Huzur hakkı ödemesinin yürütmesinin geri bırakılmasına itiraz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1589 E. 2021/1380 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, TTK 449 uyarınca kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, bu maddede özel bir düzenleme bulunmadığından HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerinin (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak uygulanması gerekir. Genel kurulda kararlaştırılan bir ödemenin (örn. huzur hakkı) henüz fiilen yapılmamış veya talep edilmemiş olması, bu ödemenin şirketin mali durumuna göre fahiş olabileceği ve yargılamayı gerektiren bir uyuşmazlık teşkil ettiği hallerde, yürütmenin geri bırakılmasına karar verilmesine engel oluşturmaz; zira hak sahipleri her an bu ödemeyi talep edebilir.
Ele alınan sorunlar
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, genel kurulun 7. maddesinde huzur hakkı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığını, bu nedenle tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemenin bu hususu gözeterek davayı esasa girmeden reddetmesi gerekirken tedbir kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 449. maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açılması halinde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenlemekte, ancak hangi hallerde bu geçici hukuki korumaya karar verileceğini özel olarak belirlememektedir. Bu boşluk, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden (HMK 389 ve 390/3) yararlanılarak doldurulur; bu hükümlere göre hakkın elde edilmesinin zorlaşması, imkansızlaşması veya gecikme nedeniyle ciddi zarar tehlikesi bulunması ve davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatlanması gerekir. Davalının, itiraz konusu genel kurul maddesinde huzur hakkı ile ilgili bir karar alınmadığı yönündeki savunmasına karşın, yönetim kurulu üyelerine yapılacak ödemelerin emek ve mesai karşılığı ücret niteliğinde olduğuna karar verildiği anlaşılmaktadır. Şirketin mali durumunun bu ödemeyi kaldırıp kaldırmadığı ve kararın diğer ortaklar aleyhine alınıp alınmadığı yargılamayı gerektiren bir husustur; şirketin gayrı faal olduğu da dikkate alındığında, ödenmesi kararlaştırılan toplam huzur hakkı tutarının fahiş sayılabilecek nitelikte olabileceği değerlendirilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin bu haklarını fiilen talep etmemiş olmaları, her an talep edebilecekleri gözetildiğinde tedbir kararı verilmesine engel değildir. İlk derece mahkemesinin delilleri değerlendirmesinde ve duruşmalı olarak yaptığı inceleme sonunda verdiği ihtiyati tedbir kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması talebinde, kanunda özel şart düzenlenmediğinden HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin tamamlayıcı olarak uygulanacağı ve henüz fiilen ödenmemiş/talep edilmemiş bir hakkın da her an talep edilebilir olması nedeniyle tedbire konu olabileceği yönündeki değerlendirme, benzer genel kurul kararı iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ genel kurul kararının iptali↗ yürütmenin geri bırakılması↗ huzur hakkı↗ yaklaşık ispat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/1589
KARAR NO 2021/1380
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/05/2021 (Ara Karar)
NUMARASI 2020/84 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/09/2021
İlk derece mahkemesince verilen 27/05/2021 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, davalı şirketin %15 hissedarı olup, 29/11/2019 tarihli şirket genel kurulunda alınan 4 - 5 ve 7 numaralı kararların iptali talebiyle mahkememizde dava açmış olup, iptali istenen 4. Maddenin finansal tablolarının kabulüne ilişkin, 5. Maddenin yöneticilerin ibrasına ilişkin, 7. Maddenin ise, yöneticilere verilecek huzur haklarına ilişkin kararlar olduğu; Yürütülmesinin geriye bırakılması ihtiyati tedbir yoluyla istenilen 7. Madde gereğince yöneticilerden ...'e aylık 52.000-TL, ...'e aylık 38.000- TL, ...'e 38.000- TL olmak üzere toplam aylık 128.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verildiğini, bu miktarın şirketin çapı ve ekonomik faaliyetleri çerçevesinde aşırı fahiş olduğu sebebiyle dava sonucuna kadar yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesinde zaten bu huzur haklarının ödenmediği, yöneticiler tarafından da alınmamakta olduğu hususunun da mahkemeye bildirildiği; cevap dilekçesinde de şirketin mali yönünden aynı doğrultuda bilgiler verildiği dikkate alındığında; her ne kadar şirket yöneticileri bu huzur haklarını almasalar da her an talep edebilecekleri nazara alınarak ve zaten davalı kabulüne göre alınmayan huzur hakları yönünden kararın geriye bırakılması hususunda bir sakınca bulunmadığı da gözetilerek toplam aylık 128.000- TL huzur hakkı gerçekten fahiş olabileceği sebebiyle, HMK 389 vd maddelerle TTK 449 madde gereğince yargılama sonuna kadar bu huzur hakkının ödenmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; genel kurulda 7.maddesinde huzur hakkı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığından tedbir kararı verilemeyeceğini, mahkemenin sadece genel kurul kararına bakarak huzur hakkı ile ilgili herhangi bir karar alınmadığından bahisle davayı esasa bile gerek olmadan reddetmesi gerekirken tedbir kararı vermesinin hukuka uygun olmadığını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.
Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Davalı vekili icrası durdurulan 7.maddede huzur hakkı ile ilgili bir karar alınmadığını ileri sürmüş ise de ;yönetim kurulu üyelerine anılan madde de yapılacak ödemelerin emek ve mesaileri karşılığı ücret olarak ödenmesine karar verilmiş olup,şirketin mali durumunun bu ödemenin yapılmasına uygun olup olmadığı diğer ortakların zararına alınmış bir karar olup olmadığının bir yargılama gerektirdiği , şirketin gayrı faal olduğu dikkate alındığında fahiş sayılabilecek bir miktar olabileceği,bu hususa ilişkin ilk derece mahkemesinin delilleri değerlendirmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
İlk derece mahkemesinin duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik verilen ara kararında isabetsizlik olmadığı sonucuna varıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/09/2021
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137215 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi