6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Üye işyeri sözleşmesinde ciro taahhüdüne aykırılık nedeniyle bloke bedelinin iadesi talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/12 E. 2021/56 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Bankacılık işlemi (üye işyeri sözleşmesi - bloke bedelin iadesi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Üye işyeri sözleşmesinde davacının belirli bir aylık ciro hedefini tutturması karşılığında düşük komisyon oranı uygulanacağı, hedefin tutturulamaması halinde bankanın uğrayacağı zararın davacı tarafça üstlenileceği ve bankaya rehin/hapis/takas/mahsup hakkı tanındığı kararlaştırılmışsa; banka bu sözleşme hükmüne dayanarak fiilen oluşan komisyon farkı zararını davacının hesabındaki bedele bloke koyarak mahsup edebilir ve bu işlem haksız el koyma sayılmaz, bedelin iadesi istenemez.

Ele alınan sorunlar

Bankanın komisyon farkı zararı nedeniyle davacı hesabına bloke koymasının haksız el koyma niteliğinde olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, taahhüt edilen en çok ciro rakamının esas alınmasının hatalı olduğunu, mevcut ciro rakamlarının taahhüt edilen en az ciro rakamlarının üzerinde olduğunu, sözleşmeye aykırılığın bulunmadığını, davalının zararına dair belge olmadığını ve varsayıma dayalı zarar hesabı yapılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: 20.05.2015 tarihli üye işyeri sözleşmesinde, davacıya teslim edilecek POS cihazlarındaki kredili satışlarda aylık ciro miktarının tutturulması şartıyla düşük komisyon oranı (%0,45) uygulanacağı, ciroların taahhüt edilen tutarın altında kalması veya hesap ortalamasının tutturulamaması halinde bankanın uğrayacağı zarara karşı cezai şart/zarar sorumluluğu üstlenildiği kararlaştırılmıştır. Bilirkişi incelemesinde, davalı bankanın kararlaştırılan komisyon oranı üzerinden 2015 yılında 26.805 TL POS geliri elde ettiği, buna karşılık BKM'ye 40.331 TL takas komisyonu ödediği, bu suretle 2015 yılında 13.526 TL, 2016 yılında ise 6.281 TL zarara uğradığı, toplam zararın 15.210 TL olarak hesaplandığı belirlenmiştir. Sözleşmede banka bu şekilde zarara uğradığı takdirde zararın davacı tarafça üstlenildiği kararlaştırıldığından, davalı bankanın komisyon farkı zararı nedeniyle davacı hesabına bloke koyması haksız sayılamaz; davacı vekilinin bankanın zarara uğramadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Blokeye konu bedelin cezai şart mı yoksa fiili zarar mı olduğu ve bankanın sözleşmesel mahsup/takas yetkisi → ret

İddia: Davacı vekili, bloke sebebinin cezai şart mı yoksa fiili zarar mı olduğunun belli olmadığını, cezai şart kabul edilse bile bu tutardan indirim yapılması gerektiğini, gerçek bir zararın bulunmadığını ve tutarın fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Blokeye konu bedelin cezai şart değil, davalı bankanın komisyon farkından kaynaklanan fiili zarar niteliğinde olduğu; sözleşmenin rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı başlıklı hükmü ile davalı bankaya bu bedele bloke koyma yetkisinin verildiği gözetildiğinde, dava konusu bedelin iadesinin istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Bankacılık üye işyeri sözleşmelerinde ciro taahhüdüne aykırılık halinde bankanın komisyon farkı zararını sözleşmesel takas/mahsup yetkisine dayanarak hesaba bloke koymasının haksız el koyma sayılmayacağı ve bu bedelin iadesinin istenemeyeceği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
üye işyeri sözleşmesi cezai şart fiili zarar takas ve mahsup hakkı komisyon farkı bloke

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — H.M.K. 353(1)b-1H.M.K. 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/12

KARAR NO 2021/56

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/11/2017

NUMARASI 2016/948 Esas-2017/1143 Karar

DAVA

Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/01/2021

Davanın reddine yönelik hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Gaziosmanpaşa Şubesinden 8 adet GPRS POS cihazı aldığını, bu cihazların bankaya 25.05.2016 tarihinde teslim edildiği, teslim tarihine kadar olan komisyonların bankaya ödendiğini, buna rağmen davalı bankanın bankadaki şirketin 15.000-TL sına bloke koyduğunu, söz konusu paranın ödenmesi için bankaya Beyoğlu ... Noterliği'nden 31.05.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen paranın ödenmediğini ileri sürerek söz konusu tutarın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili banka ile davacı şirket arasında POS cihazları kullanımı hakkında 20.05.2015 tarihinde Üye İşyeri Sözleşmesi imzalandığını, davacının kendisine bağlanan POS cihazlarında yapılan harcamaların ve cironun sözleşmede kararlaştırılan miktarın altında kalmaması gerektiğini, cironun taraflarca kararlaştırılan miktarın altında kalması halinde bankanın oluşan zararının davacı şirketçe karşılanacağının kabul ve taahhüt edildiğini, Üye İşyeri Söyleşmesinin l., 6. ve 7. maddelerinde uygulanacak hükümlerin açıkça yer aldığını, bankanın uğradığı zararın 15.000-TL olduğu hesaplandığından dolayı davacının hesabına bloke konularak zararın tahsil edildiğini,davacının ileri sürdüğü gibi hesaba haksız el konulmuş olmadığını, sözleşmeye göre de bankanın müşterinin hesapları üzerinde rehin,takas ve mahsup hakkı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalının sözleşmeye göre davacı işyerine teslim ettiği GPRS li POS cihazları ile davacı şirketin gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği aylık ciroyu yerine getirmediği, davacı üye işyerinin, imza ettiği sözleşmeye göre 2016 yılı 4 ayında cari hesap ortalamasını tutturmakla beraber, 2015 yılı cari hesap ortalamasını tutturamadığı,davalı bankanın toplam olarak (19.807 TL-4,597 TL= 15.210- TL tutarında zararın fiilen tahakkuk ettiğinin tespit edildiği, imzalanan üye işyeri sözleşmesine göre davacının belirlenen aylık hedefleri tutturamadığından sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine uygun olarak davalı banka tarafından el koyulan bedelin iadesinin istenemeyeceği, haksız el koymanın söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin, banka ile yaptığı sözleşme ile aylık ciro tutarının en az 3.000-TL en çok 750.000-TL olacağını taahhüt ettiğini, taahhüt edilen en çok ciro rakamının esas alınarak zarar hesabının doğru olmadığını, mevcut aylık ciro rakamlarının, taahhüt edilen en az ciro rakamlarının üzerinde olduğundan müvekkili şirketin sözleşmeye aykırılığından bahsedilemeyeceğini,irdelenmesi gerekenin bankalarca yapılan genel uygulamalara göre değil, sözleşme koşullarına göre işlem yapılıp yapılmadığı olduğunu, davalının zararına dair hiçbir belge olmadığını, varsayımlara dayalı olarak zarar hesabı yapılamayacağını, bloke konulan bedelin, zarar mı yoksa cezai şart adı altında mı tutulduğunun belli olmadığını,davalı banka lehine uygulanmış komisyon oranlarının makul olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini, cezai şart kabul edilse dahi bu rakamdan indirim yapılması gerektiğini, gerçek bir zarar söz konusu olmadığı gibi fahiş bir tutar olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı hesaplarında bulunan 15.000-TL nin davalı banka tarafından haksız el konulduğu ileri sürülerek iadesi istemine ilişkindir.

20. 05.2015 tarihli üye işyeri sözleşmesinde ;davacıya teslim edilecek pos cihazlarında kredi kartı ile yapılacak kredili satışlarda aylık ciro miktarlarının tutturulması şartıyla ,satış bedellerinin ödenmesi sırasında bankaca uygulanacak kredi kartları merkezine ödenecek takas komisyonları dikkate alınarak %0,45 komisyon oranı uygulanması ,gerek kredili satışların finansmanı ve gerekse satış bedellerinin üye işyerine düşük komisyon karşılığı erken ödenebilmesi için davacının yerine getirmeyi üstlendiği aylık ciro miktarının tutturulmuş olması ,ayrıca banka hesabında 200.000-TL bulundurulması şartlarına bağlandığı,ciroların taahhüt edilen tutarın altında kalması ,hesap ortalamasının tutturulamaması halinde ise bankanın uğrayacağı zarara karşı cezai şart uygulanacağı kararlaştırılmıştır.

Yapılan bilirkişi incelemesinde belirlendiği üzere ;davalı banka kararlaştırılan komisyon oranı üzerinden 2015 yılında POS geliri toplamı 26.805-TL gelir elde etmiş ise de , BKM ne 40.331-TL takas komisyon tutarı ödemiştir.Davacı banka 2015 yılında -13.526 TL zarar etmiştir. 2016 yılında ise , POS geliri toplamı 17.840 TL, bankanın BKM ödediği takas komisyon toplamı 24.121 TL, davacı bankanın 2016 zararı -6.281- TL zarar etmiştir.Buna göre davalı banka davacıdan komisyon farkı zararı için davacının hesabına bloke konulması işlemi haksız sayılamayacaktır.Banka tarafından uygulanan indirimli komisyon oranı nedeniyle toplam zararın 15.210-TL olduğu hesaplanmıştır.Aynı sözleşme de,banka bu yolla zarara uğradığı takdirde davacı zararı üstlenmiş olup,davacı vekilinin davalı bankanın zarara uğramadığına yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

Davacı vekili ,bloke sebebinin cezai şart mı,fiili zarar mı olduğunun belli olmadığını ileri sürmekte ise de zararın fiili zarar kapsamında olduğu,sözleşmenin rehin,hapis,takas ve mahsup hakkı başlıklı hükmü ile davalı bankaya bloke yetkisi verildiği gözetildiğinde da a konusu bedelin iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu itibarla davacı vekilinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 19/01/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/143734 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.