Katkı bedelinin iadesinde sözleşme ihlali ölçüsünde kısmi iade
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1449 E. 2021/1390 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir sözleşmede taraflardan birine ödenen katkı bedelinin, karşı tarafın sözleşme süresi içinde belirli miktarda ürün/mal alım taahhüdünü tam olarak yerine getirmemesi halinde tamamen iade edileceğine dair hüküm bulunsa da, bu hüküm ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan kısmın iadesi olarak yorumlanmalıdır; taahhüt edilen miktarın karşılığı olan bedelin, gerçekleşen alım oranına tekabül eden kısmı sözleşmeyi ihlal etmeyen taraf tarafından kazanılmış olup, iade yükümlülüğü yalnızca gerçekleşmeyen taahhüt kısmına isabet eden bedelle sınırlıdır.
Ele alınan sorunlar
Ödenen katkı bedelinin bağış niteliğinde olup olmadığı ve hak düşürücü süre def'i → ret
İddia: Davalı vekili, ödenen katkı bedelinin bağış niteliğinde olduğunu, bağıştan bir yıllık hak düşürücü süre içinde dönülebileceğini ve bu sürenin geçtiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı tarafça yapılan ödemenin işletmeye destek amacı güden ürün alımı karşılığında verilen bir bedel olduğu anlaşılmakla, katkı bedelinin bağış olup geri istenemeyeceğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İade hükmünün genel işlem koşuluna aykırılığı iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, sözleşmenin standart sözleşme olduğunu ve iade hükmünün genel işlem şartı niteliğinde olup geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İade hükmünün genel işlem koşullarına aykırı olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Katkı bedelinin tamamının mı yoksa taahhüt oranına göre kısmi tutarının mı iade edileceği → ret
İddia: Davacı vekili, sözleşmenin 21. maddesi gereğince davalının sözleşmeyi ihlali halinde ödenen katkı bedelinin tamamının iadesi gerektiğini, taahhüt edilen ürüne oranla yapılan satışa kıyasen kısmi iade hesabının sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Sözleşmede ödenen katkı payının tümünün iade edileceği yazılı ise de bu hükmün ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan miktarın tümü olarak anlaşılması gerekmektedir. Davalı şirketin sözleşme süresi içinde 2.643,68 litre ürün aldığı, sözleşme gereğince 60.000 litre ürün alma taahhüdünde bulunulduğu, taahhüdün yaklaşık %4,4 oranında yerine getirildiği anlaşılmıştır. Katkı payı ihlal olmadığı ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece alınan her litre ürün için iade yükümlülüğü o miktar kadar sona erecektir; taahhüt edilen alım yapılmak suretiyle tamamlanan sözleşmede iade söz konusu olmayacaktır. Davalının sözleşme süresi içinde aldığı 2.643,68 litre ürün nedeniyle 1.938,70 TL'ye tekabül eden katkı bedeline hak kazandığı, kalan 42.061,13 TL'ye tekabül eden katkı bedelini davacıya iade etmesi gerektiği hesaplanmıştır. Davacı vekilinin ödenen bedelin tamamının iadesi gerektiği yönündeki istinaf nedeni bu nedenle yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın davacıya iadesi gerektiğinden, ödeme tarihinden itibaren faiz işletileceğine ilişkin sözleşme hükmü dikkate alınarak faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bayilik/dağıtım nitelikli sözleşmelerde, taahhüt edilen alım miktarının kısmen gerçekleştirilmesi halinde ödenen katkı bedelinin iadesinin tam değil, gerçekleşmeyen taahhüt oranına göre kısmi olarak hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık satış noktası sözleşmesi↗ katkı bedeli↗ hak düşürücü süre↗ bağış↗ genel işlem koşulu↗ kıstelyevm hesap↗ taahhüt oranına göre kısmi iade↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1449
KARAR NO 2021/1390
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/01/2021
NUMARASI 2018/1205 Esas 2021/25 Karar
DAVA
Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2021
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 15/03/2013 tarihli açık satış noktası sözleşmesi imzalandığını,davalının ürün alımın durdurarak sözleşmenin feshine sebebiyet verdiğini ,davalının işyerinde yapılan tesbitte alınan bilirkişi raporunda işletmenin ... ismiyle işletildiğini, işyerinde şirkete ait reklam malzemesi ve ürün bulunmadığının rapor edildiğini, 15/03/2013 tarihli sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca müvekkil şirket tarafından davalının işyerinin işletilmesine katkıda bulunmak üzere toplam 44.000-TL katkı yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeye aykırı olarak işletmeyi kapattığını, katkı bedeli olan toplam 44.000-TL nin ödeme tarihi olan 28/05/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ; müvekkilinin ürün alımına davacının bilgisi dahilinde son verildiğini, ticari ilişkinin 19/05/2014 tarihinde sona erdiğini, katkı bedelinin hukuki niteliğinin "bağış" olduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin standart sözleşme olup 21.maddenin genel işlem şartı olduğunu,sözleşmede öngörülen miktar taahhüdünün yaklaşık yarısı miktarında bira ürünlerinin satışı gerçekleştiği davacının katkı bedelini vermekteki menfaatlerin bir kısmına kavuşması sebebiyle katkı bedelinin tamamının iadesinin istenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediği, sözleşmeye aykırı davranması sonucu bilirkişi tarafından kıstelyevm usulüne göre hesaplanan 42.061,30-TL alacaklı olduğu gerekçesiyle 42.061,30-TL'nin ödeme tarihi olan 28.05.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle beraber davalıdan tahsiline davacıya iadesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1- Davacı vekili; sözleşmenin 21. maddesi gereğince, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi sonucu davalıya ödediği katkı bedelinin tamamen iadesi gerektiğini, sözleşme gereğince taahhüt edilen ürüne oranla yapılan satışa kıyasen katkı bedelinin iadesinin hesaplanmasının sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek red edilen kısma yönelik olarak kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı vekili; sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığını, sözleşmenin davacı bilgisi dahilinde son verildiğini, katkı bedelinin bağış olduğunu, bağıştan bir yıllık hak düşürücü içinde dönülebileceğini, katkı bedelinin karşı edimli olmadığını, koşula bağlanmadığını,genel işlem koşulu bulunduğunu, faiz başlangıcının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava;
15. 03.2013 tarihinde imzalanan açık satış noktası sözleşmesi m. 21 gereğince davacı tarafından davalıya 28.05.2013 tarihinde ödenen katkı bedelinin davalının satış taahhütlerini yerine getirmemesi nedeni ile iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm Dairemizin 2018/510 esas- 2018/1340 karar sayılı 01.11.2018 tarihli kararı ile HMK.'nın 353(1)a-6 gereği kaldırılmış,mahkemece kaldırma kararına uygun olarak tahkikatın eksik kısımları tamamlanarak bilirkişi 2. ek rapor sonucuna uygun olarak kıstelyevm usule göre hesaplanan bedelin tahsiline karar verilmiştir. Sözleşmede ödenen katkı payının tümünün iade edileceği yazılı ise de bu hükmün ihlal halinde alınan bedelden geriye kalan miktarın tümü olarak anlaşılması gerekmektedir.Davacı tarafından 15.3.2013 tarihli sözleşme nedeniyle davalıya 44.000-TL nakit katkı sağlandığı,davalı şirketin sözleşme süresi içerisinde ürün alımına son verdiği anlaşılmaktadır.Yapılan bilirkişi incelemesine göre davalının 2.643,68 litre ürün aldığı, sözleşme gereğince davalı tarafından davacıya 60.000 litre ürün alma taahhüdünde bulunulduğu davalı tarafından davacıya karşı sözleşme taahhüdünün yaklaşık % 4,4 oranında yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili yapılan ödemenin bağış olduğunu geri istenemeyeceği, hak düşürücü sürenin geçtiği ileri sürmüş ise de; davacı tarafça yapılan ödemenin işletmeye destek amacı güden ürün alımı karşılığında verilen bir bedel olduğu anlaşılmakla katkı bedelinin bağış olup geri istenemeyeceği, iade hükmünün genel işlem koşullarına aykırı olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı vekili ödenen bedelin tamamının iadesi gerektiğini ileri sürse de katkı payı ihlal olmadığı ve sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece alınan her litre ürün için iade yükümlülüğü o miktar kadar sona erecektir.Taahhüt edilen alım yapılmak suretiyle tamamlanan sözleşmede, iadesi sözkonusu olmayacaktır.Davalının sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde 2.643,68- litre ürün aldığı ,57.356,32 litre daha ürün alın taahhüdünün davalı tarafından yerine getirilmediği belirlenmiş;
davacı tarafından 60.000 litre ürüne tekabül eden katkı bedelinin 44.000-TL olarak davalıya ödenmesi karşısında; davalının 1.938,70- TL ye tekabül eden katkı bedeline hak kazandığı ancak 42.061,13TL ye tekabül eden katkı bedelini davacıya iade etmesi gerektiği hesaplanmıştır. Bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın davacıya iadesi gerektiğinden ,ödeme tarihinden itibaren faiz işletileceğine ilişkin sözleşme hükmünün dikkate alınarak faiz işletilmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurularının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Alınması gereken 2.873,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 719,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.153,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı ve davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138432 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi