TBK 100 uyarınca kısmi ödemelerin mahsubunda kademeli hesaplama zorunluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/311 E. 2024/1943 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesi Alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Banka / kredi / finans
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun hesabın kat edilmesinden sonra yapılan kısmi ödemelerle mahsubunda, alacaklının TBK m.100 uyarınca kısmi ödemeleri öncelikle faiz ve masraflara mahsup etme hakkı bulunduğundan, hesaplamanın tahsilatların tek seferde takip tarihindeki toplam alacaktan mahsubu şeklinde değil, her bir kısmi ödemenin yapıldığı tarihteki mevcut ferilerden öncelikli olarak düşülüp kalan bakiyeye faiz uygulanması şeklinde kademeli olarak yapılması gerekir. Bu şekilde yapılan hesaplama sonucu bulunan alacak, takip talebindeki toplam talep sonucunu (asıl alacak + faiz + BSMV toplamı) aşmadığı sürece, kalemler arasındaki oransal farklılıklar (asıl alacağın düşük, faizin yüksek gösterilmiş olması gibi) talepten vazgeçme olarak yorumlanamaz ve talep sonucu aşılmamak kaydıyla doğru hesaplanan tutar üzerinden hüküm kurulabilir.
Ele alınan sorunlar
Kat sonrası tahsilatların mahsup yönteminin TBK 100'e uygunluğu → kabul
İddia: Davacı banka, bilirkişinin asıl hesaplama yönteminin (tahsilatların tek seferde takip tarihi itibariyle oluşan alacaktan mahsubu) hatalı olduğunu, alternatif olarak yapılan TBK 100'e göre hesaplamanın (162.470,54-TL) esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi, hesabın kat edildiği tarihten sonra yapılan tahsilatları asıl alacaktan mahsup etmek suretiyle TBK'nın 100. maddesine uygun olmayan bir hesaplama yöntemiyle alacak belirlemiş, ilk derece mahkemesi de bu yöntemi benimsemiştir. Ancak TBK m.100 gereğince alacaklının, ödemede geciken borçlunun yaptığı kısmi ödemeleri öncelikle faiz ve masraflara mahsup etme hakkı bulunmaktadır; davacı banka da bu mahsubu talep etmektedir. Bu nedenle alacağın TBK m.100 hükmü uyarınca belirlenmesi gerekir. Bilirkişinin alternatif olarak TBK m.100 uyarınca yaptığı hesaplama da, her bir kısmi tahsilatın yapıldığı tarihteki mevcut ferilerden öncelikli olarak düşülmesi ve kalan bakiyeye faiz uygulanması şeklinde kademeli hesaplama yapılması gerekirken, ödemelerin tek seferde takip tarihindeki alacaktan mahsubu şeklinde yapıldığından TBK 100'e uygun bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemece re'sen yapılan hesaplamada, takip öncesinde muaccel hale gelen ek alacaklar (karşılıksız çekler ve ticari kredi kartı borcu) da dikkate alınarak kademeli mahsup yöntemiyle alacak yeniden hesaplanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takip talebi ile hesaplanan alacak arasındaki kalem farkının talep sonucunu aşıp aşmadığı → kabul
Gerekçe: Davacı banka icra takibinde toplam 8.533,17-TL asıl alacak, 145.941,36-TL işlemiş faiz, 7.297,10-TL BSMV olmak üzere toplam 161.806,63-TL nakdi alacak talep etmiş; TBK m.100'e göre kademeli hesaplama sonucunda takip tarihi itibariyle 90.562,10-TL asıl, 764,75-TL işlemiş faiz, 38,23-TL BSMV olmak üzere 91.365,08-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının takip talebinde asıl alacak miktarını düşük, faiz ve BSMV alacağını yüksek göstermiş olması, 8.533,17-TL'yi aşan asıl alacağından vazgeçtiği anlamına gelmez; bu fazla kısım işlemiş faiz olarak talep edilmiş kabul edilerek, toplam talep sonucu (161.806,63-TL) aşılmamak kaydıyla nakdi alacak yönünden itirazın 8.533,17-TL asıl alacak olmak üzere toplam 91.365,08-TL üzerinden iptaline karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gayrinakdi çek bedelinin depo edilmesi talebine ilişkin istinaf itirazları → ret
İddia: Davacı banka, çek yapraklarının ödeme bedellerinden davalıların sorumlu olduğuna ilişkin bilgi ve belgelerin bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı banka icra takibiyle 28 adet çek nedeniyle 28.620-TL gayrinakit alacağın depo edilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesi bu talebin tümüyle kabulüne karar vermiştir; bu nedenle davacının gayrinakit alacağın depo edilmesine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca, kat edilmesinden sonra ancak icra takibinden önce karşılıksız çıkan 16 adet çek nedeniyle tespit edilen 16.000-TL nakit alacak, TBK m.100 hesaplamasında zaten dikkate alınmıştır. Davacının icra takibinde gayrinakdi çek kredisi borcu yönünden talep ettiği 6.496,50-TL işlemiş temerrüt faizi ve 324,85-TL BSMV alacağına ilişkin karşılıksız çıkan 8 adet çek de TBK m.100 hesabında dikkate alınan çekler arasında bulunmakta olup, bankaca başka bir delil sunulmadığından bu istem yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kredi hesabının kat edilmesinden sonra yapılan kısmi ödemelerin TBK m.100 uyarınca mahsubunun, tek seferlik toplam mahsup yerine her ödemenin yapıldığı tarihteki bakiyeye göre kademeli olarak hesaplanması gerektiği ve talep sonucu aşılmadıkça kalemler arası (asıl alacak/faiz) kaymanın talepten feragat sayılamayacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ TBK m.100↗ kısmi ödemenin mahsubu↗ hesabın kat edilmesi↗ müteselsil kefalet↗ icra inkar tazminatı↗ gayrinakdi kredi↗ taleple bağlılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/311
KARAR NO 2024/1943
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/11/2019
NUMARASI 2015/487 Esas - 2019/1024 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/12/2024
Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini ve bu sözleşmeyi ... ile ...'in müştereken borçlu - müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davalı borçluların kullandırılan kredi borçlarını ödememesi üzerine davalı asıl borçlu şirkete Üsküdar...Noterliği'nin 29/08/2012 tarih ve ..., ..., ..., ... ve... yevmiye sayılı ihtarnamelerinin, müteselsil kefil ...'e Üsküdar ...Noterliği'nin 19/09/2012 tarih ve ..., ..., ...ve ... yevmiye sayılı ihtarnamelerinin, müteselsil kefil ...'e Üsküdar ...Noterliği'nin 19/09/2012 tarih ve ..., ... ve ...yevmiye sayılı ihtarnamelerinin gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borçlarını ödemeyen davalı borçlular hakkında kredi borçlarının teminatını oluşturan ipotekli taşınmazın İstanbul ...İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında, rehinli araçların İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında paraya çevrildiğini, borcun tamamen tahsil edilmemesi üzerine bakiye alacakların tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlular tarafından yetkiye, borca, faize ve ferilere itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek İstanbul ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlular tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçluların alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış olup, davalı şirket vekili tarafından yargılama sırasında sunulan dilekçe ile davacı bankanın ana para alacağının kalmadığını, bankanın tahsis ettiği çek koçanından kullanılmayan ve bankaya ibraz edilmeyip bankanın sorumlu olarak ödemesi gereken ödemelerin yapılmamasına rağmen sadece iade edilmediği savıyla her bir çek yaprağı karşılığı borçlandırma yapılamayacağını, temerrüt oluşmaması sebebiyle icra takiplerinin başlatıldığı tarihin temerrüt başlangıç tarihi olarak kabul edileceğini, davacı bankanın cari hesaplarındaki tutarları şişirerek haklı olmayan usul ve yasaya aykırı kat ihtarnamesi düzenlediğini, davacı bankanın kullandırmış olduğu kredilerin hangi tarihte ve ne miktarda olduğunun belgelendirmesi gerektiğini, taşınmazın ve araçların satışından sonra davacı bankanın bir alacağının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı şirketle davacı banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalılar ... ve ...'in kredi borcuna müşterek ve müteselsil kefil olduğu, borç ödenmeyince hesabın kat edildiği ve icra takibine geçildiği, davalıların borca itiraz ettikleri, banka bilirkişi ...tarafından sunulan 16/05/2019 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, itibar edilen raporda tarafların borç ve alacaklarının kalem kalem tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalıların İstanbul... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazlarının kısmen iptali ile 8.533,17 TL asıl alacak, 37.136,92-TL işlemiş faiz ve 1.856,85-TL BSMV olmak üzere toplam 47.526,94-TL nakdi alacak üzerinden yıllık %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin aynen devamına, asıl alacak 8.533,17-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, gayrinakdi çek bedelinin depo edilmesi yönünden;
28. 620-TL çek bedelinin yıllık %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin aynen devamına, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda davalıların çek yapraklarının ödeme bedellerinden sorumluluklarına ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, takip talebinde gayrinakdi çek kredisi borcu olarak belirtilen söz konusu alacaklarının bilirkişi tarafından alacağın tespitinde hiç dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, oysa sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı borçlu firma ve kefillerinin çek yaprakları ödeme bedellerinden sorumlu olduklarını, gayrinakdi çek riskine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasına rağmen mahkemece hatalı olarak dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilen ödemelerin rehin ve ipotekli takipler sonucu satış bedellerinden tahsil edilen tutarlar olduğunu, söz konusu tutarların takip taleplerinde belirttikleri üzere TBK'nun 100.
Maddesi gereğince dikkate alınması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda müvekkili bankanın uygulamasının fiili mahsuplaştırma olduğu gerekçesiyle yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, bilirkişi raporunda alternatif olarak TBK'nın 100. maddesine göre hesaplama yapıldığını, ancak mahkemece bu hesaplamanın dikkate alınması ve bilirkişinin alternatif olarak hesapladığı162.470,54-TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yargılama sırasındaki itirazlarının dikkate alınmayarak hatalı olan hesaplamaya itibarla hüküm tesisinin doğru olmadığını, bilirkişi tarafından icra takiplerinde TBK'nın 100. maddesine göre kısmi ödemelerin faiz ve masraflardan düşüleceği belirtilmiş olmasına rağmen, TBK 100'e göre yapılan hesaplamanın dikkate alınmaması yönünde görüş bildirilmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve kefillerden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 23/10/2010 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, 30/05/2011 tarihinde yapılan artırımla birlikte limitin 400.000-TL olarak belirlendiği, diğer davalılar ... ve...'in sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, 28/08/2012 tarihinde hesabın taksitli kredi nedeniyle 67.500-TL üzerinden, ... nedeniyle 95.000-TL üzerinden, KHM nedeniyle 17.500-TL üzerinden kat ettiği anlaşılmaktadır.Davalı banka tarafından icra takibinde ise ... alacağı yönünden 3.239,16-TL asıl alacak, 69.591,18-TL işlemiş temerrüt faizi, 3.479,56-TL BSMV, 35-TL masraf;
Taksitli ticari kredi alacağı yönünden 3.162,03-TL asıl alacak, 66.726,38-TL işlemiş temerrüt faizi, 3336,32-TL BSMV; Ticar... alacağı yönünden 2.131,98-TL asıl alacak, 3.127,30-TL işlemiş temerrüt faizi, 156,37-TL BSMV; gayrinakdi çek kredisi borcu yönünden 6.496,50-TL işlemiş temerrüt faizi, 324,85-TL BSMV olmak üzere toplam 8.533,17-TL asıl alacak, 145.941,36-TL işlemiş faiz, 7297,10-TL BSMV alacağının tahsili ile birlikte iade edilmemiş 28 adet çek yaprağı nedeniyle gayrinakit 28.620-TL alacağın depo edilmesi talebinde bulunmuştur.Mahkemece, davalıların 13/09/2012 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek itirazın 8.533,17-TL asıl alacak, 37.136,92-TL işlemiş faiz 1.856,85-TL BSMV yönünden iptaline, davacı lehine asıl alacak 8.533,17-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatı takdirine, gayri nakdi çek bedelinin depo edilmesi yönünden 28.620-TL çek bedelinin yıllık %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin aynen devamına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş hükme karşı sadece davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuştur.Somut olayda temerrütün 13/09/2012 tarihinde gerçekleştiği kabul edilmiş olup, temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın 169.827,95-TL asıl, 1.344,47-TL işlemiş akdi faiz ve 67,22-TL BSMV olmak üzere 171.239,64-TL olarak hesaplanmıştır.
Davacı banka tarafından 13/09/2012 tarihinde 61.799,07-TL, 28/09/2012 tarihinde 6.303,09-TL, 16/11/2012 tarihinde 13.759,74-TL ödeme alındığı tespit edilmiştir. Bunun dışında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında para çevrilen araç rehni nedeniyle 22/07/2013 tarihinde 17.3903,84-TL, 06/11/2013 tarihinde 8.799,68-TL; İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasında paraya çevrilen ipotek nedeniyle 17/12/2014 tarihinde 119.905,47-TL davacı banka tarafından borca mahsuben alınmıştır.Bilirkişi, hesabın kat edildiği tarihten sonra yapılan tahsilatları, asıl alacaktan mahsup etmek suretiyle TBK'nın 100. maddesine uygun olmayan hesaplama yöntemi ile alacak belirlemiş olup mahkemece bu hesaplama yöntemi benimsenerek sonuca gidilmiştir.
Ancak TBK'nın 100. maddesi gereğince alacaklı bankanın, ödemede geciken borçlunun yaptığı kısmi ödemeleri faiz ve masraflara mahsup etme hakkı bulunmaktadır. Davacı banka da kat tarihinden sonra yapılan tahsilatların faiz ve ferilerden mahsubunu talep etmektedir. Bu durumda davacı bankanın alacağının TBK m.100 hükmü uyarınca belirlenmesi gerekmektedir.Diğer taraftan bilirkişi tarafından alternatif olarak TBK m.100 uyarınca da hesaplama yapılmış olup davacı banka tarafından bu hesaplamaya itibarla karar verilmesi talep edilmekte ise deTBK m.100 uyarınca her bir kısmi tahsilatın, yapıldığı tarih itibariyle mevcut olan ferilerden öncelikli olarak düşülmek ve kalan alacak bakiyesine faiz uygulanmak suretiyle kademeli hesaplama yapılması gerekirken, ödemelerin tek seferde takip tarihi itibariyle oluşan alacaktan mahsubu yoluyla yapılan hesaplama TBK'nın 100.
maddesine uygun bulunmamıştır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede takip öncesinde farklı tarihlerde nakde dönüşen 16 adet çek sorumluluk tutarı 16.000-TL ile ticari kredi kartından kaynaklanan 16.885,56-TL olmak üzere takip öncesinde muaccel hale gelen 32.885,56 TL alacak daha tespit edilmiş olup TBK'nın 100. Maddesi çerçevesinde ödemelerin mahsubunda bankanın muaccel hale gelen bu alacakları dikkate alınarak yapılan re'sen yapılan hesaplamada davacı bankanın davalıdan takip tarihi itibariyle 90.562,10-TL asıl 764,75-TL işlemiş faiz 38,23-TL BSMV olmak üzere toplam 91.365,08-TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, buna ilişkin hesaplama tablosu dosya içerisine alınmıştır. Ancak davacı banka icra takibinde toplam 8.533,17-TL asıl alacak, 145.941,36-TL işlemiş faiz, 7.297,10-TL BSMV olmak üzere toplam 161.806,63-TL nakdi alacak talebinde bulunmuş olup, takip tarihi itibariyle davacı bankanın alacağı 90.562,10-TL asıl 764,75-TL işlemiş faiz 38,23-TL BSMV olarak hesaplanmıştır.
Davacı takip talebinde asıl alacak miktarını düşük, ancak faiz ve BSMV alacağını yüksek göstermiş ise de bu husus davacının 8.533,17-TL dışındaki asıl alacaktan vazgeçtiği anlamına gelmemektedir. Bu durumda davacının 8.533,17-TL'yi aşan asıl alacağını, takip talebinde işlemiş faiz olarak gösterdiği kabul edilerek nakdi alacak yönünden davalıların itirazının 8.533,17-TL'lik kısmı asıl alacak olmak üzere toplam 91.365,08-TL alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar alacak yönünden 8.533,17-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38 oranında faiz ve % 5 BSMV işletilerek devamına karar verilmesi gerekirken davacının alacağına eksik hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davacı banka tarafından gayri nakit alacakla ilgili istinaf nedenleri yönünden;
davacı banka tarafından icra takibiyle 28 adet çek nedeniyle 28.600-TL gayrinakit alacağın depo edilmesi talebinde bulunmuş olup, mahkeme gayri nakdi çek bedelinin depo edilmesi yönünden 28.620-TL çek bedelinin yıllık %38 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin aynen devamına karar verilmiştir. Davacının gayrinakit alacağın depo edilmesi talebinin tümden kabulüne karar verilmiş olup davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca, bilirkişi hesabın kat edilmesinden sonra ancak icra takibinden önce karşılıksız çıkan 16 adet çek nedeniyle toplamda 16.000-TL nakit alacak tespit edilmiş olup, TBK m.100 uyarınca hesaplama yapılırken bu alacaklar da dikkate alınmıştır.
Bunun dışında davacı banka, icra takibinde gayrinakdi çek kredisi borcu yönünden 6.496,50-TL işlemiş temerrüt faizi, 324,85-TL BSMV alacağı talebinde bulunmuş ise davacı banka tarafından bilgisi verilen karşılıksız çıkan 8 adet çek TBK m.100 gereği yapılan alacak hesabında dikkate alınan çekler arasında yer almakta olup bankaca başka bir delil sunulmadığından davacı bankanın takip talebindeki gayrinakdi çek kredisi borcu yönünden 6.496,50-TL işlemiş temerrüt faizi, 324,85-TL BSMV alacak istemi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece nakdi alacağa eksik hükmedilmesi doğru olmadığından, davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının 8.533,17-TL asıl alacak olmak üzere toplam 91.365,08-TL alacak yönünden iptali ile takibin 91.365,08-TL alacak yönünden 8.533,17-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV işletilerek devamına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2019 Tarih 2015/487 Esas - 2019/1024 Karar sayılı kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne; İstanbul ... İcra Dairesi'nin 2014/37409 Esas sayılı dosyasında davalıların itirazının 8.533,17-TL asıl alacak olmak üzere toplam 91.365,08-TL alacak yönünden iptali ile takibin 91.365,08-TL nakdi alacak yönünden 8.533,17-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %38 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV işletilerek devamına, fazla istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 18.273,01-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, Gayrinakit alacak istemi yönünden;
davalıların gayrinakit krediye ilişkin itirazının iptali ile 28.620-TL'nin davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 6.241,14-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 1.954,26-TL harcın mahsubu ile kalan 4.286,88-TL'nin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.981,96-TL peşin harçların davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.200-TL bilirkişi ücreti ve 293,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.493,60-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 843-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı ...
AŞ tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücretinin davanın reddi oranından hesaplanan 435-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinden bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,Davalı ... A.Ş. vekili için takdir olunan 9.602,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine"Yatırılan 44,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 162,80-TL istinaf yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 92-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalanın üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
30/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146195 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi