Muaccel alacağın ispatlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/536 E. 2021/621 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının varlığı ön koşuldur. Alacağın varlığı ve miktarı taraflar arasında ihtilaflı ve tespite muhtaçsa, ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğundan söz edilemez; bu durumda ihtiyati haciz talebi reddedilir. Alacaklının, teminat mektuplarının önceki borçlar için nakde çevrildiği gibi iddialarını delille ispatlaması gerekir; ispatlanamayan bu iddialar alacağın muacceliyetini kanıtlamaya yetmez.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz talebinin İİK 257/1 koşulları yönünden değerlendirilmesi → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin davalının vadesi geçmiş borçlarını ödememesi nedeniyle sona erdirildiğini, dava konusu alacağın teminat altında olmadığını, teminat mektuplarının sözleşme öncesi dönemdeki vadesi geçmiş borçlar için alınıp nakde çevrildiğini, dava konusu alacak için teminat bulunmadığını ve bunun sözleşmeyle de sabit olduğunu belirterek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in 2. cümlesine göre alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz talep eden, İİK 257/1 kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık ispat standardıyla mahkemeye kanaat getirecek şekilde göstermek zorundadır. İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda taraflar arasında ilk çerçeve sözleşmesi, bu sözleşmenin eki bayilik sözleşmesi ve sonradan imzalanan ikinci sözleşme bulunmakta, davalı tarafça verilen teminat mektuplarının önceki borçlar için nakde çevrildiği iddia edilmekte, ancak davacı bu hususu ispatlayacak delil ve belge sunmamıştır. Ayrıca taraflar arasındaki ilk sözleşme, ikinci sözleşme ve cari hesap ilişkisindeki bakiye borç miktarı konusunda da ihtilaf bulunmaktadır. Bu açıklamalar karşısında İİK 257 kapsamında vadesi gelmiş bir alacaktan bahsetmek mümkün olmadığından ihtiyati haczin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Alacağın varlığı ve miktarının ihtilaflı olduğu, tespite muhtaç olduğu hallerde İİK 257/1 kapsamında muaccel bir para alacağından söz edilemeyeceği ve ihtiyati haciz talebinin bu nedenle reddedileceği yönündeki değerlendirme, benzer ihtiyati haciz taleplerinde emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ muaccel alacak↗ yaklaşık ispat↗ teminat mektubu↗ cari hesap ilişkisi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/536
KARAR NO 2021/621
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/01/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/51 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/04/2021
İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haczin reddine yönelik 29/01/2021 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde, davalı şirket ile davacı arasında aktedilen Yatırım Çerçeve Sözleşmesi ve Bayilik sözleşmesi gereği taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu,sözleşme gereği davacının kendisine yüklenen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini buna nağmen davalının davacıya karşı üstlendiği yükümlülüklerini eksik ifa ettiği ve bir kısmını hiç ifa etmediğini,taraflar arasındaki 10.08.2018 tarihli sözleşmenin 4.1 maddesi kapsamında ödemesi kararlaştırılan KDV dahil 2.338.792,17-TL lik tutarı fiilen KDV dahil 1.16.356,3TL ödediğini, davalının işbu sözleşme kapsamında eksik ödemeleri 1.205.793,10-TL'lik bakiye borcu bulunduğunu, İİK 257/1 maddesi gereği davacının muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağı için teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak alacağın ticari faizi ile birlikte ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ
Mahkemece ibraz edilen sözleşme ve sözleşme ekindeki davacı cari hesap ve kayıtlarına göre , davacının sözleşme teminatı olarak, yapılan yatırım karşılığı davalıdan 15.000.000-TL teminat mektubu alınması ve teminattan 14.250.000-TL bakiye bulunması nedeni ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde taraflar arasındaki sözleşmenin , davalınnı vadesi geçmiş borçlarını ödememesi nedeni ile sona erdirildiğini,dava konusu alacağın teminat altında olmadığını,ilgili teminatın taraflar arasındaki sözleşmeden önceki döneme ilişkin vadesi geçmiş borçları için alındığını ve nakte çevrildiğini,dava konusu alacak için teminat bulunmadığını,bu hususun sözleşme ile de belirli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep İİK 257 maddesi gereğince ihtiyati haciz talebine ilişkindir. Taraflar arasında ilki 12.10.2017 tarihli çerçeve yatırım sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin 7.1 maddesinde davalının her biri 3.000.000-TL tutarındaki 5 adet toplam 15.000.000-TL teminat mektubunu vermesi ve sözleşmenin süresinin bayiinin EPDK lisansının alınmasından itibaren 60 ay olduğu kararlaştırılmıştır.Aynı sözleşmenin eki olarak düzenlenen 16.10.2017 tarihli bayilik sözleşmesinin 9. Maddesinde de bayi tarafından verilecek teminatlar, teminat mektubu ve ipotek olarak belirlenmiştir.Yine taraflar arasında 10.08.2018 tarihinde yeni bir sözleşme imzalanmış ve 4.1 Maddesinde davalının verdiği teminat mektuplarının nakte çevrilerek ve kalan bakiye borcun miktar olarak 2.338.792,17 TL olarak belirlendiği,ayrıca 4.4 maddesinde taraflar arasında devam eden İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/676 E.
sayılı davalının açtığı davadan vazgeçeceğinin kararlaştırıldığı,yeni dönemin satış koşulları ve ekinde kesin teminat başlıklı belge bulunduğu anlaşılmıştır. İ.İ.K.'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İ.İ.K.'nın 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme ve davalı tarafından verilen teminat mektuplarının önceki borçları için nakte çevrildiğini iddia eden davacının bu hususları ispatlayacak bir delil ve belge sunmadığı gibi,taraflar arasındaki ilk sözleşme, 10.08.2018 tarihli ikinci sözleşme ve cari hesap ilişkisindeki bakiye borç miktarı konusunda da ihtilaf bulunmaktadır.Bu açıklamalar karşısında İİK 257 maddesi kapsamında vadesi gelmiş bir alacaktan bahsetmek mümkün olmadığından davacı tarafından İİK 257 maddesi gereğince talep edilen ihtiyati haczin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygundur.Talep eden davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/04/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/144311 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi