6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alt bayi cari hesap borçlarının üstlenilmesinde borcun nakli değerlendirmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/916 E. 2022/1698 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari işletmenin devri için TTK 11/3 ve TBK 202/1 uyarınca malvarlığı unsurlarının bütün halinde, yazılı sözleşmeyle ve ticaret sicilinde tescil-ilan suretiyle devredilmesi zorunludur; bu şartlar oluşmadan taraflar arasındaki ilişki ticari işletme devri olarak nitelendirilemez. Buna karşılık, tarafların yazışma ve davranışlarından (liste tebliği, inceleme, mutabık kalınan tutarlara göre ödeme planının kabulü ve buna uygun ödemelerin yapılması) bir borç üstlenme iradesi çıkıyorsa, TBK 195 vd. ve 196/2-3 uyarınca yazılı şekil şartı olmayan borcun nakli hükümleri uygulanır; alacaklının çekincesiz ifayı kabulü veya bildirilen listeye itiraz etmeksizin sürece devam etmesi, borcun naklinin kabulü ve ifası anlamına gelir. Sadece taraf temsilcilerince (temsil ve ilzama yetkisi olmayan personelce) imzalanmış ve listelerin devrini konu eden adi yazılı bir tutanak, tek başına devir sözleşmesi olarak kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Taraflar arasındaki ilişkinin ticari işletme devri mi yoksa borcun nakli mi olduğu → ret

İddia: Davacı vekili, 23.11.2017 tarihli tutanağın davalıya cari hesapların bedel belirtilerek tebliğ edildiğini, ödeme açıklamasında 'TDM devir işlemi ödemesi' yazılarak devir sözleşmesinin ikrar edildiğini ve alt bayilerin tüm cari hesap borcunun (1.725.093,02 TL) devralındığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 11/3 uyarınca bir ticari işletmenin devri için malvarlığı unsurlarının bir bütün halinde devredilmesi, bu işlemin geçerliliği için devir sözleşmesinin yazılı olması ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesi zorunludur; TBK 202/1 de işletmenin tüm aktif ve pasifleriyle bütün halinde devrini düzenler. Taraflar tacir olup yazılı bir devir sözleşmesi yapmadıkları ve ticaret sicil gazetesinde ilan bulunmadığından ticari işletmenin devrinden söz edilemez. Borcun nakli TBK 195 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup yazılı geçerlilik şartı bulunmamaktadır; TBK 196/2-3 uyarınca üstlenen veya borçlu tarafından yapılan bildirim dış üstlenme sözleşmesi için öneri niteliğindedir, alacaklının çekincesiz ifayı kabulü veya başka bir işleme rıza göstermesi üstlenmenin kabulü sayılır. Dosyadaki yazışmalar (31.10.2017 tarihli e-mail ile bayi cari dökümlerinin talep edilmesi, 23.11.2017 tarihli tutanakla listelerin tebliği, 08.12.2017 ve 27.12.2017 tarihli e-mailler ile carilerin incelenip mutabık kalınan tutarların bildirilmesi, 29.12.2017 tarihli toplantıda ödeme planının onaylanması ve buna uygun 300.000 TL ile 364.000 TL ödemelerin yapılması) incelendiğinde, alt bayilerin cari hesap borçlarının davalı tarafından üstlenilmek istendiği, listelerin tebliğ edildiği ve inceleme sonucu tespit edilen tutarlar üzerinden ödeme planının her iki tarafça kabul edildiği, alacaklı davacı şirketin listeyi çekincesiz kabul ettiği ve TBK 196 uyarınca borcun naklinin ifa edildiği anlaşılmaktadır. 23.11.2017 tarihli tutanak, listelerin devrinin konu edilmesi ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmamış olması nedeniyle devir sözleşmesi olarak kabul edilememektedir. 365 bayinin tümünün cari hesap borçlarının üstlenildiğine dair dosyada somut delil bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eksik inceleme/delil toplama iddiası (Turkcell'den müzekkere ile cari hesap toplamının celbi) → ret

İddia: Davacı vekili, dava dışı ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle davalı şirketin alt bayilerden alacağı olan cari hesap toplamının celbi gerektiğini, mahkemenin bu delili toplamadan dosyayı ikinci kez bilirkişi raporuna gönderdiğini ve ikinci raporun ilk raporu tekrarladığını, itirazların değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 23.11.2017 tarihi itibariyle sadece incelenecek listelerin tebliğ edildiği, tüm bayilerin cari hesap borçlarının üstlenilmediği anlaşıldığından, bu tarih itibariyle cari hesap toplamının celbine yönelik eksik inceleme iddiasına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, işletmeler arası cari hesap borçlarının üstlenilmesi sürecinde ortaya çıkan ilişkinin ticari işletme devri mi yoksa borcun nakli mi olduğunun ayırt edilmesine ilişkin ölçütler (yazılı devir sözleşmesi ve tescil-ilan şartlarının aranması, buna karşın borcun naklinde yazılı şekil şartı bulunmaması ve alacaklının çekincesiz kabulünün ifa olarak değerlendirilmesi) somut olgusal kalıpla birlikte ortaya konmuştur; bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme devri borcun nakli cari hesap dış üstlenme sözleşmesi TTK 11/3 TBK 202 TBK 195-196

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 11/3 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 202/1TBK 195TBK 196/2TBK 196/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/916

KARAR NO 2022/1698

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/03/2020

NUMARASI 2018/1316 Esas 2020/282 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/12/2022

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin 31/10/2017 tarihinden itibaren ... merkezi görevini davalı şirkete devrettiğini, ... İletişim A.Ş.'nin 2008-2017 tarihleri arasında ... Dağıtım Merkezi olan müvekkili şirket ile var olan dağıtım merkezi sözleşmesini sonlandırdığını, 25/10/2017 tarihinde tutulan tutanak ile personel ... imzasına cari hesaplar ile demirbaşların miktarları ile açıklamalı, personel ihbar ve kıdem tazminatı, pos cihazları, ... Merkesi işinden kaynaklı tüm iş ve ekipmanların listesinin tebliğ edildiğinin davalı yanın müvekkiline gönderdiği Kadıköy ...Noterliğinin 10/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde ikrar ettiğini, davalının, 03/01/2018 tarihinde 300.000-TL.

24/01/2018 tarihinde 364.000-TL ödeme yaptığını, bu iki ödeme cari hesaptan düşülerek dava konusu alacağın tespit edildiğini, 23.11.2017 tarihli Müvekkil personeli ... ve davalı personeli ...’ın imzasına havi cari hesap devir protokolü uyarınca davalının kabul ettiği alt bayilerın TDM borcu olan 1.725.093,02-TL cari alacaktan alt bayilere olan borç olan 206.825,27-TL ve davalının yaptığı 300,000-TL ve 364,000-Tl lik ödemler düşülerek şimdilik 854.267,75-TL dava konusu edildiğini, 854.267,75 TL cari hesap devir alacağının TDM devir tarihi olan 31/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, taraf şirketler arasında imzalanan ikili bir devir sözleşmesi bulunmadığını, yapılan ... Merkezi görev değişikliği işleminin herhangi bir şekilde işyeri/işletme devri şeklinnde nitelendirilemeyeceğini, ... Anonim Şirketi tarafından ... dağıtım merkezi görevinin müvekkil şirkete verilmesinin akabinde ... İletişim AŞ’nin düzenlediği bir toplantıda ... dağıtım merkezi görevi fesih edilmiş olan şirketlerin yetişmiş personelinin dağıtım merkezi görevini yeni üstlenen şirketler tarafından işe alınmasının faydalı olabileceği ve mutabık kalınan alt bayi cari alacaklarının bedelinin TDM görevi fesih edilen şirketlerden satın/temlik alınabileceği önerildiğini, yapılan öneri doğrultusunda davacı şirketin alt bayi cari hesap alacakları incelenip birebir alt bayiler ile görüşülerek ibraz edilen cari hesap mutabakatlarının teyidi yapıldığını ve bu inceleme sonucunda müvekkil şirketin;

bedelini ödemek suretiyle devir/temlik almak istediği alt bayii cari hesap alacaklarını davacı şirkete bildirdiğini, 25/10/2017 tarihli tutanak ile gerekli evrakların teslim alındığını, 922.398,13TL tutarındaki alacaktan, bayi alacakları olan 167.939 TL. mahsup edilerek bayi numara havuzuna yüklenen karşılık tutarı olan 100.000 -TL nin de mahsup edilmesi sonucu net ödeme yapılacak rakam 654.459,13-TL olarak hesaplanarak davacı şirkete iletildiğini, aynı mailde ödeme şekli teklifi de gönderilmiş olup 29.12.2017 tarihinde yapılan toplantı ile bu teklifin davacı şirket tarafından onaylandığını, Onay 29 Aralık 2017 tarihli mail ile de teyit edildiğini, onay akabinde belirlenen ödemeler yapıldığını, talep edilen alacağın müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından faturalara itiraz edilerek davacı şirkete iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ticari işletmenin devrinden söz edilebilmesi için öncelikle bir devir sözleşmesi yapılması zorunluluğu bulunduğunu, devir sözleşmesinin TK m. 11/3’ün üçüncü cümlesi uyarınca yazılı şekilde yapılmaları zorunlu olup taraflar arasında devir iradesini ortaya koyan yazılı bir sözleşme mevcut olmadığını, dava dışı ...’in tasarrufuyla davacının dağıtım merkezi sözleşmesinin feshedildiği ve davalının hizmet alanı genişletilerek yeni dağıtım bölgeleri tevdi edildiği, yetişmiş eleman kaybının önüne geçmek ve alt bayilerle olan ilişkileri sürdürmek adına bayilik sözleşmesi feshedilen şirketlerdeki personelin kıdem tazminatının devir alan bayilerce ödenmesinin istendiği, aynı zamanda alt bayilerle olan cari hesap ilişkisinden doğan borçların da üstlenilmesinin talep edildiği, hukuki olarak ortada mevcut olan ilişki davalının, davacının alt bayilerinin cari ilişkiden kaynaklanan borçlarını üstlenmesi olduğunu,davacının iddiasına göre;

davalının alt bayilerin toplam borcu 1.725.093,02 TL’den alt bayilere olan borç tutarı olan 206.825,27 TL ile davalının davacıya yaptığı toplam 664.000 TL ödemenin düşülmesi ile tespit edilen 854.267,75 TL’yi ödemesi gerektiği iken yapılan ticari defter incelemesinde ise davalının hesapladığı tutar 90.459,13- TL olarak tespit edildiğini, 100.000 TL’lik bayii havuzuna yüklenen karşılık tutarı yer almadığından ve buna ilişkin dava dışı Turkcell’den temin edilen bir belge olmadığından bu tutarın dikkate alınmadığını, bilirkişi marifetiyle davalı ticari defterlerinden tespit edilen 90.549,13 TL’nin dikkate alınması gerektiği kanaati ile davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, bilirkişi raporunda cari hesap miktarının tespiti konusunda sürekli bir muğlaklık olduğunu, alt bayi cari hesap kayıtları her iki davalının da bizzat işini yaptığı ... A.Ş. den müzekkere ile celbini telep edilmesine rağmen mahkeme delil listesinde yer alan delili toplamadan dosyayı ikinci kez rapora gönderdiğini, ikinci raporun ilk raporu aynen tekrarladığı ve itirazların değerlendirilmediğini, davalıya cari hesapların bedel belirterek 23.11.2017 tarihli tutanak ile ... imzasına tebliğ edildiğini, ödeme açıklaması olarak "Sayir TDM devir işlemi ödemesi” yazarak devir sözleşmesini açıkça ikrar ettiğini, cari hesabın netleşmesi için ... hizmetleri A.Ş. ya müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle ...

Dağıtım ltd.şti 'nin alt bayilerden alacağı olan cari hesap toplamının celbi gerektiğini, alt bayilerın TDM borcu olan 1.725.093,02-TL cari alacaktan alt bayilere olan borç olan 206.825,27-TL ve davalının yaptığı ödemeler düşülerek 854.267,75-TL alacağın sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve eksik delilin toplanarak davanın kabulune karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Açılan dava, tacir olan taraflar arasında ... alt bayi cari hesap borçlarının ödenmesine ilişkin alacak davasıdır. Davacı taraf, 2008/2017 tarihleri arasında ... Dağıtım merkezi olarak dağıtım merkezi sözleşmesi kapsamında dava dışı ... A.Ş.'ye hizmet verdiği, sözleşmenin 2017 yılında feshedildiği ve davalının hizmet alanının genişletilerek dava dışı ... A.Ş.'nin Dağıtım merkezi görevini davalıy verdiği ve dava tarafları arasında doğrudan ticari bir ilişkinin olmadığı taraflar arasında nizalı değildir. Esasen uyuşmazlık, ... alt bayilerinin cari hesap alacak ve borçlarının kümülatif olarak devralınıp alınmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taraf 23.11.2017 tarih itibari ile alt bayilerın TDM borcu olan 1.725.093,02-TL 'nin tümüyle devralındığını, davalı taraf ise inceleyerek seçtikleri alt bayilerin borçlarını devraldıklarını iddia etmektedir.

TTK11/3.maddesine göre bir ticari işletmenin devri için malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün halinde devredilmesi gerekmekte olup bu işlemin geçerli olabilmesi için devir sözleşmesinin yazılı olması ve Ticaret Sicilinde tescil ve ilan edilmesi zorunludur. (Poroy/Yasaman, Ticari işletme Hukuku,sh.41)TBK 202/1 maddesi de aynı doğrultuda bir işletmenin bütün aktif ve pasifleri ile bütün halinde devre konu olmasını düzenlemektedir. Somut olayda ise taraflar tacir olup ticari işletmenin devri için yazılı devir sözleşmesi yapmadıkları gibi Ticaret sicil gazetesinde yapılan bir ilan da bulunmadığından ticari işletmenin devrinden sözedilemez.

Borcun nakli TBK 195 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup borcu üstlenen kişi ya borcu bizzat ifa ederek ya da alacaklının rızası ile borcu üstlenmiş olur. Yazılı bir geçerlilik şartı bulunmamaktadır. TBK 196/2 -3 maddesinde üstlenen veya borçlu tarafından yapılan bildirim dış üstlenme sözleşmesinin yapılması için öneri anlamına gelir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin ifayı kabul edebileceği gibi yapılan diğer bir işleme rıza gösterirse üstlenmeyi kabul etmiş sayılır. Taraflar arasındaki ilişkinin borcun nakli olup olmadığını anlamak için dosyada mübrez deliller gözetilerek yaşanan sürece bakıldığında Davalı şirket muhasebe müdürü ...'ün 31.10.2017 tarihli e-mailinde bayilerin 1 yıllık cari hareket dökümünün gönderilmesini talep ettiği, 23.11.2017 tarihli tutanak başlıklı adi yazılı belgede "23.11.2017 tarihinde ...

Ltd.Şti'ne ait 19 bayiye toplam 206.825,27 TL borcu ve 365 bayiden 1.725.093,02 TL alacağı bulunmaktadır. Bu bayilerin listesi ... Dağıtım A.Ş.'ye devir edilmiştir. Bayilerin tam listesi ekte sunulmuştur." şeklinde beyanda bulunulduğu ve sadece her iki taraf şirket personelince imzalanmış olduğu, Davalı şirket muhasebe müdürü ...'ün 08.12.2017 tarihli e-mailinde ... TDM'den taraflarına gönderilen carilerin kontrollerinin sağlandığı ve kontrol sonucunda çıkan alacak borç bilgilerini bildirildiği,27.12.2017 tarihli e-mailde carilerin incelenerek mutabık kalınan tutarların bildirildiği ve ödeme konusunda onay dönüşü istendiği, belirlenen toplam 922.398,13TL.tutarındaki alacaktan, bayi alacakları olan 167.939 TL.

mahsup edilerek bayi numara havuzuna yüklenen karşılık tutarı olan 100.000 TL nin de mahsup edilmesi sonucu net ödeme yapılacak rakamın 654.459,13TL. Olduğu, ödeme şeklinin 300.000 TL haftaya havale ve 354.459 TL'nin 1 aylık çek olarak belirlendiği, 29.12.2017 tarihli davacı şirket muhasebe müdürü ...'in e-mail'inde ise 29.12.2017 tarihli her iki taraf şirket yetkililerinin katıldığı toplantıda gönderilen ödeme planının onaylandığı ayrıca mutabık kalınmayan carilerin bayi listelerinin gönderildiği, bu mailin akabinde davalı şirketçe 03/01/2018 tarihinde 300.000,00-TL. 24/01/2018 tarihinde 364.000,00-TL ödeme yapıldığı, belirlenen ödeme planına uygun olduğu anlaşılmıytır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, somut olayda ...

alt bayilerin cari hesap borçlarının davalı şirket tarafından üstlenilmek istendiği, 1 yıllık dökümlerin talep edildiği, 23.11.2017 tarihli tutanakla listelerin tebliğ edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu tutanak devir protokolü olarak yorumlanmakta ise de listelerin devrinin konu edilmesi ve ayrıca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmaması nedeniyle devir sözleşmesi olarak kabulü mümkün görülmemiştir.Listelerin tesliminden sonra şirketler arası yapılan yazışmalarla sabit olduğu üzere listeler üzerinde inceleme yapılarak alt bayii alacak ve borçlarının tespit edildiği, ödeme şeklinin her iki şirketçe kabul edildiği ve yapılan ödemelerin ödeme planına uygun olduğu, alacaklı davacı şirketçe listenin çekince koymadan kabul edildiği, TBK 196 madde uyarınca borcun nakli gereği ifa edildiği anlaşılmaktadır.

365 bayinin tümünün cari hesap borçlarının üstlenildiğine dair dosyada somut delil bulunmayıp davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde değildir. Her ne kadar ... A.Ş. ya müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle ... Limited Şirketi 'nin alt bayilerden alacağı olan cari hesap toplamının celp edilmesi gerekirken mahkeme'nin eksik inceleme yaptığı beyan edilmiş ise de bu tarih itibari ile sadece incelenecek listeler tebliğ edildiğinden ve tüm bayilerin cari hesap borçları üstlenilmediğinden bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle istinaf yoluna başvuran davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147976 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/605 E. 2024/2790 K. · Onandı

Devir sözleşmesi yokluğunda ticari işletme devrinden söz edilemeyeceği

Gerekçe özeti

Ticari işletme devrinden söz edilebilmesi için devir iradesini ortaya koyan bir devir sözleşmesi gerekir; yalnızca listelerin tebliğini konu alan ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmayan tutanak devir sözleşmesi sayılmaz. Böyle bir hâlde ilişki, üçüncü kişilerin (alt bayilerin) cari hesap borçlarının üstlenilmesi niteliğindedir; yazışmalarla alacak ve borçlar tespit edilip ödeme şekli iki tarafça kabul edilmiş, ödemeler plana uygun yapılmış ve alacaklı listeyi çekince koymadan kabul etmişse borcun nakli gereği ifa edilmiş olur; üstlenmenin kapsamı ise ancak somut delille genişletilebilir.

Emsal değeri

Yetkisiz kişilerce imzalanan ve yalnız liste tebliğini konu alan tutanağın devir sözleşmesi sayılamayacağı; ilişkinin borcun nakli olarak nitelendirilmesi yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: ticari işletme devri borcun nakli (borcun üstlenilmesi) cari hesap temsil ve ilzam yetkisi çekince (ihtirazi kayıt) ispat yükü

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/605 E.  ,  2024/2790 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/916 Esas, 2022/1698 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/1316 E., 2020/282 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 31.10.2017 tarihinden itibaren ... Dağıtım Merkezi görevini davalı şirkete devrettiğini, ... İletişim A.Ş.'nin 2008-2017 tarihleri arasında ... Dağıtım Merkezi olan müvekkili şirket ile var olan dağıtım merkezi sözleşmesini sonlandırdığını, 25.10.2017 tarihinde tutulan tutanak ile personel ... imzasına cari hesaplar ile demirbaşların miktarları ile açıklamalı, personel ihbar ve kıdem tazminatı, pos cihazları, ... Dağıtım Merkezi işinden kaynaklı tüm iş ve ekipmanların listesinin tebliğ edildiğinin davalı yanın müvekkiline gönderdiği Kadıköy 32.Noterliğinin 10.04.2018 tarih ve 13445 yevmiye numaralı ihtarname içeriğinde ikrar edildiğini, davalının 03.01.2018 tarihinde 300.000,00 TL, 24.01.2018 tarihinde 364.000,00 TL ödeme yaptığını, bu iki ödeme cari hesaptan düşülerek dava konusu alacağın tespit edildiğini, 23.11.2017 tarihli müvekkili personeli .......ve davalı personeli ...’ın imzasını havi cari hesap devir protokolü uyarınca davalının kabul ettiği alt bayilerin TDM borcu olan 1.725.093,02 TL cari alacaktan, alt bayilere borç olan 206.825,27 TL davalının yaptığı 300,000,00 TL ve 364,000,00 TL'lik ödemler düşülerek şimdilik 854.267,75 TL'nin dava konusu edildiğini iddia ederek 854.267,75 TL cari hesap devir alacağının TDM devir tarihi olan 31.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraf şirketler arasında imzalanan ikili bir devir sözleşmesi bulunmadığını, yapılan ... Dağıtım Merkezi görev değişikliği işleminin herhangi bir şekilde işyeri/işletme devri şeklinde nitelendirilemeyeceğini,... İletişim Anonim Şirketi tarafından ... Dağıtım Merkezi görevinin müvekkili şirkete verilmesinin akabinde ... İletişim A.Ş.’nin düzenlediği bir toplantıda ... Dağıtım Merkezi görevi fesih edilmiş olan şirketlerin yetişmiş personelinin dağıtım merkezi görevini yeni üstlenen şirketler tarafından işe alınmasının faydalı olabileceği ve mutabık kalınan alt bayi cari alacaklarının bedelinin TDM görevi fesih edilen şirketlerden satın/temlik alınabileceğinin önerildiğini, yapılan öneri doğrultusunda davacı şirketin alt bayi cari hesap alacakları incelenip birebir alt bayiler ile görüşülerek ibraz edilen cari hesap mutabakatlarının teyidi yapıldığını ve bu inceleme sonucunda müvekkil şirketin, bedelini ödemek suretiyle devir/temlik almak istediği alt bayii cari hesap alacaklarını davacı şirkete bildirdiğini, 25.10.2017 tarihli tutanak ile gerekli evrakların teslim alındığını, 922.398,13 TL tutarındaki alacaktan, bayi alacakları olan 167.939,00 TL mahsup edilerek bayi numara havuzuna yüklenen karşılık tutarı olan 100.000,00 TL'nin de mahsup edilmesi sonucu net ödeme yapılacak rakam 654.459,13 TL olarak hesaplanıp davacı şirkete iletildiğini, aynı mailde ödeme şekli teklifi de gönderilmiş olup 29.12.2017 tarihinde yapılan toplantı ile bu teklifin davacı şirket tarafından onaylandığını, onayın 29.12.2017 tarihli mail ile de teyit edildiğini, onay akabinde belirlenen ödemelerin yapıldığını, talep edilen alacağın müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından faturalara itiraz edilerek davacı şirkete iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari işletmenin devrinden söz edilebilmesi için öncelikle bir devir sözleşmesi yapılması zorunluluğu bulunduğu, devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması zorunlu olup taraflar arasında devir iradesini ortaya koyan yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığı, dava dışı ...’in tasarrufuyla davacının dağıtım merkezi sözleşmesinin feshedildiği ve davalının hizmet alanı genişletilerek yeni dağıtım bölgeleri tevdi edildiği, yetişmiş eleman kaybının önüne geçmek ve alt bayilerle olan ilişkileri sürdürmek adına bayilik sözleşmesi feshedilen şirketlerdeki personelin kıdem tazminatının devir alan bayilerce ödenmesinin istendiği, aynı zamanda alt bayilerle olan cari hesap ilişkisinden doğan borçların da üstlenilmesinin talep edildiği, hukuki olarak ortada mevcut olan ilişki davalının, davacının alt bayilerinin cari ilişkiden kaynaklanan borçlarını üstlenmesi olduğunu, davacının iddiasına göre davalının alt bayilerin toplam borcu 1.725.093,02 TL’den alt bayilere olan borç tutarı olan 206.825,27 TL ile davalının davacıya yaptığı toplam 664.000,00 TL ödemenin düşülmesi ile tespit edilen 854.267,75 TL’yi ödemesi gerektiği iken yapılan ticari defter incelemesinde ise davalının hesapladığı tutarın 90.459,13 TL olarak tespit edildiği, 100.000,00 TL’lik bayi havuzuna yüklenen karşılık tutarı yer almadığından ve buna ilişkin dava dışı ...’den temin edilen bir belge olmadığından bu tutarın dikkate alınmadığı, bilirkişi marifetiyle davalı ticari defterlerinden tespit edilen 90.549,13 TL’nin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğunu, delil listesinde yer alan delillerin toplanmadığını, devrin açık olduğunu, 25.10.2017 tarihinde tutulan tutanak ile davalı personeli .... imzasına cari hesapların, demirbaşların miktarları ile açıklamalı, personel ihbar ve kıdem tazminatı, pos cihazları, ... Dağıtım Merkezi işinden kaynaklı tüm iş ve ekipmanların listesinin tebliğ edildiğinin davalı tarafından gönderilen 10.04.2018 tarihli ihtarnamede ikrar edildiğini, ayrıca davalıya cari hesapların bedel belirterek 23.11.2017 tarihli tutanak ile cari hesap devir protokolü ile .....imzasına tebliğ edildiğini, davalının savunmasında, bayi borçlarının mahsup edildiğini, hatta havuza yüklenen 100.000,00 TL'nin bile hesap edildiğini belirterek devri açık olarak kabul ve ikrar ettiğini, alacak hesabında davalının kayıtları dışında herhangi bir kaydın dikkate alınmadığını, öncelikle cari hesabın netleşmesi için ...'e müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle .....'in alt bayilerden alacağı olan cari hesap toplamının celp edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında ticari işletmenin devrinden söz edilemeyeceği, somut olayda ... alt bayilerinin cari hesap borçlarının davalı şirket tarafından üstlenilmek istendiği, 1 yıllık dökümlerin talep edildiği, 23.11.2017 tarihli tutanakla listelerin tebliğ edildiği, her ne kadar davacı tarafça bu tutanak devir protokolü olarak yorumlanmakta ise de, listelerin devrinin konu edilmesi ve ayrıca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerce imzalanmaması nedeniyle devir sözleşmesi olarak kabulünün mümkün görülmediği, listelerin tesliminden sonra şirketler arası yapılan yazışmalarla sabit olduğu üzere listeler üzerinde inceleme yapılarak alt bayi alacak ve borçlarının tespit edildiği, ödeme şeklinin her iki şirketçe kabul edildiği ve yapılan ödemelerin ödeme planına uygun olduğu, alacaklı davacı şirketçe listenin çekince koymadan kabul edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 196 ncı maddesi uyarınca borcun nakli gereği ifa edildiği, 365 bayinin tümünün cari hesap borçlarının üstlenildiğine dair dosyada somut delil bulunmayıp davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, her ne kadar ...

İletişim Hizmetleri A.Ş.'ye müzekkere yazılarak 23.11.2017 tarihi itibariyle alt bayilerden olan cari hesap toplamının celp edilmesi gerekirken Mahkemenin eksik inceleme yaptığı beyan edilmiş ise de bu tarih itibari ile sadece incelenecek listeler tebliğ edildiğinden ve tüm bayilerin cari hesap borçları üstlenilmediğinden bu yöne ilişkin istinaf sebebin,n de yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, sözleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.