6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Savunmanın genişletilmesi yasağı ve mahsup def'inde eksik inceleme nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1277 E. 2024/45 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Cari Hesap Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Bir tarafın diğer tarafa yaptığı taşıma/ifa nedeniyle oluşan zarara ilişkin mahsup talebi, cevap süresinden sonra ileri sürülmüş olsa da, bu talebin dayandığı olgular (yansıtma faturaları, ihtarnameler, önceden yapılan yazışmalar) dava tarihinden önce taraflar arasında gündeme gelmişse ve uyuşmazlığın esasını oluşturuyorsa, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemez. Ayrıca, bir tarafın çalışanının, kendisine ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin işletmenin bazı işlerini yürütmek üzere görevlendirilmiş bir ticari vekil sıfatıyla e-posta yoluyla verdiği kabul beyanı, TBK 551 uyarınca temsil olunan şirketi bağlar. Mahsuba esas alınacak zarar tutarının hesaplanmasında, karşı tarafa yansıtılan faturaların, tarafların önceden mutabık kaldığı eksik/hasarlı ürün listesiyle örtüşüp örtüşmediği incelenmeden, yansıtma faturalarının tümünün alacaktan düşülmesi hatalıdır; bu inceleme yapılmadan verilen karar kaldırılıp yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilir.

Ele alınan sorunlar

Davalının mahsup talebinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının cevap süresinden sonra sunduğu takas/mahsup def'inin savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğunu ve mahkemece dikkate alınamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının teslim edilmeyen mal bedeli açıklamasıyla mahsubunu talep ettiği fatura bedeline istinaden davacı hakkında icra takibi başlatılmış ve davacının itirazı üzerine takip durmuştur. Davalı, teslim edilmeyen mallara ilişkin uyuşmazlık konusu faturaları dava tarihinden önce düzenlemiş, bu hususta davacı ile daha önce e-posta yazışması yapılmış ve fatura ihtarnamelere konu edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini gereği gibi ifa edip etmemesine bağlı olarak düzenlendiği iddia edilen faturalar oluşturduğundan, davalının bu iddialarının savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kabul edilmesi mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davacı çalışanının e-posta ile verdiği kabulün davacı şirketi bağlayıp bağlamadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının kendisini borç altına sokma yetkisi bulunmayan bir çalışanının e-postasını dayanak yapmasının kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının çalışanı tarafından iade olarak depoya gelmesi gereken veya eksik ürünlerin listesi, davacı şirketin satış müdürü olduğu anlaşılan kişiye e-posta ile gönderilmiş, davacı çalışanı da aynı tarihte verdiği cevabi e-posta ile ekte yer alan eksik veya hasarlı ürünlerle ilgili kesilecek iade faturalarını kabul edeceklerini belirtmiştir. TBK'nın 551. maddesi gereğince ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için ticari vekil yetkilendirmesi mümkün olup, bahsi geçen e-postanın da bu kapsamda davacı şirket açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mahsuba esas yansıtma faturası tutarının hesaplanmasında eksik inceleme → kabul

İddia: Davacı vekili, davalının tüm taşımaları müvekkiline yaptırılmış ve zararın müvekkilinin taşımalarından kaynaklanmış gibi değerlendirilerek hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bilirkişi tarafından davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede, alıcılarına ulaşmayan mallar nedeniyle dava dışı gönderici firma tarafından düzenlenen ve davalının defterlerinde kayıtlı faturaların toplam bedeli tespit edilmiştir. Ancak dava dışı firma tarafından düzenlenen bu faturaların, davalının eksik ya da hasarlı olduğunu belirttiği ve bedelini iade faturasına konu ettiği ürünleri kapsayıp kapsamadığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır. Dava dışı firma tarafından davalı adına düzenlenen yansıtma faturaları sunulmuş ise de fatura içeriklerinin okunaklı olmadığı anlaşıldığından, bahsi geçen yansıtma faturaların okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanıp, yansıtma faturalarının 11/08/2016 tarihli e-postada belirtilen liste ile karşılaştırılarak, davalının iade faturasını düzenlemekte haklı olduğu miktarın bu liste üzerinden hesaplanması gerekirken, mahkemece dava dışı firmanın davalıya düzenlediği yansıtma faturaların kapsadığı ürünlerden, 11/08/2016 tarihli e-postadaki listede yer almayan ürünler dışlanmadan yansıtma faturalarının alacaktan tümden düşülmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın, dava tarihinden önce taraflar arasında yazışma ve fatura ile gündeme gelmiş bir mahsup talebinin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği ve ticari işletme çalışanının e-posta ile verdiği kabulün TBK 551 kapsamında ticari vekillik yoluyla işletmeyi bağladığı yönündeki tespitleri, benzer ticari uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali cari hesap alacağı savunmanın genişletilmesi yasağı takas/mahsup def'i ticari vekil yansıtma faturası iade faturası bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 551 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1277

KARAR NO 2024/45

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/12/2019

NUMARASI 2017/53 Esas - 2019/1323 Karar

DAVA

İtirazın İptali

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından davalıya depolama, lojistik vc nakliye dağıtım hizmeti verildiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının 154.154,58-TL bakiye borcunu ödememek için iade faturaları düzenlediğini, müvekkili şirketinde davalının kestiği iade faturası içerikli temel faturalara karşılık, iade faturaları kesmek durumunda kaldığını, davalının 154.154,58-TL bakiye alacağının ödememesi üzerine davalı aleyhine Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu dilekçesinde; müvekkilinin global lojistik ve gümrük müşavirliği hizmeti verdiğini, müvekkilinin bazen alt taşıyıcılarla anlaşarak taşıma işi yaptırdığını, davacı ile de bu şekilde bir anlaşma yapıldığını, müvekkilinin müşterisi konumundaki ... firmasına ait ürünlerin taşıma işinin davacıya verildiğini, ancak davacı tarafından görevinin tam olarak ifa edilmediğini, müşterinin zararını karşılamadan davacı tarafından müvekkili aleyhine .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davacı tarafından 30/09/2016 tarihli sözleşmenin ifasına yönelik hizmet nakliye geliri açıklaması ile kesilen faturaya itiraz edildiğini ve yine aynı tarihte iade faturası ile iade edildiğini, davacının dosyaya sunmuş olduğu mutabakat formunda müvekkili şirketin yetkililerinin imzasının bulunmadığını, ...

A.Ş.'nin uğramış olduğu zarara ilişkin olarak müvekkili şirkete hasar bedeli faturası düzenlemiş olduğunu, müvekkili şirketin bu zararı ödemek zorunda kaldığını, davacı şirketin 11/08/2016 tarihinde e-posta ile zararın karşılanacağını ikrar ettiğini, ancak davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; bilirkişi raporuna göre davacının defterlerinde davacının davalıdan 154.154,58-TL alacaklı göründüğü, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafından davacı adına "alıcısına teslim edilmeyen mal bedeli yansıtması" açıklaması ile 30/09/2016 tarihli 152.668,88-TL bedelli ve 11/10/2016 tarihli 8.342,25-TL bedelli faturaların davacı tarafından kabul edilmediği, 3. kişi konumundaki gönderici ... firması tarafından uğradığı zarar nedeniyle davalıya 150.803,07-TL zarar-ziyan yansıtma faturaları düzenlediği, davalının bu zararı düzenlediği faturalarla davacıya yansıtmakta haklı olduğu, bu durumda davacının davalıdan 3.351,51-TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Gaziosmanpaşa ...

İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 3.351,51-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara avans faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine, %20 icra inkar tazminatı tutarı 670-TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığını, davalının süresinden sonra delil sunmasına muvafakat etmediklerini, takas mahsup definin ancak esasa cevap süresi içerisinde sunulabileceğini, davalının davaya süresinde cevap vermemesi nedeniyle takas mahsup definin dikkate alınmayacağını, davalının iddialarında bahsi geçen emtiaların tamamının taşınmak üzere müvekkiline teslim edilip edilmediğinin belirlenmediğini, davalının ticari defterlerinde 31/07/2016 tarihi itibariyle 154.154,58-TL alacak kayıtlı olduğunu, 22/08/2016 tarihli hesap mutabakatında müvekkilinin davalıdan bu miktar kadar alacaklı olduğu hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya gönderilen faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, daha sonradan mesnetsiz olarak düzenlediği yansıtma faturaları ile müvekkilinin alacağını ödememe yoluna gittiğini, davalının müvekkili şirketi hiç bir şekilde borç altına sokma yetkisi bulunmayan ...

isimli çalışanının e-postasını ileri sürmesinin kanuna ve içtihatlara aykırı olduğunu, ayrıca davalının alıcılarına teslim edilmediğini iddia ettiği malları müvekkili şirkete teslim ettiğini ispatlayamadığını, davalının ... firmasına ait malların taşınmasında başkaca şirketleri de görevlendirdiğini, iddia edilen zararın hangi nakliyeciden kaynaklandığının da belli olmadığını, davacının ... firmasının kendisine kestiğini iddia ettiği faturaları sunamadığını, davalının tüm ... taşımalarını müvekkiline yaptırmış ve zararın müvekkilinin taşımalarından kaynaklanmış gibi değerlendirme yapılmak suretiyle hesaplama yapılmasının hukuk aykırı olduğunu, davalının hukuka aykırı olarak KDV talep ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı tarafından yaptırılan taşımalar nedeniyle oluşan bakiye 154.154,58-TL cari hesap alacağının icra yoluyla tahsilini talep etmektedir. Davacı tarafından düzenlenen navlun faturaları davalının da ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı cevap süresinden sonra sunduğu beyanlarında davacıya yaptırılan taşımalarda bir kısım malların ilgililerine teslim edilmemesi nedeniyle dava dışı gönderici firma tarafından kendisine yansıtılan zararın davacının alacağından mahsubunu talep etmektedir. Davalı bu kapsamda alıcısına teslim edilmeyen mal bedeli açıklaması ile 30/09/2016 tarihli 152.688,88-TL bedelli ve 11/10/2016 tarihli 8.342,25-TL bedelli iade faturasını düzenlemiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu faturalardan kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından BA-BS mutabakatnamelerine dayanılmakta ise de iade olarak depoya gelmesi gereken veya alıcısına telim edilmeyen mallar ile ilgili taraflar arasında 11/08/2016 tarihli e-posta yazışmalarının bulunduğu, uyuşmazlığın bu kapsamda davalı tarafından davacıya düzenlenen yansıtma faturalarından kaynaklandığı dikkate alındığında davacının BA-BS mutabakatnamelerine dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bunun dışında davacı, davalının takas def'i niteliğindeki bu talebinin cevap süresinde sunulmaması nedeniyle savunmanın genişletilmesi mahiyetinde olduğunu ve mahkemece dikkate alınamayacağını ileri sürmektedir.

Ancak, davalının "teslim edilmeyen mal bedeli açıklaması" ile mahsubunu talep ettiği fatura bedeline istinaden davacı hakkında Büyükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibini başlatmış olup, davacının itirazı üzerinde takip durmuştur. Bunun dışında davalı, teslim edilmeyen mallara ilişkin uyuşmazlık konusu faturaları dava tarihinden önce düzenlemiş olup, bu hususta davacı ile daha öncesinde e-posta yazışması da yapılmış, bahsi geçen fatura ayrıca ihtarnamelere konu edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimini gereği gibi ifa edip etmemesine bağlı olarak düzenlendiği iddia edilen faturalar oluşturduğundan davalının bu iddialarının savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu durumda, davacının üzerine düşen teslim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davalının alıcılarına teslim edilmeyen mallar nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, alıcısına teslim edilmeyen mal bedeli açıklaması ile düzenlenen faturaların haklı olup olmadığı incelenmelidir. İade olarak depoya gelmesi gereken veya alıcısına telim edilmeyen malların, davacıya taşınmak üzere teslim edilen mallar arasında bulunup bulunmadığı hususunda dosyada açıklık bulunmamakta ise de davalının çalışanı ... tarafından iade olarak depoya gelmesi gereken veya eksik ürünlerin listesi 11/08/2016 tarihinde davacı şirketin satış müdürü olduğu anlaşılan...a e-posta ile gönderilmiş olup, davacı çalışanı ... aynı tarihte verdiği cevabi nitelikteki e-posta ile ekte yer alan eksik veya hasarlı ürünlerle ilgili kesilecek iade faturalarını kabul edeceklerini belirtmiştir.

TBK'nın 551. maddesi gereğince ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için ticari vekil yetkilendirmesi mümkün olup, bahsi geçen e-postanın da bu kapsamda davacı şirket açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir. Bilirkişi tarafından davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede alıcılarına ulaşmayan mallar nedeniyle dava dışı gönderici ... firması tarafından düzenlenen ve davalının defterlerinde kayıtlı olan faturaların toplam bedelinin KDV Dahil 150.803,07-TL (KDV Hariç 127.799,21-TL) olduğu tespit edilmiştir. Ancak dava dışı gönderici ... firması tarafından düzenlenen bu faturaların, davalının eksik ya da hasarlı olduğunu belirttiği ve bedelini iade faturasına konu ettiği ürünleri kapsayıp kapsamadığı hususunda bir inceleme yapılmamıştır.

Dava dışı ... firması tarafından davalı adına düzenlenen yansıtma faturaları sunulmuş ise de fatura içeriklerinin okunaklı olmadığı anlaşıldığından, bahsi geçen yansıtma faturaların okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanıp, yansıtma faturalarının 11/08/2016 tarihli e-postada belirtilen liste ile karşılaştırılarak, davalının iade faturasını düzenlemekte haklı olduğu miktarın 11/08/2016 tarihli e-postada belirtilen mallar üzerinden yola çıkılarak hesaplanması gerekirken, Mahkemece dava dışı ... firmasının davalıya düzenlediği yansıtma faturaların kapsadığı ürünlerden, 11/08/2016 tarihli e-postadaki listede yer almayan ürünler dışlanmadan ... firması tarafından düzenlenen yansıtma faturalarının alacaktan tümden düşülmesi doğru olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ... firması tarafından davalı adına düzenlenen yansıtma faturalarının okunaklı suretlerinin ibrazı sağlanıp, yukarıda bahsedilen hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/53 Esas-2019/1323 Karar sayılı 24/12/2019 tarihli hükmün HMK'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" Davacı tarafından yatırılan 57,50-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146458 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.