Taşıyan sıfatı ispatlanamayan davalıya karşı pasif husumet yokluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1019 E. 2023/95 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Rücuen Tazminat ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Sigorta
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında, davalının taşıma işini bizzat yaptığına ilişkin somut delil (taşıma senedi, tebliğ edilmiş ihtarname/rücu mektubu vb.) bulunmayıp, sadece aynı adreste bulunan farklı bir tüzel kişiliğin taşıma faaliyetini gerçekleştirdiği anlaşılıyorsa, davalının taşıyan sıfatı ispatlanamamış olacağından dava esasa girilmeksizin pasif husumet yokluğundan reddedilmelidir. Ayrıca, davalı icra takibine yaptığı itirazda husumete ilişkin bir itirazda bulunmayıp borcun esasına itiraz ederek davacıyı kendisinin taşıyan olduğu yönünde yanıltmışsa, HMK 327/2 uyarınca sıfat yokluğundan ret kararında davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.
Ele alınan sorunlar
Davalının taşıyan sıfatı bulunmadığından pasif husumet yokluğu → kabul
İddia: Davalı vekili, taşımanın dava dışı bir şirket tarafından gerçekleştirildiğini, taşımada kullanılan aracın kendisine ait olmadığını, aynı adreste bulunmakla birlikte farklı tüzel kişiliğe haiz olduklarını, CMR hasar ihbar formundan da taşımanın müvekkili tarafından yapılmadığının anlaşıldığını belirterek davanın husumet yokluğundan reddini talep etmiştir.
Gerekçe: Dosyadaki hamule senedi, hasar tutanağı ve CMR hasar ihbar formuna göre taşımanın, aracın kayıtlı sahibi olan dava dışı bir lojistik şirketi tarafından yapıldığı; ekspertiz raporunda taşıma senedinin temin edilemediğinin açıkça belirtildiği; ihtarname ve rücu mektubunun davalıya tebliğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı görülmüştür. Davalı ile taşımayı yapan şirketin aynı adreste bulunması, taşıma ilişkisinin davalı nezdinde gerçekleştiğini kabule yeterli değildir; zira iki şirket farklı tüzel kişiliklere sahiptir. Bu durumda davalının taşıyan sıfatını haiz olmadığı anlaşıldığından, davanın esasa girilmeksizin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabule hükmedilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Sıfat yokluğundan reddedilen davada davalı yararına yargılama gideri/vekalet ücretine hükmedilmemesi (HMK 327/2) → kabul
Gerekçe: HMK 327/2 uyarınca bir kişi davada sıfatı olmadığı halde davalı sıfatının kendisine ait olduğu yönünde davacıyı yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet vermişse, davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi halinde davalı yararına yargılama giderine hükmedilemez. Somut olayda davalı, icra takibine yaptığı itiraz dilekçesinde husumete dair bir itirazda bulunmamış, borcun esasına itiraz ederek davacıda taşıma işini kendisinin yaptığı izlenimini yaratmıştır. Bu nedenle pasif husumetten ret kararı verilirken HMK 327/2 gereği davalı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Aynı adreste bulunan farklı tüzel kişiliklerin, husumet itirazına konu taşıma faaliyeti bakımından birbirine karıştırılamayacağı ve taşıyan sıfatının somut delille (taşıma senedi, tebligat) ispatlanması gerektiği; ayrıca sıfat yokluğundan ret hallerinde davalının davacıyı yanıltıp yanıltmadığının HMK 327/2 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönünden bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- pasif husumet (taraf sıfatı)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet↗ taşıyan sıfatı↗ itirazın iptali↗ CMR Konvansiyonu↗ rücuen tazminat↗ sigortalının kanuni halefiyeti (TTK 1472)↗ sıfat yokluğu nedeniyle ret (HMK 327/2)↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1019
KARAR NO 2023/95
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/05/2019
NUMARASI 2017/522 Esas 2019/363 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/01/2023
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, Müvekkili sigorta şirketine; nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı ... A.Ş’ye ait "rulo halde matbaacılık baskı filmleri" cinsi emtianın Belçika-Türkiye sevkiatı esnasında ...’a ait araç ile nakliyesi sırasında yol stresine bağlı oluşan sarsıntılar sonucu sabitleme aparatından kayarak paletler üzerine düşmek suretiyle palet uçlarının bobinleri delerek hasar gördüğünü, müvekkili şirketin eksper marifetiyle hasar tespiti yaptığını ve 829,44 m2 emtianın üretimde kullanılmasının mümkün olmayacak şekilde hasarlandığından sigortalıya 8.196,09 -TL hasar tazminatı ödediğini, yapılan bu ödeme ile müvekkilinin TTK md;1472 gereği sigortalının kanuni halefi olduğunu, alacağın tahsil amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ...
esas sayılı dosyası ile yaptıkları takibe itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşıma işinin müvekkil şirket tarafından yapılmadığını, 17/03/2015 tarihli hasar tutanağında kullanılan araç ... plakalı araç olup müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davasının reddi gerektiğini, yükleme, istifleme ve ambalajlama gibi hususların müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını,gönderici şirketin sorumluluğunda olduğunu, davacı tarafın davasına dayanak kıldığı ekspertiz raporundaki hesaplamanın da son derece hatalı ve fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalı firma husumet itirazında bulunmuş ise de taşıma yapan aracın kayıt malikinin ... olduğu görülmekle birlikte eksper raporunun taşıyan sıfatıyla davalı ... firması nezdinde düzenlenmesi, bu kapsamda sigortalı tarafından keşide edilen hasara ilişkin ihtara husumet yönünden geçerli bir itiraz yapılmamış olması ve ayrıca bilirkişi raporunda da değinildiği üzere davalı şirketin adres kaydı itibariyle ... AŞ nin araç ruhsatındaki adreslerinin aynı olması gözetilerek taşıma ilişkisinin davalı firma nezdinde hüküm doğurması gerektiği, gönderenin yükleme ve istifleme konusunda gerekli önlemleri alarak ürünün emniyetli ve yola uygun şekilde taşınması için gerekin yapması gerektiği esas olmakla birlikte göndericinin bu yükümlülüğü taşıyıcının nezaret etme ve gördüğü eksiklikleri gönderene bildirme sorumluluğunu bertaraf etmediğini, gönderenin asli, taşıyıcının ise tali oranda kusurlu olduğu, CMR Konvansiyonu 23.
maddesindeki sınırlı sorumluluk limiti içinde olan 934,20- TLasıl alacak,57,49-TLişlemiş faiz bakımından itirazın kısmen iptaline ,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davacı vekili, rücuen tazminat talebinin haklı görüldüğünü, ancak sorumlular müteselsil sorumlu oldukları halde kusur tespiti yapıldığını, hatalı olarak davalının iç ilişkideki kusur durumuna göre tazminat ödemesine hükmedildiğini, taşıyıcının bu çerçevede ifa edeceği borcu tespit edilen oranda gönderenden rücu hakkı olduğu, ancak bunun huzurdaki davayla ilgili olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili, karara esas alınan bilirkişi raporunda dahi taşımanın dava dışı ... A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, ... A.Ş. müvekkil şirket ile aynı adreste olmasına rağmen farklı tüzel kişiliğe haiz,muhasebeleri ayrı tutulan şirketler olduğunu, taşımada kullanılan ... plakalı aracın müvekkiline ait olmadığını, CMR hasar ihbar formundan dahi taşımanın müvekkil şirket tarafından yapılmadığı anlaşıldığını, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, hasarın istifleme veya ambalajlama sebebiyle meydana gelmesi CMR konvansiyonunda özel risk olarak düzenlenmiş olup, işbu özel riskin meydana gelmesi durumunda taşıyıcının yani müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, CMR taşıma senedinde “aracın yüklemedeki istifleme ve ambalajlamadan meydana gelebilecek hasarlardan ...
sorumlu değildir” şeklinde çekince olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, taşıma sırasında hasarlanan emtianın sigortalı taşıtana ödenen bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi düzenlediği ... nolu ve 10.03.2015 tanzim tarihli“Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi” kapsamında, ... A.Ş. nin Belçika'dan Türkiye'ye 9.3.2015 yükleme tarih ve ... / ... plakalı araçla sevkedilen matbaacılık baskı filmlerinden oluşan emtiasını sigortalamıştır. Dosyada mübrez hamule senedine göre göndericinin ..., alıcının sigortalı ... A.Ş. olup emtianın Belçika'dan Türkiye'ye taşınacağı, taşıyıcının ... A.Ş. olduğu, hasarın 17.3.2015 tarihli tutanakla tespit edilip ... plakalı tır sürücüsünün imzasını taşıdığı, aracın ...
Loj.A.Ş.'ye kayıtlı bulunduğu, CMR hasar ihbar formunda sigortalı olarak ... Loj.A.Ş. gösterildiği, hasar ekspertiz raporunda taşıma senedinin temin edilemediğinin dercedildiği, 18.03.2015 tarihli ihtarnamenin ve 08.06.2015 tarihli rücu mektubunun davalı şirkete tebliğ edildiğine dair delil bulunmadığı dosya münderecatı ile sabittir.Yukarıdaki incelemeler ışığında taşımanın ... Lojistik A.Ş. tarafından ... / ... plakalı Tırla yapıldığı,sigorta poliçesine göre emtianın hangi araçla taşınacağının davacının bilgisi dahilinde olduğu, ekspertiz raporunda davalı ... Ltd.Şti.'nin yer aldığı belirtilmişse de raporda taşıma senedinin temin edilemediğinin açıkça yer aldığı, ayrıca ihtarnameye ve rücu mektubuna karşı unvan konusunda bir itiraz yapılmadığı belirlenmişse de ihtarnamenin ve rücu mektubunun tebliğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı, yine davalı şirket ile ...
A.Ş.'nin adreslerinin aynı olması nedeni ile taşıma işinin davalı nezdinde gerçekleştiği sonucuna varılmış ise de her iki şirketin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğu görülmekle davalının taşıyan sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK 327/2 maddesinde "Bir kişi davada sıfatı olmadığı halde, davacıyı, davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltıp kendisine karşı dava açılmasına sebebiyet verirse davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddi halinde, davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilemez." hükmü düzenlenmiştir.Somut dava itirazın iptali davası olup davalının icra takip dosyasında davalı taraf icra takibine itiraz ederken 24.12.2015 tarihli itiraz dilekçesinde husumete dair itirazda bulunmamıştır.Borcun esasına itiraz edilerek davacı da taşıma işini yapan şirket izlenimi yaratmıştır.Davacının yapılan itiraza göre itirazın iptali davası açtığı anlaşılmakla pasif husumetten reddi kararı ile HMK 327/2 maddesi gereği davalı lehine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle istinaf yoluna başvuran davalı vekilinin husumete yönelik istinaf sebebi yerinde olmakla esasa dair davacı vekilinin istinaf sebepleri ve davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmeksizin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden,kararın kaldırılarak davanın "pasif husumet yokluğundan davanın reddine" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/522 Esas - 2019/363 Karar sayılı 09/05/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; yeniden hüküm verilmesine, "Davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 179,90-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 148,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 31,51-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, HMK.'nın 327/2 maddesi gereği davalı yararına vekalet ücreti ve yargı gideri takdirine yer olmadığına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
19/01/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148374 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi