Çekin rıza dışı elden çıkmasında yaklaşık ispat şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/293 E. 2021/296 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Çekin rıza dışı hamilin elinden çıkması nedeniyle açılan istirdat davasında ihtiyati tedbir talep edildiğinde, davacının yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını, davalının çeki kötü niyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlaması gerekir; bu yönde yeterli delil sunulmamışsa ihtiyati tedbir talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Çek istirdadı davasında ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşuluna bağlanması → ret
İddia: Davacı vekili, davalının çeki hangi mal veya hizmet karşılığında iktisap ettiğine ilişkin herhangi bir beyan veya delil sunmadığını, çekin iktisap tarihinin TTK 704 uyarınca görüldüğünde ödenir hükmü gereği 15/02/2020 olduğunun kabulü gerektiğini, ödemeden men yasağının bu tarihten önce ilgili bankalara bildirilmiş olması karşısında davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek TTK 792 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 389(2) uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hale geleceği veya ciddi bir zarar doğacağı endişesi gerekir; HMK 390 uyarınca talep eden davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin de mümkün olduğunu göz ardı etmez; bu nedenle tedbir teminata bağlanmıştır. TTK 792(1) uyarınca çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, çeki eline geçirmiş yeni hamil ancak kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür. Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya aittir; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının bu hususta yaklaşık ispat düzeyinde kanıt sunması gerekir. Dosyaya sunulan belgelerle bu düzeyde bir kanaate varılamadığından ihtiyati tedbir talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin rıza dışı elden çıkması nedeniyle açılan istirdat davasında ihtiyati tedbir talebinin, davacının TTK 792 kapsamında davalının kötü niyetli veya ağır kusurlu iktisabını yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlamasına bağlı olduğu yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ çek istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ ağır kusurla iktisap↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/293
KARAR NO 2021/296
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/89 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/03/2021
İlk derece mahkemesince verilen 25/12/2020 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, davaya konu çekin davalı tarafından icra takibine konulması üzerine Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/77 E. Sayılı dosyasından verilen 26.02.2020 tarihli ara karar ile ''Davacı vekiline ... Gebze Ticari Şubesine ait 15/02/2020 keşide tarihli ... seri nolu 50.000- TL bedelli çek hamiline karşı çek istirdadı davası açmak üzere 2 hafta kesin süre verilmesine, açılmadığı takdirde davanın reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verileceğinin ihtarına'' şeklinde ara karar kurulduğunu, davalı tarafından çek bedelinin tahsili durumunda müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararı söz konusu olacağından bu zarara sebebiyet vermemek adına davanın devamı süresince bahse konu çek hakkında ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın çekin istirdatı davası olduğu, davacının 6100 sayılı TTK'nın 792.maddesi uyarınca davalının çeki iktisabında kötü niyetli veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu kanıtlamakla mükellef olduğu, dosyanın gelmiş olduğu aşamada şimdilik bu yönde yaklaşık ispatın gerçekleşmemiş olduğu ve çekin ödeme aracı olduğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalının bahse konu çeki nasıl ve ne şekilde veya hangi mal veya hizmet karşılığında iktisap ettiğine yönelik herhangi bir beyanda bulunmadığını, delil sunmadığını, 6102 sayılı TTK'nun 792.maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiğini, çek iptali davasının 29/01/2020 tarihinde açıldığını, çeke ilişkin ödeme yasağı konulmasına ilişkin ilgili bankaya yazılan yazı tarihinin 07/02/2020 olduğunu, çekin vade tarihinin ise 15/02/2020 olduğunu, davalı yanın çeki iktisap tarihinin aksi ispat edilemediğine ve bu doğrultuda belge sunulamadığına göre TTK 704.maddesi gereğince görüldüğünde ödenir hükmü uyarınca 15/02/2020 tarihi olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olup, iktisap tarihi itibari ile ödemeden men yasağının ilgili bankalara bildirilmiş olması karşısında davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 Sayılı HMK 389(2) Maddesi :"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390 Maddesi :"... davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte;
zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki;ihtiyati tedbire, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.Somut olayda davacının ciranta olduğu çekin kaybolduğundan bahisle zayii nedeniyle açılan iptal davasında çeki ibraz eden davalı aleyhine TTK nun 665(1) maddesi uyarınca istirdat davası açılması için mehil verilmesi üzerine elde ki dava açılmıştır. Davacı tarafça; davalı ile herhangi bir ticari ilişki olmadığı, çekin davalıya nasıl ulaştığı bilgisi olmadığı, davalıya herhangi bir borcu olmadığı ileri sürülmektedir.TTK'nun 792(1) maddesi “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklindedir.
Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için anılan hususta davacının yaklaşık ispat düzeyinde kanıt sunması gerekmektedir. Dosyaya davacı tarafça sunulan belgeler ile yaklaşık ispat düzeyinde bir kanaate varılamadığından ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/142794 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi