Müteselsil kefilin kredi kartı ve ticari kredi borcundan sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/454 E. 2021/550 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Kredi Sözleşmesi Kaynaklı Alacak, Müteselsil Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kefalet sözleşmesi, kefaletin yapıldığı tarihte uygulanan Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584. maddelerinde öngörülen şekil şartlarını (yazılı şekil, azami miktar ve kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalette bu ibarenin el yazısıyla yazılması, evli kefil için eş rızası) taşıyorsa geçerlidir ve müteselsil kefil, asıl borçlunun temerrüdü dahil borcundan kefalet limiti dahilinde sorumludur. Genel kredi sözleşmesinde kararlaştırılan ve TCMB tarafından belirlenen oranlarla örtüşen temerrüt faizi oranları fahiş sayılamaz.
Ele alınan sorunlar
Kefalet sözleşmesinin şekil şartlarına uygunluğu ve geçerliliği → ret
İddia: Davalılar yalnızca genel kredi sözleşmesini imzaladıklarını, kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzaları bulunmadığını ve müteselsil kefalet için TBK'da belirlenen şartların bulunmadığını, borçtan sorumlu tutulamayacaklarını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Davalıların imzaladığı kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu sabittir. Dolayısıyla müteselsil kefil olan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ile ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Temerrüt faiz oranının fahiş olup olmadığı → ret
İddia: Davalılar, borçlunun temerrüdü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden kefilin sorumlu olmayacağını ve uygulanan faiz oranlarının hukuka uygun olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 11.1. maddesinde temerrüt halinde bankaca kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek orandaki faize %50 oranında faiz ilave edilerek bulunan oranda temerrüt faizi işletileceği kabul edilmiştir. Buna göre taksitli ticari kredi borcuna kredi kartı faiz oranı olan %24,24 oranına %50 ilave edilmek suretiyle talep olunan %36,36 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir. Kredi kartı borcuna işletilmesi talep edilen %30,24 oranında temerrüt faizi TCMB tarafından belirlenen oranda bulunduğu gibi, bilirkişi raporunda hesap ekstrelerinde de TCMB tarafından belirlenen oranlarda gecikme faizi uygulandığı tespit edilmiştir. Kurumsal kredi kartlarında da TCMB tarafından belirlenen oranlarda faiz uygulanacak olup bu oranların fahiş olduğu ileri sürülemez; taksitli ticari krediye uygulanması talep olunan oran da fahiş sayılamayacağından davalılar vekilinin faize ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacak miktarının fazla hesaplanıp hesaplanmadığı ve masraf talebine ilişkin belge eksikliği → ret
İddia: Davalılar, asıl alacağın fazla hesaplandığını, masraf olarak talep edilen tutar için dosyaya belge sunulmadığını ve ihtarnamede belirtilen kredi numarası ile dosyaya sunulan belgelerdeki kredi numarasının birbirini tutmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Konusunda uzman bilirkişiden alınan raporda, ihtarnamenin davalılara farklı tarihlerde tebliğ edilmesi nedeniyle davalı ...'nın 15.4.2016, diğer davalıların 19.4.2016 tarihinde temerrüde düştükleri; hesap kat tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin kredi kartı borcundan dolayı 12.486,68-TL bulunan borcuna temerrüt tarihinden itibaren TCMB tarafından belirlenen oranlarda temerrüt faizi işletilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davalıların sorumluluk tutarlarının belirlendiği anlaşılmıştır. Asıl borçlu şirkete temlik eden bankanın şubesinden bir numarayla kredi kullandırıldığı, bilahare bu kredinin başka bir şubeye devredildiği, bu sebeple kredi numaralarının değiştiği, ancak ekstrelerin aynı krediye ait olduğu anlaşılmıştır. Taksitli ticari kredinin belirli tarihten sonraki taksitlerinin ödenmediği, kalan anapara ve akdi faiz ilavesiyle bulunan asıl borç üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davalıların sorumluluk tutarları hesaplanmış olup, yapılan hesaplamada fazlalık olmadığı gibi masraf tutarına ilişkin talebin de kabul edilmediği anlaşılmaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, genel kredi sözleşmesinde yazılı şekil şartlarına uygun olarak imzalanan müteselsil kefalet hükmünün geçerliliği ve kefilin asıl borçlunun temerrüdünden kaynaklanan sorumluluğunun kapsamı ile sözleşmede kararlaştırılan ve TCMB oranlarına dayanan temerrüt faizinin fahiş sayılamayacağına ilişkin değerlendirme, benzer kredi kartı/ticari kredi kefaleti uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet↗ itirazın iptali↗ hesap kat ihtarı↗ temerrüt faizi↗ icra inkar tazminatı↗ kredi kartı borcu↗ taksitli ticari kredi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/454
KARAR NO 2021/550
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/11/2020
NUMARASI 2016/944 Esas-2020/550 Karar
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/04/2021
Davanın kısmen kabulüne yönelik hükmün davalı ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; dava dışı ...Tic. Ltd. Şti'ne kredi kullandırıldığını, davalıların kredilere müteselsil kefil olduklarını,borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini,ihtarnameye itiraz edilmediğini, borcun ödenmemesi için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'ne ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20 tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, kredi kartı alacağı için 12.486,68-TL asıl alacak, 723,73-TL işlemiş faiz ve 36,19-TLbsmv üzerinden iptaline ve asıl alacağa takipte belirlenen oranda faiz uygulanmasına, işlemiş faiz yönünden borçlu ...'in tamamından, diğer borçluların 692,26-TL'sinden, 36,19-TL bsmvnin borçlu ...'in tamamından diğer borçluların 34,61-TL'sinden olmak üzere müteselsil sorumlu olduğuna, taksitli ticari kredi için 7.807,67-TL asıl alacak, 555,18-TL işlemiş faiz 27,76-TL bsmv üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirlenen oranda faiz uygulanmasına,asıl alacak için borçluların müteselsil sorumlu olduğu, 555,18-TL işlemiş faizin tamamından borçlu ...'in tamamından, diğer borçluların 531,04-TL'sinden, 27,76-TL bsmv'nin davalı ...'in tamamından, diğer borçluların 26,55-TL sinden sorumlu olduğuna, toplam 20.294,35-TL nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
1-Davalı ... ve ... ayrı ayrı verdikleri dilekçelerde ; yalnızca genel kredi sözleşmesini imzaladıklarını, kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzaları bulunmadığını,borçtan sorumlu tutulamayacaklarını, asıl alacağın fazla hesaplandığı, masraf olarak talep edilen tutar için dosyaya belge sunulmadığını,ihtarnamede belirtilen kredi numarası ile dosyaya sunulan belgelerdeki kredi numarasının birbirini tutmadığını, müteselsil kefalet için TBK'da belirlenen şartların bulunmadığını, borçlunun temerrüdü nedeni ile oluşan temerrüt faizinden kefilin sorumlu olmayacağını,icra inkar tazminatı koşulları bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
GEREKÇE
Eldeki dava;davacı temlik eden ... Bankası AŞ -İzmir Caddesi Şubesi ile davadışı ...ltd.şti ile imzalanan 13.11.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında şirkete tahsis edilen kredi kartı ile yapılan harcamalardan ve şirkete kullandırılan taksitli ticari kredinin ödenmeyen taksitlerinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584.
maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Bu kapsamda davalıların imzaladığı kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı ve geçerli olduğu sabittir. Dolayısıyla müteselsil kefil olan davalılar, asıl borçlunun borcundan (asıl borçlunun temerrüdü dahil) kefalet limiti ile ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sorumludur. Davalılar ;dayanak kredi sözleşmesini ,500.000-TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. İcra takibinde ( 13.049,86-TL kredi kartı + 7.807-TL taksitli ticari kredi) olmak üzere toplam 20.856,86-TL asıl alacak olmak üzere toplam 23.089,98-TL alacağın kredi kartı borcuna % 30,24,taksitli ticari krediye %36,36 oranında temerrüt faizi işletilerek tahsili talep edilmiştir.
Genel kredi sözleşmesinin 11.1.maddesinde temerrüt halinde banka tarafından kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek oranda ki faize %50 oranında faiz ilave edilerek bulunan oranda temerrüt faizi işletileceği kabul edilmiştir. Buna göre ,taksitli ticari kredi borcuna kredi kartı faiz oranı olan %24,24 oranına %50 ilave edilmek suretiyle talep olunan %36,36 oranında temerrüt faizi uygulanması gerekmektedir.Kredi kartı borcuna işletilmesi talep edilen %30,24 oranında temerrüt faizi TCMB tarafından belirlenen oranda bulunduğu gibi bilirkişi raporunda hesap ekstrelerinde de de TCMB tarafından belirlenen oranlarda gecikme faizi uygulandığı tesbit edilmiştir.Kurumsal kredi kartlarında da TCMB tarafından belirlenen oranlarda faiz uygulanacak olup ,bu oranların fahiş olduğu ileri sürülemeyeceği ,taksitli ticari krediye uygulanması talep olunan oran fahiş sayılamayacağından davalılar vekilinin faize ilişkin istinaf sebebleri yerinde bulunmamaktadır.
Konusunda uzman bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda ; ihtarnamenin davalılara farklı tarihlerde tebliğ edilmesi nedeniyle davalı ...'nın 15.4.2016,diğer davalıların 19.4.2016 tarihinde temerrüde düştükleri ,hesap kat tarihi itibariyle asıl borçlu şirketin kredi kartı borcundan dolayı 12.486,68-TL bulunan borcuna temerrüt tarihinden itibaren TCMB tarafından belirlenen oranlarda temerrüt faizi işletilmek suretiyle takip tarihi itibariyle davalı ...'nın 13.246,60-TL ,diğer davalıların ise 13.2123,55-TL sorumlulukları bulunduğu belirlenmiştir. Asıl borçlu şirkete temlik eden bankanın İzmir Caddesi Şubesinden ... numara ile 36 ay vadeli aylık %0,74 (8,88) akdi faiz oranıyla kredi kullandırıldığı ,bilahere ...
numara ile Ankara Merkez şubesine devredildiği bu sebeble kredi numaralarının değiştiği ,ancak ekstrelerin aynı krediye ait olduğu anlaşılmıştır.Taksitli ticari kredinin 28.12.2015 tarihli ve sonraki taksitlerinin ödenmediği , ödenen son taksitten sonra kalan anapara tutarının 7.370-TL olduğu hesap kat tarihine kadar akdi faiz ilavesi ile asıl borcun 7.966-TL olduğu taleple bağlı kalınarak yapılan hesaplama neticesinde davalı ...'nın 8.390,61-TL diğer davalıların 8.365,26-TL sorumlulukları bulunduğu hesaplanmış olup,yapılan hesaplamada fazlalık olmadığı gibi masraf tutarına ilişkin talebin kabul edilmediği anlaşılmaktadır. İstinaf sebeblerine bağlı kalınarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde;
İlk derece mahkemesince itirazın kısmen iptaline karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp davalılar vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... ve ...'in istinaf başvurularının H.M.K.'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalılardan alınması gereken 1.474,15-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından yatırılan 739,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 735,13-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda H.M.K.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 08/04/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/141686 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi