6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbirde yaklaşık ispat ve teminatsız tedbir koşulları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/1294 E. 2021/1163 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi ve karşı tarafın ihtarnamesindeki beyanları destekleyen delillerin (banka dekontu, cevabi ihtarname) bulunması halinde, ihtiyati tedbir talebi için gereken yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş sayılır; ayrıca tedbir talebinin resmi belgeye veya kesin bir delile dayanması ya da durum ve koşulların gerektirmesi halinde, gerekçesi açıkça belirtilmek şartıyla teminat alınmaksızın tedbir kararı verilebilir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir şartlarının (yaklaşık ispat) oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, HMK 389. madde uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davacının hakkının elde edilmesinin zorlaşmayacağını veya ciddi bir zarar ihtimalinin bulunmadığını, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389. madde uyarınca hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, imkansız hale geleceği ya da ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmesi, ispatın hiç aranmayacağı anlamına gelmez; hakim iddianın ağırlıklı ihtimalle doğru olduğunu kabul etmekle birlikte aksinin de mümkün olabileceğini gözardı etmez. Somut olayda taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunduğu, dava konusu bonoların bu sözleşme nedeniyle verildiği, davacı tarafından bonolarla ilgili banka dekontlarının ibraz edildiği ve davalı tarafça gönderilen cevabi ihtarnamede sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshedildiği, yapılan ödemelerin ve alınmış senetlerin talep üzerine iade edileceğinin bildirildiği görülmüştür. Bu durum karşısında yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Teminatsız tedbir kararının hukuka uygunluğu → ret

İddia: Davalı vekili, taşınmaz/senet bedelleri göz önüne alındığında davacının yargılama sonunda haksız çıkması halinde zararlarının karşılanamayacağını belirterek teminatsız tedbir kararına itiraz etmiş, aksi halde bono bedelleri kadar teminat alınmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 392. maddesine göre ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat gösterilmesi kural olmakla birlikte, tedbir talebinin resmi belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanması ya da durum ve koşulların gerektirmesi halinde, gerekçesi açıkça belirtilmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verilebilir. Mahkemece davalı tarafın cevabi ihtarnamesine atfen açıkça gerekçe belirtilmek suretiyle teminat alınmamasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sözleşmeye dayalı bono iadesi uyuşmazlıklarında, karşı tarafın kendi ihtarnamesindeki beyanının (senetlerin iade edileceğine ilişkin) yaklaşık ispat koşulunu destekleyebileceği ve resmi belge/kesin delile dayanan tedbir taleplerinde gerekçe gösterilmek şartıyla teminatsız tedbir kararı verilebileceği yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat teminatsız tedbir menfi tespit kıymetli evrak (bono/senet)

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3HMK 392

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/1294

KARAR NO 2021/1163

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/03/2021 (Ara Karar)

NUMARASI 2020/413 Esas

DAVA

Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 13/07/2021

İlk derece mahkemesince verilen 12/03/2021 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; taraflar arasında İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... ada, ... pafta, ... parselde yer alan ... Blok-... Kat ... numaralı bağımsız bölümün satışına ilişkin olan Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 26/10/2016 tarihli Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ilgili olarak yine Beyoğlu ... Noterliği'nin 23.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile sözleşme bedeli aynı kalmak üzere sadece ödeme planında değişiklik yapılmasını öngören Düzenleme Şeklinde Ön Ödemeli Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi Düzeltme Beyanı akdedildiğini, bu beyanın akdedilmesi üzerine sözleşme dolayısıyla davalıya teslim edilmiş muaccel ve ödemesi yapılmış olan ve muaccel olan tüm bonoların müvekkili şirkete teslim edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından beyan gereğince yeni ödeme planına göre tüm bonoların yeniden düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, sözleşme gereğince daha önce yapılmış olan 545.000-TL'lik ödemenin peşin olarak ödenmiş gibi kabul edilerek beyan ödeme planına 3.000-TL'lik kısmın ödenen ön ödeme tutarı olarak, 542.000-TL'lik kısmın ise ödenen peşin ödeme tutarı olarak yansıtıldığını, davaya konu senetlerin tamamının eksiksiz ödendiğini, sadece müvekkili şirket tarafından keşide edilip davalıya teslim edilen 30.04.2019 vade tarihli senedin KDV için düzenlendiğini ve ödemesinin yapılmadığını, ilgili senet tarihinde teslim yapılacağı ve fatura düzenleneceği için ilgili senet teslim tarihinin vadeli yapıldığını, teslim tarihinde bağımsız bölümün teslim edilmediğini, bu nedenle senet bedelinin ödenmediğini, ancak davalının sözleşmeyi fesih etmiş olması nedeniyle ilgili senedi de müvekkili şirkete iadesi etmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından tüm edimlerin eksiksiz ifa edildiğini ve teslim tarihinin geçilmiş olması sebebiyle davalıdan Beşiktaş ...

Noterliği kanalıyla cezai şart talebinde bulunulduğunu, cezai şart talebinin olduğu ihtarnamenin tebliğ edilmesi üzerine davalı tarafından Beyoğlu ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, feshin haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle İstanbul ... Noterliğinin 05.06.2020 tarih, ... yevmiye numaralı itiraz edildiğini, sözleşme her ne kadar fesih edilmiş olsa da müvekkili tarafından ödenmiş olan senetlerin bu güne kadar teslim edilmediğini, senet iadesi için davalı şirketin prosedürüne uyularak 09.07.2020 tarihinde başvurulduğunu, ancak senet iadesi talebinin şirket kayıtlarına işlenmesinden başka bir netice alamadıklarını, ödenmiş senetlerin iadesinin gerçekleşmediğini, açıklanan nedenlerle;

davacı tarafından davalı lehine keşide edilmiş olan senetlerin 3.kişilere ciro edilmesinin engellenmesi amacıyla teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin bu senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile ilgili senetlerin müvekkili şirkete iadesi ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 02/09/2020 tarihli ara karar ile; Davacı tarafın tedbir talebinin kabulü ile, dava konusu olan; Borçlusu Bürostatik, Lehtarı ... olan 26.9.2018 vade tarihli 800.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.10.2018 vade tarihli 20.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.11.2018 vade tarihli 20.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.12.2018 vade tarihli 20.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.1.2019 vade tarihli 20.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.2.2019 vade tarihli 20.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 25.3.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.4.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 30.4.2019 vade tarihli 22.750,00 TL tutarlı nama yazılı senet,(KDV için) 26.5.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.6.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.7.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.8.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.9.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.10.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.11.2019 vade tarihli 25.000,00 TL tutarlı nama yazılı senet, 26.12.2019 vade tarihli 65.000,00 TL tutarlı nama yazılı senetlerin davalı tarafça 3.

Kişilere ciro edilmemesine, bu senetler ile ilgili ihtiyati haciz kararı alınmamasına, teminat olarak verilmemesine ve icra takibine konu edilmemesine yönelik olarak ihtiyati tedbir konulmasına, HMK 392/1 gereği, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davalı tarafın cevabi ihtarı da gözetilerek takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

İTİRAZ

Davalı vekili; dava konusu olayda HMK 389.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, dava konusu olayda davacının varsa bir hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşmayacağı gibi imkansız hale de gelmeyeceğini veya davacı aleyhine ciddi bir zararın doğma ihtimalinin de söz konusu olmadığını, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, teminatsız olarak tedbir karar verildiğini, ancak davaya konu taşınmaz bedeli göz önüne alındığında yargılama sonucunda davacının haksız çıkması halinde müvekkili şirketin zararlarını karşılamanın mümkün olmayacağını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına aksi kanaatte olunması halinde bono bedellerinin tamamı kadar teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 12/03/2021 tarihli ara karar ile; davalı tarafça gönderilen 03/07/2020 tarihli ihtarnameye göre sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği, davalı tarafa senet iadeleri için başvurulduğu, ancak buna rağmen iade edilmediği, sözleşme dolayısıyla davalının elinde bulunan davacıya ait senetler yönünden davacı açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olduğu, davalı tarafın buna dair itirazlarının dosya kapsamı itibari ile yerinde olmadığı, davacı tarafın beyanlarının, sunulan bilgi ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu, davalı tarafın yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığına dair itirazlarının yerinde görülmediği, dosyaya sunulan yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler de gözetilerek tedbir kararı takdiren teminatsız olarak verildiği gerekçesiyle ihtiyati tedbire yönelik davalı itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, HMK 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, dava konusu olayda davacının varsa bir hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşmayacağı gibi imkansız hale de gelmeyeceğini veya davacı aleyhine ciddi bir zararın doğma ihtimalinin de söz konusu olmadığını, yaklaşık ispatın gerçekleşmediğini, davaya konu taşınmaz bedeli göz önüne alındığında yargılama sonucunda davacının haksız çıkması halinde müvekkili şirketin zararlarını karşılamanın mümkün olmayacağını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına aksi kanaatte olunması halinde bono bedellerinin tamamı kadar teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ek istinaf dilekçesinde;

gerekçeli ara kararda somut bir gerekçeye yer verilmediğini, senetlerin bedeli göz önüne alındığında yargılama sonucunda davacının haksız çıkması halinde müvekkili şirketin zararlarını karşılamanın mümkün olmayacağını, ihtiyati tedbir kararı verilmesinin şartlarının oluşmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, aksi kanaatte ise senet bedelleri kadar teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

6100 Sayılı HMK 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. " Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.

Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Diğer taraftan, HMK'nın 392. maddesinde ihtiyati tedbir talep edenin ileri haksız çıkması halinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu belirtilmiş olup, ihtiyati tedbir talebinin resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor olması ya da durum ve koşulların gerektirmesi halinde gerekçesi açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlenmiş olup, dava konusu bonolar davalıya sözleşme nedeniyle verilmiştir. Davacı tarafından bonolarla ilgili banka dekontları ibraz edilmiştir. Davalı tarafça Beyoğlu ... Noterliği'nin 29/05/2020 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamede sözleşmenin Covid 19 salgını nedeniyle mücbir sebep kapsamında feshedildiği, yapılan ödemeler var ise bildirilecek hesap numaralarına aktarılacağı, alınmış olan senetler var ise yapılacak başvuru üzerine bu senetlerin iade edileceği bildirilmiştir. Bu durumda yaklaşık ispat olgusunun gerçekleştiği sonuç ve kanaatine varılmış olup, mahkemece davalı tarafın cevabi ihtarnamesine atfen açıkça gerekçe belirtilmek suretiyle teminat alınmamasına ve itirazın reddine dair karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/07/2021

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/137050 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.