleyi gönderen tarafın ispat etmesi gerektiğini,davacı tarafından ödemelerin mahiyetinin ispatlanamadığını belirterek davalının zamanaşımı itirazının reddine, davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece ...
İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında davalının 306.912,24 TL'lik kısmına itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına,asıl alacağın % 20'ı oranında 61.382,44- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, 306,912,94-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde de olduğunun BA formları ile sabit olduğunu, 88.990,13-TL tutarlı banka havalesi ilişkin dekontların olduğu, 63.717-TL nakdi ödemenin davalıya yapıldığına dair herhangi bir ispat vasıtası sunulmadığı şeklinde tespit yapmış ise de; ek Rapordaki 63.717,00TL lik kısım ile ilgili yapılan tespitin dava dosyasına , kayıt ve belgelere , yasal mevzuata uygun olmadığını, hem kök raporda , hem ek raporda davacı müvekkile ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunun tespit edildiğini, mahkemece; her ne kadar HMK 222- son esas alınmış ise de; 220/3 hükmünü göz önünde bulundurulmadığını, inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri taktirde ticari defterleri ibraz etmekten vazgeçmiş sayılacağının ihtarına rağmen , davalı tarafın defter ve belgelerini sunmadığını,yasal mevzuat gereği ticari defter ve belgelerin sunulmamasının yaptırımı yoruma yer bırakmayacak şekilde kanunda düzenlendiğini,davalıya gönderilen 88.990,13- TL banka havalesinin borç ödemesi olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilin ticari defter ve belgelerine göre davalıda 63.717- TL'lik kısım yönünden de alacaklı olduğunu davanın kısmen reddine dair verilen kararın hukuken yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunun kabulüne,kararın reddedilen kısmı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Elde ki dava ; Davacı tarafça ,Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağı 459.620,07-TL'nin tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece itirazın kısmen iptaline takiben 306.912,24 TL üzerinden devamına karar verilmiş olup iş bu karar davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı için bu miktar davalı yönünden kesinleşmiştir. Mahkemece taraf vekillerine tarafların ticari defterlerinin ibrazı için HMK 222.madde uyarınca ihtarat yapılarak inceleme ara kararı verilmiş,davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış,incelenen davacı şirket ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesi düzenlenen raporda ;
davacının ticari defterlerine göre davalıdan toplam 456.620,07-TL alacaklı olduğu, alacağın 88.990,13-TL'sinin banka havalelerinden, 63.717,00-TL'sinin nakit ödemelerden, 306.912,24-TL'sinin satış faturalarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalıya banka yolu ile toplam 88.990,13- TL ödeme yapıldığının sunulan dekontlardan tespit edildiği ,havalelerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı karinesi gereği havale dekontlarında bir açıklama açıklama yer almadığından borç ödemesi olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de ,ticari ilişkinin başlangıcından bu yanan her iki yanın karşılıklı olarak banka havalesi yoluyla ödemeler yaptığı ,yapılan havalelerin ve karşı yanın gönderdiği havalelerin davacı ticari defterlerine kayıt edildiği ve ilişkinin bu şekilde devam ettiği belirlenmiştir.Havalelerin yapıldığı tarihlerde davalı davacıya hükmedilen ve kesinleşen miktardan anlaşılacağı üzere mal satış faturalarından yüksek miktarda alacaklı olduğu anlaşılmaktadır.Borçlu olduğu belirlenen davalıya yapılan ödemelerin borca karşılık yapıldığının kabulü somut olaya uygun olmadığı sonucuna varılmak -tadır.Belirlenen somut durum, hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi taraflar arasındaki cari ilişkinin hep bu şekilde yürütüldüğü de gözetildiğinde bu miktarın da alacağa ilavesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının defterlerinde kayıtlı bulunan 63.717- TL nakden ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.İnceleme ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HMK nun 222.maddesi gözetildiğinde belgesi bulunmayan alacağın ticari defterlerde kayıtlı olması nedeniyle davacının alacağını ispatladığı sonucuna varılması mümkün görülmediğinden , bu alacak kalemi yönünden davanın ispatlanamadığı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; istinaf edilmeyerek kesinleşen kısımların aynen tekrarı ile yapılan hata /eksiklik nedeniyle yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden hüküm verilmesine ,kesinleşen 306.912,24-TL' alacağa ilave olarak 88.990,13- TL alacağın ilavesi ile , 395.902,37-TL alacak bakımından itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1083 Esas- 2019/1348 Karar sayılı 11/12/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının zamanaşımı itirazının reddine, Açılan davanın kısmen kabulüne,Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalının 395.902,37-TL'lik kısmına itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına , Asıl alacağın %20'ı oranında hesaplanan 79.180,47-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, "İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 27.044,09-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme ve icra veznesine yatırılan toplam 7.849,17-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 19.194,92-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça yatırılan 7.885,07-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti ve 131,50-TL tebligat-posta masrafı olmak üzere toplam 1.631,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.410-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 58.426,33-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine taktir olunan 10.194,83-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, "Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan 102,70-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 70-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/11/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148790 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi