6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtlarına dayalı itirazın iptali davasında yetki itirazının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/278 E. 2021/209 K. ·

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Para borcunun ifa yeri taraflarca belirlenmemişse, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Taraflar arasındaki ticari defter kayıtları birbiriyle örtüşüyor ve davalının defterinde fatura konusu mal/hizmetin cari hesap olarak kayıtlı bulunuyorsa, davalının deftere kaydettiği fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığı kabul edilir ve bedeli ödemekle yükümlü tutulur. Faturaya dayalı cari hesap alacağı likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için itiraz edenin kötü niyetli olması şartı aranmaz.

Ele alınan sorunlar

Yetki itirazı → ret

İddia: Davalı, şirketin tescilli adresinin Çorlu/Tekirdağ olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Çorlu Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur.

Gerekçe: TBK 89. madde uyarınca borcun ifa yeri taraflarca belirlenmediği takdirde para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. HMK 10. ve TBK 89. maddeleri uyarınca davacı alacaklının ikametgahı mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri de yetkilidir; bu nedenle ilk derece mahkemesinin davalının yetki itirazını reddetmesi doğrudur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Mal tesliminin ispatı ve alacağın varlığı → ret

İddia: Davalı, faturaların şirket yetkilisine veya çalışanına tebliğ edilmediğini, taraflar arasında mutabakat sağlanmadığını ve icra takibine konu borcun haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Talimat mahkemesi aracılığıyla yapılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu tüm faturaların davalının e-defterlerinde cari hesap olarak kayıtlı olduğu, davalının defterlerine göre takipte talep edilen 23.258,46-TL tutarında borçlu olduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu tespit edilmiştir. HMK 222. madde uyarınca yapılan bu inceleme sonucunda davalı malların teslim edilmediğini savunmuş olsa da, ticari defterine kaydettiği fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının kabulü gerekir; zira deftere kaydedilen fatura konusu işin yerine getirildiğine karinedir. Teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlüdür.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

Gerekçe: Takibe konu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklandığından likit ve belirlenebilir niteliktedir. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ticari defterlerinde kayıtlı borç miktarı yönünden itirazın iptaline ve likit alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karşılıklı ticari defter kayıtlarının örtüşmesi halinde mal tesliminin ispatlanmış sayılacağı ve likit alacaklarda icra inkar tazminatına hükmedilmesi için kötü niyet şartının aranmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer itirazın iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Para borçlarında ifa yeri taraflarca belirlenmemişse, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesi de (HMK 10 ve TBK 89 uyarınca) yetkilidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali yetki itirazı ifa yeri ticari defter cari hesap alacağı likit alacak icra inkar tazminatı bilirkişi incelemesi

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 10HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/278

KARAR NO 2021/209

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAH.

TARİHİ 11/02/2020

NUMARASI 2017/47 Esas-2020/131 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/02/2021

Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin davalı şirket aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalı şirketin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında vaki itirazının iptaline, takibin devamına, %40'dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, ticari defter ve kayıtlarda davacının alacağının görülmediğini, taraflar arasında faturalara ilişkin mutabakat sağlanamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,her ne kadar davacı faturaların tebliğ evrakları ve sevk irsaliyelerini dosyaya sunmasa da faturaların her iki tarafın incelenen defterlerinde kayıtlı oldukları ve yine tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.258,46-TL alacaklı olduğu, dolayısıyla davacının tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat ettiği, zira deftere kaydedilen fatura konusu işin yerine getirildiğine karine olduğu, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyaya belge sunamadığı, dolayısıyla işlemiş faiz talebinin kabul edilmediği, davalı tarafın borcu ödediğine dair herhangi bir ödeme makbuzu, dekont vs ibraz etmediği, alacak likit olmakla davacının icra inkar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle ,davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 23.258,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine ve %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icraya itirazında yetki itirazını belirttiklerini, müvekkilinin tescilli adresinin Çorlu /Tekirdağ olup, yetkili mahkemenin Çorlu Mahkemeleri olduğunu,faturaların içeriğinin şirket yetkilisine tebliğ olmadığını ve taraflar arasında herhangi bir mutabakata varılmadığını,icra takibine konu olan borcun haksız ve mesnetsiz olduğunu, faturalarda mutabakat sağlanmadığını, faturayı tebliğ alanın şirket temsilcisi veya çalışanı olmadığını, şirket bünyesinde böyle birinin çalışmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TBK'nun 89. maddesi hükmü uyarınca borcun ifa yeri taraflarca belirlenmediği takdirde para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Mahkemece , HMK 10. ve TBK 89.maddeleri uyarınca davacı alacaklının ikametgahı mahkemesi olan İstanbul Anadolu Mahkemeleri de yetkili olduğundan 9.11.2017 tarihli oturumda davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazları reddedilmiş olup, davalı vekilinin yetkiye ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Talimat mahkemesi aracılığıyla davalının ticari edfterleri incelenmiş,bilirkişi raporunda ; davalının 2015-2016 yılı defterlerinin incelendiği, defterlerin e-defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında alındığı, dava konusu tüm faturaların davalının defterlerinde cari hesap olarak kayıtlı olduğu, davalının defterlerine göre takipte talep edilen asıl alacak tutarı olan 23.258,46-TL kadar borçlu olduğu, davalının defterleri ile davacının talep ettiği alacak miktarının birebir örtüştüğü belirtilmiştir.Yargılama sırasında tarafların ticari defterlerinin HMK 222 .maddesi uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde;

yapılan ödemeler, düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, tarafların ticari defterlerinin mutabık olduğu ,davacının davalıdan 23.258,46-TL alacaklı olduğu tesbit edilmiştir. Davalı malların teslim edilmediğini savunmuş ise de ,ticari defterlerine kaydettiği fatura muhteviyatı ürünleri teslim aldığının kabulü gerekir.Teslim aldığı mal bedelini ödemekle yükümlüdür.Takibe konu alacak faturaya dayalı cari hesap alacağından kaynaklandığından likit ve belirlenebilir olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı da bulunmamaktadır. Bu durumda davalının ticari defterlerinde kayıtlı borç miktarı yönünden itirazın iptaline likit alacak yönünden davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.588,78-TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 400- TL harcın mahsubu ile bakiye 1.188,78‬-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.16/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144472 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.