6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtları ve BA formu ile teslimin karine ispatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/848 E. 2021/835 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında, takip konusu faturaların alacaklının kanuna uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında yer alması ile borçlunun BA formunda bu mallara ilişkin alışını Vergi Dairesine bildirmiş olması, malın/hizmetin borçluya teslim edildiğine karine oluşturur. Borçlu, bu karinenin aksini ispatlayamıyor ve kendi düzenlediği karşı faturanın dayanağı olan ticari ilişkiyi ve buna ilişkin belgeyi dosyaya sunamıyorsa, alacaklı olduğu iddiasına itibar edilmez ve borçlu teslim aldığı malın/hizmetin bedelini ödemekle yükümlü tutulur; bu şekilde belirlenen alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir.

Ele alınan sorunlar

Ticari defter ve BA formu kaydına göre malın/hizmetin teslim edildiğinin karine olarak kabulü → ret

İddia: Davalı, davacı tarafından sipariş verilen ürünlerin teslim alınmadığını, iade edilmediğini ve bu nedenle zarara uğradığını, taraflar arasındaki ticari ilişkideki kâr marjının düşük olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Uyuşmazlık konusu faturalar davacının kanuna uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında yer aldığından, bu defterler sahibi lehine delil niteliği taşımaktadır. Davalının BA (Büyük Alış) formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildirmiş olması karşısında, davalının malı/hizmeti teslim aldığının da kabulü gerekir. Davalı tarafça takip tarihinden sonra davacı adına düzenlenen 17.820-TL bedelli hizmet faturasının (fiyat farkı faturası olduğu ileri sürülen) dayanağı olan ticari ilişki ve buna ilişkin belge dosyaya sunulamamıştır; istinaf dilekçesinde ise davacının sipariş verip teslim almadığı, mal iadesi yapmadığı yönünde farklı bir gerekçe ileri sürülmüştür. Fatura düzenlemesine neden olan ticari ilişkiyi ve dayanağını açıklayamayan davalının alacaklı olduğu iddiasına itibar edilmemiştir. Tebliğ aldığı sabit olan faturalar muhteviyatı malı/hizmeti teslim aldığının kabulü gereken davalı, bu malların/hizmetin bedelini ödemekle yükümlüdür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi → ret

Gerekçe: Davacının fatura bedelini ödediği yönünde bir savunmada bulunmayan davalıdan 15.810,44-TL cari hesap alacağı bulunduğu belirlendiğinden, bu miktar likit ve belirlenebilir alacak niteliğinde olup icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari satımdan kaynaklanan alacak davalarında, alıcının BA formunda malı satın aldığını Vergi Dairesine bildirmiş olmasının, malın/hizmetin teslim alındığına karine oluşturacağı ve bu karinenin aksini ispat yükünün alıcıda olduğu yönündeki değerlendirme açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter ve kayıtların delil niteliği BA-BS formu karine ispat yükü icra inkar tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 222

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/848

KARAR NO 2021/835

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/01/2021

NUMARASI 2020/255 Esas 2021/41 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/06/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkil ile borçlu arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını fakat takibe haksız olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalının delil dilekçesi sunduğu, buna karşın cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan toplam 15.810,44 TL alacaklı olduğu, davalı tarafça takibe konu alacağa dayanak faturalara ilişkin bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirim yapıldığı, bu hususun davalıya ait BA-BS form örneklerinde de görüldüğü, dava konusu alacağın dayandığı faturaların davalının vergi kayıtlarında olması nedeniyle davacı lehine malların/hizmetin davalıya teslimi/hizmetin yerine getirilmesi hususunun karine olarak sabit olduğu (Y.

19. HD., 2016/8561E., 2017/2915 K., 10.04.2017), bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar davalı tarafça takip tarihinden sonra davacı adına 17.820-TL bedelli hizmet faturası düzenlenmiş ve bu faturaların fiyat farkı faturası olduğu belirtilmişse de iş bu faturaya konu alacağa dayanak belgenin dosyaya sunulamadığı, davalı tarafın rapora karşı itiraz ve beyanlarının soyut olduğu, davacı taraf defter ve kayıtları ile tespit edilen alacağa ilişkin herhangi bir ödeme belgesinin de dosyaya sunulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne; alacağın likit olması karşısında icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; ... numaralı e-arşiv faturasının davacı şirket tarafından müvekkilinden talep edilen ancak teslim alınmayan ürünlere binaen kesildiğini, davacının ürünlerin geri iadesini de yapmadıklarını, ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçmesi ile müvekkilinin zarara uğradığını, taraflar arasındaki ticari ilişkideki kar miktarının düşük bir seviyede olduğunu, güvene dayalı olarak yapılan ticari ilişkide davacı tarafından son faturanın 1.5 yıl önce kesilmiş olmasına rağmen karşı taraftan zarar talebinde bulunulup bu zararın bir kısmı için fatura kesildiğinde önce bu faturanın iade edildiğini, akabinde huzurdaki davayı haksız ve kötüniyetli olarak ikame ettiklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine karşı davalı- borçlunun itirazının iptaline ilişkindir. HMK 222.madde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir" hükmünü haizdir.Uyuşmazlık konusu faturaların davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının kanuna uygun tutulması sebebiyle sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde yevmiye defterinde yer alan davacıya ait bakiye ile muavin defterindeki bakiyenin birbiri ile örtüşmediği, bununla birlikte takip tarihinden sonra davalı tarafça davacı adına 17.820-TL bedelli hizmet faturası düzenlendiği, ancak iş bu faturanın davacı tarafça süresi içerisinde iade edildiği görülmüştür.

Davalı tarafından düzenlenen 17.280-TL bedelli fatura 7.3.2020 tarihli olup ,hizmet bedeli açıklaması taşımaktadır.Davalının düzenlediği bu faturanın dayanağı açıklanamamış,yargılama sırasında kar marjı çok düşük olduğundan bu durumun düzeltilebilmesi için düzenlendiği beyan edilmiş ise de ,istinaf dilekçesinde davacının sipariş verip teslim almadığı ,mal iadesi yapmadığı,zamanında mallar teslim alınmadığından zarara uğradığı beyanlarında bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının BA formları incelenmiş, davalı takip konusu faturalar muhteviyatı malları satın aldığını Vergi Dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. BA(Büyük alış) formunda davacıdan mal aldığını Vergi Dairesine bildiren davalının malı/hizmeti teslim aldığının da kabulü gerekir.

Davalı vekili her ne kadar her ne kadar davalı tarafça takip tarihinden sonra davacı adına 17.820-TL bedelli hizmet faturası düzenlenmiş ve bu faturaların fiyat farkı faturası olduğu belirtilmişse de iş bu fatura konusu alacağa dayanak belgenin dosyaya sunulmamıştır.Fatura düzenlemesine neden olacak ticari ilişkiyi ve dayanağını açıklayamayan davalının alacaklı olduğu iddiasına itibar edilmemiştir. Davalının tebliğ aldığı sabit olan faturalar muhteviyatı malları/hizmeti teslim aldığının kabulü gerektiğinden, teslim aldığı malların/hizmetin bedelini ödemekle yükümlüdür. Davacının, fatura bedelini ödediği savunmasında bulunmayan davalıdan 15.810-44TL cari hesap alacağı olduğu belirlendiğinden bu miktar alacak için itirazın iptaline ve likit ,belirlenebilir alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Tüm bu açıklanan nedenlerle; istinaf sebebleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.080,01-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 270-TL harcın mahsubu ile bakiye 810,01-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Hükümden sonra davacı gider avansından karşılanan 65-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/139106 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.