6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşme ilişkisi ispatlanamadığından TBK 89/1 ve HMK 10 yetkisi uygulanamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1208 E. 2021/1388 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Sözleşmeden kaynaklandığı ileri sürülen bir alacak davasında, davalı faturaya süresinde itiraz etmiş ve taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya imzalı belge bulunmuyorsa; davacı, akdi ilişkinin varlığını ispatlayamadığı takdirde HMK 10 ve TBK 89/1'deki özel yetki kurallarına (ifa yeri/alacaklının yerleşim yeri) dayanarak dava açamaz. Bu durumda davaya bakmakla yetkili mahkeme, HMK 6 gereği genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Ele alınan sorunlar

Yetki itirazının kabulü ve akdi ilişkinin ispatlanamaması → ret

İddia: Davacı vekili, davalının arabuluculuk sürecindeki yetki itirazının İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesince reddedildiğini, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul olduğunu ve bunun kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla ortaya konulduğunu ileri sürerek yetkili mahkemenin İstanbul olduğunu iddia etmiştir.

Gerekçe: HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK'nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir; TBK'nın 89/1. maddesine göre aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Ancak bu yetki kurallarının uygulanabilmesi için taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin varlığının ispatlanması gerekir. Somut olayda davacının dayandığı faturada teslim alan imzası bulunmamakta, davalı faturaya yasal süresinde itiraz etmiştir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme de bulunmamaktadır. Davacının dayandığı, implantların hastalara uygulandığına ilişkin kayıtlarda da davalının imzası olmadığından bu kayıtlar sözleşmesel ilişkinin varlığını kabule yeterli değildir. Bu nedenle davacı tarafından akdi ilişkinin varlığı kanıtlanamamıştır. Akdi ilişki ispatlanamadığından davacının HMK'nın 10. ve TBK'nın 89/1. maddesindeki yetkiye dayanarak kendi yerleşim yerinde dava açması mümkün değildir; davaya bakmakla yetkili yer, genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmeden kaynaklandığı iddia edilen alacak davalarında, faturaya itiraz edilmesi ve yazılı sözleşme bulunmaması halinde HMK 10 ve TBK 89/1'deki özel yetki kurallarının uygulanabilmesi için akdi ilişkinin ispatlanması gerektiği yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Sözleşmeden kaynaklanan alacak davalarında, akdi ilişkinin varlığı ispatlanamadığı takdirde HMK 10 ve TBK 89/1'deki özel yetki kuralları uygulanamaz; davaya bakmakla yetkili mahkeme HMK 6 gereği davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı genel yetkili mahkeme sözleşmenin ifa yeri akdi ilişkinin ispatı fatura itirazı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 6HMK 10HMK 200 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1208

KARAR NO 2021/1388

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/03/2021

NUMARASI 2019/633 Esas - 2021/280 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2021

Davalının yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalıya implant satışı yapıldığını, implantların davalı tarafından alınarak hastalarda kullanıldığını, implant bedellerinin davalı şirkete fatura edilerek faturanın davalı şirkete 08.04.2019 tarihinde teslim edildiğini, ancak 29.03.2019 tarihli fatura bedelinin davalı tarafça ödenmediğini belirterek, 11.059,20-TL alacağın 08.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; para alacaklarına ilişkin davaların davalının yerleşim yerinde veya sözleşme ilişkisi bulunması halinde TBK'nın 89/1 ve HMK'nın 10. maddesi gereğince davacının yerleşim yerinde açılabileceğini, ancak HMK'nın 10. maddesinin uygulanabilmesi için alacakla ilgili sözleşme ilişkisinin bulunması gerektiğini, somut olayda davacının düzenlediği faturaya yasal süresinde açıkça itiraz ettiklerini, faturaya ve sözleşme ilişkisinin varlığına yönelik itirazları nedeniyle davanın genel yetkili mahkeme olan Gaziantep mahkemelerinde görülmesi gerektiğini belirterek, yetkisizlik kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, ayrıca davacının dayandığı faturaya davalı tarafından itiraz edildiği, davalının hem akdi ilişkiyi hem de aleyhine düzenlenen faturayı inkar ettiği, HMK’nın 10. maddesine göre sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda davanın, sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinde de açılabileceği, sözleşmenin yerine getirileceği yerin TBK'nın 89. maddesi gereğince tespit edileceği, sözleşme ilişkisi ve faturanın inkar edildiği, dava değeri itibariyle sözleşmenin varlığı konusunda HMK'nın 200. maddesine uygun bir ispat vasıtası olmadığından, davacının HMK’nın 10 ve TBK'nın 89/1. maddesindeki yetkiye istinaden kendi ikametgahında dava açmasının mümkün olmadığı, sözleşme ilişkisi inkar edildiği için HMK'nın 6.

maddesine göre davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemelerinde dava açılabileceği, davalının adresi Gaziantep olup davalının cevap süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunduğu, yetkili Mahkemelerin Gaziantep Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; davalı tarafın arabuluculuk sürecindeki yetki itirazının İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesince reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin yerleşim yeri İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul mahkemesi olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla ortaya konulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenmiş olan fatura bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaya dayalı olarak alacak isteminde bulunulmuş, davalının süresindeki yetki itirazı nedeniyle ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1 maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Somut olayda davacı tarafın alacak iddiası 29.03.2019 tarihli faturaya dayalı olup, faturada teslim alan imzası bulunmamaktadır.

Davalı tarafça ise faturaya yasal süresinde itiraz edilmiştir. Taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme de bulunmamaktadır. Davacının delil olarak dayandığı ve satışı yapılan implantların uygulandığı hastalara ilişkin olarak davacı tarafından düzenlenen kayıtlarda davalının imzası yoktur. Bu nedenle sunulan bu kayıtlar taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğunu kabule yeterli değildir. Bu suretle davacı tarafından akdi ilişkinin varlığı kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davacının HMK’nın 10 ve TBK'nın 89/1 maddesi gereğince kendi yerleşim yerinde dava açması mümkün olmadığından, davaya bakmakla yetkili yer davalının yerleşim yeri mahkemesi olan Gaziantep Mahkemelerine aittir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138476 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.