Hisse üzerinde ihtiyati tedbirde teminat ve temsil kayyımı talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1082 E. 2021/1043 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Dava konusu hisselerin değeri ve alım hakkının doğup doğmadığı yargılama sonucunda belirlenecek bir uyuşmazlık konusu olduğunda, hisseler üzerine konulan ihtiyati tedbirin teminatsız uygulanması istenemez; HMK 392 uyarınca talep eden, haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zarara karşılık teminat göstermekle yükümlüdür. Ayrıca, bir şirket hissesine ilişkin devir uyuşmazlığında dava henüz sonuçlanmadan, hissedarlıktan doğan hakların (genel kurulda temsil gibi) kullanımını kısıtlayacak şekilde temsil kayyımı atanması, kilitlenme hali bulunmadıkça ve hakkın elde edilmesini imkânsızlaştıracak somut bir tehlike yaklaşık ispat düzeyinde gösterilmedikçe kabul edilmez.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbirin teminat karşılığı verilmesi → ret
İddia: Davacılar vekili, sözleşmeler uyarınca teminatsız olarak verilmesi gereken ihtiyati tedbir kararının teminat koşuluyla verilmesinin hatalı olduğunu, haklılıklarının kesin delillerle yaklaşık olarak ispat edildiğini, davalının muhtemel bir zararının bulunmadığını, teminat şartının hakka ulaşmayı zorlaştırıcı ve ölçüsüz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 392 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zarara karşılık teminat göstermek zorundadır; tedbire hükmedilirken tarafların hak ve menfaat dengesine uygun teminat takdir edilir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür; yaklaşık ispatla yetinilmesi ispatın aranmayacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispatta hâkim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf da olsa aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez; bu nedenle geçici hukuki korumalarda haksız çıkma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda davalının dava dışı şirketteki hisselerinin sözleşmede belirtilen usulde belirlenecek adil piyasa değeri üzerinden davacılara devri kararlaştırılmış olsa da, hisse değerlemesi taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu gibi, sözleşmenin 5.4 maddesinde düzenlenen hisse alım koşullarının oluşup oluşmadığı da yargılama sonunda belirlenecektir. Bu durumda ihtiyati tedbir talep eden taraf, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zarara karşılık teminat göstermek zorundadır; ilk derece mahkemesince hisse değerinin %15'i oranında teminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı hisselerine temsil kayyımı atanması talebi → ret
İddia: Davacılar vekili, müvekkillerine devri gereken hisselerin genel kurullarda sözleşmelere uygun şekilde temsil edilmesi gerektiğini, buna rağmen davalının genel kurullarda muhalefet şerhi vererek olumsuz oy kullanmak suretiyle bu hisseleri haksız şekilde kendi menfaatine kullandığını, ayrıca dava dışı şirketin ciddi bir kredi borcu altında olup işleyişinin kreditörlerce takip edildiğini ve bunun şirketin itibarını sarstığını belirterek red kararının kaldırılıp temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Temsil kayyımı atanması istemi, henüz derdest dava sonuçlanmadan dava konusu edilen davalı şirketin sahip olduğu hisselerden doğan haklarını kullanmasının kısıtlanması anlamına gelmekte olup, hüküm verilmeden hüküm sonucu elde edilebilecek sonuçları doğuracaktır. Genel kurullarda muhalefet şerhi verilmesi, şirketin kredi borcu bulunması gibi sebepler malikin hissedarlıktan doğan diğer haklarının kısıtlanmasına gerekçe yapılamaz. Oy sayısı itibariyle şirkette kilitlenme hali de mevcut değildir. Taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde, davacıların haklarının korunması için (hisselerin devrinin tedbiren önlenmesi yoluyla) yeterli tedbir alınmış olup, fazlaya ilişkin isteklerin reddi dosya kapsamındaki delillere uygundur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın, hisse değeri ve alım hakkı koşullarının esas yargılamada belirleneceği durumlarda tedbirin teminat karşılığı verilmesi gerektiğine ve dava konusu hisseye temsil kayyımı atanmasının hissedarlık haklarının erken kısıtlanması niteliğinde olup ancak kilitlenme veya somut hak kaybı tehlikesi yaklaşık ispat düzeyinde gösterilirse kabul edilebileceğine ilişkin değerlendirmesi, benzer hissedarlar sözleşmesi ihtilaflarında bölgesel olarak ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ teminat↗ yaklaşık ispat↗ temsil kayyımı↗ hissedarlar sözleşmesi↗ adil piyasa değeri↗ alım hakkı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1082
KARAR NO 2021/1043
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 21/04/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2021/201 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2021
21/04/2021 tarihli ara kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili; davacıların dava dışı ... AŞ'nin toplam 2000 adet hissenin ayrı ayrı 600'er hissesine, davalının ise 800 hissesine sahip olduğunu, A ve B grubu hissedar olan davacılar ile C grubu hissedar olan davalı arasında 09.06.2016 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve ek sözleşmeler imzalandığını, sözleşme ile A ve B grubu hissedarların belli şartlarla hisse alım satım haklarının düzenlendiğini, 9.10.2018 tarihli ek sözleşmede sermaye artırımına karar verilerek mevcut pay oranlarının bozulmaması için davacı şirketler tarafından şirket sermayesine aktarılması amacıyla davalıya toplam 10.000.000-usd borç verildiğini, 13.12.2019 tarihli ek sözleşmede de sermaye artışına karar verilerek müvekkilleri tarafından davalıya yine şirket sermayesine aktarılmak üzere toplam 16.600.000-usd borç verildiğini, ...'in yönetim kurulunun da hissedarlar sözleşmesine göre teşekkül ettirildiğini, şirketin sözleşme hükümlerine uygun olarak yatırımlarını tamamlayarak fabrikanın faaliyete geçtiğini, müvekkillerinin sözleşme gereği adil piyasa değerinin hesaplanması ve alım haklarının kullanımı amacıyla şirket yönetim kurulundan talepte bulunduklarını, bu kapsamda şirketin maden rezervlerine ilişkin rapor alındığını, alınan rapor sonrasında değerleme raporu alındığını, sonrasında müvekkilleri tarafından tespit edilen değer üzerinden her bir davacı için 78.000 adet C grubu hisseyi satın almak amacıyla davalıya 18.12.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak talebin davalı tarafından kabul edilmediğini, davalının temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin 11.1 maddesi gereğince 78.000 adet hissenin bu kez adil piyasa değerinin %75'i üzerinden 8.265.002,85-usd bedelle satışı için ihtarname gönderildiğini, davalının sözleşme gereği hisseleri devretmek zorunda olduğunu, adil piyasa değeri hesaplamasının sözleşmelere uygun olarak yapıldığını, şirketin adil piyasa değeri 55.100.000-usd olarak belirlendiğinden her bir davacıya devri gereken 78.000 hisse karşılığının 11.020.620-usd olduğunu, davalının sözleşmede öngörülen 14 gün içinde hisseleri devretmemesi nedeniyle temerrüde düştüğünü, temerrüt nedeniyle bu kez davacıların adil piyasa değerinin %75'i olan 8.265.002,85 -usd üzerinden alım hakkı doğduğunu, davalının temerrüde düşmesi nedeniyle sözleşmenin 7 ve 13.
maddeleri uyarınca her bir davacı için 5.000.000-usd cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek, 09.06.2016 tarihli hissedarlar sözleşmesi gereğince davalının ... şirketindeki 156.000 adet C grubu hissesinin müvekkillerinin davalıdan olan alacaklarından takas mahsubu ile müvekkillerine devrine, her bir davacı için 5.000.000-USD cezai şartın davalıdan tahsiline, davalının tüm hisselerinin üçüncü kişilere devir ve temlikinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, müvekkillerinin haklarının korunması adına davalı adına şirket genel kurullarına katılmak ve davalının pay sahipliğini sözleşmeye uygun olarak kullanmasını teminen ...'deki davalı hisselerine temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davanın konusu dava dışı şirket hisseleri olmayıp sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat davası olduğunu, bu nedenle dava konusu olmayan şirket hisseleri hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, davacıların tedbir istemekte hukuki yararının bulunmadığını, zira ...'in taraf olduğu kredi sözleşmesi gereğince müvekkilinin hisse senetlerinin alacaklı bankaya teslim edildiğini, davacıların haklılığının yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığını, şirket değerinin sözleşmeye aykırı olarak ve sözleşmede belirlenen zamandan önce belirlenmeye çalışıldığını, sözleşmenin 5.4 maddesinde belirlenen şartlar gerçekleşmeden davacıların hisse alım hakkını kullanmaya çalıştıklarını, aksi halde de uygun bir teminat bedeli belirlenmesini istediklerini, davacıların müvekkilinin hisselerine temsil kayyımı atanması talebinin de hukuki dayanağının bulunmadığını, uygulamada ancak organsız kalma hallerinde şirkete kayyım atandığını, şirket A, B ve C grubu hissedarları temsilen 6 kişilik yönetim kurulu ile temsil edilmekte olup, davacıların olduğu A ve B grubu YK üyelerinin olumlu oyu olmadan bir karar alınamadığından, şirketin organsız kalma ihtimali olmadığını belirterek, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; hisselerden kaynaklanan yetkinin kullanılmasının hakkın elde edilmesini imkansızlaştıracağı hususunda yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı, hissedarlık sözleşmesi, ek hissedarlık sözleşmeleri, adil piyasa değerine ilişkin 3. kişi şirket tarafından hazırlanan rapor dikkate alındığında, davalının ... A.Ş'de bulunan tüm hisselerinin 3. kişilere devir ve temlik edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, temsil kayyımı atanma talebinin reddine, 22.041.240-usd karşılığı olan 172.410.987,52-TL'nin %15'i olan 25.861.648,12-TL teminat yatırılması koşuluyla davalının ...'de bulunan tüm hisselerinin 3. kişilere devir ve temlikinin tedbiren önlenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacılar vekili;sözleşmeler uyarınca teminatsız olarak verilmesi gereken ihtiyati tedbir kararının teminat koşuluyla verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin davalı hisseleri üzerinde alım hakkının bulunduğunu, bu kapsamda haklılıklarının kesin delillerle yaklaşık olarak ispat edildiğini, bu nedenle teminat karşılığı tedbir kararı verilmesinin menfaatler dengesini zedelediğini, ayrıca davalının ihtiyati tedbir nedeniyle muhtemel bir zararının bulunmadığını, tedbirin teminat karşılığı verilmesinin müvekkillerinin hakkına ulaşmasını zorlaştırıcı mahiyette ölçüsüz olduğunu belirterek,kararın kaldırılarak teminatsız olarak tedbirin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 17.05.2021 tarihli dilekçesinde;davacıların hisseler üzerinde alım hakkı bulunduğunu, buna rağmen müvekkillerinin söz konusu hisselerin sağladığı haklardan yararlanamadığını, bu nedenle şirket hisse değerinin düşme riski bulunduğunu,genel kurullarda muhalefet şerhinde bulunarak, olumsuz oy vererek müvekkillerine devri gereken hisseleri haksız şekilde kendi menfaatine kullandıklarını, dava dışı Acacia şirketi ciddi bir kredi borcu altında olup, şirketin işleyişinin kreditörler tarafından takip edildiğini, bu durumun şirketin itibarını ve güvenirliğini sarstığını, bu nedenle dava konusu hisselerin genel kurulda sözleşmelere uygun şekilde temsili gerektiğini belirterek, red kararının kaldırılarak davalının hisselerinin genel kurullarda temsili açısından temsil kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, taraflarca imzalanan 09.06.2016 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve ek sözleşmeler konusu dava dışı şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması ve söz konusu hisselerin genel kurulda temsili bakımından temsil kayyımı atnması istemine ilişkindir. HMK'nın 392. maddesi uyarınca ise ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Bu nedenle ihtiyatı tedbire hükmedilirken karşı tarafın uğraması muhtemel zarara karşılık tarafların hak ve menfaat dengelerine uygun bir teminat takdir edilir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.
Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara karar verilirken haksız olma ihtimali de dikkate alınarak, talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 09.06.2016 tarihli hissedarlar sözleşmesi ve ek sözleşmeler ile davalının dava dışı ... şirketindeki hisselerinin sözleşmede belirtilen usulde belirlenecek adil piyasa değeri üzerinden davacılara devri kararlaştırılmış olsa da, hisse değerlemesi taraflar arasında uyuşmazlık konusu olduğu gibi, sözleşmenin 5.4 maddesinde düzenlenen hisse alım koşullarının oluşup oluşmadığı da yargılama neticesi belirlenecektir.
Bu durumda dava konusu hisseler bakımından ihtiyati tedbir talep eden taraf, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince hisse değerinin %15'i oranında teminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Davacılar vekilinin diğer talebi ; davalının hisselerine temsil kayyımı atanması isteğine yöneliktir.Bu istek henüz elde ki derdest dava sonuçlanmadan dava konusu edilen davalı şirketin sahip olduğu hisselerden doğan haklarını kullanmasının kısıtlanması anlamına gelmektedir.Henüz hüküm verilmeden hüküm sonucu elde edilebilecek sonuçları olacaktır. Genel kurullarda muhalefet şerhi verilmesi ,şirketin kredi borcu bulunması gibi sebebler malikin hissedarlıktan doğan diğer haklarının kısıtlanmasına gerekçe yapılamaz.
Oy sayısı itibariyle de şirkette kilitlenme hali mevcut değildir. Taraflar arasında ki menfaat dengesi gözetildiğinde davacıların haklarının korunması için yeterli tedbir alınmış olup ,fazlaya ilişkin isteklerin reddine karar verilmesi somut olaya ,dosya kapsamı delillere uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcının, davacılar tarafından peşin yatırılan 118,60-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 59,30-TL harcın davacılara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/07/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/140297 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi