Kefillerin temerrüt tarihi, kambiyo takibine itiraz tarihine göre belirlenir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1161 E. 2023/1992 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Gerekçe özeti
Bir kredi/kefalet alacağı davasında, kredi borçlusu asıl borçlunun temerrüdü kendisine usulüne uygun tebliğ edilen hesap kat ihtarı ile belirlenir; ancak müteselsil kefillere ayrıca hesap kat ihtarı tebliğ edilmemişse ve kefiller hakkındaki kambiyo takibine borca itiraz davası açtıkları tarih tespit edilebiliyorsa, kefillerin temerrüt tarihi bu itiraz tarihi olarak kabul edilir; kefiller bu tarihe kadar yalnızca akdi faizden, bu tarihten sonra ise temerrüt faizinden sorumlu tutulur. Alacağın temlik sözleşmesi kapsamı belirli kalemlerle (nakit/gayrinakit) sınırlıysa, temlik dışı kalemler yönünden temlik alan tarafın aktif taraf ehliyeti bulunmaz; bu kalemler bakımından yalnızca temlik eden dava/istinaf hakkına sahiptir. Genel kredi sözleşmesinde bankanın çek depo bedeli talep edebileceğine ilişkin açık bir hüküm yoksa bu yöndeki talep reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Temlik alan ile temlik eden davacının aktif taraf ehliyeti (nakit/gayrinakit alacak ayrımı) → kabul
Gerekçe: Temlik sözleşmesinde nakit alacakların temlik edildiği, gayrinakit alacağın temlik dışında tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davadaki nakit alacak bakımından davacı temlik eden bankanın, gayrinakit alacak bakımından ise davacı temlik alanın aktif taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle temlik alanın istinaf sebepleri nakit alacak bakımından, temlik edenin istinaf sebepleri de gayrinakit alacak bakımından incelenmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Asıl borçlu şirketin temerrüt tarihi ile talep edilen faiz döneminin çelişkili biçimde reddedilmesi → kabul
İddia: Temlik alan davacı vekili, kefillerin asıl borçlu ile birlikte ve aynı ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünü, asıl borçlunun 08/06/2010 temerrüt tarihi kabul edilirken faiz talebinin bir kısmının gerekçesiz reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Temlik eden bankanın 01/12/2008 tarihi itibariyle 233.146,01-TL alacağı bulunduğu kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesi bir gerekçe göstermeden bu alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermiş, borçlu şirket bakımından 08/06/2010 temerrüt tarihi ile tespit edilen 286.068,46-TL asıl alacağın tahsiline hükmedilmiş ise de temerrüt tarihi ile dava tarihi (05/09/2011) arasındaki faiz isteminin neden reddedildiği açıklanmadan bu kısım reddedilmiştir. Krediye uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranları kesinleşmiş olup, davacının talebi 286.068,46-TL asıl alacak ve bu tarihe kadar işleyecek faiz olarak kesinleşmiştir. Hüküm çelişki içermektedir; asıl kredi borçlusu şirketin 08/06/2010 temerrüt tarihinden 05/09/2011 tarihine kadar (447 gün) %60 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisine hükmedilmesi gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Müteselsil kefillerin temerrüt tarihinin belirlenmesi → kabul
İddia: Temlik alan davacı vekili, kefillerin takip tarihinden önce asıl borçlu ile birlikte ve aynı ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünü, kefillerin temerrüt tarihinin asıl borçludan farklı (05/09/2011) kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Müteselsil kefil davalılara çıkartılan ilk kat ihtarı tebliğ edilememiş, ikinci ihtar da kefillere çıkarılmamıştır. Müteselsil kefiller bakımından 01/12/2008 kat tarihi itibariyle 233.146,01-TL alacağa, kat tarihinden itibaren %20 oranda akdi faiz işletilmesi gerekmektedir. Kefiller hakkında eldeki davadan önce başlatılan kambiyo takibinde ödeme emri tebliğ edilememiş ise de kefiller, asıl borçlu şirketle birlikte 24/01/2011 tarihinde takibi haricen öğrendiklerini bildirerek itiraz etmişlerdir. Bu nedenle müteselsil kefil davalıların iptal edilen kambiyo takibine borca itiraz davası açtıkları tarihin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir (Yargıtay 19. HD'nin 2018/2332 E., 2018/6301 K. sayılı ilamına atfen). Davalı müteselsil kefil borçlular 01/12/2008 tarihi itibariyle 233.146,01-TL asıl alacaktan sorumlu olup temerrüde düşmediklerinden temerrüt faizinden sorumlu olmayacak iseler de 01/12/2008 kat tarihi ile temerrüde düştükleri 24/01/2011 tarihleri arasında %20 oranda akdi faizden sorumludurlar.
Gerekçe kaynağı: özgün
Çek depo bedeli (gayrinakit alacak) talebinin sözleşmesel dayanağı → ret
İddia: Temlik eden davacı vekili, çek başına 435-TL'den 130 çek için toplam 56.550-TL depo bedeli gayrinakit alacak talebinin reddine dair kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: 03/06/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde bankanın yükümlülüğünü teşkil eden tutardan davalıların sorumluluğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, gayrinakit alacak bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kısmi ödemenin davanın konusuz kalmasına etkisi → tartışılmadı
Gerekçe: Davanın açılmasından sonra 19/06/2013 tarihinde davacıya 182.000-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş ise de ödeme, asıl alacağın dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar olan temerrüt faizini karşılamadığından kısmi ödeme davanın konusuz kalmasına sebep teşkil etmemiş, TBK 100. madde hesaplaması yapılmamış, infazda nazara alınmak üzere bu ödeme hükümde gösterilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Müteselsil kefillere ayrıca hesap kat ihtarı tebliğ edilmemişse, kefillerin temerrüt tarihinin, haklarındaki kambiyo takibine karşı açtıkları borca itiraz davası tarihi esas alınarak belirlenmesi yönündeki çözüm, benzer kredi/kefalet uyuşmazlıklarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif taraf ehliyeti (alacağın temliki kapsamı ile sınırlı olarak nakit/gayrinakit alacak yönünden ayrı ayrı değerlendirilmiştir)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi↗ müteselsil kefalet↗ hesap kat ihtarı↗ temerrüt tarihi↗ alacağın temliki↗ aktif taraf ehliyeti↗ akdi faiz↗ temerrüt faizi↗ kambiyo senedine dayalı icra takibi↗ borca itiraz davası↗ çek depo bedeli↗ konusuz kalma↗ kısmi ödeme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1161
KARAR NO 2023/1992
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2019
NUMARASI 2014/320 Esas - 2019/1270 Karar
DAVA
Alacak (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 21/12/2023
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davacı temlik eden banka ile davalı şirket arasında imzalanan 23/09/2005 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer davalıların kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı şirketin kredi borcunu geri ödemediğini 02/12/2008 tarihi itibariyle 201.704,39-TL spot nakit, 31.441,62-TL kredili mevduat hesabı ve 56.550-TL 130 adet çek için çek depo bedeli gayrinakit alacağının ödenmesi için hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarın tebliğ edilememesi nedeniyle aynı borç miktarı için ilk ihtar tarihi olan 01/12/2008 tarihinden ikinci ihtar tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi için Noterden gönderilen 02/06/2010 tarihli ihtarnameyle kredi hesabının kat edildiğini, bu ihtarnameye borçlular tarafından noterden verilen 09/06/2010 tarihli cevabi ihtarla borçlarının bulunmadığının bildirildiğini;
kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle diğer müşteri çekleriyle birlikte keşidecisi davalılar ... ve ..., lehdarı davalı şirket olan 23/09/2005 keşide ve 26/11/2008 vade tarihli 200.000-Euro bedelli müşteri senedine dayanarak İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine borçluların İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/86 esas, 2011/832 karar sayılı dosyasında senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiğini, mahkemece 07/07/2011 tarihinde senedin teminat senedi olduğu gerekçesiyle, takibin durdurulmasına ve alacağın %20'si oranındaki tazminatın müvekkili bankadan alınarak davacılara ödenmesine karar verildiğini;
ayrıca aynı hesap kat ihtarına dayalı olarak kendilerince İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/1914 esas ve 2011/919 karar sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda 08/06/2010 temerrüt tarihi itibariyle 286.068,46-TL alacaklı olduklarının ve bu tarihten itibaren %60 oranında temerrüt faizi istenebileceğinin tespit edildiğini, mahkemece o rapor dikkate alınarak hüküm verildiğini; söz konusu bilirkişi raporu esas alınarak dava tarihi olan 05/09/2011 tarihine kadar yapılan hesaplamaya göre, 286.068,46-TL asıl alacak, 08/06/2010-05/09/2011 arası yıllık %60 oran üzerinden 216.458,47-TL temerrüt faizi, 10.822,92-TL %5 gider vergisi olmak üzere toplam 513.349,85-TL nakit alacak tutarı ve 130 adet çek depo bedeli için 56.550-TL gayrinakit alacakları olmak üzere toplam 569.899,85-TL nakit ve gayrinakit toplam alacak hesaplandığını karşılığının da 229.040-Euro olduğunu ileri sürerek, İstanbul ....
İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının dayanağı müşteri senedi olan 200.000-euronun üzerinde alacakları olduğundan, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/86 esas, 2011/832 karar sayılı ve 07/07/2011 tarihli kararıyla müvekkili aleyhine alacağın %20si oranında tazminata hükmedildiğinden, İİK 169/VI,c.2 uyarınca alacak davasının kabulüne, davalılardan dava tarihi itibariyle 564.262,94-TL karşılığı 229.040-Euro alacağının davalılardan tahsiline, dava tarihinden itibaren 286.068,46-TL asıl alacağa yıllık %60 temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiş ancak yargılama aşamasında davalılar vekili, davanın İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla hükmedilen %20 oranındaki kötüniyet tazminatının ödenmemesi amacıyla açıldığını, söz konusu dosyanın takip dayanağı olan bononun davalı şirketin davacı bankadan kullandığı akreditif kredisi için verilmiş teminat bonosu olduğunu, bütün davalıların davacı bankaya herhangi bir akreditif kredi veya Euro borcu bulunmadığını, ayrıca bononun teminat bonosu olduğunun davalı bankaya ait ekte sundukları yazıdan da anlaşıldığını, buna göre 02/01/2008 tarihli yazıda (davacı temlik eden) bankanın kendisini denetleyen bağımsız denetçi ... A.Ş.'ye kredi bakiyeleriyle ilgili mutabakatın gönderilmesini istediği ve bu yazının da müvekkili davalı şirkete gönderildiğini, söz konusu mutabakatta takip konusu senedin teminat senedi olduğunun görüldüğünü, aynı zamanda Euro kredi miktarının da 104.831,64-Euro olarak gösterildiğini, bu tarihten sonra da davalının bankadan kullandığı bir akreditif veya Euro kredi bulunmadığını, bu borcun da müvekkilinin ...
numaralı hesabından, 08/09/2008'de 67.343,29-TL, 28/07/2008'de 112.785,77-TL ve 11/02/2008'de 53.229,17-TL alınıp Euro'ya çevrilerek ödendiğini, yani söz konusu teminat senedinden kaynaklı olarak müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususlar gözetilerek İstanbul 9. İcra Mahkemesi'nce takibin iptaline karar verildiğini; davacının belirttiği ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin devam ettiğini, o takiple istenen alacak haricinde müvekkilinin davacı bankaya bir borcu bulunmadığını, davacının işbu dava ile mükerrer bir alacak yaratarak İstanbul 9. Hukuk Mahkemesi'nce hükmedilen %20 oranındaki kötüniyet tazminatından kurtulmaya çalıştığını ama müvekkilinin davacıya bu davada talep edilen borçlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, dava dilekçesinde 229.040-Euro alacağın tahsili talep edilmiş ise de kredilerin TL krediler olduğu, sadece ipoteğin euro limitli ve genel kredi sözleşmesinin limitlerinin de euro cinsinden olduğu,asıl borçlu davalı şirket adına çıkartılan hesap kat ihtarı tebligatı bila tebliğ iade edilmiş ise de, İİK 68/b maddesindeki düzenleme gereğince, asıl borçlunun temerrüde düşürüldüğü, böylelikle TBK 586'ya göre, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması şartının gerçekleştiği, kefillerin takipten önce temerrüde düşmediği, çek yapraklarının depo edilmesine ilişkin genel kredi sözleşmelerinde hüküm bulunmadığı, muhatap bankanın kendisine henüz ibraz edilmeyen hamile ödemekle yükümlü bulunduğu çek yaprağı bedelinin depo edilmesini müşterisinden isteyebilmesinin ancak müşteri ile muhatap banka arasında bu konuda bir sözleşme hükmü bulunmasına bağlı olduğu, temerrüt faizi oranının genel kredi sözleşmesi uyarınca bilirkişi tarafından %70 oranında hesaplanmasına rağmen dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak %60 oranında temerrüt faizinin uygulanması gerektiği ve 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 286.068,46-TL asıl alacağın davalı şirket açısından bu miktarın tamamından ve 05/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle, diğer davalılar açısından ise 233.146,01-TL kısmı açısından sınırlı miktarda sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ve %5 BSMV'si ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1) Temlik alan davacı ... A.Ş. vekili, davalı kefillerin takip tarihinden önce asıl borçlu ile birlikte ve aynı ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünü, asıl borçlunun temerrüt tarihinin 08/06/2010 ve kefillerin temerrüt tarihinin 05/09/2011 olarak kabulüne şeklindeki sonucun hukuka aykırı olduğunu, çek yapraklarının depo edilmesine ilişkin genel kredi sözleşmelerinde bir hüküm bulunmadığı yönündeki tespitin sözleşmeye aykırı olduğunu, 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesini sözleşme, kanun ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini davalıların 02/08/2008 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile temerrüde düşürüldüğünü, dolayısıyla 05/08/2008 olan temerrüt tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi baz alınarak bilirkişiden yeniden rapor alınması suretiyle davalarının haklılığının ortaya çıkacağını ileri sürerek, kararın reddedilen kısmı yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2) Temlik eden ...
A.Ş. vekili, mahkemece hüküm kurmaya elverişli olmayan 02/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesini sözleşmeye aykırı olduğunu, davalıların 02/08/2008 tarihli hesap kat ihtarnamesiyle temerrüde düşürüldüğünü, dolayısıyla 05/08/2008 olan temerrüt tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi baz alınarak bilirkişiden yeniden rapor alınması suretiyle davalarının haklılığının ortaya çıkacağını ve davacı bankanın çek depo bedellerini talep etme hakkı bulunduğunu belirterek, kararın reddedilen kısmı yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamındaki alacağın asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir.26/06/2018 tarihli alacağın temliki sözleşmesinde nakit alacakların temlik edildiği ,gayrinakit alacağın hariç tutulduğu anlaşılmaktadır. Davadaki nakit alacak bakımından davacı temlik eden bankanın; gayrinakit alacak bakımından davacı temlik alanın aktif taraf ehliyeti bulunmamaktadır. Bu sebeble temlik alanın istinaf sebebleri nakit alacak bakımından, temlik edenin istinaf nedenleri de gayrınakit alacak bakımından incelenmiştir. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasında takip dayanağı 26/11/2008 vade tarihli 200.000-Euro bedelli bono olduğu, takip tarihinin 05/02/2009, alacaklının temlik eden banka, borçluların Birleşik ...
Ltd. Şti., ... ve ... olduğu, 200.000-Euro asıl alacak olmak üzere toplam 205.835,62-Euro'nun tahsilinin talep edildiği, senette keşidecilerin borçlular ... ve ..., lehdarın borçlu şirket, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiği ancak diğer borçlulara tebliğ edilemediği; tüm borçlular tarafından 24/01/2011 tarihinde İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/86 esas sayılı dosyasında borca itiraz davası açıldığı, mahkemece, 2011/832 karar sayılı ve 07/07/2011 tarihli kararıyla davaya konu senedin mülga TTK'nın 688. maddesine göre kayıtsız şartsız alacak içermediği gerekçesiyle, icra takibinin İİK 169/a uyarınca durdurulmasına ve %20 orandaki tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.Temlik eden ...
ile davalı şirket arasında 23/09/2005 tarihli 200.000-Euro limitli ve 03/06/2008 tarihli 210.000-Euro limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalılar ... ve ... her iki sözleşmede müteselsil kefil oldukları; davaya konu alacağın 03/06/2008 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, bu sözleşme kapsamında hesabın kat edildiği 01/12/2008 tarihi itibariyle 201.704,39-TL spot kredi ve 31.441,62-TL kredili mevduat alacağı olmak üzere toplam 233.146,01-TL alacağın 02/12/2008 tarihli hesap kat ihtarıyla, davalılar asıl borçlu ... Ltd. Şti., kefiller ... ile ... ve kredi borcu için şirket lehine ipotek vermiş dava dışı ...'dan talep edildiği, gayri nakit alacağın deposunun istenildiği, ihtarın davalı muhataplara tebliğ edilemeden iade edildiği, alacaklı banka tarafından aynı alacakların talep edildiği, 02/06/2010 tarihli hesap kat ihtarını ve borcun tebliğden itibaren bir gün içinde banka hesabına ödenmesi depo edilmesi talepli ihtarnameyi yine asıl borçlu şirkete ve ipotek borçlusu dava dışı ...'a göndermiştir.
Bu ihtarname, davalı şirkete 04/06/2010 günü tebliğ edilerek verilen süre sonu itibariyle 08/06/2010 tarihinde temerrüde düştüğü hususu kesinleşmiştir. Temlik eden bankanın 01/12/2008 tarihi itibariyle 233.146,01-TL alacağı bulunduğu hususu kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesi bir gerekçe göstermeden bu alacağa dava tarihinden itibaren, borçlu şirket bakımından da 08/10/2010 temerrüt tarihi itibariyle tesbit edilen 286.068,46-TL asıl alacağın tahsiline karar verilmiş ise de temerrüt tarihi ile davada talep tarihi olan 05/09/2011 tarihi arasında faiz isteminin neden red edildiği açıklanmadan bu kısım bakımından faiz talebi red edilmiştir. Krediye uygulanan akdi faiz ve temerrüt faiz oranları kesinleşmiştir.
Ancak davacı davalı asıl borçlu şirket hakkında 286.068,46-TL asıl alacağı yanında temerrüt tarihine kadar işleyecek faizini de talep etmiştir. Davacının talebi asıl borçlu şirket bakımından 286.068,46-TL olarak kesinleşmiştir. Davada davacı tarafça 08/06/2010-05/09/2011 arası yıllık %60 oran üzerinden 216.458,47-TL temerrüt faizi, 10.822,92-TL %5 gider vergisinin tahsili talep edilmiştir. Bu kısma yönelik temlik alan davacı vekilinin istinaf sebebi yerindedir. Hüküm çelişki içindedir. Buna göre asıl kredi borçlusu şirketin 08/06/2010 temerrüt tarihinden 05/09/2011 tarihine kadar ( 1 yıl 2 ay 27 gün olmak üzere 286.068,46%60:360x447 gün) %60 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisine hükmedilmesi gerekir.
213.493,28-TL işlemiş faiz ve faizin %5'i oranında da 10.674,66-TL BSMV olmak üzere toplam 510.236,40-TL alacak tutarı hesaplanmıştır.Müteselsil kefil davalılara çıkartılan ilk kat ihtarı tebliğ edilememiş, ikinci ihtar da müteselsil kefillere çıkarılmamıştır. Müteselsil kefil davalılar bakımından 01/12/2008 kat tarihi itibariyle 233.146,01-TL alacağa, kat tarihi olan 01/12/2008'den itibaren %20 oranda akdi faiz işletilmesi gerekmektedir. Ne var ki yukarıda da belirtildiği şekilde, müteselsil kefiller hakkında eldeki davadan önce İstanbul ... İcra Dairesi'nde başlatılmış kambiyo takibinde ödeme emri tebliğ edilememiş ise de, adı geçen kefiller kredi asıl borçlusu şirketle birlikte 24/01/2011 tarihinde İstanbul 11.
İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibi haricen öğrendiklerini bildirerek itiraz etmişlerdir. Bu nedenle müteselsil kefil davalıların iptal edilen kambiyo takibine borca itiraz davası açtıkları tarihin temerrüt tarihi olarak kabulü gerekir. (Yargıtay 19. HD'nin 2018/2332 E., 2018/6301 K. sayılı ve 04/12/2018 tarihli ilamında açıklandığı üzere) Davalı müteselsil kefil borçlular 01/12/2008 tarihi itibariyle 233.146,01-TL asıl alacakdan sorumlu olup temerrüde düşmediklerinden temerrüt faizinden sorumlu olmayacak iseler de 01/12/2008 kat ile ile temerrüde düştükleri 24/01/2011 tarihleri arasında %20 oranda akdi faizden sorumludurlar. Buna göre davalılara 2 yıl 1 ay 23 gün işlemiş akdi faize hükmedilmesi gerekir.
%20 oranındaki akdi faiz miktarı 100.156,97-TL (233.146,01-TLx%20: 2 yıl+1 ay+23 gün) hesaplanan akdi faiz ile asıl alacak toplamı 333.302,98-TL hesaplanmakta ise de, davacı talebini akdi faizle kapitalize edilmiş 286.068,46-TL ile sınırladığından (333.302,98-TL-286.068,46-TL=) akdi faizin geri kalanı asıl alacak olarak talep edilmekle, 47.234,52-TL akdi faiz tahakkuk etmiştir. Temerrüt tarihinden itibaren ise dava tarihine kadar %60 oranda 7 ay 26 gün (236 gün) temerrüt faizi hesaplanmalıdır. 286.068,46-TL asıl alacağa 112.389,64-TL temerrüt faizi hesaplanmış, 47.234,52 akdi faizin 112.389,64 temerrüt faizine ilavesi ile toplam 159.624,16-TL faiz ile %5'i oranında da 7.981,21-TL BSMV olmak üzere toplam 453.673,84-TL alacak tutarı hesaplanmıştır.Mahkemece, davalı asıl kredi borçlusu ve davalı müteselsil kefiller açısından yukarıda hesaplaması gösterilen asıl alacak, işlemiş faiz ve BSMV alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Alacağın bir kısmı KMH alacağından ibaret ise de temerrüt ve kısmi ödeme tarihinden sonra 15 kasım 2014 tarihinde yürürlüğe giren 2014/6 sayılı tebliğin uyuşmazlıkta uygulanamayacağı değerlendirilmiştir.Davanın açılmasından sonra 19/06/2013 tarihinde davacıya 182.000-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş ise de ödemenin asıl alacağın dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar olan temerrüt faizini karşılamadığından kısmi ödemenin davanın konusuz kalmasına sebeb teşkil etmediğinden, TBK 100. madde hesaplanması yapılmamış olup, infazda nazara alınmak üzere bu ödeme hükümde gösterilmiştir.Öte yandan temlik eden davacı vekili, çek başına 435-TL'den 130 çek için toplam 56.550-TL depo bedeli gayri nakit alacak talebinin reddine dair kararın hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de 03/06/2008 tarihli genel kredi sözleşmesinde bankanın yükümlülüğünü teşkil eden tutardan davalıların sorumluluğuna ilişkin düzenleme olmadığından, gayrinakit alacak bakımından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, temlik eden ...
vekilinin istinaf başvurusunun reddine; temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; davanın kısmen kabulü ile, asıl borçlu şirket yönünden 286.068,46-TL asıl alacak, 213.493,28-TL işlemiş faiz, 10.674,66-TL BSMV olmak üzere toplam 510.236,40-TL’nin (müteselsil kefiller 286.068,46-TL asıl alacak, 159.624,16-TL işlemiş faiz, 7.981,21-TL BSMV olmak üzere ile toplam 453.673,84-TL’den sorumludur) müteselsilen tahsiline, asıl alacak tutarı 286.068,46-TL’ye asıl borçlu davalı ... ... Ltd. Şti.’den 05/09/2011’den, müteselsil kefiller ... ve ...’den 21/09/2011 dava tarihinden itibaren %60 oranında temerrüt faizi ile %5 BSMV işletilerek tahsiline, nakit alacak bakımından fazla istemin reddine;
davacıya dava tarihinden sonra 19/06/2013'te 182.000-TL kısmi ödeme bulunduğunun tespitine ve gayrinakit alacağın depo talebi yerinde olmadığından reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1- Temlik eden davacı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353(1)b-1 uyarınca ESASTAN REDDİNE,Temlik alan davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/320 Esas - 2019/1270 Karar sayılı 12/12/2019 tarihli kararının, HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kısmen kabulüne, 286.068,46-TL asıl alacak, 213.493,28-TL işlemiş faiz, 10.674,66-TL BSMV olmak üzere toplam 510.236,40-TL’nin (müteselsil kefiller ... ve ...; 286.068,46-TL asıl alacak, 159.624,16-TL işlemiş faiz, 7.981,21-TL BSMV olmak üzere ile toplam 453.673,84-TL’den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen tahsiline, asıl alacağa davalı şirket bakımından 05/09/2011 tarihinden, davalılar ...
ve ... yönünden 21/09/2011 dava tarihinden itibaren %60 oranında temerrüt faizi ile %5 BSMV işletilerek tahsili ile davacıya ödenmesine, nakit alacak bakımından fazla istemin reddine,Davalı tarafça 19/06/2013 tarihinde 182.000-TL kısmi ödeme yapıldığının tespitine,Gayrinakit alacak talebinin reddine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Alınması gereken 34.854,25-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 8.379,35-TL harcın mahsubu ile kalan 26.474,90-TL'nin davalılardan (müteselsil kefiller ... ve ...
22. 611,10-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 8.397,75-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça yapılan 4.650-TL yargı giderinin 1/10 oranda gayrinakit alacak bakımından yapıldığı varsayılarak kalan 4.185-TL yargı giderinin nakit alacak bakımından davanın kabulü oranında hesaplanan 4.145-TL'sinin (davalı ... ve ...
3. 685-TL ile sorumludur) davalılardan tahsili ile davacı temlik alan ... A.Ş.'ne ödenmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına, Temlik alan davacı ... A.Ş. lehine nakit alacak nedeniyle takdir olunan 77.433,10-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak (davalı kefiller ... ve ...
69. 514,33-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) temlik alan davacıya verilmesine,Nakit alacak nedeniyle davalılar lehine takdir olunan 17.900-TL (davalı şirket 3.113,45-TL bakımından hak sahibidir) vekalet ücretinin temlik alan davacı ....'den alınarak davalılara verilmesine, Gayrinakdi alacak yönünden; davalılar lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin temlik eden davacı ... alınarak davalılara verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Temlik eden davacı ... alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile kalan 215,45-TL harcın temlik eden davacı bankadan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Temlik alan davacı ...
A.Ş. tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Temlik alan davacı ... A.Ş. tarafından yapılan 69,10-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 65-TL'nin davalılardan alınarak temlik alan davacıya ödenmesine ,HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.21/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146616 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi