Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4778 E. 2015/12895 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambalajlama hatası↗ nakliyat emtia sigortası↗ faiz başlangıç tarihi↗ cmr konvansiyonu↗ ihtirazi kayıt↗ gerçek zarar↗ cmr↗ basiretli tacir↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ tacir↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hasarın ambalajlama, yükleme, sabitleme hatasından kaynaklanmadığı, malzemelerin sevkiyatı esnasında yükleri bağlayan ve sabitleyen spanzetlerin çalışmaması, kilitleme yapmaması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından ve savrulmasından kaynaklandığı,hasarın meydana gelmesini önlemek için gerekli önlem ve tedbirleri almayan davalıların hasarın oluşmasında %100 kusurlu oldukları, davalılar hasarın ambalajlanma hatası olduğunu iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürdüklerini iddia ve ispat edemedikleri, gidiş ve geliş olmak üzere her iki taşımada da emtiaların kısmi olarak hasar gördüğü, hasarın onarım sureti ile giderilmesinin mümkün olduğu Türkiye Almanya taşımasında hasara ilişkin onarım bedelinin 5.117 Euro, Almanya Türkiye taşımasında ise hasar bedelinin 7.925 Euro olduğu, davacının euro cinsinden hasar bedeli için sigortalısına 2.290 TL Euro kuru üzerinden toplamda 29.868,00 TL ödediği, CMR Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi ile taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının sınırlandırılmış olduğu, hasarlı parçaların brüt ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamalara göre gerçek zararın üst sorumluluk limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.868 TL nin dava tarihi olan 12/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat emtia, sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu emtia ambalajlanarak ve sabitlenerek kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma varsa, her türlü tedbiri almalı ve CMR 14. ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zamanında gönderici yada alıcıya bildirmelidir. Taşıyıcı tarafından bu sorumlulukların gereği gibi yerine getirlmemesi durumunda hasardan doğan sorumluluğun, taşıyıcı ile diğer sorumlular arasında paylaştırılması gerekir. Dosya kapsamına göre; gerek Türkiye-Almanya gidiş yolunda ve gerekse de Almanya- Türkiye dönüş yolunda gerçekleşen hasarların ambalaj ve yükleme hatasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır. Davalıların hasarın oluşumunda yüzde yüz kusurlu addedilmelerine ilişkin bilirkişi raporuna ciddi itirazları mevcut iken bu itirazları karşılanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların müterafık kusurunun derecesini tespit için ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye davalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5658 E. 2017/7553 K.
Ortak:ambalajlama hatası · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hasarın» ambalajlama, yükleme, sabitleme hatasından kaynaklanmadığı, malzemelerin sevkiyatı esnasında yükleri bağlayan ve sabitleyen spanzetlerin çalışmaması, kilitleme yapmaması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından ve savrulmasından kaynaklandığı,hasarın meydana gelmesini önlemek için gerekli önlem ve tedbirleri almayan davalıların hasarın oluşmasında %100 kusurlu oldukları, davalılar hasarın «ambalajlanma hatası» olduğunu iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin «ihtirazi kayıt» ileri sürdüklerini iddia ve ispat edemedikleri, gidiş ve geliş olmak üzere her iki taşımada da emtiaların kısmi olarak hasar gördüğü, hasarın onarım sureti ile giderilmesinin mümkün olduğu Türkiye Almanya taşımasında hasara ilişkin onarım bedelinin 5.117 Euro, Almanya Türkiye taşımasında ise hasar bedelinin 7.925 Euro olduğu, davacının euro cinsinden hasar bedeli için sigortalısına 2.290 TL Euro kuru üzerinden toplamda 29.868,00 TL ödediği, CMR Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi ile «taşıyıcının» ödeyeceği tazminat miktarının sınırlandırılmış olduğu, hasarlı parçaların brüt ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamalara göre «gerçek zararın» üst sorumluluk limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.868 TL nin dava tarihi olan 12/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihine» yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
… bitlenerek kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma varsa, her türlü tedbiri almalı ve CMR 14. ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zam …
Taşıyıcı tarafından bu sorumlulukların gereği gibi yerine getirlmemesi durumunda hasardan doğan sorumluluğun, «taşıyıcı» ile diğer sorumlular arasında paylaştırılması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, dosya içerisinde mevcut bazı ekspertiz raporlarında «hasarın» «ambalaj hatası» kaynaklı olduğu, bir kısmında ise malzemelerin sevkiyatı sırasında spanzetlerin çalışmıyor olması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından kaynaklı olarak emtian …
CMR Sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca, «taşıyıcının sorumluluğu» yükün kendisine «teslimiyle» başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsar.
Yükleme ve istifleme üstlenmediği sürece «taşıyıcının» görevi kapsamında değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · kusur · teslim
Benzer bu kararda… ikle dava konusu taşınan emtianın ambalaj ve yüklemesinin kim tarafından üstlenildiği tespit edildikten sonra, yükleme davalı tarafından yapılmamış olsa dahi davalı «taşıyıcının» «nezaret görevi» göz önüne alınarak meydana gelen hasardaki «müterafik kusuru» belirlenerek sorumlu olduğu miktarın saptanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekili ile davalı ...nin karar düzeltme iste …
CMR Sözleşmesinin 17. maddesi uyarınca, «taşıyıcının sorumluluğu» yükün kendisine «teslimiyle» başlayıp teslim edene kadar olan dönemi kapsar.
Bu durum karşısında, davalı «taşıyıcının» ancak yüklemeye «nezaret görevi» gereğince sorumluluğu bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2120 E. 2021/5104 K.
Ortak:rücuen tazminat · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hasarın» ambalajlama, yükleme, sabitleme hatasından kaynaklanmadığı, malzemelerin sevkiyatı esnasında yükleri bağlayan ve sabitleyen spanzetlerin çalışmaması, kilitleme yapmaması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından ve savrulmasından kaynaklandığı,hasarın meydana gelmesini önlemek için gerekli önlem ve tedbirleri almayan davalıların hasarın oluşmasında %100 kusurlu oldukları, davalılar hasarın «ambalajlanma hatası» olduğunu iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin «ihtirazi kayıt» ileri sürdüklerini iddia ve ispat edemedikleri, gidiş ve geliş olmak üzere her iki taşımada da emtiaların kısmi olarak hasar gördüğü, hasarın onarım sureti ile giderilmesinin mümkün olduğu Türkiye Almanya taşımasında hasara ilişkin onarım bedelinin 5.117 Euro, Almanya Türkiye taşımasında ise hasar bedelinin 7.925 Euro olduğu, davacının euro cinsinden hasar bedeli için sigortalısına 2.290 TL Euro kuru üzerinden toplamda 29.868,00 TL ödediği, CMR Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi ile «taşıyıcının» ödeyeceği tazminat miktarının sınırlandırılmış olduğu, hasarlı parçaların brüt ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamalara göre «gerçek zararın» üst sorumluluk limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.868 TL nin dava tarihi olan 12/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihine» yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «nakliyat emtia, sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… bitlenerek kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma varsa, her türlü tedbiri almalı ve CMR 14. ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zam …
Benzer bu kararda… avalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin sorumluluğunda olduğu, emtianın Almanya'daki fuarın bitimi akabinde yine fuar alanından davalı Beyoğlu Nakliyat şirketi tarafından «teslim» alındığı, yükleme ve istifleme işinin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı, sabitlemenin ise davalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin sorumluluğunda olduğu, taşıma konusu makinelerin hem gidiş ve hem de dönüş sırasında hasarlandıklarının, iki ayrı «ekspertiz raporu» ile tespit edildikleri, Almanya'ya gidişte meydana gelen «hasarın», yükleme ve istifleme hatasından değil, sabitleme hatasından kaynaklandığı, tekerlekli olan makinelerin nakliye sırasında sabit kalmalarını sağlayacak yeterli önlemin «taşıyıcı» tarafından alınmadığı, Almanya dönüşündeki hasarın meydana gelişinde ise «asli kusurun» yine sabitleme hatasından ötürü taşıyıcıda olduğu; ancak dava dışı sigortalı/«taşıtanın», gidişteki hasara bilgisine rağmen, ambalajlama ve istifleme konusunda yeterli özeni göstermediği ve tali kusurunun bulunduğu, gerçek hasar tutarının 29.868,78-TL olduğu, bu hasarın meydana gelişinde davacının sigortalısı taşıtanın %30, davalı taşıyıcıların ise %70 oranında kusurlu oldukları, dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşımacılığına ilişkin olduğundan olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu taşıma işinde davalı Schenker Arkas Nakliyat şirketinin dava konusu taşımaya ilişkin yükleme ve fiili taşıma işlerini tek «fatura» karşılığı temin ve organize eden «akdi taşıyıcı»/«taşıma işleri organizatörü» olduğu ve bu haliyle TTK'nun 917/3 fıkrası uyarınca «pasif husumetinin» bulunduğu, davalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin ise «ifa yardımcısı» ve «fiili taşıyıcı» olduğu, davalıların sorumlulukları belirlenirken CMR'nin taşımacının sorumluluğuna ilişkin 17. maddesinin uygulanacağı, hasar dosyası kapsamındaki fotoğraf ve tespitler ile alınan bilirkişi raporuna göre, somut olayda meydana gelen hasarın CMR'nin 17/2 fıkrasında düzenlenen ve «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldıran sebeplerden ileri gelmediği, taşıyıcının bu hususu ispat edemediği, davacı ... şirketince dosyada mevcut 56920594 numaralı nakliyat emtia/«abonman sigorta poliçesi» kapsamında dava dışı sigortalıya 29.868,00-TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı şirketin alacağını davacı ... şirketine «temlik» ettiği, öte yandan TTK'nun 1472/1 fıkrasında «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının sigortalının kanuni halefi olacağı hususunun düzenlendiği, ödeme ile sigortalısının kanuni halefi olan davacının «rücuen tazminat davası» açısından «aktif husumetinin» bulunduğu, yaptığı ödeme ve sigortalının hakları ile sınırlı olmak üzere hasar sorumlularına başvurabileceği, davalılarca somut olayda taşımacının «sınırlı sorumluluğuna» ilişkin CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğinin savunulduğu; taşımacının sınırlı sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin CMR'nin 23. ve 25. maddelerinde yer aldığı, bozma ilamından önce alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu taşıma için sorumluluk üst sınırının 214.097,21-TL olarak tespit edildiği, buna göre davacı tarafından yapılan ödemenin ve hasar tutarının sorumluluk üst sınırının çok altında kaldığı, gerçek hasar tutarı olan 28.868,00-TL'nin taşıyıcıların %70 «kusur oranına» göre 20.908,30-TL sinin davalılarca müteselsilen karşılanması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne; 20.908,30-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası kara taşımasıyla taşınan emtianın hasarlanması sebebiyle oluşan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, Mahkemece her ne kadar Dairemiz 21.12.2017 tarihli ve 2016/5658 Esas-2017/7553 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; özellikle Almanya’dan Türkiye’ye yapılan taşımada eşyaların yükleme ve istifleme sorumluluğunun «taşıyıcı» tarafından üstlenilmiş olduğu davacı yanca iddia edilmiş olup, iddianın doğruluğunun tespiti halinde dönüş yolunda meydana gelen «hasarlar» yönünden davacı sigortalısına «kusur» izafe edilemeyeceği gözetilerek ve davacı sigortalısı «taşıtanın» Almanya'daki yükleme ve istiflemeyi yapmadığının tespiti halinde bu işi sigortalıya karşı kimin üstlendiği belirlenerek kusur ve hasar oranının ve buna bağlı olarak hangi davalının ne oranda sorumlu tutulması gerektiği hususunda değerlendirme yapılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak Almanya’dan Türkiye’ye dönüşte meydana gelen hasarlardan sigortalı taşıtanın müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle sorumlu tutulması doğru görül …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma işleri organizatörü · asli kusur · akdi taşıyıcı · ifa yardımcısı · abonman sigorta poliçesi · fiili taşıyıcı · eksper raporu · taşıtan
Benzer bu kararda… avalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin sorumluluğunda olduğu, emtianın Almanya'daki fuarın bitimi akabinde yine fuar alanından davalı Beyoğlu Nakliyat şirketi tarafından «teslim» alındığı, yükleme ve istifleme işinin dava dışı sigortalı tarafından yapıldığı, sabitlemenin ise davalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin sorumluluğunda olduğu, taşıma konusu makinelerin hem gidiş ve hem de dönüş sırasında hasarlandıklarının, iki ayrı «ekspertiz raporu» ile tespit edildikleri, Almanya'ya gidişte meydana gelen «hasarın», yükleme ve istifleme hatasından değil, sabitleme hatasından kaynaklandığı, tekerlekli olan makinelerin nakliye sırasında sabit kalmalarını sağlayacak yeterli önlemin «taşıyıcı» tarafından alınmadığı, Almanya dönüşündeki hasarın meydana gelişinde ise «asli kusurun» yine sabitleme hatasından ötürü taşıyıcıda olduğu; ancak dava dışı sigortalı/«taşıtanın», gidişteki hasara bilgisine rağmen, ambalajlama ve istifleme konusunda yeterli özeni göstermediği ve tali kusurunun bulunduğu, gerçek hasar tutarının 29.868,78-TL olduğu, bu hasarın meydana gelişinde davacının sigortalısı taşıtanın %30, davalı taşıyıcıların ise %70 oranında kusurlu oldukları, dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşımacılığına ilişkin olduğundan olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, dava konusu taşıma işinde davalı Schenker Arkas Nakliyat şirketinin dava konusu taşımaya ilişkin yükleme ve fiili taşıma işlerini tek «fatura» karşılığı temin ve organize eden «akdi taşıyıcı»/«taşıma işleri organizatörü» olduğu ve bu haliyle TTK'nun 917/3 fıkrası uyarınca «pasif husumetinin» bulunduğu, davalı Beyoğlu Nakliyat şirketinin ise «ifa yardımcısı» ve «fiili taşıyıcı» olduğu, davalıların sorumlulukları belirlenirken CMR'nin taşımacının sorumluluğuna ilişkin 17. maddesinin uygulanacağı, hasar dosyası kapsamındaki fotoğraf ve tespitler ile alınan bilirkişi raporuna göre, somut olayda meydana gelen hasarın CMR'nin 17/2 fıkrasında düzenlenen ve «taşıyıcının sorumluluğunu» ortadan kaldıran sebeplerden ileri gelmediği, taşıyıcının bu hususu ispat edemediği, davacı ... şirketince dosyada mevcut 56920594 numaralı nakliyat emtia/«abonman sigorta poliçesi» kapsamında dava dışı sigortalıya 29.868,00-TL ödeme yapıldığı, dava dışı sigortalı şirketin alacağını davacı ... şirketine «temlik» ettiği, öte yandan TTK'nun 1472/1 fıkrasında «sigorta tazminatını» ödeyen sigortacının sigortalının kanuni halefi olacağı hususunun düzenlendiği, ödeme ile sigortalısının kanuni halefi olan davacının «rücuen tazminat davası» açısından «aktif husumetinin» bulunduğu, yaptığı ödeme ve sigortalının hakları ile sınırlı olmak üzere hasar sorumlularına başvurabileceği, davalılarca somut olayda taşımacının «sınırlı sorumluluğuna» ilişkin CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğinin savunulduğu; taşımacının sınırlı sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin CMR'nin 23. ve 25. maddelerinde yer aldığı, bozma ilamından önce alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu taşıma için sorumluluk üst sınırının 214.097,21-TL olarak tespit edildiği, buna göre davacı tarafından yapılan ödemenin ve hasar tutarının sorumluluk üst sınırının çok altında kaldığı, gerçek hasar tutarı olan 28.868,00-TL'nin taşıyıcıların %70 «kusur oranına» göre 20.908,30-TL sinin davalılarca müteselsilen karşılanması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne; 20.908,30-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, uluslararası kara taşımasıyla taşınan emtianın hasarlanması sebebiyle oluşan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, Mahkemece her ne kadar Dairemiz 21.12.2017 tarihli ve 2016/5658 Esas-2017/7553 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de; özellikle Almanya’dan Türkiye’ye yapılan taşımada eşyaların yükleme ve istifleme sorumluluğunun «taşıyıcı» tarafından üstlenilmiş olduğu davacı yanca iddia edilmiş olup, iddianın doğruluğunun tespiti halinde dönüş yolunda meydana gelen «hasarlar» yönünden davacı sigortalısına «kusur» izafe edilemeyeceği gözetilerek ve davacı sigortalısı «taşıtanın» Almanya'daki yükleme ve istiflemeyi yapmadığının tespiti halinde bu işi sigortalıya karşı kimin üstlendiği belirlenerek kusur ve hasar oranının ve buna bağlı olarak hangi davalının ne oranda sorumlu tutulması gerektiği hususunda değerlendirme yapılması gerekirken bu husus gözden kaçırılarak «eksik incelemeye» dayalı olarak Almanya’dan Türkiye’ye dönüşte meydana gelen hasarlardan sigortalı taşıtanın müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle sorumlu tutulması doğru görül …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3223 E. 2013/18985 K.
Ortak:taşıyıcı · tacir · sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… bitlenerek kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma varsa, her türlü tedbiri almalı ve CMR 14. ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zam …
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu «hasarın» ambalajlama, yükleme, sabitleme hatasından kaynaklanmadığı, malzemelerin sevkiyatı esnasında yükleri bağlayan ve sabitleyen spanzetlerin çalışmaması, kilitleme yapmaması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından ve savrulmasından kaynaklandığı,hasarın meydana gelmesini önlemek için gerekli önlem ve tedbirleri almayan davalıların hasarın oluşmasında %100 kusurlu oldukları, davalılar hasarın «ambalajlanma hatası» olduğunu iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin «ihtirazi kayıt» ileri sürdüklerini iddia ve ispat edemedikleri, gidiş ve geliş olmak üzere her iki taşımada da emtiaların kısmi olarak hasar gördüğü, hasarın onarım sureti ile giderilmesinin mümkün olduğu Türkiye Almanya taşımasında hasara ilişkin onarım bedelinin 5.117 Euro, Almanya Türkiye taşımasında ise hasar bedelinin 7.925 Euro olduğu, davacının euro cinsinden hasar bedeli için sigortalısına 2.290 TL Euro kuru üzerinden toplamda 29.868,00 TL ödediği, CMR Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi ile «taşıyıcının» ödeyeceği tazminat miktarının sınırlandırılmış olduğu, hasarlı parçaların brüt ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamalara göre «gerçek zararın» üst sorumluluk limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.868 TL nin dava tarihi olan 12/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, «faizin başlangıç tarihine» yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «nakliyat emtia, sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yüklemenin ve sabitlemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı, davalı «taşıyıcının» bir «kusuru» olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, yükleme davacının sigortalısı tarafından yapılmış ise de basiretli bir «tacir» olan davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
… cı tarafın sigortalısı dava dışı şirket tarafından yapıldığı, yüklerin korumasız ve üstü açık şekilde davalının taşıma işini yapacağı araca yüklendiği ve yüklerdeki «hasarın» yüklemedeki sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı «taşıyanın» yüke özen borcuna aykırılık olarak sorumluluğunu gerektirir bir durumun sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağının «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · nakliyat sigortası · rücuen tahsil · taşıyan · kusur
Benzer bu karardaDava, «nakliyat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat alacağının «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… cı tarafın sigortalısı dava dışı şirket tarafından yapıldığı, yüklerin korumasız ve üstü açık şekilde davalının taşıma işini yapacağı araca yüklendiği ve yüklerdeki «hasarın» yüklemedeki sabitleme yetersizliğinden kaynaklandığı, davalı «taşıyanın» yüke özen borcuna aykırılık olarak sorumluluğunu gerektirir bir durumun sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, yüklemenin ve sabitlemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı, davalı «taşıyıcının» bir «kusuru» olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, yükleme davacının sigortalısı tarafından yapılmış ise de basiretli bir «tacir» olan davalı taşıyıcının da yüklemeye nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu itibarla, davalı «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeye nezaret sorumluluğunu gereği gibi yerine getirip getirmediği, müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında aralarında taşıma konusunda uzman bilirkişinin de bulunduğu bir heyetten rapor alınmak suretiyle, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik araştırma» ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4778 E. , 2015/12895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .....TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/11/2014
NUMARASI 2014/420-2014/311
Taraflar arasında görülen davada ..... Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/420-2014/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili nezdinde nakliye emtia sigortası ile sigortalı olan U.... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait işleme makinelerinin Almanya'da bulunan fuar alanına götürülüp getirilme işinin davalı şirketler tarafından üstlenildiğini, gerek gidiş gerekse dönüş sevkiyatı sırasında emtialarda hasar meydana geldiğini, hasar bedeli olarak davacı sigorta şirketinin sigortalısına 29.868 TL zararını ödeyerek sigortalısına halef olduğunu ileri sürerek 29.868 TL rücuen tazminat alacağının ödeme tarihi olan 12/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
[…]. Ş.. vekili; müvekkilinin dava konusu nakliye işini üstlendiğini, hasarın hatalı yükleme istiften kaynaklandığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, hasardan dolayı sorumluluğu olmadığını, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
[…]. A.. vekili; müvekkilinin akdi taşıyıcı olduğunu, fiili taşıyıcının diğer davalı olması nedeni ile müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hasarın hatalı ambalajdan kaynaklandığını, malzemenin dava dışı sigortalı tarafından yüklenmiş ve istiflenmiş olması nedeni ile zarardan taşıyıcının sorumlu olmayacağını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, CMR 23. maddesinde belirtilen sınırlı sorumluluğun söz konusu olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu hasarın ambalajlama, yükleme, sabitleme hatasından kaynaklanmadığı, malzemelerin sevkiyatı esnasında yükleri bağlayan ve sabitleyen spanzetlerin çalışmaması, kilitleme yapmaması sebebiyle sevkiyatın olağan sarsıntısından ve savrulmasından kaynaklandığı,hasarın meydana gelmesini önlemek için gerekli önlem ve tedbirleri almayan davalıların hasarın oluşmasında %100 kusurlu oldukları, davalılar hasarın ambalajlanma hatası olduğunu iddia etmiş ise de bu hususa ilişkin ihtirazi kayıt ileri sürdüklerini iddia ve ispat edemedikleri, gidiş ve geliş olmak üzere her iki taşımada da emtiaların kısmi olarak hasar gördüğü, hasarın onarım sureti ile giderilmesinin mümkün olduğu Türkiye Almanya taşımasında hasara ilişkin onarım bedelinin 5.117 Euro, Almanya Türkiye taşımasında ise hasar bedelinin 7.925 Euro olduğu, davacının euro cinsinden hasar bedeli için sigortalısına 2.290 TL Euro kuru üzerinden toplamda 29.868,00 TL ödediği, CMR Konvansiyonu'nun 23/3.
maddesi ile taşıyıcının ödeyeceği tazminat miktarının sınırlandırılmış olduğu, hasarlı parçaların brüt ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamalara göre gerçek zararın üst sorumluluk limitlerinin altında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 29.868 TL nin dava tarihi olan 12/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, faizin başlangıç tarihine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat emtia, sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu emtia ambalajlanarak ve sabitlenerek kamyona yüklenmiş olup, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma varsa, her türlü tedbiri almalı ve CMR 14. ve 16. maddeleri kapsamında hareket ederek durumu zamanında gönderici yada alıcıya bildirmelidir. Taşıyıcı tarafından bu sorumlulukların gereği gibi yerine getirlmemesi durumunda hasardan doğan sorumluluğun, taşıyıcı ile diğer sorumlular arasında paylaştırılması gerekir. Dosya kapsamına göre; gerek Türkiye-Almanya gidiş yolunda ve gerekse de Almanya- Türkiye dönüş yolunda gerçekleşen hasarların ambalaj ve yükleme hatasından kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davalıların hasarın oluşumunda yüzde yüz kusurlu addedilmelerine ilişkin bilirkişi raporuna ciddi itirazları mevcut iken bu itirazları karşılanmamıştır. Bu itibarla, mahkemece, tarafların müterafık kusurunun derecesini tespit için ek rapor yada yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye davalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146274800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz