Cari hesap alacağında ticari defter kayıtlarının doğrulaması ve mutabakat itirazı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/907 E. 2022/1794 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasındaki ticari ilişkide cari hesap bakiyesinin tespitinde, faturaların ticari defterlere kayıtlı olması, ihraç kaydıyla düzenlenmiş olması ve gümrük beyannameleriyle desteklenmesi, ayrıca tarafların ticari defter kayıtlarının (kur farkı etkisi dışında) birbirini doğrulaması halinde, alacağın varlığı ispatlanmış sayılır. İcra takibi başladıktan sonra, dayanağı gösterilmeyen ve haklılığını ispatlayan bir belge sunulmayan bir mahsup/reklamasyon faturası, alacağın miktarını etkileyecek şekilde dikkate alınmaz.
Ele alınan sorunlar
Alacağın varlığı ve mutabakat itirazı → ret
İddia: Davalı vekili, takibe konu alacağın muaccel olmadığını, davacının sunduğu mutabakat mektubunun kanuni tanımı karşılamadığını, mektuptaki bakiyenin gerçeği yansıtmadığını, imzaya itiraz ettiklerini ve cari hesap ekstresi ile mutabakatın aynı miktarı göstermediğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu, ihraç kaydıyla düzenlendiği ve fatura muhteviyatı malların davalı tarafından yurt dışına ihraç edildiğinin gümrük beyannamelerinden anlaşıldığı tespit edilmiştir. Faturalarda cari hesabın döviz üzerinden takip edileceği ve ödemelerin tahsil tarihindeki TCMB döviz satış kurundan çevrileceği kararlaştırılmıştır. Takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerindeki bakiye ile davalı ticari defterlerindeki borç bakiyesinin (kur farkından kaynaklanan) birbirini doğrulaması nedeniyle ticari ilişkinin döviz bazında gerçekleştiği ve davacının alacağının haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin alacağın varlığına ve mutabakat olmadığına dair istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra takibinden sonra düzenlenen yurtdışı reklamasyon faturasının etkisi → ret
İddia: Davalı vekili, müvekkilinin 7.174,57 USD bedelli yurtdışı reklamasyon faturası nedeniyle alacaklı olduğunu, davacının bu faturayı mahsup etmemek amacıyla iade ettiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafça icra takip tarihinden sonra düzenlenen 7.174,57 USD bedelli yurtdışı reklamasyon faturasında reklamasyonun dayanağı gösterilmemiş, davalı taraf bu reklamasyonu haklı kılan bir sebebin varlığını da ileri sürmemiş ve bunu gösteren bir belge ibraz etmemiştir. Malların tesliminden bir yıl sonra ve icra takibinden sonra düzenlenen bu faturanın dikkate alınmaması yönündeki ilk derece değerlendirmesi isabetlidir; buna ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Döviz bazlı ticari cari hesap alacaklarında, tarafların ticari defter kayıtlarının kur farkı etkisi dışında birbirini doğrulamasının alacağın ispatı için yeterli görülmesi ve icra takibi sonrası dayanaksız düzenlenen bir mahsup/reklamasyon faturasının dikkate alınmaması yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap alacağı↗ itirazın iptali↗ ticari defter incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ mutabakat mektubu↗ reklamasyon faturası↗ muacceliyet↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/907
KARAR NO 2022/1794
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/01/2020
NUMARASI 2018/1047 Esas - 2020/42 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/12/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete satılan mal bedelinden 23.871,90- USD'nin ödenmediğini,2017 dönemi cari hesabında, davalı şirketin borcunun 103.251.50-USD olduğu,davalının bu miktara mutabakat verdiğini,malların davalıya teslim edildiği, aldığı ürünleri yurt dışına ihraç ettiği, ihraç ederken de müvekkili şirketin malları olduğunun belirtildiği,borcunu ödemediği gibi icra takibinden sonra 29.09.2018 tarihinde 7.174,57-usd değerinde“yurtdışı reklamasyon” faturası düzenlediğini ,müvekkili tarafından faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğini, alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dayanak faturanın, muaccel olmayan alacaklara ilişkin olduğunu, hukuki geçerliliği olmayan 103.245,50- USD borç bakiye ile kapatılan cari hesap ekstresi muaceliyete delil olamayacağını,31.12.2017 tarihli mutabakat mektubundaki imzaya itiraz ettiklerini,1.1.2018-31.12.2018 tarihli cari hesap ekstresinde 23.871,90- USD bedelli bu ekstrenin imzasız ve kaşesiz olduğunu ve davacının bu miktarı gösterir mutabakat mektubu sunmadığını,takipde gönderilen faturaların dava dilekçesindeki faturalar ile uyuşmadığını, müvekkil şirketin 7.174,57- USD davacı şirketten alacaklı olup, davacının mahsup etmemek için faturayı iade ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 23.871,91-USD alacaklı, davalı ticari defterlerine göre davalının davacıya 72.610,66- TL borçlu olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farkının 2017 yılında faturaların ve ödemelerin kaydı aşamasında farklı kurların kullanılmasından ve davacının kendi kayıtlarında oluşturduğu kur farkı kayıtlarından kaynaklandığı, alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinin birbirini doğrulaması nedeniyle davacı tarafın 23.871,91- USD alacaklı olduğu tespit edilmekle itirazın iptaline takibin icra takibindeki koşullarla devamına , takip tarihindeki kurdan hesaplanan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödemesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili,takibe konu alacağın muaccel olmadığını, Davacının 31.12.2017 tarihli mutabakat mektubunun kanundaki tanımı karşılamayan bir belge olup, belgedeki 103.521,50 -USD hesabın gerçeği yansıtmadığını, imzaya itiraz ettiklerini, cari hesap ekstresi ile mutabakatın aynı miktarı göstermediğini, takipdeki faturaların dava dilekçesindeki faturalar ile aynı olmadığı ve ödeme emrindeki miktar ve tarihlerin de faturalar ile uyuşmadığını,müvekkili şirketin 7.174,57- USD alacaklı olup, davacının mahsup etmemek için faturayı iade ettiğini,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, iki adet fatura bakiyesi cari(açık) hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça icra takibinde 14.09.2017 tarihli 23.108,76- USD bedelli ve 24.11.2017 tarihli 88.394,22 USD bedelli iki adet faturadan ödemelerden sonra bakiye kalan 23.871,90- USD cari hesap alacağının tahsili talep edilmiştir.Yapılan bilirkişi incelemesinde faturaların tarafların ticari defterlerine kayıtlı olduğu tesbit edilmiştir.Faturaların ihraç kaydı ile düzenlendiği, her iki fatura muhteviyatı malların davalı tarafından yurt dışına ihraç edildiği davacı tarafça dosyaya sunulan gümrük beyannamelerinden anlaşılmaktadır.Hek iki fatura üzerinde cari hesabın döviz ile takip edileceği, ödemelerin tahsil tarihlerinde TCMB döviz satış kurundan çevrileceği yazılı olup,takip tarihi itibariyle davacı ticari defterlerinde bakiyenin 23.871,91- USD karşılığı 44.488,86- TL alacak , davalı ticari defterlerinde borç bakiyesinin 72.610,66- TL olduğu belirlenmekle ticari ilişkinin döviz bazında gerçekleştiği anlaşılmakla davacının 23.871,90- USD alacağını talepde haklı bulunduğu davalı vekilinin alacağın varlığına ve mutabakat olmadığına dair istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.Davalı tarafça icra takip tarihinden sonra 29.09.2018 tarihinde 0017267 seri no'lu ve 7.174,57- USD bedelli “yurtdışı reklamasyon” açıklamasıyla fatura düzenlemiş ise de reklamasyonun dayanağı faturada gösterilmemiş,davalı taraf bir sebebin varlığını da ileri sürülmemiştir.Davalının davacıya reklamasyon faturası düzenlemekte haklı olduğunu gösteren bir belge ibraz edilmediğinden malların tesliminden bir yıl ve icra takibinden sonra düzenlenen reklamasyon faturasının dikkate alınmadığına yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle ;
davacı alacak talebinde haklı olduğundan itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 8.739,68-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.184,92-TL nin mahsubu ile bakiye 6.554,76-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
15/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148471 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi