6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hava yolu taşımasında kayıp emtia; taşıyıcının sınırlı sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/885 E. 2021/964 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Montreal Konvansiyonu'nun uygulandığı hava yolu taşımalarında, gönderen tarafından yükün teslimi sırasında varış yerindeki menfaate ilişkin özel bir değer bildirimi yapılmamış ve bu nedenle ek bir ücret ödenmemişse, taşıyıcının kaybolan/hasarlanan yükten sorumluluğu, Konvansiyonun 22/3. maddesi uyarınca kilogram başına 22 SDR ile sınırlıdır; gerçek zarar (malın piyasa değeri) üzerinden sorumluluk ancak özel bildirim halinde söz konusu olur. Ayrıca, maddi tazminat istemli bir davanın kısmen reddi halinde, AAÜT 13/3. madde gereğince karşı taraf (davalı) vekili yararına hükmedilecek vekalet ücreti, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.

Ele alınan sorunlar

Taşıyıcının kayıp emtia bedelinden sorumluluğunun kapsamı (gerçek zarar mı, sınırlı sorumluluk mu?) → ret

İddia: Davacı, taşınan ürünün özel nitelikli (sentetik kemik grefti) olduğunu, bu nedenle davalının gerçek zarardan (7.243 USD ürün bedeli) sorumlu olması gerektiğini, Montreal Konvansiyonu 22/2-a bendine göre teslim anındaki gerçek değerin tazminat olarak istenebileceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşımanın güzergahı itibariyle Montreal Konvansiyonu uygulanır. Konvansiyonun 18/1. maddesine göre taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde, zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslimi esnasında, gerekirse ek ücret ödenerek varış yerinde tesellümdeki menfaate ilişkin özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlıdır. Böyle bir bildirim yapılmışsa, taşıyıcı bildirilen tutarın gönderenin gerçek menfaatini aştığını ispat etmedikçe bildirilen tutarı geçmeyecek miktarı ödemekle sorumludur. Sınırlı sorumluluğun istisnası, paket taşıyıcıya verilirken göndericinin varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek meblağ ödemesidir. Somut olayda davacı tarafından özel değer bildirimi yapılmamış ve bu nedenle ek bir ödeme de yapılmamıştır. Bu nedenle taşınan emtianın ağırlığına göre davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kısmi ret halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT 13/3 sınırına aykırılığı → kabul

İddia: Davacı, dava tazminat davası olduğundan, davanın kısmen reddi nedeniyle davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT 13/3. maddesine göre davacı lehine hükmedilen 946,87 TL'yi geçemeyeceğini, ilk derece mahkemesinin bu tutarı aşan (5.641,47 TL) vekalet ücretine hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesine göre, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Somut olayda uyuşmazlık konusu, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zarara ilişkin tazminat niteliğinde olduğundan, bu tarife hükmü gereğince davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen 946,87 TL'yi geçemeyecektir. İlk derece mahkemesi kararı bu yönüyle isabetsizdir; belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden ilk derece mahkemesi kararı bu yönüyle düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Kararda, Montreal Konvansiyonu kapsamındaki uluslararası hava yolu taşımalarında özel değer bildirimi yapılmadığı takdirde taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 22 SDR ile sınırlı olacağına ve maddi tazminat davasının kısmen reddi halinde davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT 13/3 uyarınca davacı lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceğine ilişkin tespitler, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
Montreal Konvansiyonu hava yolu ile taşıma sözleşmesi taşıyıcının sınırlı sorumluluğu özel değer bildirimi Özel Çekme Hakkı (SDR) AAÜT 13/3 nispi vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: Montreal Konvansiyonu — Montreal Konvansiyonu 18/1Montreal Konvansiyonu 22Montreal Konvansiyonu 22/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/(1)b-2 · AAÜT — AAÜT 13/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/885

KARAR NO 2021/964

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/01/2021

NUMARASI 2019/179 Esas 2021/49 Karar

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/06/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili tarafından Suudi Arabistan'da bulunan alıcıya teslim edilmek üzere 7.243-USD tutarındaki medikal malzemenin taşınması konusunda 08.03.2018 tarihinde davalı kargo şirketi ile 1.132,91 TL karşılığında anlaşma yapıldığını ve malların kargo şirketine teslim edildiğini, ancak malların alıcıya teslim edilmediğini ve akıbetinin de belli olmadığını, şirket ile yapılan görüşmeler sonucu davalı şirket yetkililerinin ürünlerin yolda kaybolduğunu, nerede olduğunu bilmediklerini, hatalarını kabul ile taşıma işi karşılığında almış oldukları 1.132,91-TL'yi iade etmeye etmeye hazır olduklarını belirttiklerini, ancak davalının sadece taşıma bedelinden sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu, ürünlerin sevkiyat sırasında kaybolması nedeniyle davalının gerçek zarar olan 7.243-USD ürün bedelinden de sorumlu olduğunu belirterek, gerçek zarar miktarı olan 7.243-USD'nin temerrüt tarihi olan 08.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 18.01.2018 tarihli taşıma sözleşmesinin yetki şartı gereğince ihtilafların çözümünde İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğin, somut olayda Montreal Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Montreal Konvansiyonunun 31. maddesi uyarınca hak düşürücü sürelerde ihbarda bulunulup bulunulmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşıma hava yolu taşıması olduğundan, müvekkili şirketin sorumluluğunun Konvansiyonun 22. maddesi gereğince kilogram başına 19 SDR ile sınırlı olması nedeniyle sorumluluklarının toplam 76,95 SDR olduğunu, davacının yükleme talimatı ile özel bir fayda beyanında bulunmadığını, davacının gönderinin içeriği ile ilgili iddiasının soyut olup sadece kendi beyanına dayanmakta olduğunu, bu konuda bir bildirim bulunmadığını, müvekkilinin gönderinin teslimi ile ilgili verilmiş kesin bir süre taahhüdü bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında hava yolu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından, davaya konu emtia/kargonun, davalıya bu sözleşme kapsamında 08/03/2018 tarihinde teslim edildiği, taşıma işinden kaynaklı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıya teslim edilen emtia/kargonun alıcısına teslim edilemediği, İzmir - Suudi Arabistan arasındaki kargo taşımacılığının, uluslararası hava yolu taşımacılığı olduğu, dosyada mevcut yükleme notasında, kargo emtiasının tanımının sentetik kemik grefti ve de brüt ağırlığının olarak, 4,05 kg olarak yazıldığı, ancak davacının gönderilen emtianın değeri ile ilgili davalıya özel bir değer bildirdiğine ve özel taşıma değeri bazında ödeme yaptığına ilişkin bir belge dosyaya sunmadığı, Montreal Konvansiyonu 22/3.

madde hükmü gereği, taşıyıcının sınırlı sorumluluk şartları kapsamında davalının sorumluluğunun, brüt kg başına 22 SDR olduğu ve davalının ödemesi gereken miktarın, 4,05 kg.X22=89,1 SDR olmak üzere, karar tarihi itibariyle 89,1 SDRX 10,6270 = 946,87-TL olarak tespit edildiği ve davalının iş bu sorumluluk miktarı ile sorumlu olacağı, davacının dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği bu nedenle temerrüt başlangıç tarihinin dava tarihi olduğu gerekçesiyle; davanın 946,87 TL üzerinden kısmen kabulü ile taraflar lehine kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; kargo gecikmeyip kaybedildiğini, kargo kaybı öğrenildiğinde davalıya ihbar edildiğini, Montreal Konvansiyonunun 31. maddesinde ise kayıp halinden bahsedilmediğini, faturalarda ve yükleme talimatında ürün cinsinin "sentetik kemikgrefti" olarak yer aldığını, bu nedenle taşınan ürünün özel nitelikli olduğunu ve davalının gerçek zarardan sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin Konvansiyonun 22/2-a bendine göre teslim anındaki gerçek değeri tazminat olarak isteyebileceğini, bu nedenle kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'nin 13/3. maddesine aykırı olduğunu, dava tazminat davası olduğundan davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin müvekkili lehine hükmedilen 946,87 TL'yi geçemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılarak davalı lehine belirlenen vekalet ücretinin 946,87 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın kaybı nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında imzalanan 18.01.2018 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında 1 kap 4,05 kg "sentetik kemikgrefti" emtiasının İzmir/Türkiye'den Suudi Arabistan'a hava yolu ile taşınmak üzere davalı taşıyıcıya 08.03.2018 tarihinde teslim edildiği, ancak emtianın alıcısına teslim edilmeyerek kaybedildiği anlaşılmaktadır. Taşımanın güzergahı itibariyle uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur.

Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı, bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Bu kapsamda somut olayda davacıya ait emtianın kaybı nedeniyle oluşan zarardan, davalı taşıyıcı sorumludur.

Taşıyıcının sorumluluğu Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, “paket taşıyıcıya verilirken, göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi" halidir. Göndericinin bu şekilde bir özel bildirimde bulunması halinde, taşıyıcı, bildirilen meblağın göndericinin varış yerinde teslim anındaki gerçek menfaatinden büyük olduğunu ispat etmedikçe, bildirimi yapılan meblağa kadar ödeme yapmakla sorumludur. Ancak somut olayda davacı tarafından özel değer bildirimi ve bu nedenle ek bir ödeme yapılmamıştır. Bu nedenle mahkemece taşınan emtianın ağırlığına göre davalının sınırlı sorumluluğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Öte yandan ilk derece mahkemesince reddedilen kısım yönünden davalı lehine 5.641,47 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. maddesine göre; "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." Somut olayda da uyuşmazlık konusu, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan zarara ilişkin tazminat niteliğinde olduğundan, söz konusu tarife hükmü gereğince davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen 946,87 TL'yi geçemeyecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı bu yönüyle isabetsizdir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "ilk derece mahkemesi hükmünün aynen tekrarı ile davalı lehine 946,87 TL vekalet ücretine hükmedilmesine" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2021 Tarih 2019/179 Esas 2021/49 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacının davasının kısmen kabulü ile 946,87-TL. alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, " İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 64,68-TL karar ve ilam harcının 658,46-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla olan 593,78-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yatırılan 100,58-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 36,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.536,50-TL yargı giderinin kabul ve ret oranına göre 37,64-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine takdir olunan 946,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine AAÜT 13/3 gereği takdir olunan 946,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine," İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/06/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137799 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.