Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18271 E. 2015/12785 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz kabiliyeti↗ infazda tereddüt↗ hakkaniyet↗ infaz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin, davacıya ait 2004/4842-2 sayılı tasarımın aynısının/belirgin şekilde benzerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği gerekçesiyle bu eylemin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu tespitine, davalının, davcaının tasarım hakkına yönelik tecavüzünün men ve ref'ine, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanmakta olup, davacı vekili tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi taleplerinin bir sonucu olarak 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması talebinde de bulunmuş, mahkemece de kabul yönünde kurulan hükmün sonucu olarak davacı vekilinin bu talebi kabul edilmiştir.
Ancak mahkemece 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca kurulan hüküm fıkrasından açıkça hangi araçlara el konulduğu anlaşılamamaktadır. Bu husus infazda tereddüt yaratacağı gibi, hakkaniyete aykırı bir şekilde, davalının sırf bu malın üretiminde kullanmadığı, tüm üretimini gerçekleştirdiği araçlara da el konulmasına yol açacaktır. Bu itibarla mahkemece, sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlar belirlenerek, infaz kabiliyeti bulunan bir hüküm kurulması gerekirken, aksi şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6681 E. 2023/6360 K.
Ortak:infaz kabiliyeti · infazda tereddüt · hakkaniyet · infaz · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu husus «infazda tereddüt» yaratacağı gibi, «hakkaniyete» aykırı bir şekilde, davalının sırf bu malın üretiminde kullanmadığı, tüm üretimini gerçekleştirdiği araçlara da el konulmasına yol açacaktır.
Bu itibarla mahkemece, sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlar belirlenerek, «infaz kabiliyeti» bulunan bir hüküm kurulması gerekirken, aksi şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… z itirazlarının reddine, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise hüküm fıkrasından açıkça hangi araçlara el konulduğunun anlaşılamadığı, bu hususun «infazda tereddüt» yaratacağı gibi «hakkaniyete» aykırı bir şekilde davalının sırf bu malın üretiminde kullanmadığı, tüm üretimini gerçekleştirdiği araçlara da el konulmasına yol açacağı, bu itibarla mahkemece, sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlar belirlenerek, «infaz kabiliyeti» bulunan bir hüküm kurulması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
… nların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
… e, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere el konulmasına, 17.655,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak «kaydı» ile tüm Türkiye'de yayımlanan gazetelerden birinde bir defa ilânına, fazlaya yönelik istemlerin reddine,) hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:değer kaybı · münhasırlık · kâr kaybı · dosya masrafı · yasal faiz · ilan · cy/cy kaydı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… e, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere el konulmasına, 17.655,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesini müteakip özetinin, «masrafı» davalıdan alınmak «kaydı» ile tüm Türkiye'de yayımlanan gazetelerden birinde bir defa ilânına, fazlaya yönelik istemlerin reddine,) hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… disk ile aktarılması ile anılan desenin püskürtme boya tekniğiyle halı üzerine aktarıldığı ve bu suretle her tür desenli halının üretiminin yapıldığı ve dolayısıyla «münhasıran» tasarıma tecavüz teşkil eden halı ürünlerinin üretimine tahsis edilmiş bir makine olmadığının anlaşılmış bulunması nedeniyle makineye el konulmamasının Dairemizin mahkemece uyulan bozma ilamına uygun bulunmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Mahkemece, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması istemini içeren talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verildiği, ancak, Dairemizin 01.12.2015 tarihli bozma ilamında hükmün kısmen onanmasına dair bir karar verilmediğinden bu bozma ilamına uyulmakla oluşan usul …
… e, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere el konulmasına, 17.655,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması talebinin reddine, kararın kesinleşmesini müteakip karar özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
… n davalı tarafça iddia ve ispat edilemediğini, başka ürünler üretilse bile bunun el koymaya engel olamayacağını, hükmedilen tazminat bedellerinin dava süreci içinde «değer kaybına» uğradığını, bu nedenle tazminat miktarlarının da müvekkili lehine artırılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3190 E. 2017/2308 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1454 E. 2022/1182 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tecavüz konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına ilişkin talebin reddine, sair talepler kesinleştiğinden bu talepler bakımından yeniden karar «verilmesin yer olmadığına» dair kararın asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1487 E. 2013/1873 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · mevduat hesabı · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın ... hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olduğu, «mevduat hesabının» ... bankası bünyesinde bulunduğu, davacının ayrı «tüzel kişiliği» bulunan ... ... ...
… ddine karar vermek gerekmiştir. ...- Davalı ... vekilinin temyizine gelince, davalı ... hakkında açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle «yargı yolu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmi …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18271 E. , 2015/12785 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 04/06/2014
NUMARASI 2006/372-2014/158
Taraflar arasında görülen davada ....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/06/2014 tarih ve 2006/372-2014/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/12/2015 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. H.. O.. ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. E.. E.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin 2004/4842-2 sayılı halı ürünlerini içeren tasarım tescilinin sahibi olduğunu, davalının kötüniyetli biçimde müvekkili tasarımının aynısı olan halı ürünlerini üreterek satışını gerçekleştirdiğini, davalının bu şekilde müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığını ileri sürerek davalıların üretim ve satışını gerçekleştirdiği halı ürünlerinin biçiminin müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz yarattığının tespitine, tasarım hakkına tecavüzmen ve ref'ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat ile 10.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline ve tesis edilecek hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş;
birleşen davada da hükmedilecek tazminatlara davalıya eyleme son vermesi istemiyle Ankara 25. Noterliği'nden gönderdikleri 17.02.2006/6169 tarih/sayılı ihtarnamenin tebliğ edildiği 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin, davacıya ait 2004/4842-2 sayılı tasarımın aynısının/belirgin şekilde benzerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiği gerekçesiyle bu eylemin davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu tespitine, davalının, davcaının tasarım hakkına yönelik tecavüzünün men ve ref'ine, tecavüz suretiyle üretilen ve ithal edilen ürünlere ve bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulmasına, 17.655 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 27.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, dava tasarım hakkına tecavüzden kaynaklanmakta olup, davacı vekili tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi taleplerinin bir sonucu olarak 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen veya ithal edilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlara el konulması talebinde de bulunmuş, mahkemece de kabul yönünde kurulan hükmün sonucu olarak davacı vekilinin bu talebi kabul edilmiştir.
Ancak mahkemece 554 sayılı KHK'nın 49/1-d maddesi uyarınca kurulan hüküm fıkrasından açıkça hangi araçlara el konulduğu anlaşılamamaktadır. Bu husus infazda tereddüt yaratacağı gibi, hakkaniyete aykırı bir şekilde, davalının sırf bu malın üretiminde kullanmadığı, tüm üretimini gerçekleştirdiği araçlara da el konulmasına yol açacaktır. Bu itibarla mahkemece, sırf dava konusu ürünlerin üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araçlar belirlenerek, infaz kabiliyeti bulunan bir hüküm kurulması gerekirken, aksi şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınıp asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 01/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147597200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz