Faturaya süresinde itiraz edilmemesi halinde içeriğin kabul edilmiş sayılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/547 E. 2022/1713 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Fatura Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Ticari satım ilişkisinde düzenlenen faturaya, yasal itiraz süresi içinde itiraz edilmemesi halinde alıcı fatura içeriğini kabul etmiş sayılır; bu durumda fatura içeriğinin taraflar arasındaki anlaşmaya (fiyata) aykırı olduğunu ispat yükü alıcıya geçer. Alıcı bu aykırılığı somut delille ispat edemezse fatura bedeli esas alınarak karar verilir.
Ele alınan sorunlar
Faturaya süresinde itiraz edilmemesinin hukuki sonucu ve ispat yükü → ret
İddia: Davalı vekili, fatura üzerindeki bedelin silik olması nedeniyle işçinin bunu fark edemediğini, ürünün kabul edildiğini ancak bedelin mail ve yazılı olarak itiraz edildiğini, faturaya süresinde itiraz edilmediği tespitinin haksız olduğunu, yazılı sözleşme bulunmadığından satıcının tek taraflı fatura ile fiyatı artıramayacağını, birim fiyatın ispat külfetinin davacıda olduğunu ve davacının bunu ispat edemediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takibe dayanak 15.12.2014 tarihli irsaliyeli faturada ürün bedeli KDV dahil gösterilmiş olup faturada davalı çalışanının teslim alan sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Davalı tarafça bedelin silik olup okunamadığı ileri sürülmüşse de dosyaya ibraz edilen fatura suretlerinin gayet okunaklı olduğu, birim fiyat ve toplam bedelin rahatça okunabildiği görülmüştür. Davalının faturaya itirazı, 8 günlük yasal itiraz süresinden çok sonra yapılmıştır; bu durumda davalı fatura içeriğini kabul etmiş sayılmalıdır. Bu kabulün sonucu olarak, fatura içeriğinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu ispat yükü davalı alıcıya aittir; ancak davalı, fatura içeriğindeki birim fiyatın ve satış bedelinin anlaşmaya aykırı olarak yüksek belirlendiğine ilişkin herhangi bir delil ibraz etmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı tarafça teklif edilen yeminin usulüne uygun eda edilip edilmediği → ret
İddia: Davalı vekili, satışı yapan kişi ile davacı adına yemin eden kişinin farklı kişiler olmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafça teklif edilen yemin davacı şirket yetkilisince usulüne uygun olarak eda edilmiştir; ticaret sicil kayıtlarına göre yemin tarihi itibariyle şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu anlaşılan kişinin yemin etmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Malın yetkisiz çalışana teslim edildiği iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, ürünlerin yetkisiz bir çalışana teslim edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalının malı teslim aldığının açık kabulü ve kısmen ödeme yapmış olması dikkate alındığında, davalı vekilinin ürünlerin yetkisiz çalışana teslim edildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Faturaya yasal süresinde itiraz edilmemesinin fatura içeriğinin kabulü sonucunu doğurması ve bu durumda ispat yükünün alıcıya geçmesine ilişkin tespit, benzer ticari satım/fatura ihtilaflarında emsal niteliği taşıyabilir; ancak İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararı olduğundan bağlayıcı değil ikna edici emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- Faturaya süresinde itiraz edilmediği takdirde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır; kararda davalının itirazının 8 günlük yasal süreden çok sonra yapıldığı belirtilmiştir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ faturaya itiraz süresi↗ ispat yükü↗ yemin↗ irsaliyeli fatura↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/547
KARAR NO 2022/1713
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/04/2018
NUMARASI 2016/132 Esas 2018/408 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/12/2022
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya 100 adet MDF satışı yapılarak 15/12/2014 tarihli fatura tanzim edildiğini, fatura içeriğinin davalıya teslim edilip sevk irsaliyesinin davalıya imzalatıldığını, davalının 7.500-TL ödeme yapıp bakiye bedeli ödemediğini,davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının borcun 2.500-TL'sini kabul ederek kalana itiraz ettiğini,müvekkilinin davalıdan 20.000-TL alacaklı olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin davacıdan satın aldığı MDF nin satış fiyatının davacının iddia ettiği gibi 250-TL olmayıp 100-TL'den 10.000-TL+KDV bedelle satıldığını, 7.500-TL'nin peşin olarak, kalan 2.500-TL'nin de icra dosyasına ödendiğini, KDV dışında müvekkilinin borcu bulunmadığını, faturanın müvekkilinin işçisi tarafından ürünü teslim almak amacıyla imzalandığını, ancak fatura üzerindeki bedelin silik olması nedeniyle fark edilmediğini, faturadaki bedelin gerçeğe uygun olmadığını, bu nedenle faturanın müvekkili tarafından iade edildiğini, birim fiyatın 100-TL olmayıp 250-TL olduğunu davacının ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;ihtilafın davacının davalıya sattığı MDF'lerin birim fiyatına ilişkin olduğu,irsaliyeli faturada teslim alan imzası bulunduğu, davalının imzaya itirazı olmayıp faturanın silik gözüktüğü için bedelin okunamadığını ileri sürdüğü, taraflar arasındaki akdi ilişki çerçevesinde faturaya bağlanmış malın rayiç değerine göre karar verilmesinin mümkün olmadığı, tarafların ticari kayıtlarının incelenmesi sonucunda bilirkişi raporunda, davacının bu faturaya göre davalıdan takip tarihi itibariyle 22.500-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davalının 100 adet MDF'yi aldığı, fatura silik ve bedeli gözükmüyorsa kabul etmemesi gerektiği,kabul ettikten sonra itiraz etmediği, 20.000-TL'lik kısmı yönünde de iade faturası düzenlemediği, davalının teklif ettiği yeminin de davacı temsilcisi tarafından eda edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; takibe dayanak faturanın müvekkilinin işçisi tarafından ürünü teslim almak amacıyla imzalandığını, ancak fatura üzerindeki bedelin silik olması nedeniyle işçinin bu yazıyı fark edemediğini, ürün kabul edilmekle birlikte bedel kabul edilmeyerek faturaya mail ile ve yazılı olarak itiraz edildiğini,faturaya süresinde itiraz edilmediği yönündeki tespitin haksız olduğunu,yazılı bir sözleşme bulunmadığını, satıcının tek taraflı düzenlediği fatura ile ürün fiyatını 3 kat artırmasının mümkün olmadığını, faturanın müvekkili şirkete tebliğ edilmeyip yetkisiz çalışana mal teslim belgesi olarak imzalatıldığını, bu nedenle ürünün birim fiyatını ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacının bu hususu ispat edemediğini, davacıya elden ödenen 7.500-TL'nin hükümde ödenmemiş olarak kabul edilerek alacak kapsamına eklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca satışı yapan kişi ile davacı adına yemin eden kişinin farklı kişiler olmasının da hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalıya 100 adet MDF ürünü satışının yapıldığı ve ürünlerin davalıya teslim edildiği tarafların kabulündedir. Ayrıca davalı tarafça 7.500-TL peşin, 2.500-TL de icra takip dosyasına olmak üzere toplam 10.000-TL ödeme yapıldığı sabittir. Davacı tarafça toplam ürün bedelinin 30.000-TL olduğu ileri sürülmesine karşın davalı tarafça ürün bedelinin 10.000-TL olup bu bedelin de ödendiği ileri sürülmüştür. Takibe dayanak 15.12.2014 tarihli irsaliyeli faturada ürün bedeli KDV dahil 30.000-TL olarak gösterilmiş olup, faturada davalı çalışanının teslim alan olarak imzası da bulunmaktadır.
Davalı tarafça faturada ürün bedelinin silik olup okunamadığı ileri sürülmüşse de, faturanın dosyaya ibraz edilen tüm suretlerinin gayet okunaklı olduğu, birim fiyat ve toplam bedelin rahatça okunabildiği görülmüştür. Davalı tarafça 15.12.2014 tarihli faturaya süresinde itiraz edildiği ileri sürülmüşse de, sunulan kayıtlara göre davalının faturaya itirazı 8 günlük yasal süresinden çok sonrası olan 27.01.2015 tarihine aittir. Bu durumda davalı fatura içeriğini kabul etmiş sayılmalıdır. Dolayısıyla fatura içeriğinin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olduğunu ispat yükü davalı alıcıya aittir. Ancak davalı tarafça fatura içeriğindeki birim fiyatın ve dolayısıyla satış bedelinin anlaşmaya aykırı olarak yüksek belirlendiği yönünde herhangi bir delil ibraz edilmemiştir.
Davalı tarafça teklif edilen yemin de davacı şirket yetkilisince usulüne uygun olarak eda edilmiş olup, ticaret sicil kayıtlarına göre yemin tarihi itibariyle şirketi münferiden temsile yetkili müdür olduğu anlaşılan kişinin yemin etmesinde usule aykırılık yoktur. Davalının malı teslim aldığının açık kabulü ve kısmen ödeme yapması da dikkate alındığında, davalı vekilinin ürünlerin yetkisiz çalışana teslim edildiği yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davacının bakiye 20.000-TL alacağı bulunmakta olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.366,20-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 49-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147947 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi