Gümrük müşavirinin taşıma işleri komisyoncusu olarak sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1081 E. 2024/1980 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Gümrük müşavirliği şirketine, gümrük işlemlerinin yanı sıra eşyanın sevk, nakli ve tahmil-tahliye-teslim işlemleri için özel yetki içeren bir vekaletname verilmişse, bu şirket taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla akdi taşıyıcı sayılır ve taşımanın yerine getirilmesinden taşıyıcı gibi sorumlu olur; bu sorumluluk, taşıma işini bizzat yapmayıp başka bir nakliye firmasına yaptırmış olması ile ortadan kalkmaz. Ayrıca taşıma sırasında sürücünün aracını kilitlememesi ve zorlama izi bulunmayacak şekilde eşyanın çalınmasına imkân verecek derecede tedbirsiz davranması, ağır kusur (pervasızca davranış) olarak değerlendirilir ve taşıyıcının TTK 882'deki sınırlı sorumluluktan yararlanmasını, TTK 886 uyarınca engeller.
Ele alınan sorunlar
Gümrük müşavirliği şirketinin taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla sorumluluğu → ret
İddia: Davalı gümrük müşavirliği şirketi, taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etmediğini, nakliye işlemleri ile arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, nakliye bedelinin başka bir firma tarafından fatura edildiğini, dolayısıyla taşımadan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafından verilen vekaletname ile davalı gümrük müşavirliği şirketine hem gümrük işlemlerinin tamamlanması hem de eşyanın sevk ve nakli ile navlun bedellerinin ödenmesi hususunda yetki verildiği, buna ilaveten ibraz edilen navlun faturası ve ceza dosyasındaki ifadeler birlikte değerlendirildiğinde davalı gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcı sayılan taşıma işleri komisyoncusu hükümlerine göre akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 11. HD'nin emsal kararında, gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcıyı seçerken vekalet görevini özenle yerine getirmemesi nedeniyle emtianın çalınmasından sorumlu olduğu belirtilmiş; bu bozmaya direnilmesi üzerine verilen Yargıtay HGK kararında ise, ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat edinen kimsenin taşıma komisyoncusu sayılacağı, TTK 809 uyarınca taşıyıcıyı tedbirli bir tacir gibi seçmekle yükümlü olduğu, aksi halde TTK 814 uyarınca taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olacağı; komisyoncunun faaliyeti eşyanın taşıyıcıya tesliminde sona ermiş olsa da kanun gereği taşımanın yerine getirilmesinden taşıyıcı gibi sorumlu tutulacağı vurgulanmıştır. Somut olayda da davacı tarafından verilen vekaletnamede tahmil, tahliye, teslim işlemleri ile eşyanın sevk ve nakline ilişkin özel yetki verildiği görüldüğünden, gerek özel dairenin kararına göre vekalet hükümlerine, gerekse HGK kararına göre taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla davalı gümrük müşavirliği şirketinin davacının zararından sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Bu husus daha önce dairenin kaldırma kararında da vurgulanmış olup, davalı vekilinin nakliye sözleşmesi bulunmadığından sorumlu tutulamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
TTK 882 sınırlı sorumluluk hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı → ret
İddia: Davalı, taşıyan sıfatının varlığı kabul edilse dahi TTK 882/2 kapsamındaki sorumluluk sınırının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslimine kadar geçen süredeki zıya, hasar veya gecikmeden, kendi adamlarının ve taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirirken işledikleri fiil ve ihmallerden kendi fiili gibi sorumludur. TTK 882 uyarınca sınırlı sorumluluk hâli mevcut olmakla birlikte, TTK 886 uyarınca zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalin sebebiyet verdiği ispatlanan taşıyıcı, sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Olay yeri inceleme formu ve ceza dosyasındaki tutanaklar dikkate alındığında, davalı sürücünün araç içerisinde uyuduğu, aracı terk etmediği ancak dorsesini kilitlemediğini ceza soruşturmasında ifade ettiği, kilitlerin bulunamadığı, araçta zorlama izi de bulunmadığı anlaşıldığından sürücünün ağır kusurlu davrandığının kabulü ile sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle TTK 882 hükmünün uygulanma alanı bulunmadığı, sınırlı sorumluluk halinin söz konusu olmadığı kabul edilerek, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporunda belirlenen özel çekme hakkı bedeli dikkate alınmadan, iade edilen 8 adet halı bedelinin düşümüyle kalan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Gümrük müşavirliği şirketine sevk-nakil ve teslim işlemleri için özel yetki veren vekaletnamenin varlığı halinde bu şirketin taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla taşıma zararından sorumlu tutulacağı ve sürücünün aracını kilitlememesi gibi tedbirsizliklerin TTK 882 sınırlı sorumluluğunu TTK 886 uyarınca bertaraf edeceği yönündeki tespitler, benzer gümrük müşavirliği-taşıma uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir; ayrıca kararın kendisi de Yargıtay HGK'nın emsal ilamına dayanmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma işleri komisyonculuğu↗ akdi taşıyıcı↗ fiili taşıyıcı↗ vekalet↗ sınırlı sorumluluk↗ ağır kusur (pervasızca davranış)↗ özel çekme hakkı↗ müteselsil sorumluluk↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2020/1081
KARAR NO 2024/1980
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/11/2019
NUMARASI 2018/736 Esas - 2019/1199 Karar
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 67.675-usd değerinde ithal edilen halıların 09/05/2014 günü yüklü olduğu tırdan çalındığını, gümrük ve nakliye işlemlerinin yapılması için davalı ...Şti ... ve ... ile anlaşmış olduğunu, gümrük işlerini tamamladıktan sonra müvekkiline teslim için davalı ... Nakliye- ... ile anlaştığını, halılar İstanbul'a geldiğinde, teslim edilmek üzere şoför davalı ...'nin kontrolünde tırda beklerken, gece davalı ...ve ... tarafından halıların bir kısmının çalındığı, taşıma esnasında yaşanan hırsızlık nedeniyle teslim edilmeyen 63 adet halının bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Şti ... ve ortağı vekili; ; davalı şirketin, gümrükleme hizmeti verdiği nakliyat firması olmadığını,ithal edilen halıların Hindistan'dan gemi ile İstanbul'a getirildiği, vekaletnameye istinaden davalı tarafından ... Gümrüğünden yurda girişi sağlandığı,AB menseli olmayan halıların gümrük işlemleri bir ihtisas gümrüğü olan İsparta Gümrük Müdürlüğünde yapılmak zorunda olduğundan ithal malın önce Isparta’ya götürülmesi ve gümrüklemesi yapıldıktan sonra ithalatçı firmaya teslim edilmek üzere nakliyatçı firmaya teslimi gerektiğini, müvekkilinin yükümlülük ve sorumluluğunun sona erdiğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Dava konusu taşıma olayında, dava konusu uyuşmazlık ve uyuşmazlığa ilişkin taşıma sözleşmesinde davalı... Müşavirliği akdi taşıyıcı davalı ... Nakliye fiili taşıyıcı, davalı ...'nin taşımaya ilişkin ifa yardımcısı olup, dava konusu emtianın deniz yoluyla Hindistan'dan İstanbul'a oradan da kara yoluyla ... Gümrük Müdürlüğüne taşınıp teslim edileceği, bilirkişi heyetinden alınan raporlarda dikkate alınarak; davacının 67.655- USD bedelli hasır kaybının bulunduğu, 8 adet halının iade olduğu, 56 adet halının ise toplam bedelinin 64.229,19- USD olduğu, davacının bu bedelden davasını ispatlandığı anlaşılmakla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalı ... Gümrük, ... Nakliye ve ...'den ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
İstinaf yoluna başvuran Davalı ...Şti ... ve ortağı vekili; İthal edilen ürünlerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde... Gümrük Müdürlüğü'nde gümrüklemesi yapıldıktan sonra ürünler yine ithalatçı firma olan davacıya teslim edilmek üzere nakliye firması ile davacı adına anlaşma yapıldığını, aralarında nakliye işlemleri kaynaklı herhangi bir hukuki işlem de bulunmadığını, Müvekkil şirketin taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket etmediğini, nakliye bedelinin 07.05.2014 tarihli ve 569399 sıra numaralı fatura ile ... Nakliye firması tarafından ... Halıcılık adına düzenlenmiş olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan fatura proforma fatura olup; vergi kanunu kapsamında mali yükümlülük doğurmadığı gibi taşımanın müvekkil şirket tarafından yapıldığını iddiasını ispatlar nitelikte olmadığını, davacı arasındaki ilişkinin simsarlık sözleşmesi olduğu kabul edilse dahi, taşımadan kaynaklı sorumluluğu bulunmadığını, bir an için müvekkilin taşıyan sıfatının varlığı kabul edilse dahi;
müvekkil şirketin TTK m. 882/2 kapsamında sorumluluk sınırı dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava, taşıma sırasında gerçekleşen hırsızlık olayı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacı şirkete ait Hindistan'dan ithal edilen toplam: 564 kap, 510.17 metrekare, 15.312 kg. tutarındaki “...' nın denizyolu ile Hindistan,... - ..., ... - ... Limanına geldiği, anılan eşyaların ... Gümrük Müdürlüğü'ne (... Gümrüğü)ne getirildiği, gümrük giriş işlemleri tamamlanarak serbest dolaşıma sokulan malların davacıya teslim edilmek üzere davalı taşıyıcı ... Nakliye firması tarafından İstanbul'a getirlldikten sonra, davacı firma önüne park eden araçtan bir miktar eşyanın davalı sürücünün uyuduğu sırada çalındığı dosyada mübrez delillerle sabittir.Davacı tarafından Bakırköy ...Naterliği'nin 07.01.2014 tarih, ...
sayılı vekaletnamesi ile davalı ...Şti 'ne hem gümrük işlemlerinin tamamlanması hem de eşyanın sevk ve nakli ile navlun bedellerinin ödenmesi hususunda yetkilendirme yapıldığı, buna ilaveten davacı tarafından ibraz edilen navlun faturası ve Küçükçekmece 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/403 E. Sayılı dosyasında alınan ifadeler hep birlikte değerlendirildiğinde Davalı ...Şti 'nin taşıyıcı sayılan taşıma işleri komisyoncusu hükümlerine göre akdi taşıyıcı olarak sorumlu olduğu, Dairemizin 2017/566 E.- 2018/956 K. Sayılı ve 19.07.2018 tarihli kararında da bu husus belirtilmiştir.Somut olaya emsal kabul edilebilecek benzer bir davada Yargıtay 11 HD nin 2009/9774 esas 2011//2434 karar sayılı , 08.03.2011 tarihli kararı ile " Bu itibarla, mahkemece, davalı gümrük müşavirliği şirketinin taşıyıcıyı seçerken vekalet görevini özenle yerine getirmemesi nedeniyle davacıya ait emtianın çalınmasından dolayı oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir."denilmiştir.
Anılan bozma ilamına direnilmesi üzerine Yargıtay HGK kararında özetle " Bilindiği üzere, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 762 vd. maddelerinde taşıma işlerine ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup, “Taşıma İşleri Komisyonculuğu” başlıklı 808. maddesinde; “Ücret mukabilinde kendi namına ve bir müvekkil hesabına eşya taşıtmayı sanat ittihaz etmiş olan kimseye taşıma işleri komüsyoncusu denir. Bu ayırımdaki hususi hükümler baki kalmak şartiyle komüsyon mukavelesi ve eşyanın taşınmasına ait hususlarda, taşıma mukavelesi hakkındaki hükümler taşıma işleri komüsyonculuğuna da tatbik olunur.” hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 814. maddesinin ilk iki fıkrası ise; “Aksine mukavele olmadığı takdirde komüsyoncu eşyayı kendi vasıta ve adamları ile taşıyabileceği gibi kendi yerine geçen taşıyıcılara da taşıtabilir.
Bu halde komüsyoncu taşıyıcı sayılır Komüsyoncu, taşıma senedinin ikinci nüshasını 771 inci madde hükmünce kendi adına imza edip müvekkiline gerivermiş veya kendi adına taşıma ilmühaberi tanzim ederek müvekkiline vermiş veyahut kendisiyle müvekkili arasında taşıma ücreti ve bütün masraflara karşılık olarak kesin bir para tayin edilmiş ise komisyoncu taşıyıcı sayılır.” şeklindedir. Bu itibarla; ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusu olarak nitelendirilecek ve TTK’nun 809. maddesi uyarınca, taşıyıcıları tedbirli bir tacir gibi seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecbur olacaktır. Aksi halde aynı Kanun’un 814 ncü maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulabilecektir.Taşıma işler komisyoncusu eşyanın taşınmasına ilişkin hususlar yönünden, aynı zamanda taşıma sözleşmesi hakkındaki hükümlere tabidir.
(İsv.BK 439; TTK.808/II). Başka bir ifadeyle taşıma komisyoncusunun faaliyeti eşyanın taşıyıcıya teslimi ile son bulsa da, komisyoncu kanun gereği taşımanın yerine getirilmesinden taşıyıcı gibi sorumludur. (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku 15.Baskı S.218) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından davalı... Şti’ne verilen... yevmiye nolu ve 21.12.2005 tarihli vekaletnamenin tetkikinde; gümrük işlemleri yanı sıra “tahmil, tahliye ve teslim işlemleri yapmaya, eşyayı sevk ve nakle” ilişkin özel yetki de verilmiş olduğu görülmektedir.Dosyaya ibraz edilmiş olan 18.07.2006 tarihli gümrükten çekilen malların teslim belgesi ise; davalı şirket tarafından form şeklinde düzenmiş olup, kendi isim ve logosu altında çalışanlarının imzasıyla taşıyıcı olarak davalılardan ...
Şti’nin sürücüsü davalı...’ya konteyner içerisinde davaya konu emtianın teslim edildiği yönünde açıklama içermektedir. Hal böyle olunca; mahkemece,... Şti’nin taşıma işleri komisyoncusu olarak davacı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulması gerekirken, davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bu şirket hakkındaki davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.(Yargıtay HGK nın 28.11.2012 tarih 2012/11-530 esas 2012/903 karar sayılı ilamı )denilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan;
kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Diğer yandan sınırlı sorumluluk halleri TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre gönderinin tamamının ziya veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderinin brüt ağırlığının kilogram başına 8,33 özel çekme hakkı ile sınırlıdır. TTK'nın 886. maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı, kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Somut olaya emsal nitelikte ki Yargıtay HGK nın emsal ilamı çerçevesinde incelendiğinde ;Davacı tarafından davalı Gümrük müşavirliğine verilen 7 ocak 2014 tarihli vekaletnamenin incelenmesinde "tahmil tahliye ve teslim işlemleri yapmaya,yaptırmaya,yük teslimat talimat formu almaya ,eşyanın sevk ve nakline " özel yetki verildiği anlaşılmaktadır. Davalı sürücü araç içerisinde uyumuş aracı terk etmemiş ise de aracın dorsesini kilitlemediğini ceza soruşturması sırasında ifade ettiği ;kilitlerin bulunamadığı gibi araçta zorlama izi bulunmaması da sürücünün ağır kusurlu davrandığının kabulü ile sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının kabulü gerekir. Gerek özel Dairenin kararına göre vekalet hükümlerine ,gerekse HGK nın kararına göre taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla olsun Davalı Gümrük Müşavirliği şirketi davacının zararından sorumludur.Esasen bu husus Dairemizin kaldırma kararında da vurgulanmış olup ,davalı vekilinin nakliye sözleşmesi olmadığından sorumlu tutulamayacağına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle,Olay Yeri İnceleme formu ve ceza dosyasındaki tutanaklar dikkate alındığında araçta hırsızlık için zorlama dahi olmaması ve aracın yüklü bir şekilde tedbirsiz hırsızlığa açık tutulmasından dolayı Davalıların sorumluluk altında oldukları ve TTK 882.madde hükmünün uygulanma alanı bulunmadığı, sınırlı sorumluluk halinin olmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi'nce bilirkişi raporunda belirlenen özel çekme bedeli dikkate alınmadan bulunan 8 adet halının bedelinin düşümü ile 64.229,16 usd üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedenleri yerinde görülmeyen Davalı ...Şti ....
ve ortağı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.827,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.842,85-TL harcın mahsubu ile kalan 7.985,04-TL harcın davalı ...n'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 13,80-TL istinaf yargı giderinin davalı ...n'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146193 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi