6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sermaye taahhüdü açıklamalı havalede yaklaşık ispat koşulu oluşmadı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/148 E. 2021/124 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklının, İİK 257/1 ve 258/1 maddeleri uyarınca muaccel bir para alacağının varlığını yaklaşık ispat düzeyinde göstermesi gerekir; alacağın varlığı ve niteliği (örneğin borç mu yoksa sermaye taahhüdü ödemesi mi olduğu) esas yargılamaya muhtaç şekilde ihtilaflıysa, ortada muaccel bir para alacağı bulunduğu kabul edilemeyeceğinden ihtiyati haciz talebi yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde yaklaşık ispat koşulunun oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, TTK 358. madde uyarınca anonim şirket pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağının düzenlendiğini, istisnai hallerin bu davada bulunmadığını, davalının pay ortağı olduğu dönemde şahsi hesabına hukuki dayanağı olmadan gönderilen tutara ilişkin banka dekontunun ibraz edildiğini, bu nedenle yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ileri sürerek ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılıp kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK 258/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. Bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden, İİK 257/1 maddesindeki bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak ispat etmelidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacı tarafça yapılan havalenin açıklamasının 'sermaye taahhüt ödemesi' şeklinde olması ve davalının hisselerini devrettiği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde, bu havalenin davalı tarafından iadesinin gerekip gerekmediği ancak yapılacak yargılama sonucunda belirlenebilecek bir husustur. Dosyaya sunulan delillerin incelenmesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat düzeyine ulaşılamadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Havale açıklamasının 'sermaye taahhüt ödemesi' olması ile davalının pay devri savunmasının birlikte değerlendirilmesi sonucu alacağın varlığının esas yargılamaya muhtaç bulunduğu hallerde ihtiyati haciz için gerekli yaklaşık ispat koşulunun oluşmayacağına ilişkin değerlendirme, benzer nitelikte muaccel alacağın tartışmalı olduğu ihtiyati haciz taleplerinde emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel alacak itirazın iptali sermaye taahhüdü pay sahibinin şirkete borçlanma yasağı

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/148

KARAR NO 2021/124

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/10/2020 (Ara Karar)

NUMARASI 2020/570 Esas 2020/630 Karar

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021

İlk derece mahkemesince verilen 26/10/2020 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; 2016 yılında şirketin %20 hisseli ortağı olan davalının müvekkili firma hesabından kendi şahsi banka hesabına 19.12.2016 tarihinde 168.408-TL borç gönderdiğini, davalının 19.12.2016 yılında almış olduğu bu borcu hiç bir şekilde ödemediğini, TTK uyarınca da şirketlere olan şahsi borçların ivedilikle ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin ortaya çıkan ticari zararının bu tutar ile sınırlı kalmayıp bu para ile yapacağı ticari faaliyetlere de zarar verildiğini, müvekkili şirket tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine zamanaşımı ve pay devri sebebi ile itirazda bulunduğunu, ancak davaya konu uyuşmazlığın davalının TTK'ya da aykırı biçimde kendi hesabına para almasından kaynaklandığını, dolayısıyla davalının borcunun şahsi borç niteliğinde olmayıp devrinin de söz konusu olmadığını, bu sebepten dolayı pay devri ile sorumluluktan kurtulması gibi bir durumunun söz konusu olmayıp genel zamanaşımına tabi olacağını belirterek, davalının icra dairesine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, ayrıca açıkça iyiniyete aykırı davranışları ve mal kaçırma şüphesi sebebiyle davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz koyulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirketin ... Bankası Bakırköy şubesi TR... nolu hesabına ,19.12.2016 tarihi 17.04 de müvekkili tarafından 168.500-TL ödeme yapıldığı, icra takibi ile talep olunan sermaye taahhüdü borcunun yerine getirildiğini müvekkilinin şirketin yetkilisi olmadığını ,bu nedenle şahsi hesabına ödeme göndermesinin mümkün olmadığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, dava konusu alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığı hususları konusunda, dosya kapsamı ve sunulan delil durumuna göre bu aşamada İİK.257. maddeye göre yaklaşık ispat koşulunun oluştuğunu ispatlar kanaat verici belge sunulmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; TTK 358 maddesi uyarınca anonim şirket pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağının düzenlendiğini, istisnai hallerin bu davada mevcut olmadığını, davalı tarafın müvekkili şirkette pay ortağı olduğu dönemde şahsi hesabına hiçbir hukuki dayanağı bulunmadan gönderdiği tutarın banka dekontunun ibraz edildiğini, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davacı şirket hesabından davalının şahsi hesabına gönderdiği paranın ödenmesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasında davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İ.İ.K'nın 257. maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Somut olayda; davacı tarafından 19/12/2016 tarihinde "sermaye taahhüt ödemesi ... Canacankatan E"açıklaması ile 168.500-TL havale yapıldığına ilişkin davacı şirket hesabına ait hesap ekstresi dosyaya sunulmuştur.Ancak havalenin sermaye ödemesi açıklaması içermesi ,davalının da hisselerini devrettiği savunması değerlendirildiğinde davacı tarafça yapılan havalenin davalı tarafından iadesi gerekip gerekmediği yapılacak yargılama neticesinde belirlenecektir.

Dosya kapsamı sunulan delillerin incelenmesinde ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat düzeyine ulaşılamadığı kanaatına varılmıştır. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz isteyen davacı tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı/ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/02/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/143616 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.