Yetki sözleşmesi (MÖHUK 47) uyarınca yabancı mahkeme yetkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/112 E. 2021/114 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Taraflar arasındaki borç ilişkisi yabancılık unsuru taşıyor ve uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyorsa; taraflar MÖHUK 47/1 koşullarını (münhasır yetki esasına tabi olmama, yabancılık unsuru, borç ilişkisinden doğma) sağlayan yazılı bir yetki sözleşmesiyle uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilirler. Tacirler arasında akdedilen böyle bir yetki sözleşmesi, TBK 27 kapsamında emredici hükümlere, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırılık ya da imkânsızlık nedeniyle geçersiz sayılamaz; bu koşullar oluştuğunda dava, yetkisizlik nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin MÖHUK 47 koşullarına uygunluğu → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmenin dayatma maddeler içeren bir kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmeye konu hizmetin tamamının Türkiye'de ifa edildiğini, ihalelerin ve stokların Türkiye'de bulunduğunu ileri sürerek yetkisizlik kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: Sözleşmenin 23. maddesinde sözleşmenin Japonya kanunlarına tabi olacağı, 25. maddesinde ise sözleşmeden doğan uyuşmazlıkları görmeye münhasıran Japonya'nın Tokyo Bölge Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bu yetki sözleşmesi MÖHUK 47/1 kapsamında değerlendirilmelidir; bu maddeye göre (1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmemiş olması, (2) taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yabancılık unsuru taşıması, (3) uyuşmazlığın borç ilişkilerinden doğması halinde taraflar, uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler; anlaşmanın yazılı delille ispatı halinde geçerli olur ve dava ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk mahkemesinde görülür. Sözleşmenin 25. maddesindeki yetki sözleşmesi borç ilişkisinden doğması, yabancılık unsuru taşıması ve uyuşmazlığın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47'de aranan koşulları sağlamaktadır. Tarafların tacir olduğu bu ilişkide, MÖHUK 47 koşullarına uygun bir yetki anlaşması, TBK 27 kapsamında kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız bir sözleşme olarak değerlendirilemez. Bu nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların Tokyo Bölge Mahkemelerinde görüleceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulüyle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arasındaki yabancılık unsurlu borç ilişkisine dayalı sözleşmede yer alan yabancı mahkeme yetkisine ilişkin anlaşmanın MÖHUK 47/1 koşullarını taşıması halinde geçerli sayılacağı ve TBK 27 kapsamında geçersizlik iddialarının bu tür yetki sözleşmeleri açısından kabul edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan bir borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta, uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmiyorsa ve MÖHUK 47/1 koşulları (yazılı yetki anlaşması, yabancılık unsuru, borç ilişkisinden doğma) sağlanıyorsa, taraflarca yazılı olarak kararlaştırılan yabancı devlet mahkemesi yetkilidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı↗ yetki sözleşmesi↗ MÖHUK 47↗ yabancılık unsuru↗ münhasır yetki↗ denkleştirme tazminatı↗ acentelik/distribütörlük sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/112
KARAR NO 2021/114
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/10/2020
NUMARASI 2020/57 Esas 2020/429 Karar
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/02/2021
Davalı tarafın milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Exclusive Distributorship Agreement sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin tek yetkili distribütör kılındığını, davalı ... markasının ve ürünlerinin tanıtımı için gereken çabayı gösterdiğini, pazar payının oluşturulmasını ve genişletilmesini sağladığını, müvekkilinin başarılı bir şekilde çalışmalarını devam ettirirken davalı şirketin haklı ya da geçerli bir sebep olmaksızın 20/02/2019 tarihinde sözleşmeyi sonlandırdığını, bir takım şirketlerle ürün satışına ilişkin yapılan görüşmelerin ancak fesih sonrası sonuçlandığını ve satış işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin bu satışlara ilişkin kâr kaybına uğradığını, müvekkilinin elindeki stokların iade alınarak, bedellerin ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 40 yıldır davalı şirketin tek yetkili distribütörü olduğundan TTK 122.madde kapsamında denkleştirme tazminatı ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle HMK 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, 1.000-TL kâr kaybı, 1.000-TL stokların iade alınarak bedelinin ödenmesi, 1.000-TL denkleştirme tazminatından ibaret alacaklarının fesih tarihinden ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede açıkça Tokyo Bölge Mahkemesinin münhasıran yetkili kılındığını,yetki itirazında bulunduklarını davanın belirsiz alacak davası şartlarını taşımadığını, uyuşmazlığın Japon hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, Japon hukukuna göre müvekkili şirketin sözleşmeyi geçerli olarak yenilememe hakkını kullandığını, denkleştirme tazminatı istenebilmesine ilişkin maddi şartların da gerçekleşmediğini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmediğini, süresi sona erdiğinde yenilememe hakkını kullanarak sözleşmenin 11.maddesine uygun olarak geçerli bir şekilde sona erdirdiğini, davacı şirketin sözleşmeyi bir çok kere ihlal ettiğini ve müvekkilinin itibarını zedelediğini, davacının elinde kalan stoklara ilişkin hiçbir bilgi sunmadığını, taleplerini somutlaştırmadığını, bu nedenlerle davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, hukuki dayanaktan yoksun davanın esas bakımından reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşma yapmasının mümkün olduğu, olayda kamu düzenine ilişkin münhasır yetkinin söz konusu olmadığı, bu kapsamda davalının yetki itirazının kabulü ile, 5718 sayılı MÖHUK 47. Maddesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin 23. ve 25. Maddesi gereğince sözleşmeye dayalı davalarda Japonya-Tokyo Bölge Mahkemesinin münhasır yetkili olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmenin adeta bir kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sözleşmenin dayatma maddeler içerdiğini, ticari hayatta var olabilme gayesi ile imzalandığını, sözleşmeye konu tüm hizmetin Türkiye’de ifa edildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında aracı olduğu ihalelerin Türkiye’de olduğunu, stokların da Türkiye’de olduğunu, feshin hiçbir haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığını, müvekkili şirketi zarara uğratma amacı taşıdığını, müvekkili şirketin denkleştirme tazminatına hak kazandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; haksız fesih nedeniyle kâr kaybı, stokların iade ve satın alınması ve denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili ;cevap süresinde uluslararası yetki itirazında bulunarak mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir.Sözleşmenin 23. maddesi gereğince; sözleşmenin Japonya kanunlarına tabi olacağı ve söz konusu kanunlar uyarınca yorumlanacağı, 25.maddesinde ise, her iki tarafın sözleşmeden doğan veya sözleşme ile ilgili her türlü uyuşmazlığı görmeye münhasıran Japonya'nın Tokyo Bölge Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Yetki sözleşmesi MÖHUK 47/1 maddesi kapsamında değerlendirilmelidir. (1) Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmemesi, (2) taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yabancılık unsuru taşıması;
(3) taraflar arasındaki uyuşmazlığın borç ilişkilerinden doğması halinde uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma yazılı delille ispat edilmesi halinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk Mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması halinde yetkili Türk Mahkemesinde görülür.Sözleşmenin 25. maddesinde yer alan yetki sözleşmesi borç ilişkisinden doğması ,yabancılık unsuru taşıması ,uyuşmazlık Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmaması nedeniyle MÖHUK 47. maddede aranan koşulları sağlamaktadır. Tarafların tacir olduğu ilişki de MÖHUK 47 madde koşullarına uygun bir yetki anlaşması TBK 27.madde kapsamında kanunun emredici hükümlerine ,ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız bir sözleşme olarak değerlendirilemez.
Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlıkların Tokyo Bölge Mahkemelerinde görüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/143612 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi