6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Eş rızası aranmayacak kefalet istisnasında ortaklık durumu araştırılmalı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1029 E. 2021/1073 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TBK 584/3 uyarınca ticaret şirketinin ortak veya yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilen kefaletlerde eşin rızası aranmaz; bu istisnanın uygulanabilmesi için kefilin kefaletin kurulduğu tarih itibariyle şirketteki ortaklık veya yöneticilik statüsünün ticaret sicil kayıtları (hazirun cetvelleri gibi belgeler) üzerinden usulünce araştırılması gerekir. Bu araştırma yapılmadan salt eş rızası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, kaldırma ve yeniden inceleme yapılmak üzere mahkemesine iade sebebidir.

Ele alınan sorunlar

Kefilin eşin rızası istisnasından yararlanıp yararlanamayacağı (ortaklık durumunun araştırılması) → kabul

İddia: Davacı vekili, davalı kefilin asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle TBK 584/3 uyarınca eş rızasının aranmayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 584. maddesine göre eşlerden biri, diğerinin yazılı rızası olmadıkça kefil olamaz; bu rıza kefalet sözleşmesinin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmiş olmalıdır. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre, ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eşin rızası aranmaz. Somut olayda kefalet tarihi itibariyle evli olan davalı kefilin, kefaletin kurulduğu anda şirketteki ortaklık durumu usulünce araştırılmamıştır. Mahkemece ticaret sicil müdürlüğünden hazirun cetvelleri getirtilerek kefaletin kurulması anındaki ortaklık durumu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu araştırma yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TBK 584/3'teki eşin rızasının aranmayacağı istisnasının uygulanabilmesi için kefilin kefalet tarihindeki şirket ortaklığı/yöneticiliği durumunun somut olarak (ticaret sicil kayıtlarıyla) araştırılması gerektiğine ilişkin usuli bir gerekçe niteliğindedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet eş rızası TBK 584 ortaklık ilişkisi genel kredi sözleşmesi itirazın iptali hazirun cetveli

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 584 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-6

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1029

KARAR NO 2021/1073

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/10/2020 (Gerekçeli Karar) - 11/01/2021 (Ek Karar)

NUMARASI 2018/918 Esas - 2020/598 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin karar ve ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, diğer davalıların da sözleşme kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle davalılar hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalıların borca ve yetkiye itiraz ettiklerini, daha önceden hesap kat edilerek kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiğini, sözleşmede yetkili mahkeme ve icra dairelerinin kararlaştırılması nedeniyle takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalıların % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, itirazın kısmen iptali ile; ... nolu ticari kredi kalemi yönünden 153.893,65-TL asıl alacak olmak üzere toplam 158.035,46-TL alacağın asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %48 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile birlikte işletilmek suretiyle davalı borçlular ... A.Ş., ..., ...'den tahsili için; ... nolu kredi kartı alacak kalemi yönünden 93,29-TL asıl alacak, 1,45-TL işlemiş temerrüt faizi, 0,07 BSMV olmak üzere 94,81-TL'nin davalı borçlular ... A.Ş., ..., ...'den asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüt faizi ile %5 BSMV ile birlikte tahsili için; 2 adet Mer'i teminat mektubuna ilişkin 17.946,28-TL'nin davalılardan asıl borçlu şirket ...AŞ. tarafından gayri nakdi alacağın icra dosyasına depo edilmesi ve nakte dönüşmesi halinde dönüşme tarihinden itibaren tahsile kadar işleyecek %48 temerrüt faizi ve % 5 BSMV ile birlikte bu davalı borçludan tahsili için takibin devamına, davalılardan kefil ...'in şirket ortağı ya da yöneticisi olduğunun anlaşılamadığı, eş rızasının da bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın tümden reddine, gayrinakdi alacak yönünden genel kredi sözleşmesinde açık bir hüküm bulunmadığından davalı kefiller ...

ve ... yönünden davanın reddine, nakdi alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. 11/01/2021 tarihli ek karar ile ise, davalılar ... ve ... yönünden reddedilen gayrinakit alacaklarla ilgili HMK m.305/A gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı ...'nin davalı asıl borçlu şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle eş rızasının aranmayacağını, diğer yandan ise, sözleşme hükümlerine göre kefillerle ilgili gayrinakit alacağa ilişkin depo sorumluluğuna gidilebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ek karara karşı; davalı tarafın hükmün tavzihi yerine istinaf yoluna başvurması gerektiğini, davalıların gayrinakit alacakla ilgili depo sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit ve gayri nakit alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK 584. m. “(1)Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. ..(3) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, kefalet tarihi olan 24/02/2017 tarihi itibariyle evli olan davalı kefil ...'nin eşinin kefaletin kurulması anında açık muvafakati bulunmamakta ise, mahkemece davalı kefil ...'nin kefalet tarihi itibariyle şirketteki ortaklık durumu usulünce araştırılmamıştır. Mahkemece, ticaret sicil müdürlüğünden hazirun cetvelleri de getirtilerek kefaletin kurulması anında davalı kefil ...'nin şirketteki ortaklık durumu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yazılı nedenlerle, diğer istinaf nedeni incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak açıklanan şekilde inceleme yapıldıktan sonra sonucuna göre karar verilmek üzeredosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/918 Esas 2020/598 Karar sayılı 14/10/2020 Tarihli kararın ve 11/01/2021 tarihli ek kararın HMK.'nın 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 113,70-TL peşin istinaf karar harcının davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 01/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140392 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.