6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Vekaleti sona eren vekile tebligat yapılması nedeniyle kararın kaldırılması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/947 E. 2021/1080 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ Emsalusul emsali

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Vekalet görevi sona eren (istifa eden veya vekalet süresi dolan) vekile yapılan duruşma tebligatı, davacı asile usulüne uygun tebligat yapılmış sayılmaz. Bu şekilde geçersiz tebligat üzerine davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılması ve ardından açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır; asilin duruşma gün ve saatini usulüne uygun şekilde öğrendiğinden söz edilemeyeceği için bu yönde verilen karar kaldırılır.

Ele alınan sorunlar

Vekaleti sona eren vekile duruşma tebligatı yapılmasının usule uygunluğu → kabul

İddia: Davacı vekili, davayı açan vekilin 11/04/2017 tarihinde istifa ettiğini, dosyaya sonradan vekaletname sunan diğer vekilin de vekalet görevinin 31/12/2018 tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra tebligatların asile yapılması gerekirken vekile yapılmasının usule aykırı olduğunu, bu nedenle dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dosyanın incelenmesinde, davayı davacı bankaya vekaleten açan vekilin 11/01/2017 tarihinde istifa ettiği ve istifanın davacı bankaya tebliğ edildiği, dosyaya davacı adına vekaletname sunan diğer vekilin ise vekalet görevinin 31/12/2018 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonrasına ilişkin davacı bankayı temsilen vekaletname ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Buna karşılık, dosyanın ilk defa işlemden kaldırıldığı duruşma günü ile sonraki duruşma tarihleri, davacı asil yerine geçerli bir vekaletname bulunmadığı halde ilgili vekile tebliğ edilmiştir. Bu durumda davacı asilin duruşma gün ve saatini usulüne uygun bir şekilde öğrendiğinden ve davayı takipsiz bıraktığından bahsedilemeyeceğinden, dosyanın birinci defa işlemden kaldırılması ve devamında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Vekalet ilişkisi sona eren (istifa veya süre bitimi) vekile yapılan tebligatın geçersizliği ve bunun dosyanın işlemden kaldırılması/açılmamış sayılması kararına etkisi konusunda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin sona ermesi tebligatın asile yapılması dosyanın işlemden kaldırılması davanın açılmamış sayılması usulüne uygun tebligat

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/1-a-5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/947

KARAR NO 2021/1080

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/02/2021

NUMARASI 2016/718 Esas - 2021/236 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2021

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, Müvekkilinin, borçlu ... ve diğer borçlular ile yapmış olduğu 27/09/2011 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas saylı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak borca ve faize itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bu nedenle hali hazırdaki davanın açıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve müvekkili banka kayıtları incelendiğinde, davalının müvekkile borçlu olduğunun tespitinin yapılabileceğini, bu borca ilişkin davalıya kat ihtarnamesi gönderildiğini, davalının borcu bildiğini ve dilekçesinde kabul etmesine rağmen, alacağın diğer borçlulardan tahsil edilmesi gerektiğini savunduğunu ve itiraz ettiğini beyan ederek, davalının vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, 24/06/2016 tarihinde kendisine tebliğ edilen dava dosyasındaki borca itiraz ettiğini, 2011 yılında ... Ltd. Şti.'nin %40 ortağı olduğunu, 17/04/2011 tarihinde 27.000-TL olan hisselerinin 26.900-TL'sini diğer ortak ...'e devrettiğini, şirket müdürlüğü ile imza yetkisinin sona erdiğini, 17/04/2013 tarihinde şirketin icralık borcunun olmadığını, bu tarihten itibaren şirkette bulunmadığını ve hiçbir evraka imza atmadığını, 13/11/2012 tarihinde kalan son 100-TL'lik hissesini de ...'a devrettiğini ve ortaklıktan ayrıldığını, kredi sözleşmesine 13/11/2011 tarihinde attığı imza ile kefaletinin 17/04/2012 tarihi itibarı ile sonlanmış olduğunu, borcun diğer ortaklardan tahsil edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı vekilinin 08/10/2020 tarihli oturuma katılmadığı ve HMK 150.madde gereğince dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, davacı vekili tarafından 23/10/2020 tarihli talep dilekçesi ile dava dosyasının yenilendiği, 24/11/2021 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günün kendisine tebliğine karar verildiği ve 18/02/2021 tarihli celsede tekrar mazeret dilekçesi sunduğu, tekrar mazeret dilekçesi sunulmasının yargılamanın uzamasına sebebiyet verdiği şeklinde değerlendirilerek mazeretinin reddine karar verildiği, basit yargılama usulüne tabi olan davada işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya vekalet davayı açan Av. ...'un 11/04/2017 tarihinde vekillikten istifa ettiğini, bilahare dosyaya vekaletname sunan Av. ...'ın vekalet görevinin 31/12/2018 tarihinde sona erdiğini, bu safhadan sonra tebligatların asile yapılması gerekirken vekile yapılmış olmasının usule aykırı olduğunu, dolayısıyla duruşma günlerinin vekillik görevi sona eren vekil yerine asile tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin son oturum için haklı mazeret bildirdiğini, HMK m.316 uyarınca dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan doğrudan dosya üzerinden karar verilebileceğini, haklılıkların bilirkişi raporuyla sabit olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, yargılamanın devam ettiği 9. celsede davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek 08/10/2020 tarihinde dosya birinci defa işlemden kaldırılmıştır. Dosyanın yenilenmesinden sonra yapılan 24/11/2020 tarihli oturumda yine mazeret bildiren davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilmiş ve duruşma 18/02/2021 tarihine ertelenmiştir. 18/02/2021 tarihli duruşma için de davacı vekili tarafından mazeret dilekçesi verilmiş ise de, davacı vekilinin mazereti kabul edilmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinde, davayı davacı bankaya vekaleten açan davacı vekili Av. ...'un 11/01/2017 tarihinde istifa ettiği ve istifanın davacı bankaya tebliğ edildiği, dosyaya davacı adına vekaletname sunan Av. ...'ın ise vekalet görevinin 31/12/2018 tarihinde sonra erdiği, bu tarihten sonrasına ilişkin davacı bankayı temsilen vekaletname ibraz edilmediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık gerek dosyanın ilk defa işlemden kaldırıldığı 08/10/2020 tarihli duruşma günü, gerekse sonraki duruşma tarihleri davacı asil yerine, geçerli bir vekaletname bulunmadığı halde Av. ...'a tebliğ edilmiştir. Bu durumda davacı asilin duruşma gün ve saatini usulüne uygun bir şekilde öğrendiğinden ve davayı takipsiz bıraktığından bahsedilemeyeceğinden dosyanın birinci defa işlemden kaldırılması, devamında ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde olmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-5 maddesi gereğince kaldırılarak dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2021 Tarih 2016/718 Esas 2021/236 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140346 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.