6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dava açıldıktan sonra ihtirazi kayıtsız yapılan ödeme, davayı konusuz bırakır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1018 E. 2021/999 K. · · İlk derece: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Dava açıldıktan sonra borçlu tarafça yapılan ve ihtirazi kayıt içermeyen ödeme, rızai bir ödeme olarak kabul edilir ve davayı konusuz bırakır; bu durumda esasa girilmeksizin dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebilir, ancak dosya kapsamındaki deliller (bilirkişi raporu, ticari defter kayıtları) üzerinden davacının dava açmakta haklı olup olmadığı incelenerek yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilir. Para borçlarında, aksine anlaşma yoksa TBK 89/1 uyarınca ifa yeri alacaklının yerleşim yeridir; bu nedenle alacaklının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir ve icra takibinin yapıldığı yerde dava açılmasını gerektiren bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Ele alınan sorunlar

Dava açıldıktan sonra yapılan ödemenin davayı konusuz bırakması → ret

İddia: Davalı vekili, borca dair fatura bedelinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, sözleşme uygulamalarına ilişkin talep ettiği bilgilerin davacı tarafından verilmediğini, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: Toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre dava konusu ek ödeme faturasının davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği ve davacının davalıdan dava konusu bedel kadar alacaklı olduğu belirlenmiştir. Ödeme dekontunun incelenmesinde faturanın tarih ve numarası ile mahkemenin dava dosya numarasının belirtildiği, dekontta ihtirazi kayıt konulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ödemenin rızai bir ödeme olduğu ve bu ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmaktadır. Ödemenin, dava devam ederken yapıldığı gözetildiğinde davalının borca yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konusuz kalan davada haklılık tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi → ret

Gerekçe: Dava konusu edilen alacağın ödendiği ve davanın konusu kalmadığı, HMK'nun 331. maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporu ve ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla, davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İtirazın iptali/alacak davasında yetkili mahkeme → ret

İddia: Davalı vekili, yetkisiz mahkemece davanın karara bağlandığını, müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın açılması gerektiğini, ayrıca icra takibinin yapıldığı yerde davanın açılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6098 sayılı TBK'nun 89/1 maddesi uyarınca, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklı-davacının yerleşim yeri Kocaeli olduğundan dava Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı alanındadır. Davalı vekili icra takibinin yapıldığı yerde davanın açılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, itirazın iptali davasının icra takibinin bulunduğu yerde açılmasını gerektiren yasal düzenleme bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dava açıldıktan sonra ihtirazi kayıt konulmadan yapılan ödemenin rızai kabul edilerek davayı konusuz bıraktığı ve bu durumda davacının haklılığının bilirkişi raporu ve ticari defter incelemesiyle tespit edilerek yargılama gideri/vekalet ücretine hükmedilebileceği yönündeki değerlendirme ile para borçlarında ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğu ve icra takibi yerinin yetkiyi belirlemeyeceği yönündeki tespit, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Para borçlarında, aksine anlaşma yoksa, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; bu nedenle alacaklı-davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. İtirazın iptali davasının icra takibinin yapıldığı yerde açılmasını gerektiren yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma ihtirazi kayıt rızai ödeme yetki itirazı itirazın iptali ticari defter bilirkişi raporu

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — T.B.K. 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1018

KARAR NO 2021/999

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/01/2018

NUMARASI 2016/679 Esas 2018/33 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021

Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili şirketin davalı ile akaryakıt toptan satış sözleşmesi bulunduğunu, davalının davacıya ait depolardan ürün çekme taahhüdü bulunduğunu, sözleşmenin 5.2.1. Maddesinde aylık çekiş programında sapma olduğu taktirde ek ödeme yapılacağının düzenlendiğini, davalının Mart 2015 tarihindeki taahhüt ve taleplerine göre eksik çekilen miktar olan 117,882m. ton motorinin Nisan ayına aktarıldığını ve Nisan ayı aylık baz talebine -%10 otomatik revizyon uygulanmak sureti ile davalının Nisan ayı için talebinin belirlendiğini, sözleşme uygulamalarının 5.3 maddesine göre bir önceki aydan aktarılan tahsis bakiyelerini takip eden ayların aktarılamadığını bu sebeple Mart ayından aktarılan tahsis bakiyelerini de içeren Nisan ayı bakiyesine satış uygulaması sözleşmesine göre ek ödeme söz konusu olduğunu, davalıdan 12.495,41-TL tutarında ek ödeme alacağı için fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının faturayı iade ettiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine icra takibi de yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek fatura bedeli olan 12.495,41-TL nin temerrüt tarihi olan 10/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, esasa dair itirazlarında da kendilerine gönderilen ek ödeme faturasının haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, satış uygulamalarının dayatma sözleşme niteliğinde olduğunu, alıcıya pazarlık imkanı vermediğini, haksız ve hukuka aykırı işlemin bağlayıcı olmayacağını, ayrıca dava konusu faturanın davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında, akaryakıt alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu, davacının sözleşme kapsamında davalıdan 12.495,41-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından bu bedelin dava açıldıktan sonra 16/05/2017 tarihinde ödendiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; yetkisiz mahkemece davanın karara bağlandığını ,müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edilmesi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirketin faturadaki borç miktarından sorumlu olmadığını, davacı tarafın 2015 yılı akaryakıt satış uygulaması adı altında ek ücret talep ettiğini, ancak davacı yana 2015 yılı akaryakıt satış uygulamalarına ilişkin olarak bilgi verilmesine dair ihtarname keşide edilmesine rağmen hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını,kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, sözleşmeden kaynaklanan alım taahhütlerine aykırılık nedeniyle ek ödeme talebine ilişkin alacak davasıdır. Davacı vekili 12/10/2017 tarihli celsede dava konusu 12.495,41-TL alacağın davadan sonra 16/05/2017 tarihinde davalı tarafından ödendiğini beyan ederek ödeme dekontunu sunmuştur. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akaryakıt alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu ek ödeme faturasının davacının ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalının sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği,taraflar arasında,davacının sözleşme kapsamında davalıdan 12.495,41-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili mal alımı yapabilmek için fatura bedelinin ödendiğini ,davacıya karşı bir borçları bulunmadığını ileri sürmekte ise de ;ödeme dekontunun incelenmesinde, faturanın tarih ve numarası ile mahkemenin dava dosya numarasının belirtildiği ve dekontta ihtirazı kayıt konulmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda ödemenin rızai bir ödeme olduğu ve ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı sonucuna varılmaktadır.

Ödemenin; itirazın iptali davası devam ederken yapıldığı gözetildiğinde davalı vekilinin borca yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dava konusu edilen alacağın ödendiği ve davanın konusu kalmadığı, HMK.nun 331.maddesi uyarınca yapılan değerlendirmede dosya kapsamı itibariyle alınan bilirkişi raporu ve ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla davacı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 6098 sayılı T.B.K.'nun 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklı-davacının yerleşim yeri Kocaeli olduğundan Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı alanındadır.Davalı vekili icra takibinin yapıldığı yerde davanın açılması gerektiğini ileri sürmüş ise de itirazın iptali davasının icra takibinin bulunduğu yerde açılmasını gerektiren yasal düzenleme bulunmamaktadır.Mahkemenin yetkisine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle,istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, hükümde yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144680 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.