6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefilin borçtan sorumluluğu - şirket ortaklığından çıkma etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1413 E. 2021/1396 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kefaletten Kaynaklanan Sorumluluk mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Birden fazla kişinin, aynı borçlunun farklı ve bağımsız kredi sözleşmelerine ayrı ayrı müteselsil kefil olması halinde, TBK 587 kapsamında birlikte kefalet söz konusu olmaz; alacaklının bir kefile yönelik feragati, farklı bir sözleşmeye kefil olan diğer kefile sirayet etmez. Ayrıca müteselsil kefalet sözleşmesi, kefilin asıl borçlu şirketteki ortaklık ilişkisinden bağımsız ve kendi başına geçerli bir sözleşme olduğundan, kefilin şirket ortaklığından ayrılması kefaletten kaynaklanan sorumluluğu sona erdirmez.

Ele alınan sorunlar

Davacının diğer kefile feragatinin istinaf eden kefile sirayet edip etmeyeceği → ret

İddia: Diğer müşterek müteselsil kefil hakkında davadan feragat edilmesinin kendilerine sirayet edeceği ve bu nedenle borçtan kurtulmuş sayılmaları gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 587. maddesi kapsamında birlikte kefalet söz konusu değildir; kefaletnamelere göre davalı ..., asıl borçlu şirketin 27.06.2016 tarihli genel kredi sözleşmesine, diğer davalı ... ise 10.10.2013 tarihli farklı bir genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olmuştur. Kefil olunan dayanak asıl sözleşmelerin farklılığı karşısında, davacının davalı ... yönünden feragati, diğer davalı ...'a sirayet etmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket ortaklığından çıkmanın kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu sona erdirip erdirmediği → ret

İddia: Davalı ..., asıl borçlu şirketteki hisselerini devrettiğini, bu nedenle şirketin borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Müteselsil kefalet sözleşmesi tek başına bağımsız olarak geçerlidir ve şirkete ortak olma ile ilgili hak ve yükümlülüklerin bir sonucu olarak imzalanmış değildir. Ortaklıktan çıkma, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu sona erdiren nedenlerden değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aynı borçlunun farklı kredi sözleşmelerine ayrı ayrı kefil olan kişiler arasında TBK 587 anlamında birlikte kefalet bulunmadığı ve bir kefile yönelik feragatin diğerine sirayet etmeyeceği ile kefalet sözleşmesinin şirket ortaklık ilişkisinden bağımsız olduğu yönündeki değerlendirmeler bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet kefalet sözleşmesinin bağımsızlığı birlikte kefalet (TBK 587) feragatin sirayeti genel kredi sözleşmesi itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 587

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1413

KARAR NO 2021/1396

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 02/04/2021

NUMARASI 2019/365 Esas 2021/331 Karar

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/09/2021

İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı ... AŞ vekili,müvekkili banka ile dava dışı ... Ltd.Şti arasında genel kredi Sözleşmeleri imzalandığını ve kredi kullandırıldığını, davalıların bu sözleşmelere konu borçlara müteselsil kefil olduklarını, borçların ödenmemesi üzerine 31.12.2018 tarihli ihtar keşide edilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, ihtar tebliğine rağmen ödeme yapılmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu,itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; bankadan POS cihazı alınması amacıyla imza atıldığını, şirket ortaklığı bitince bankaya beyan edilerek durum bildirildiğini, ortaklık süresinde bir TL dahi kredi kullanılmadığını, şirket ortaklığının bittiğinin bankaya bildirildiğini, ortaklık resmi olarak bittikten sonra ve bittiği tarih ile borç vs olmamakla daha sonra bu imza kötüye kullanılarak ve imza atana hiçbir beyanda bulunmadan başka başka kişilerin imzası ilave yapılarak tarafının borçlandırılmasının hakkın kötüye kullanılması olup yasal olmadığını, hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. Diğer Davalı ...'a usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. 6100 sayılı HMK m. 128 kapsamında davacı tarafından iddia olunan vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle davanın reddine; davacının takip 08.01.2019 tarihi itibariyle müteselsil kefil ...'dan kefalet limiti ile sınırlı olarak toplam 9.290,10.-TL alacağını talep edebileceği, hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın; davalı ... tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin 8.767,53-TL asıl alacak, 458,10 -TL kat öncesi işlemiş faiz, 22,91.-TL BSMV, 39,59.-TL işlemiş gecikme faizi, 1,97.-TL temerrüt faizi gider vergisi olmak üzere toplam 9.290,10-TL üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, asıl alacağa işleyecek %49,50 temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanacak şekilde takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... vekili; TBK m. 587/ 3 gereğince sorumlu olmadıklarını, diğer müşterek müteselsil kefil hakkında davadan feragat edilmekle bunun kendilerine sirayet edeceğini ve kendilerinin de borçtan kurtulmuş sayılacağını, hisselerini 14.08.2018 tarihinde devretmesinden dolayı asıl borçlu şirketin borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiğini,ortaklık sürecinde hiç kredi kullanılmadığını, eski sözleşmelere imza attırılarak sorumluluk oluşturulduğunu,hesap kat ihtarının yapılmadığını bu nedenle muacceliyet şartının gerçekleşmediğini ileri sürerek ilk derece Mahkemesinin kararını istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Kefalet sözleşmesi, mevcut ve geçerli bir borç için yapılabilir. Ancak, gelecekte doğacak veya koşula bağlı bir borç için de hüküm ifade etmek üzere kefalet sözleşmesi kurulabilir. Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini el yazısıyla belirtmesi şarttır. Sözleşmede açıkça kararlaştırılmamışsa kefil, borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlardan sorumludur.

Kefaletnamelerde yazıldığı üzere davalı ...' ın 27.06.2016 tarihinde asıl borçlu şirketin 27.06.2016 tarihli ... sayılı genel kredi sözleşmesine 100.000-TL limitle , diğer davalı kefil ...' nun 10.03.2013 tarihinde dava dışı şirketin 10.10.2013 tarihli ... sayılı genel kredi sözleşmesine 50.000- TL limitle müteselsil kefil olduğu anlaşılmaktadır.TBK nun 587.madde kapsamında birlikte kefaletleri sözkonusu değildir. Davacı vekilinin davalı ... yönünden feragatinin'' kefil olunan dayanak asıl sözleşmelerin farklılığı '' karşısında davalı ...' a sirayet etmeyeceğinden bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı ...' ın dava dışı asıl borçlu şirketteki hisselerini dava dışı ...'a devretmesi nedeniyle borçtan sorumlu olmayacağını ileri sürdüğü, ancak müteselsil kefalet sözleşmesi tek başına bağımsız olarak geçerli olup şirkete ortak olma ile alakalı hak ve yükümlülüklerin sonucunda imzalanmış değildir.Yine ortaklıktan çıkma kefalet sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğu sona erdiren nedenlerden değildir.

Davalı ... vekili tarafından hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 634,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 168,04-TL harcın mahsubu ile bakiye 466,56-TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yapılan 41-TL istinaf yargı giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/09/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/138411 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.