6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zamanaşımına uğrayan mevduatta ilan-tebliğ şartı ve parasal sınır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1123 E. 2023/1 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ EmsalZamanaşımı

Davacının nitelemesi: Zamanaşımına uğrayan mevduatın bankadan tahsili mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

3182 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihte mevduat tutarı kanunda ve ilgili Bakanlar Kurulu Kararnamesinde belirlenen parasal sınırın altında kalıyorsa, mudiye ilan ve tebliğ yapılması şartı aranmaksızın mevduatın TCMB'ye ve tutar sınırın altında kaldığından TMSF'ye devri hukuka uygundur; bu durumda mevduatın bankadan tahsili talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımına uğrayan mevduatın devri ve ilan-tebliğ şartının uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili, KHK gereğince müvekkiline tebligat yapılması gerektiğini, TMSF'nin işlem görmeyen bedellere ancak yediemin sıfatıyla sahip olabileceğini, gerekli inceleme yapılması halinde mevduatın 5.000-TL'den fazla olduğunun tespit edileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu tarihte yürürlükte olan 3182 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca, son talep, işlem veya mudiin yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış mevduattan tutarı 5000 lirayı aşanlar için sahiplerine mektupla bildirim yapılması ve ardından bankalarca TCMB'ye devredilmesi öngörülmüştür; TCMB'ye devredilen mevduattan tutarı 5000 lirayı aşmayanlar ise doğrudan TMSF'ye intikal ettirilir. 10 yıllık sürenin dolduğu 08/03/1994 tarihi itibariyle kanunda belirtilen 5000 lira sınırı, 07/04/1993 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile 250.000 liraya yükseltilmiştir. Usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı, müşterinin banka nezdindeki mevduatını kanıtlayıcı bir belgedir ve sahteliği ileri sürülmeyen cüzdana göre en son 08/03/1984 tarihli işlem sonucu bakiye 2.600-TL'ye ulaşmıştır; hesabın vadeli olmadığı ve faiz işletilmediği görülmektedir. Bu miktar, hem son işlemin yapıldığı tarihteki hem de 10 yıllık sürenin dolduğu tarihteki parasal sınırların altında kaldığından, Kanun'un 36. maddesi gereğince ilan ve tebliğ şartı aranmaksızın mevduatın devrine ilişkin koşullar gerçekleşmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Zamanaşımına uğramış mevduatın devrinde, tutarın kanunda belirlenen parasal sınırın altında kalması halinde ilan-tebliğ şartının aranmayacağı ve devrin geçerli olacağı yönündeki değerlendirme, benzer eski tarihli mevduat alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklar için bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
3182 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca, her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan son talep, işlem veya mudiin yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış olanlar zamanaşımına uğrar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımına uğrayan mevduat ilan ve tebliğ şartı hesap cüzdanı TCMB'ye devir TMSF'ye intikal parasal sınır

Atıf yapılan mevzuat: 3182 Sayılı Kanun — 3182 Sayılı Kanun 36

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1123

KARAR NO 2023/1

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2019

NUMARASI 2017/144 Esas - 2019/181 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/01/2023

Davanın reddine verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 1984 yılı içinde değişik tarihlerde bir kısım mevduatını davalı bankanın Bursa Yenişehir Şubesinin ... nolu hesabına yatırdığını, mevduatın yatırdıktan sonra müvekkilinin uzun süre rahatsızlandığını ve yıllarca tedavi gördüğünü, bu sebeple banka nezdindeki hesabıyla alakalı olarak işlem yapılmadığı gerekçesiyle söz konusu mevduatın 5411 sayılı kanun uyarınca mevduatın TMSF'ye devredildiğini, davacı bankanın müvekkiline herhangi bir bilgilendirme yapmadığını, sorumluluklarını yerine getirmediğini,davalı bankaya Üsküdar ... Noterliği'nin 04/09/2014 tarih ve ... Yevmiye nolu ile ihtarname keşide edildiğini ve davalı bankanın herhangi bir olumlu cevap vermediğini belirterek 10.000-TL'nin mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; 1984 yılı ve öncesine ilişkin dönemde yürürlükte bulunan kanunun 23/06/1958 tarihli 7129 Sayılı Bankalar Kanunu olduğunu, bu kanunun 31. maddesi uyarınca müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taleplerinin anılan kanunun 31. maddesi hükmü gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımına uğradığını, aynı kanunu'nun 42.maddesinde ve bu kanun gereği çıkarılan Yönetmeliğin 17. Maddesinde belgelerin saklama yükümlülüğünün 10 yıl süreli olduğunu, zamanaşımı tarihinden itibaren ise 34 yıl geçen hesap ile ilgili olarak müvekkili bankadan bu belgeleri saklaması ve ibrazının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi tespitlerine göre en son işlem tarihinin 08/03/1984 tarihi olduğu, bu tarihde yürürlükte olan Bankalar Kanunu’na İlişkin 70 sayılı KHKnin 22.7.1983 tarih ve 18112 (2.mükerrer) sayılı RG de yayımlandığı, bu Kanunun 36. Maddesi uyarınca son işlem tarihinden kanunda belirtilen 10 yıllık sürenin geçtiği, davacı tarafça 05/01/1984, 05/02/1984 ve 08/03/1984 tarihlerinde davalı banka mevduatında işlem yapıldığı davalı bankada kalan toplam miktarın bankacı bilirkişi raporuna göre 2.600- eTL olduğu, bedelin TCMB na devredildiği, bedeli 5.000-TL'nin altında kaldığından TMSF'ye aktarıldığı, hükme göre 5.000-TL'nin altında kalan bedeller yönünden ilan ve tebliğ şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; KHK gereğince müvekkiline tebligat yapılması gerektiği halde davalı tarafından müvekkiline tebligat yapılmadığını, TMSF'nin hesaplarda işlem görmeyen bedellere ancak yediemin sıfatıyla sahip olabileceğini, TMSF'ye gelir olarak kaydedilen bedellerin hak sahiplerince talep edilmesi halinde sahiplerine ya da mirasçılara iadesi gerektiğini, gerekli incelemenin yapılması halinde mevduatın 5.000-TL'den fazla olduğunun tespit edileceğini, banka tarafından yeterli cevap verilmediğini,resmi kayıtlara ulaşılmasının da mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, zamanaşımına uğrayan mevduatın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. Son işlem tarihinden itibaren geçen 10 yıllık sürenin dolduğu tarihte yürürlükte olan 3182 Sayılı Kanunu'nun 36. Maddesinde; her türlü mevduat, emanet ve alacaklardan son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak 10 yıl geçtiği halde sahipleri tarafından aranmamış olanlardan, tutarı veya değeri 5000- lirayı aşan mevduat sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra tamamının bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik, adresleri ve haklarının faizleri ile ulaştıkları tutarlar gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile TCMBına devredileceği, TCMBına devredilen mevduat, emanet ve alacaklardan tutarı veya değeri 5000 lirayı aşmayanların ise Bankaca TMSFna intikal ettirileceği düzenlenmiştir.

10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 08/03/1994 tarihi itibariyle kanunda belirtilen "5000 lira" sınırı 07/04/1993 tarihli 21545 sayılı RG'de yayımlanan 01.03.1993 Tarihli ve 93/4189 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile "250.000 lira" olarak belirlenmiştir. Usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı (Küçük Cari Hesap Defteri), müşterinin banka nezdindeki mevduatını kanıtlayıcı bir belgedir. Banka, hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karşı borçlu olup, geri ödemekle yükümlüdür. İbraz edilen banka hesap cüzdanı suretinde en son 08/03/1984 tarihinde yapılan işlem sonucunda bakiyenin 2.600-TL'ye ulaştığı anlaşılmakta olup cüzdanın sahteliği ileri sürülmemiştir.

Ancak hesap cüzdanına göre hesabın vadeli olmadığı, faiz işletilmediği görülmektedir. Davacı tarafça 08/03/1984 tarihi itibariyle toplam miktarın 2.600 lira olduğu, bu miktarın hem son işlemin yapıldığı hem de 10 yıllık sürenin dolduğu tarihteki parasal sınırların altında kaldığı, Kanun'un 36. Maddesi gereğince ilan ve tebliğ şartının bulunmadığı,kanunda öngörülen sürenin dolduğu, mevduatın devir koşullarının gerçekleştiği anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle;kararda isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,5‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/01/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/148139 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Temyiz istemi usulden reddedildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2242 E. 2023/2391 K. · Temyiz istemi usulden reddedildi

Kesinlik sınırı altındaki miktarda temyiz dilekçesinin miktardan reddi

Gerekçe özeti

Temyize konu miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kalıyorsa karar HMK 362 uyarınca temyiz edilemez ve temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilir.

Kavramlar: kesinlik sınırı temyiz edilebilirlik temyiz dilekçesinin reddi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/2242 E.  ,  2023/2391 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1123 Esas, 2023/1 Karar

İLK DERECE

MAHKEMESİ İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/144 E., 2019/181 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dava; zamanaşımına uğratılan mevduattan dolayı şimdilik 10.000,00 TL bedelin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 10.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.