6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zapta karşı tekeffülde bakım masrafı ve hak mahrumiyeti reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/588 E. 2021/1119 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Satılanın tamamının üçüncü kişi tarafından zapt edilmesi halinde satıcının TBK 214 ve 217 kapsamındaki sorumluluğu; ödenen satış bedelinin geri verilmesi, üçüncü kişiden istenemeyen giderler, yargılama giderleri ve satılanın elden alınması yüzünden doğan doğrudan zararlarla sınırlıdır. Alıcının araca yaptığı bakım/onarım masrafları ile aracı kullanamamaktan kaynaklanan (hak mahrumiyeti) zarar, bu sorumluluk kapsamına girmez ve satıcıdan istenemez. Ayrıca davanın açıldığı tarihte davalının haksız/kusurlu davranışı nedeniyle konusuz kalan kısımlarda, davaya sebebiyet veren taraf yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalıdır; bu husus davanın kısmen reddedilen bölümünden ayrı değerlendirilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Araca yapılan bakım/onarım masrafı ve hak mahrumiyeti (kullanamama) alacağının satıcının zapta karşı tekeffül sorumluluğu kapsamında olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, aracın el konulması nedeniyle beklenen faydanın elde edilememesi sonucu araca yapılan bakım/değişim masraflarının fuzuli masraf olduğunu ve davalının bunu ödemesi gerektiğini, ayrıca aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan zararın reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 214'e göre satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı bundan sorumludur. TBK 217'ye göre satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan; (1) elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünlerin değeri indirilerek ödediği satış bedelinin faiziyle geri verilmesini, (2) satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri, (3) davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecekler dışındaki yargılama giderlerini, (4) satılanın elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebilir. Davacının bakım ve onarım bedeli ile aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararı, TBK 217'de düzenlenen satıcının sorumlu tutulabileceği zarar kapsamında bulunmadığından, mahkemece bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konusuz kalan kısım (satış bedelinin bakiyesi) yönünden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hangi tarafa yükletileceği → kısmi kabul

İddia: Davacı vekili, 74.827-TL'lik kısmın konusuz kaldığını, bu kısım yönünden yargı gideri ve vekalet ücretinin davaya sebebiyet veren davalı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 331/1 uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine gerek olmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilerek hükmedilir. Dava 92.000-TL değer üzerinden açılmış, davacının masraf ve hak mahrumiyeti alacağı toplamı 5.000-TL yönünden dava reddedilmiş; 87.000-TL araç bedeli talebi yönünden yargılama sırasında ödenen 13.423-TL'ye hükmedilmiş olup bu kısım istinaf edilmemiştir. Kalan 73.577-TL yönünden dava konusuz kalmıştır. Reddedilen 5.000-TL yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olsa da, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden konusuz kalan kısım yönünden davalı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bu kapsamda reddedilen 5.000-TL yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeli; yargılama giderleri yönünden 92.000-TL talep tutarından reddedilen 5.000-TL kısım mahsup edilerek davanın kabul oranı dikkate alınıp giderler paylaştırılmalı ve konusuz kalan kısım bakımından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Satıcının zapta karşı tekeffül sorumluluğunun (TBK 214, 217) kapsamına alıcının yaptığı bakım/onarım masrafları ile hak mahrumiyeti (kullanamama) zararının girmediği yönündeki tespit, benzer zapt olaylarında satıcının sorumluluğunun sınırlarını belirlemesi açısından emsal niteliktedir. Ayrıca konusuz kalan kısımda yargılama giderlerinin davaya sebebiyet veren tarafa yükletilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme de HMK 331/1 uygulamasına örnek oluşturur.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zapta karşı tekeffül satım sözleşmesi sebepsiz zenginleşme konusuz kalma yargılama gideri vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — 6098 sayılı TBK 2146098 sayılı TBK 217 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 331/1HMK 353/(1)b-2HMK 362(1)-a · 5607 sayılı Kanun — 5607 sayılı Kanun geçici 10

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/588

KARAR NO 2021/1119

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/12/2020

NUMARASI 2016/1208 Esas 2020/826 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/07/2021

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin, davalı şirkete ait ... plaka numaralı 2010 model ... marka otomobili satın aldığını, 87.000-TL satış bedelinin davalıya ödendiğini, satın alınan aracın müvekkili adına ... plaka numarası ile kaydedildikten kısa bir süre sonra, araç ithalat rejimine aykırı şekilde yurda sokulduğundan bahisle C Savcılığı tarafından el konulduğunu, müvekkilinin satın aldığı aracına el konulması sebebiyle zarara uğradığını, taraflar arasındaki satışa dayanılarak davacı tarafından yapılan ödemenin davalı uhdesinde sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, davalının, aracın müvekkili elinden alınması sebebiyle müvekkilinde meydana gelen zarardan sorumluluğu satıcı sıfatı nedeniyle kusursuz sorumlu olduğunu, bu nedenle davalıya, araçla ilgili sorumluluğu kapsamında Ankara ...

Noterliği'nin 10/04/2015 tarihli ihtarnamesinin keşide edilerek araç bedeli ile araca yapılan masraflar ve aracı kullanamamaktan kaynaklı kira bedellerinin talep edildiğini, ancak davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediği gibi herhangi bir ödeme de yapılmadığını belirterek, davalının sebepsiz zenginleştiği tutar olan 87.000-TL, müvekkilinin araç için yapılan masraflar toplamı olan 1.500-TL ve müvekkilinin el konulan aracı kullanamamasından kaynaklı olarak günlük 250-TL bedeli olarak, şimdilik 3.500-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davanın süresinde olmadığını, davacının reeskont faizi talep etmesinin mümkün olmadığını, söz konusu aracı müvekkilinin dava dışı ... satın aldığını ve kısa bir süre sonra da davacıya satışı gerçekleştiğini, satış işleminin kanunda belirtilen şekil şartlarına uygun olarak ve tarafların rızaları ile gerçekleştiğini, müvekkilinin aracı dört yıl kendi uhdesinde bulundurduğunu, müvekkili tarafından dava dışı ... ÖTV'si ile birlikte satış bedelinin ödendiğini, tacir olan davacının özen yükümlülüğü bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; yasal mevzuat kapsamında el konulan aracın iade edilmesinden kaynaklanan, 13.423-TL. ÖTV tutarının, dosyada mevcut dekont ile davacı yanca ödendiğinin sabit olduğu ve sebepsiz zenginleşme kapsamında, davacının bu tutarı davalıdan talep edebileceği; araç için yapılan masraflara ilişkin dosyaya sunulan faturaların satış sonrasında, parça değişimi ve işçilik tutarına ilişkin olduğu ve aracın bakımından kaynaklandığı, satış sonrası masraflara ilişkin taraflar arasında yapılmış bir anlaşmanın dosyaya sunulmadığı ve davacıdan talep edilemeyeceği; araca el konulması nedeniyle aracın kullanılmamasından kaynaklı talep edilen kira bedeline ilişkin, ispata yarar, dosyaya belge ve bilgi sunulmadığı, davacının sebepsiz zenginleşmeye ilişkin davasının 73.577-TL.’na havi kısmından vazgeçtiği ve davalının vazgeçme beyanına ilişkin açık muvafakatının bulunmaması nedeniyle bu kısım yönünden de davanın esasına girilerek, davanın 13.423-TL üzerinden kısmen kabulüne fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; aracın iade edilmesi nedeniyle 87.000-TL araç bedeli taleplerinin 13.423-TL dışındaki kısmından vazgeçtiklerini, talebin bu kısmının konusuz kaldığını, konusuz kalan kısım yönünden yargı gideri ve vekalet ücretinin davaya sebebiyet veren davalı üzerinde bırakılması gerektiğini, 1.500-TL talebin araca yapılan bakım ve değişim masrafı olduğunu, araca el konulması nedeniyle müvekkilinin beklenen faydayı elde edememesi nedeniyle bu masrafların fuzuli masraf olduğunu ve davalının ödemesi gerektiğini, aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan zararın reddinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın 74.827-TL yönünden konusuz kalmış olması nedeniyle bu kısım bakımından yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, aracın kullanılamaması nedeniyle oluşan zarar taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ayıplı olduğu ileri sürülen araca ilişkin satış sözleşmesinin feshi ile ödenen araç bedelinin iadesi ile ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı tarafından davacıya 87.000-TL bedelle satışı yapılan aracın yurda kaçak yollarla sokulduğu tespiti üzerine araca el konulduğu, ancak yargılama sırasında davacı tarafından 5607 sayılı yasanın geçici 10. maddesi kapsamında 13.423-TL ÖTV tutarının ödenmesi sonucunda aracın davacıya iade edildiği, satış bedelinin iadesi istemi yönünden bakiye bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından satış bedelinin iadesi yanında araca yapılan 1.500-TL bakım ve onarım masrafı ile 3.500-TL aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar da talep edilmiştir.

Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 214. maddesine göre, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı 3. kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde ise "satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı ve alıcının satıcıdan;

1- satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, 2-satılanı elinden alan 3. kişiden isteyemeyeceği giderleri, 3-davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri, 4-satılanın tamamen elinde alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla davacının bakım ve onarım bedeli ile aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararı, TBK'nın 217. maddesinde düzenlenen satıcının sorumlu tutulabileceği zarar kapsamında bulunmadığından mahkemece onarım masrafı ve hak mahrumiyeti alacağı yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

HMK'nın 331/1 maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek olmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderleri takdir edilerek hükmedileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda dava 92.000-TL değer üzerinden açılmış olup, davacının araç için yapılan masraf ve hak mahrumiyeti alacağı toplamı 5.000-TL alacak yönünden dava reddedilmiştir.

87. 000-TL araç satış bedeli talebi yönünden ise, davacı tarafından yargılama sırasında ödenen 13.423-TL'ye hükmedilmiş olup, bu kısım aleyhine istinafa başvurulmamıştır.Kalan 73.577-TL yönünden dava konusuz kalmıştır. Bu durumda reddedilen 5.000-TL yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olsa da; davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, konusuz kalan kısım yönünden, davalı lehine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bu kapsamda reddedilen 5.000-TL yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmeli, yargılama giderleri yönünden ise 92.000-TL talep tutarından reddedilen 5.000-TL kısım mahsup edilmek suretiyle, davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle yargılama giderleri paylaştırılmalı ve konusuz kalan kısım bakımından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmelidir.

Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden başvurusunun kabulüne, belirtilen hata yeniden yargılama gerektirmediğinden,kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak eski hükmün tekrarı ile "davalı lehine reddedilen kısım yönünden 4.080-TL vekalet ücretine hükmedilmesine, konusuz kalan kısım bakımından yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine " karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/12/2020 Tarih 2016/1208 Esas 2020/826 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacının davasının kısmen kabulü ile, 13.423-TL.’nın 25/08/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5.000-TL tutarlı kısma ilişkin talebin reddine,"Kalan kısım bakımından konusu kalmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına,İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 916,92-TL harcın, peşin yatırılan 1.571,13-TL harçtan mahsubu ile bakiye ‬‬654,21-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından peşin olarak yatırılan harç toplamı 946,12-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 750-TL bilirkişi ücreti ve 94,70-TL posta ücreti olmak üzere toplam 844,70-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 794-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 4-TL yargı giderinin davanın reddi oranı gözetilerek üzerinde bırakılmasına, Davacı vekili için takdir olunan 12.110-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan 34,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

08/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137440 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.