Menfi tespit davasında yaklaşık ispat koşulu sağlanmadan tedbir talebi reddedilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/394 E. 2021/367 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İlamların icrası hükümlerine göre başlatılan icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasında, haciz sırasında verilen kambiyo senetlerinin üçüncü kişilere devrinin ve ibrazında ödenmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi, davanın esası yönünden yaklaşık ispat koşulu sağlanmadıkça kabul edilmez; ilamın kendisine ilişkin iddialar ancak kanun yolu başvurusunda ileri sürülebilir, ihtiyati tedbir talebinin dayanağı olamaz.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir talebinde yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla ticari münasebeti ve borcu bulunmadığını, icra takibine dayanak belge olmadığını, haciz ve muhafaza tehdidi ile usulsüz senetlerin üçüncü kişilere devri tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, tedbir verilmemesi halinde şirketin ticari faaliyetinin duracağını ve iflasa sürüklenebileceğini, HMK 389/1'deki ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkânsız hâle geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğacağı endişesi hâllerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl yargılamadan ayıran özellik ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez, hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin de mümkün olabileceğini gözardı etmez. Somut olayda dava, ilamların icrası hükümlerine göre başlatılan icra takibinde alacaklıya haciz sırasında verilen kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. İlama ilişkin iddialar ancak kanun yolu başvurusunda dinlenebilecek niteliktedir. Davacının talebi, açılan menfi tespit davasında senetlerin ödenmemesi ve üçüncü şahıslara ciro edilmemesine ilişkin olduğundan, davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlamların icrası çerçevesinde başlatılan takip nedeniyle açılan menfi tespit davasında, ilama ilişkin iddiaların ihtiyati tedbir talebinin dayanağı yapılamayacağı ve yaklaşık ispat koşulunun bu tür davalarda nasıl değerlendirileceğine ilişkin tespiti içermesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ geçici hukuki koruma↗ menfi tespit davası↗ ilamların icrası↗ kambiyo senedi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/394
KARAR NO 2021/367
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/12/2020 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/690 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2021
İhtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... firması ile iş yaptığı, davalının, dava dışı firmanın sahibi ile baba oğul olduğu, müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilince takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafça müvekkili şirketin adresinin farklı gösterilerek müvekkili aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, müvekkilince davadan haberdar olunmadığını, icra takibinde gösterilen adres ile İstanbul 21. ATM'ne ait 2019/116 esas sayılı dosyada belirtilen adresin farklı olduğunu, dava dosyasındaki tebligatların usulsuz olduğunu, nitekim müvekkilinin mayıs 2018 tarihinde adresini değiştirdiğini ve bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, bu dosyada alınan ilam ile müvekkilinin adresine hacze gidildiğini, müvekkiline dosya kapak hesabını aşacak şekilde 457.500-TL'lik bir protokol imzalatıldığını, 150.000-TL ve 157.500-TL tutarında senetlerin icra tehdidi altında imzalatıldığını,senetlerin bono vasfına haiz olmadığını, davalı tarafından mezkur dava dosyasına sunulan teslim fişlerinin asıllarının müvekkilinde bulunduğunu, davalının bu teslim fişleri üzerinde tahrifat yaptığını beyan ederek;
kambiyo senedi vasfı taşımayan 150.000-TL ve 157.500-TL tutarındaki senetlerin üçüncü kişilere devredilmemesi, ibrazında ödenmemesi ve ayrıca kambiyo senedi vasfında icra takibine konu edilmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesine, Av. ...'ın banka hesaplarına tedbiren bloke konulmasına ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasındaki takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının dayanağının İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/116 Esas sayılı dosyasından verilen karar ilamı olduğu, bu ilam kapsamında takip başlatılıp hacze gidildiği, senetlerin kambiyo vasfı taşıyıp taşımadığının yargılama sonucunda anlaşılacağı ve senetlerin haciz esnasında verildiği beyan olunduğundan, davacı tarafça iddia edilen hususlarda bu aşamada yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından, davacı tarafça talep edilen 150.000-TL ve 157.500-TL tutarındaki senetlerin 3. kişilere devredilmemesi, ibraz edildiği takdirde ödenmemesi ve ayrıca kambiyo senedi vasfında icra takibine konu edilmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı ilamsız ödeme emrinin müvekkilinin resmi ve gerçek adresine gönderildiğini, müvekkilinin davalıyla hiçbir ticari münasebeti ve borcu olmadığından ve icra takibi dayanağı belge de bulunmadığından ödeme emrine itiraz ettiğini, haciz ve muhafaza tehdidi ile usulsüz senetlerin 3. kişilere devri tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, ihtiyati tedbir kararının verilmemesi halinde ödemelerini yapamaz hale geleceğini, bunun da müvekkili şirketin ticari faaliyetinin durmasına ve iflasına sebep olacağını, müvekkilin bakımından HMK.'nın 389/1 maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleştiğini,ivedi olarak tedbir kararı verilmesi gerekirken tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
6100 Sayılı HMK 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.
Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.İİK 72. maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca davanın esası bakımından haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Somut olayda, tüm dosya kapsamına göre eldeki dava , ilamların icrası hükümlerine göre başlatılan icra takibinde alacaklı tarafa haciz sırasında verdiği kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine ilişkindir.İlama ilişkin iddiaların ancak kanun yolu başvurusunda dinlenebilecek niteliktedir.Davacının talebinin açılan menfi tesbit davasında senetlerin ödenmemesi ,üçüncü şahıslara ciro edilmemesine ilişkin olduğu gözetildiğinde ,davacı tarafça yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince , yaklaşık ispat sağlanmadığından isteğin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında isabetsizlik olmadığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 4,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 11/03/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/142131 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi